|
|

Çağlayan: Gidilmedik köy, şehir bırakmayacağız
Devlet Bakanı
Zafer Çağlayan,
geçen ay
ABD Dış
İlişkiler Komitesinin “üzerine vazife olmayan bir konu ile ilgili
yaptığı” çalışmanın, ABD ve
Türkiye
arasında aslında dünyaya örnek olacak ve yeni başlayacak bir model
ortaklığa biraz gölge düşürdüğünü söyledi.
Çağlayan, bu konuda ABD’nin 24 Nisan tarihinde üstleneceği
tutumla beraber, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın
bu hafta sonu ABD’ye yapacağı ziyaretle iki ülke arasındaki ilişkilerin
yeniden normale gireceğini ümit ettiğini de bildirdi.
Dış Ticaret
Müsteşarlığı (DTM) Uğur Ercan Toplantı Salonunda
Amerika ve
Afrika
kıtası ticaret müşavirleri ve ticaret ataşeleri ile bir araya gelen
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, dış ticaretin “uç beyleri, uç bayanları”
diye nitelendirdiği dış ticaret temsilcileriyle zaman zaman bölgesel
toplantılar yaptıklarını, bugün de ABD ve Sahra altı bölgelerde bulunan
ticaret temsilcileriyle toplandıklarını söyledi.
Önümüzdeki hafta
Türkmenistan
ve
Kazakistan’a
ziyaretleri olacağını hatırlatan Çağlayan, bu ülkelerde de
Kafkasya
bölgesinde bulunan ticaret temsilcileriyle toplanacaklarını bildirdi.
Söz konusu toplantılarda ticaret temsilcilerinin görev
yaptıkları bölgelerde
ihracat
potansiyeli belirlenerek bir ihracat hedefi ortaya konulduğunu anlatan
Çağlayan, bu toplantılara Türkiye İhracatçılar Meclisi,
TOBB,
MÜSİAD ve
diğer kuruluşların da temsilcileri katılarak ihracatla ilgili
sorunlarının aktarılacağını kaydetti.
Ticaret müşavirlerine yönelik bundan sonra yıllık performans
uygulanacağını da belirten Çağlayan, “Temsilcilerimizin görev yaptıkları
bölgede ticareti hangi noktadan hangi noktaya getirdiğine hep beraber
bakacağız. Fakat niyetimiz onları sınavdan geçirmek değil, ihracatımızı
artırmak” dedi.
Ticaret müşavirlerinin 3 yıl olan görev süresinin 5 yıla ve
üstü olması için de bir düzenleme yaptıklarını kaydeden Devlet Bakanı,
“Sizlerin çalışma şartlarını, koşullarını çok daha önemli hale
getireceğiz. Sizlerin hizmetlerinden daha fazla yararlanmaya. Sizlerden
gurur duyuyorum. sizlerin özellikle personel kalitesi, aldığınız eğitim
benim için son derece keyifli hale getiriyor çalışmayı” diye konuştu.
TİCARET
MÜŞAVİRLERİNİN SAYISI ARTACAK
Türkiye’nin geçen yıl 11,6 trilyon dolara düşen dünya mal
ihracatından
102,2 milyar dolarlık pay aldığını belirten Çağlayan, 2023
yılında dünya mal ihracatının 33-34 trilyon dolar seviyesine
yükseleceğinin hesaplandığını, Türkiye’nin ise 2023 yılı
ihracat hedefinin 500 milyar dolar olduğunu söyledi.
Bu hedefe ulaşmak için ticaret müşavirlerine önemli
görev düştüğünü kaydeden Çağlayan, bunun için müşavir
sayısının da artırılması gerektiğini kaydetti.
Halen 77 ülkede 115 ticaret müşaviri olduğuna
işaret eden Çağlayan, bu sayının yeterli olmadığını ve ilk
aşamada 175’e, 2012 yılına kadar da 250’ye çıkaracaklarını
bildirdi.
