|
|

Günay: İsrail'le bizim hiçbir sorunumuz yok aslında, İsrail halkıyla
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İsrail'le yaşanan son olaylara
ilişkin, ''İsrail'le bizim hiçbir sorunumuz yok aslında, İsrail
halkıyla. Geçen yıl bizim ülkemize krize rağmen 300 bin kişi geldi. Bu
yıl zannediyorum, nereden baksan 250 bin kişi gelecektir'' dedi.
Günay, Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından Sheraton Otel'de
düzenlenen ''Geleneksel Gündem Toplantısı''na konuk konuşmacı olarak
katıldı.
Yaptığı konuşmada, Suriye, Libya, Rusya, Lübnan ile vizelerin
kaldırılmasına değinen Günay, Türkiye'de turizmin daha da iyi noktalara
geleceğini belirtti. Sürdürülebilir bir turizm için çevrenin, tarihin
korunması gerektiğini belirten Günay, ''Ancak her şeyden önce barışın
korunması gerekmektedir'' dedi. Günay, Mustafa Kemal Atatürk'ün ''Yurtta
Sulh Cihanda Sulh'' sözlerinin önemine dikkati çekerek, şunları
kaydetti:
''İçerde barış, dışarda barış... Atatürk'ün savaşlar kazanmış bir
topluma, ülkesine vasiyeti 'yurtta barış dünyada barış' olmuştur. Onun
için biz, son zamanlarda bazı sıkıntılar, bazı gerginlikler, bazı
tartışmalar yaşıyoruz. Biz, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı mıyız, hangi
etnik kökenden gelmiş olursak olalım, hangi saç rengimiz olursa olsun,
hangi inanç kökünden gelmiş olursak olalım, biz Türkiye Cumhuriyeti
yurttaşıyız. Cebimizde bir soyadı belgesi var, Türkiye Cumhuriyeti nüfus
kağıdı. Bu belgenin değerini arttırmaya çalışıyoruz. Türkiye'nin
birliğini bütünlüğünü sağlamak, bastırmakla, susturmakla, eziyet
etmekle, yasaklamakla olmaz. Türkiye'nin nüfus kağıdı değerliyse,
Türkiye'nin pasaportu değerliyse bu ülkenin birliğini, bütünlüğünü hiç
kimse bozamaz. Bunu yapmaya çalışıyoruz.''
Yoksullukla çatışmanın birbiriyle ilişkili olduğunu dile getiren Günay,
''Bir bölgede yoksulluk varsa orada çatışma vardır. Bolluk artarsa,
ekmek büyürse, çoğalırsa, orada herkes biraz daha rahat, biraz daha
birbirine anlayışlı olmaya başlar. İçeride ve dışarıda...'' diye
konuştu.
-''KOMŞULARIMIZLA GERGİNLİK OLSUN İSTEMİYORUZ''-
Günay, Türkiye'nin milli gelirinin artırılmasını amaçladıklarını
belirterek, şöyle devam etti:
''Bu yapıldığında da Türkiye'nin birliği, bütünlüğü sürer gider. Bunu
içeride yapmaya çalıştığımız gibi dışarıda da yapmaya çalışıyoruz. Biz,
komşularımızla gerginlik olsun istemiyoruz. özel bir sorunumuz yok. Ne
İran halkıyla var, ne İsrail halkıyla var. Köşeye sıkıştırmayalım,
hırçınlaştırmayalım, dağıtmayalım, yabancılaştırmayalım diye
uğraşıyoruz. İran ve Irak birbirlerine ve dünyaya zarar verdi. Bölgede
hiçbir devlet kendini yalnız ve yalıtılmış kalmış hissetmesin.
İsrail'le bizim hiçbir sorunumuz yok aslında, İsrail halkıyla. Geçen yıl
bizim ülkemize krize rağmen 300 bin kişi geldi. Gerçi bu yıl
zannediyorum ki, nereden baksan 250 bin kişi gelecektir. Bu coğrafyada
tıpkı Saraybosna'daki gibi haksızlıklar yaşanıyor. Yani insanların, bir
şehri abluka altına alması... Bugün akşam haberlerinde dinledim, ilaç ve
reçel götürülmesine izin verilecekmiş. İlaç, reçel gitmesine izin
verilmiyorsa, bu ne kadar büyük bir insanlık ayıbıdır ve o coğrafyada
bir şehre reçel ve ilaç gidemiyorsa, bu da 'bize ne kardeşim' diye
görmezden geliniyorsa, o zaman bütün yaptıklarımız çok ayıptır bizim.
Dünyanın herhangi bir bölgesinde bir insan haksızlık olduğuna tanık
olur, gücü yetiyorsa eliyle, gücü yetmiyorsa kalbiyle karşı çıkmıyorsa,
onun insanlığının çok da değeri yoktur.
