|
|

Arınç: Türkiye artık eski Türkiye değil, birileri istediğinde artık
darbe yapamayacak
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'nin artık
eski Türkiye olmadığını ve birileri istediğinde artık darbe
yapamayacağını söyledi.
Anayasa değişikliğini Karabük'lülere anlatmak için Bolu'dan Karabük'e
gelen Devlet Bakanı Ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Gözde Çay
Bahçesinde yaklaşık 750 kişiye hitap etti. Arınç ilk olarak Karabük
Valisi İzzettin Küçük'ü makamında ziyaret etti. Bir süre Safranbolu'da
dinlenen Arınç daha sonra miting alanına geçti. Burada 'evet' ve Türk
bayrakları ile karşılanan Arınç, Karabük ve yöre halkına Anayasa
değişikliğini neden yaptıklarını anlattı.
Devlet Bakanı Arınç, Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığını ve Ülkeyi
seçilmiş hükümetlerin yönettiğini belirterek; "Artık kafasına esenin
istediğini yapma zamanı çoktan geçti. Eskiden seçkinler vardı, her şeye
onlar yön verirlerdi. Buyruklar altında bir ülke arzu ediyorlardı. Onlar
Allah vergisi olan özel yetenekli kişiler, bizler de sürü idik. Bunlar
zannediyorlar ki Türkiye eski günlerde gibi. Geçti Bor'un pazarı,
Türkiye artık eski Türkiye değil. Yeni bir Türkiye. Eskiden canları
sıkılır o hükümet gitsin. Bir bakarsınız bunlar gitsin, bizimkiler
gelsin. Bunlar rejim düşmanı, bizimkiler gelsin diye emir buyururdu, Ona
göre muhtıralar, darbeler, cuntalar geçti, Bor'un pazarı geçti artık.
Türkiye yeni bir Türkiye. Bunun için sizler çok şeyler yaptınız, emaneti
bizlere verdiniz. Biz de emanete ihanet etmedik. Bizler de sizin
verdiğiniz yetkiyi sizin adınıza kullandık. Bunu beğenmeyenler olabilir.
Git diyenler olabilir, höt diyenler olabilir ama biz hötlere, zörtlere,
dörtlere bakmadık, kaşımızı bile indirmedik. Bu emanet milletindir,
ancak onlara verilir. Demokrasi dediğin sandıkla gelmek, sandıkla
gitmek. Korku ile gitmek değildir. Şimdi Türkiye böyle oldu."
Arınç CHP genel başkanına Kemal bey diye hitap ederek "Kemal bey
meydanlarda Hayır'da hayır var diyor ama neden hayır denmesi gerektiğini
anlatmıyor. Ordu'ya gidiyor bu Anayasa da fındık yok diyor. Malatya'ya
gidiyor kayısı yok diyor. Derinliğine girmiyor, popülizm ve demagoji
yapıyor." dedi.
Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde silahlı kuvvetlerin görevini
bırakıp sivil halkı yönetmeye kalkamayacağını, kalkarsa 'görevine bak'
diyeceklerini aktaran Arınç, CHP liderinin teammülere uyumadı yönündeki
ifadelerine de atıfta bulunarak konuşmasını şöyle sürdürdü; "Türkiye'de
de artık bu oluyor, bundan sonra da bu olacak. Türkiye'de hukuk varsa,
yazılı hukuk geçerli olacaktır. Başta anayasa, arkadan kanunlar, onlara
bağlı olarak çıkartılan yönetmelikler ne diyorsa bu gerçekleşecektir.
Türkiye, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti ise Anayasa'nın 2.
maddesi öyle yazıyor, o zaman hukuk devleti olmaz, yazılı hukuk
kurallarına bağlı olmak demektir. Şimdi ağızlarından sakız gibi 'teamül'
sözcüğünü düşürmeyen siyasetçilere hitap ediyorum... Ey siyasetçi, sen
arkanı halka mı dayıyorsun yoksa halktan ümidini kestin de hala başka
bir yerlerden mi medet bekliyorsun, karar ver artık. Askeri şurada şu
olmuş bu olmuş. Kemal Bey diyor ki 'Teamüller var, askerin işine fazla
karışmayın'. Beyefendinin, sivil-asker ayrımı konusunda veya sivil-asker
ilişkileri konusunda henüz kafasında bir netlik yok. Zaman zaman 12
Eylül'ü kötülüyor. En son 27 Nisan muhtırasını kötülemeye başladı, ama
YAŞ'ta canını sıkan bazı şeylerin olduğunu farkına vardı. 'Askerin böyle
dikine gitmeyin, teamüller var' diyor. Kemal Bey, 'teamül' dediğin şey
yazılı hukukun olmadığı yerde konuşulur. Önce hukuk ve kanun var. Bunun
hepsinin öncesinde de ülkeyi hükümet yönetir, sandıkta milletin oyları
ile iktidar olanlar yönetir. İktidarı da kimse ile paylaşmaya niyetimiz