Dış ticaret temsilciliklerinin da artırılması
gerektiğini ifade eden Çağlayan, “Dış temsilcilik konusunda
özelleştirmeye de gidiyoruz. Kanun çerçevesinde
ihracatçılarımızın yapmış olduğu ihracatlardan kanuni
kesintilerle oluşturulan müşterek bir hesabımız var. Bu
müşterek hesap ile bugüne kadar dünyada 4 ticaret merkezi
açtık. Bunların sayılarını artıracağız” dedi.
FRANSA
SEYAHATİ
Konuşmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile
birlikte Fransa’ya yapılan ziyarete de değinen Zafer
Çağlayan, Türkiye ihracatında ikinci, dünya ekonomisinde ise
ilk 5’te yer alan Fransa’da kendilerine büyük bir ilgi ve
itibar gösterildiğini söyledi.
Çağlayan, “Fransa’da sayın Başbakanımız ve bizlere
gösterilen ilgi ve itibarı gerçekten görmezi isterdim, bu
bizim göğsümüzü kabarttı. Bir bakan ve Türkiye’nin ferdi
olarak bundan onur duydum. Her ülkede bunun benzerlerini ve
fazlasını görüyoruz. İşte bu Türkiye’nin gelmiş olduğu
seviyenin göstergesidir” diye konuştu.
Bakan Çağlayan, söz konusu seyahat sırasında
Fransa’nın dünyaca büyük şirketlerinin temsilcilerinin de
katıldığı, yatırımcıların Türkiye ile ilgili yatırım
planlarının yeniden şekilleneceği ve gündeme geleceği çok
önemli bir toplantı gerçekleştirdiklerini de vurguladı.
ABD’YE
YAPILACAK ZİYARET
Bu ay sonuna kadar yoğun bir çalışma yaparak ABD
ile Türkiye arasındaki ticarete yeni bir düzen
getirileceğini de belirten Çağlayan, şunları söyledi:
“Özellikle geçen ay ABD Dış İlişkiler Komitesinin
hepimizin ilgi, hayret ve ibretle izledimiş olduğu,
üzerlerine vazife olmayan bir konu ile ilgili yapmış olduğu
çalışmalar aslında dünyaya örnek olacak ve yeni başlayacak
model ortaklığa maalesef biraz gölge dürüşmüştür.
Her fırsatta ifade ettiğimiz gibi bu işin
tarihçilere ait olduğu, meclislere, milletvekillerine ait
olmadığının tespit edilmesiyle beraber, ABD’nin de bu konuda
24 Nisan tarihinde üstleneceği tutumla beraber sayın
Başbakanımızın bu hafta sonu yapacağı ziyaretle ümit
ediyorum ki ilişkilerimiz yeniden normale girecek ve model
ortaklık çerçevesinde ABD ile olan ticaretimiz ciddi manada
artıracağımız bir çalışma yapacağız.”
“OTURDUĞUMUZ YERDEN MAL SATMA LÜKSÜNE SAHİP DEĞİLİZ”
“Oturduğumuz yerden mal satma lüksüne sahip değiliz” diyen
Çağlayan, ihracatın artırılması için mutlaka müşterinin
ayağına gidilmesi gerektiğini söyledi.
Çağlayan, kendisinin ihracatçılarla birlikte bugüne
kadar 34 ülkeye 45 sefer yaptığını ve bu ay sonu itibariyle
bu sayının 50’ye çıkacağını belirtirken, “260 bin kilometre
yol yaptık. Bu bir azimdir, sizlerle beraber yaptığımız
takım çalışmasının ortaya çıkarttığı bir sorumluluk
anlayışının sonucudur” dedi.
