|

Ergün: Kredi notumuzun düşük olmasının nedeni siyasi risklerdir
Sanayi ve Ticaret Bakanı
Nihat Ergün,
“Bugün birçok gelişmiş ülkeden çok daha iyi ekonomik şartlara sahip
olmamıza rağmen, kredi notumuzun daha düşük olmasının nedeni, ekonomik
değil siyasi risklerdir” dedi.
Bakan Ergün, Mimar ve Mühendisler Grubu
Ankara
Şubesi tarafından Rixos Otel’de düzenlenen, “Türkiye’nin
Sanayi Stratejisi-Vizyonu” konulu toplantıda, Türk sanayisinin rekabet
gücü, verimliliği, istihdam sorunu, sektörün ürün ve hizmet kalitesinin
artırılması ve geliştirilmesi amacıyla yapılan çalışmalar ve verilen
teşvikler konusunda katılımcılara bilgi verdi.
Konuşmasında siyasi istikrarın önemine işaret eden Bakan Ergün,
bir ülkenin dış politikada etkin olması için ekonomik ve siyasi anlamda
da güçlü olması gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin küresel aktör olmak için gereken ekonomik şartlara
her geçen gün daha fazla yaklaştığını ifade eden Ergün, bununla birlikte
demokratik standartların, hukuk devleti algısının da güçlendirilmesi
gerektiğini kaydetti.
“Bugün birçok gelişmiş ülkeden çok daha iyi ekonomik şartlara
sahip olmamıza rağmen, kredi notumuzun daha düşük olmasının nedeni,
ekonomik değil siyasi risklerdir” diyen Bakan Ergün, şöyle konuştu:
“Bir çok gelişmiş ülkenin siyasi riskleri olmadığı için kredi
notları daha fazla tutuluyor. Ama bizim onlardan daha iyi olan
yönlerimize rağmen daha düşük tutuluyor.
Türkiye’nin içerde ve dışarıda gücünü artırmak için, hak ve
özgürlüklerin genişlemesi, insanlarımızın huzur ve refahının artması
gerekir. Demokrasi standardın yükseltilmesi ve
anayasa
değişiklik paketinin de bu açılardan değerlendirilmesinde fayda vardır.
Başta anayasa olmak üzere hukuk standartları, ekonomi ile dolaylı yoldan
değil, doğrudan ilişkilidir.
Bazen soruyorlar (ne alakası var bu anayasa değişikliklerinin
ekonomik kalkınmayla) diye... Çok yakından alakası var. Eğer ülkede
(acaba darbe yapılabilir mi?) şeklinde tereddütler, soru işaretleri
varsa bu soru işaretleri ortadan kaldırılmıyorsa, kaldırılamıyorsa bir
takım provokatif hareketler hala bu işleri ön plana çıkarabilme amacı
taşıyorsa o zaman bazı işler ülkenizde yavaş ilerleyecektir.
Yatırımcılar daha temkinli, daha çekingen olacaktır.
Siyasi istikrarın tahribatına dönük halen ciddi kaygılar
taşınabiliyorsa (acaba iktidar partisine bir
kapatma davası
daha açılabilir mi?) sorusu soruluyorsa... İnsanlar bunu sorarsa bu
soruların hiç kimsenin aklına gelmediği bir zemin oluşması lazım.
Birinin aklına gelse bu sorular gelse kendine başka bir soru sorması
lazım, (benim aklımdan zorum mu var) diye...
Böyle bir sağlam zemini oluşturmadığınız müddetçe biz hangi
stratejiyi oluşturursak oluşturalım, uzun vadeli sağlam bir zemin
oluşturulmadan bu stratejilerin de fazla bir anlamı olmayacaktır.”
Demokrasinin tabana yayılmasında büyük rol oynayan sivil toplum
kuruluşlarının, bu süreçte önemli bir rol oynayacaklarına, demokrasiye
sahip çıkacaklarına ve ülkenin yüklerinden kurtulmasına destek
olacaklarına inandığını kaydeden Ergün, “Zira bu ülkeyi muasır
medeniyetler seviyesine taşımak, sadece hükümetlerin değil, bütün
vatandaşlarımızın vazifesidir” diye konuştu.
|