|

Bağış: AB'ye üyelik heyecanını Ankara'nın dışına taşımamız gerekiyor
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin AB üyeliğinin
sadece Ankara'da, hükümet tarafından gösterilen çabalarla yerine
getirilecek bir süreç olmadığını belirterek, "Bu heyecanı Ankara'nın
dışına taşımamız gerekiyor" diye konuştu.
İçişleri Bakanlığı ile İngiltere'nin Ankara Büyükelçiliğinin ortaklaşa
organize ettiği "İçişleri Bakanlığı personelin AB fonlarının etkin
kullanımında desteklenmesi projesi" seminerinde konuşan Bağış,
Türkiye'nin 81 ilinde AB ilişkileri irtibat noktaları olarak atanan vali
yardımcıları bulunduğunu hatırlatarak, "Sizler bizim gözlerimiz,
kulaklarımız, sesimiz, tüm duyularımız olarak varsınız. Artık AB süreci
Ankara'daki, İstanbul'daki 5 yıldızlı otellerin toplantı salonlarından
çıkmış Türkiye'nin bütün köylerine, ilçelerine, mahallelerine yayılmış
durumdadır" dedi.
Türkiye'nin AB sürecinde ne kadar kararlı ve azimli olduğunu 51 yıldır
gösterdiğini belirten Bağış, Türkiye'nin bıkmadan, usanmadan, içerideki
ve dışarıdaki direnç odaklarına rağmen AB yolunda kararlılıkla yoluna
devam ettiğini söyledi.
"Hiçbir ülkenin müzakerelere için tarih alması 45 yıl sürmemişti" diyen
Bağış, Türkiye'nin 45 yıl sabrederek, sonunda sürecin en zor hamlesini
gerçekleştirdiğini ve "Türkiye trenini AB raylarına yerleştirdiğini"
belirtti.
Bağış, müzakerelere başlayıp da bitiremeyen tek bir ülke bulunmadığını
ve Türkiye'nin istisna olmayacağını kaydederek, bu süreçte gösterilen
çabaların sonucunda varılacak noktanın buna değeceğini ifade etti.
Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde birtakım çevrelerin ciddi bir
dezenformasyon kampanyası yürüttüğünü belirten Bağış şunları söyledi:
"Bunların o kadar profesyonelce yapılmış olmasından edindiğim intiba
şudur ki, birileri Türkiye'nin demokratikleşmesini istemiyor. Birileri
Türkiye'nin çağdaşlaşmasını istemiyor. Birileri Türkiye'de devletin hala
çeteler tarafından yönetilmesini istiyor ve bütün bu amaçlarına
ulaşabilmek için Türkiye'nin AB sürecine saldırıyor. Onun için bizim çok
bilinçli olmamız ve bütün illerde vatandaşlarımızı doğru bilgilerle
donatmamız gerekiyor."
İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın AB sürecinde çok ciddi destek verdiğini
bildiren Bağış, Atalay'ın Türkiye'nin demokratikleşmesi için elini taşın
altına koyduğunu ve birçok siyasetçiye örnek olduğunu belirterek, "Öyle
kahvehane diliyle AB sürecinden bahsetmedi. Bugün Türkiye'de siyaset
yapmaya çalışan birileri gibi söylemler yerine, Türkiye'nin gerçek
meselelerini ve kendi edinmesi gereken kazanımlarını ortaya koydu" diye
konuştu.
Bağış, "Biz AB'nin parası için peşinden gitmiyoruz" diyerek, AB'yi
"Türkiye'nin diyetisyeni" olarak gördüklerini, insanların sağlıklı olmak
için diyetisyenin reçetesine ihtiyacı bulunduğunu ve AB'ye üye 27
ülkenin bu reçeteyle çok daha sağlıklı, demokratik bir yapıya
kavuştuğunu söyledi.
Anayasa değişikliği paketinin 12 Eylülde referanduma sunulacağını
anımsatan Başmüzakereci Bağış şunları kaydetti:
"Türkiye'nin gerçekten AB üyeliğinde aynı süreçten geçmiş, Portekiz
gibi, İspanya gibi sivilleşen bir anayasaya ihtiyacı var. Darbeden tam
30 yıl sonra darbe anayasasının üzerinde en kapsamlı değişikliği TBMM
yapmak üzere büyük Türk milletine sevk etti. Artık söz milletin. Bu
anayasayla AB standartlarına yükselme konusunda çok ama çok önemli bir
adım atmış olacak. 12 Eylülden sonra Türkiye'nin AB sürecinde çok ciddi
hızlanmalar göreceğimize yürekten inanıyorum."
-İNGİLTERE'NİN ANKARA BÜYÜKELÇİSİ REDDAWAY-
İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi David Reddaway ise programda yaptığı
konuşmada, Türkiye'nin AB üyeliğine İngiltere'nin her zaman çok güçlü
destek verdiğini belirterek, Türkiye'nin üyeliğinden hem Türkiye'nin hem
de AB'nin büyük faydalar sağlayacağını ifade etti.
İngiltere'de yeni bir hükümetin işbaşına geçtiğini hatırlatan Reddaway,
yeni hükümetin de Türkiye'nin AB üyelik sürecini desteklediğini, iki
ülke başbakanlarının ve bakanlarının işbirliğini geliştirmek için
irtibata geçtiğini kaydetti.
"Bu tip projelere verdiğimiz destekle Türkiye'nin üyelik sürecine katkı
sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz" diyen Büyükelçi, AB üyelik sürecinin
uzun, yorucu ve zor olduğunu kendi tecrübelerinden bildiklerini
belirterek, "Fakat gözleri nihai hedefe kilitlemek çok önemli. Ancak
kendi tecrübelerimden söyleyebilirim ki buna değer" dedi.
Reddaway, İçişleri Bakanlığı personelin AB fonlarının etkin kullanımında
desteklenmesi projesinin Türkiye'nin üyelik sürecine yardım edeceğini ve
tüm ülke çapında kapasite artırmada önemli olduğunu vurguladı.
AB Türkiye Delegasyonu Başkatibi Odoardo Como ise yerel olarak
oluşturulan enstitülerin üyelik sürecinde önemli olduğunu belirterek,
bunun birçok AB üyesi ülkede tecrübe edildiğini kaydetti.
Como, Türkiye'de yerel yönetimlerin ve enstitülerin yeni yeni güçlenmeye
başladığını ve bunların desteklenerek daha da güçlendirilmesi
gerektiğini söyledi.
|