Biz, Türkiye Cumhuriyeti olarak hem varlıklı olup, hem kendi içimizde
barışık olalım, hem de coğrafyamızda birlik ve bütünlük olsun, sadece
bizim değil dünyanın geleceği güzel olsun diye uğraşıyoruz. Şimdi, hem
maddiyatımız zenginleşsin ama hem de insanlık onurumuz yukarıda olsun ve
Türkiye dünya çapında bir örnek oluştursun diye düşünüyoruz. Bu yüzden,
Türkiye katiyen bir gerginleştirici politikaların tarafından olmaz. Bunu
çok iyi biliyoruz, hükümet olarak. Yurtta barış, dünyada barış, bizim
inançlarımızın en temelinde yer almaktadır ve Türkiye'nin kendi içinde
ve dünyada gelişmesinin temeli içeride ve dünyada bir barış ülkesi
olarak ayakta durmasıdır.''
-''GEÇEN YIL DA BİR KRİZ YAŞADIK, YUMUŞADI''-
Bir gazetecinin, ''İsrail'den bu yıl için 250 bin civarında bir turist
gelmesinin beklendiğini belirttiniz. İsrail, yaşanan son olaylardan
sonra Marmaris ve Bodrum'da yaklaşık 45 bin rezervasyonu iptal ettirdi
ve askeri görevlilerin gelmesi yasaklandı. Bunlara rağmen, nasıl böyle
bir beklenti içine giriyorsunuz?'' sorusunu Günay, şöyle yanıtladı:
''Ben, anlık bir kriz yaşadığımızı düşünüyorum. Sürekli düşmanlık diye
bir şey yok. İsrail'deki insanlar için bölgede en yakın, en kolay, en
güvenilir, en keyifli turizm destinasyonu Türkiye'dir. Bunu zaten halk
biliyor, hükümetler de bu yapay engelleri sanıyorum bir süre sonra
(İsrail hükümeti için söylüyorum) kaldırmak ihtiyacı hissedecektir.
Çünkü, o insanların dünyaya açılmaya ihtiyacı var. Açılacakları ilk
güvenli pencere de Türkiye'dir. O yüzden, geçen yıl da bir kriz yaşadık,
yumuşadı. Bunun da geçeceğini zannediyorum. Bizim İsrail halkı ile
ilgili hiçbir sorunumuz yok çünkü.''
Günay, Türkiye'de turizm alanında gelinen noktaya ilişkin
değerlendirmelerde bulunurken, turizmin sadece kıyılarda değil, diğer
bölgelerde de gelişmesi için çalıştıklarını ve çok sayıda proje
yürüttüklerini anlattı.
Türkiye'ye gelen turist sayısının geçen yıl yaşanan ekonomik krize
rağmen iyi bir seviyede olduğunu ve bunun üstüne çıkabilmek için
çalıştıklarını belirten Günay, çarpık yapılaşmayı eleştirdi. Günay,
otellerin arkasında kalan yerlerin de estetik açıdan güzel ve
yaşanılabilir olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin en ucuz tatil yapılacak ülkeler arasında değil, kaliteli ve
yüksek gelir grubunu da hitap eden turizm ülkelerin arasında yer
almasını amaçladıklarını dile getiren Günay, hükümet olarak bunun için
ellerinden geleni yaptıklarını ve yapacaklarını söyledi. Günay,
yatırımcılara zorluk çıkaran değil, işlerini kolaylaştıran bir politika
izlediklerini ifade etti.
Deniz turizminin dışında, termal, dağ, arkeoloji açısından da
Türkiye'nin birçok çeşitliliğe sahip olduğunu anımsatan Günay, buralarda
da turizmin geliştirilmesi için çalışmalar yapıldığını bildirdi.
-İSRAİL İLE YÜRÜTÜLEN PROJELER-
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren de Türkiye'nin önemli
bir turizm atağında olduğu belirterek, ''Dünyanın en iyi yüz oteli
arasında 20-25 otelimiz var. Bu otellerin çoğunu da bu akşam bu salonda
bulunan meslektaşlarım inşa ettiler'' dedi.
Türk turizminin rekabet gücünü artırarak sürdürülebilmesini arzu
ettiklerini belirten Eren, turizm bölgelerindeki çarpık yapılanma ve
rant yağmasından şikayetçi oldu. Eren, sektörün daha iyi bir hale
gelebilmesi için beklentilerini ve çözüm önerilerini de dile getirdi.
Bir gazetecinin, Türkiye Müteahhitler Birliği olarak İsrail'e yönelik
anlaşmalarda bir değişiklik olup olmadığını sorması üzerine Eren, ''Şu
aşamada hakikaten ne İsrail ne de herhangi bir firmayla yürütülmekte
olan bir projede veya işbirliğinde herhangi bir sorun, bir sıkıntı bize
yansımış değil, olacağını da hiç sanmıyoruz'' dedi.
|