Cumhurbaşkanı ve Başbakanının da heyetlerin önüne
düşerek iş adamlarıyla beraber yurt dışına yaptığı
seyahatlerin büyük önem arz ettiğini anlatan Çağlayan, şöyle
konuştu:
“Bunları devam edeceğiz. Önümüzdeki hafta
Kazakistan, Türkmenistan ve arkasından Başbakanımızla
İtalya
seyahatlerim var. Bunun arkasından da 27-28 Nisan’da kuzey
Irak’ta
Erbil’e bir ziyaretimiz olacak. 500 milyar dolarlık ihracatı
yakalamak için ve dünyada giderek küçülen ekonomi
pastasından daha fazla pay elde etmek için müşterinin
ayağına gitmemiz gerekiyor. Oturduğu yerden mal satma
lüksüne sahip değil Türkiye. Dünyanın hiçbir yerinde
oturduğu yerden mal satan bir ticaret kurumu da söz konusu
değil.”
İHRACAT
STRATEJİSİ
Yeni ihracat stratejisi hakkında da bilgi veren
Çağlayan, Türkiye’nin 200’den fazla ülkeye ihracatının devam
ettiğini, ancak ihracatın ve ihracatçıların performansının
daha da artırılması gerektiğini söyledi.
2009 yılı itibariyle Türkiye’de 48 bin 552
ihracatçı bulunduğunu, bunun yaklaşık yüzde 47-48’nin 100
bin dolar altında, bir bu kadarının da 100 bin dolar ile 1
milyon dolar arasında ihracat yaptığını ifade eden Çağlayan,
sadece 104 firmanın 1 milyon doların üzerinde ihracat
yaptığını bildirdi.
100 bin dolara kadar ihracat yapan her 4
ihracatçıdan 3’ünün ertesi yıl piyasadan çıktığının tespit
edildiğini kaydeden Çağlayan, bir firmanın sürdürülebilir
bir ihracat yapabilmesi için 1 milyon doların üzerinde ve en
az 5 ülkeye ihracat yapılması gerektiğine işaret etti.
Girdi tedarik stratejisinin oluşturarak,
Türkiye’nin ara malı ithalatını mümkün olduğunca minimum
seviyeye çekilecek bir çalışma dizisi gerçekleştireceklerini
belirten Çağlayan, bunun cari açık ve ödemeler dengesi
açısından da son derece önemli gelişme olacağını ifade etti.
“GİDİLMEDİK
KÖY, ŞEHİR BIRAKMAYACAĞIZ”
Ülke masalarıyla ilgili çalışmalara değinen Çağlayan, bu
çerçevede o ülkenin vatandaşı olan, Türkçeyi ve o ülkenin
lisanını çok iyi konuşan elemanlarla saha çalışmaları
yapacaklarını söyledi. Çağlayan, “O insanlarla gidilmedik
ülke, şehir, köy, ticaret bölgesi bırakmayacağız” dedi.
Çin’in
1 trilyon dolarlık ithalat yaptığını anımsatan Çağlayan,
şunları söyledi:
“Çin ithalatı hangi ülkelerden yapıyor, Türkiye’nin
bunda payı nedir? Neden Türkiye o ithalattan yeterince pay
almıyor? Dünya ithalatından yüzde 1 pay alan Türkiye, yüzde
1’lik ihracat yaparak performansını sürdürüyor. Dünyanın en
büyük ithalatçısı olan ve 1,6 trilyon dolar ithalat yapan
ABD’den Türkiye neden 3,2 milyar dolar pay alıyor. Neden 1
trilyon dolarlık ithalat yapan Çin’den 1,5 milyar dolarlık
bir payla binler seviyesinde pay alıyor. Bu konuda
farkındalığı oluşturmamız gerekiyor. İyi tanıyacağız ve iyi
tanıtacağız. Yapacağımız çalışmalarla hangi ürün ve
sektörlerde başarılı olacağımızı ortaya çıkaracağız.”
Bu çerçevede Amerika kıtasının Türkiye açısından
önemli olduğunu belirten Çağlayan,
Şili
ile
Serbest
Ticaret Anlaşmasının gerçekleştirdiğini
anımsattı.