yok. Bugüne kadar bunlar noterlik yapmışlar, imzala, imzalayayım,
başüstüne. Ben size başka bir teamülden bahsedeyim, ama onu bırakalı
yıllar oldu. Eskiden 20-30 yıl evvel Milli Savunma Bakanlığı'nın bütçesi
Meclise geldiği zaman bunu konuşmaya gerek duymazlardı. Bütün
milletvekilleri ayağa kalkar, alkışlarla 'kabul edildi' diye karar
verirlerdi. Geçti o günler. Türkiye, yeni bir Türkiye. Benim askerim,
şerefli ordumun mensubu. Onun bir tek görevi var, yurt savunması,
bağımsızlığımızın teminatı. Düşmanla çarpışacak ve güvenliğimi
sağlayacak. Şehit ve gazilik gibi 2 önemli makama sahip olan ordumuzun
bütün fertlerine saygı ve sevgi duyuyorum. Dünyanın hiçbir demokratik
ülkesinde silahlı kuvvetler görevini bırakıp sivil halkı yönetmeye
kalkmaz. Kalkarsa 'görevine bak' derler. Türkiye'de de artık bu oluyor,
bundan sonra da bu olacak. Siz bize yetki verdiğiniz müddetçe. Bu
vücuda, bu anayasa dar geliyor. Askeri bir anayasa, vesayet
anayasasıdır, darbe ürünüdür. AB'ye girerken bu anayasa yeterli olmadığı
için bizden önce 17 defa değiştirilmiş. Hatta 3 partili koalisyon
zamanında seçime 1 yıl kala 35 maddesi birden değiştirilmiş. Biz o zaman
destek vermişiz. Şimdi biz Anayasa'yı değiştirmeye kalktığımız da niçin
ayağa kalkıyorlar? Çünkü halkın ve gazilik gibi 2 önemli makama sahip
olan ordumuzun bütün fertlerine saygı ve sevgi duyuyorum. Dünyanın
hiçbir demokratik ülkesinde silahlı kuvvetler görevini bırakıp sivil
halkı yönetmeye kalkmaz. Kalkarsa 'görevine bak' derler. Türkiye'de de
artık bu oluyor, bundan sonra da bu olacak. Siz bize yetki verdiğiniz
müddetçe. Bu vücuda, bu anayasa dar geliyor. Askeri bir anayasa, vesayet
anayasasıdır, darbe ürünüdür. AB'ye girerken bu anayasa yeterli olmadığı
için bizden önce 17 defa değiştirilmiş. Hatta 3 partili koalisyon
zamanında seçime 1 yıl kala 35 maddesi birden değiştirilmiş. Biz o zaman
destek vermişiz. Şimdi biz Anayasa'yı değiştirmeye kalktığımız da niçin
ayağa kalkıyorlar? Çünkü halkın özgürleşmesini, demokrasinin
güçlenmesini, seçimlerden iktidar olarak gelenlerin ülkeyi yönetmesini
istemiyorlar. Çünkü onlar baskıcı ve seçkinci anlayışa sahip. YAŞ
meselesinde, Kemal Bey böyle söylüyor da Devlet Bey farklı mı söylüyor,
askere savaş açmaktan bahsediliyor. Yazık böyle bir şey olabilir mi? Ne
kadar yanlış bir kelime. Bu Anayasa bile 'Silahlı kuvvetlerin komuta
kademesinde 2 önemli iş yaparken hukuk kuralları, terfiler, kendi iç
bünyesinde olur, ama atamalar konusunda tam yetkili hükümettir' diyor.
Kimin Genelkurmay Başkanı olacağına, kimin kuvvet komutanı olacağına
hükümetin onayı olmadan karar vermek mümkün değil, doğru da değil. Bizim
ne eksiğimiz var Demirel'den? Onun zamanında 2 kuvvet komutanı emekliye
sevk edilip sırada bile olmayan birisi getirildiğinde Devlet bey ve
Kemal Bey bunları söylemiyor. Sadece bir isim üzerinde ihtilaf kalmışsa,
'Hükümeti bırak canım askerin dediğini yap' anlamına gelebilecek bir
cümleyi siyasetçi nasıl kullanabilir? Artık bunlar da gördüler ki
'Silahlı kuvvetler artı bizim partimiz eşittir iktidar' formülü geçmişte
kaldı. Bundan sonra iktidar olmanın bir tek yolu var. Seçime gireceksin,
milletin önünde sınava çıkacaksın, millet sana oy verirse iktidar
olacaksın. Biz de kendimizi millete sevdireceğiz, onun önünü daha çok
açacağız.Türkiye dendiği zaman BM'den ABD'ye Asya'dan Ortadoğu'ya herkes
ayağa kalkacak. Tarihte olduğu gibi 'Türkiye muhteşem bir medeniyet
kuruyor' diyecekler."
Konuşmadan sonra AK Partili Safranbolu Belediye başkanı Necdet Aksoy,
içinde Bülent Arınç'ın resminin bulunduğu Safranbolu evine ait cam
çerçevesini hediye etti. Daha sonra Safranbolu'ya geçen Arınç, Hıdırlık
Seyir terasında Karabük protokolü ile birlikte oldu. Geceyi Safranbolu
da geçiren Arınç sabah Kastamonu'ya hareket edecek.
|