Türkiye’nin 1996 yılında Gümrük Birliği Anlaşmasını
yaparken AB’nin üçüncü ülkelerle yapacağı gümrük alanındaki
ikili anlaşmalara taraf olmadığını, bunun da Türkiye’yi STA
konusunda sorun yaşamasına neden olduğunu anlatan Çağlayan,
“Bu o gün gümrük birliği anlaşmasını yapanların hatasından
kaynaklanıyor. Bu nedenle Türkiye
Meksika
10 yıldır serbest ticaret anlaşmasını bile başlatamadı. Bu
konularda çalışmalar yapacağız. Çok yoğun bir çalışma
sistemi içerisine girmemiz gerekiyor. Böyle bir ortamda
gerçek performansımızı ortaya koymamız lazım” diye konuştu.
Türkiye’yi 300 beygirlik motor gücüne sahip ve 300
kilometre hızla gidebilecek bir otomobile benzettiğini
belirten Çağlayan, ancak Türkiye’nin bugün bu gücünün ne
kadarını kullanabildiğinin, ne kadar sürat yapabildiğinin
değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çevre ve komşu ülkelerle “sıfır sorun, sınırsız
ticaret” hedefi çerçevesinde çalışmaları
yoğunlaştırdıklarını söyleyen Çağlayan, “Yeter ki nereye ne
satacağımızı bilelim, nereye neyi satamadığımızı iyi tespit
yedelim. Bütün çalışmalarımız bunun üzerine odaklanmıştır.
Türkiye’nin performansı son derece yüksektir. Türkiye sözü
geçen ülke olmuştur” dedi.
MÜTEAHHİTLİK SEKTÖRÜ
Çağlayan, yurtdışı müteahhitlik sektörünün
çalışmalarının son derece başarılı bir şekilde devam
ettiğini, sektörün her şeye rağmen yıllık ortalama 20 milyar
dolarlık bir taahhüt aldığını ve bunu 2012’ye kadar 30
milyar dolar rakamına çıkartacaklarını söyledi. Çağlayan,
yılda en az 50 milyar dolar altyapı ve üst yapı işi
üstlenilecek bir yapının oluşturulması gerektiğini
vurguladı.
Hizmetler sektöründe ihracata önemli katkı veren
müteahhitliğin “göz bebeği sektör” olduğunu ifade eden
Çağlayan, bu sektörü ilgilendiren alanlarda
Suudi
Arabistan, Irak,
Hindistan
ve
Avrupa’nın
birçok bölgesinde çok ciddi yatırımlar yapılacağını
kaydetti.
İhracat rakamlarının yüzde 22-23’lük bir artış
seyrine girdiğini, bazı sektörlerdeki artışın dikkat çekici
olduğunu belirten Çağlayan, “Birkaç sektörümüz
varki...’Otomobil uçar, gider’ diye bir şarkı var ya
gerçekten sektör uçmaya başlamıştır” dedi.
Orta vadeli programda ihracat hedefinin 107,5
milyar dolar olduğunu anımsatan Çağlayan, “115 milyar dolar
hedef koyduk,
TİM’den
onun sözünü aldık. ’Bunu biraz daha geçmemiz gerekir mi?’
diye yoğun bir gayret içerisindeyiz” diye konuştu.
Çağlayan, şu anda ortaya çıkan rakamların da bu
hedefe ulaşılacağını net bir şekilde gösterdiğini kaydetti.
ABD denildiği zaman akla sadece
New York,
Washington,
Los
Angeles’ın, Çin denildiğinde
Pekin
ve Şanghay’ın,
Almanya
denildiğinde de
Berlin
ve Münih’in gelmemesi gerektiğini belirten Çağlayan,
Şanghay’ın Türkiye’nin yaptığı ithalatın iki katını tek
başına yapan bir eyalet olduğunu söyledi.
Çin’in 120 milyar dolarlık elektronik çip
ithalatında Türkiye’nin payının yok denecek kadar az
olduğuna dikkati çeken Çağlayan, “Bütün eyaletlerde ticaret
merkezlerimizi oluşturarak, oralarda odaklanarak bundan
sonra çeşitlendireceğiz” dedi.
|