|
|

Bakan Atalay: Terör ve açılımda formülümüz 3S
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, terör ve Güneydoğu sorununu 3S olarak
adlandırdıkları 'sabır, samimiyet ve sebatla' çözüme kavuşturacaklarını
söyledi. Atalay, bu yolda mücadele verenlerin 'hainlikle'
suçlanabileceği uyarısında da bulundu.
Polis Akademisi Uluslararası Terörizm ve Sınır Aşan Suçlar Araştırma
Merkezi tarafından düzenlenen '2. Uluslararası Terörizm ve Sınır Aşan
Suçlar Sempozyumu' Antalya'da başladı. NATO, AGİT ve İnterpol'ün yanı
sıra 50 üniversiteden akademisyenlerle, uygulayıcıların katıldığı
sempozyum 3 gün sürecek. Sempozyum boyunca terör ve sınır aşan suçlara
karşı oluşturulacak stratejiler ele alınacak.
Sempozyumun açılışında konuşan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, toplantının
konusunu oluşturan terörizm, sınır aşan suçlar, göç, insan kaçakçılığı,
uyuşturucu gibi konuların Türkiye'de yeni araştırılmaya, tartışılmaya ve
analiz edilmeye başlandığını söyledi. En büyük şikayetlerinin Türkiye'de
bu konuların akademik ortamlarda yeterince araştırılmadığını ve
tartışılmaması olduğunu ifade eden Atalay, "Resmi görüş içinde tek bakış
politikasıyla yürütülmesi. Hükumet ve bakanlık olarak çabamız bu
konuların daha fazla araştırılması, konuşulması, iyi analiz edilmesi.
Analiz edilmeyen konularda çözüm oluşturmanız mümkün değil. Toplumsal
olaylarda iyi analiz ve teşhis gerekiyor. Bu teşhisin üzerine sağlam
stratejiler kurabilirsiniz." diye konuştu.
Terörün insanoğlunun baş belası olduğunu, küreselleşmeyle birlikte bütün
dünyayı ilgilendirir hale geldiğini vurgulayan Bakan Atalay, ülkelerin
terör konusunda 'bana dokunmayan bin yaşasın' deme lüksü olmadığını
ifade etti.
Terörle mücadelenin hukuk devleti içinde kalarak, özgürlüklere saygı ile
yapılması gerektiğine işaret eden Atalay, ABD'de meydana gelen 11 Eylül
saldırılarının ardından Türkiye'nin bu açıdan farklı bir dönem
yaşadığını söyledi. Atalay, 11 Eylül'ün ardından dünyada özgürlükler
kısıtlanırken, Türkiye'nin tam aksine bu alanı genişlettiğini belirtti.
Türkiye'deki sorunun iki temel boyutu olduğunu, bunlardan ilkinin terör,
ikincisinin ise bu sorunu doğuran Güneydoğu meselesi olduğunu ifade eden
Atalay, sorunun bu iki boyutunun ve aralarındaki ilişkinin iyi
algılanması gerektiğine işaret etti. "Belki sorunlardan birisi yıllardır
güvenlik paradigması içinde algılanmasıdır. Bu durum biraz da siyasi
iktidarların sorunu güvenlik bürokrasisine havale etmesidir. Meselenin
tek çözümü olarak güvenlik düşünülmüştür. Çin ata sözüne göre 'Elindeki
alet çekiçse herkesi çivi olarak görürsün.' AK Parti olarak sorunun
içinden çıkılmaz olduğunu gördük ve farklı bakış geliştirdik. Hamasetle
güvenlik güçlerine havale edebilirdik. Bu siyaset daha az riskli
olabilirdi. Bunun yerine zor, fakat doğru olanı tercih ettik. Bunun
güvenlik mesesi olmadığını fark ettik."
Terörü tüm boyutlarıyla kavrayan ve çözmeye çalışan bir politika içinde
olduklarını ifade eden Atalay, demokratik açılım adını verdikleri
çalışmanın bu sorun karşısındaki çözüm politikaları olduğun kaydetti.
Çözüm politikalarının terör ve şiddeti sonlandırırken, özgürlükleri
genişleterek, demokratik standardı yükseltmek olduğunu anlatan Bakan
Atalay, "Ülkemiz uzun yıllarca terör belasıyla mücadele etti. Beslendiği
ortamlar ortadan kaldırılmadan kesin sonuca ulaşmak mümkün değil." dedi.
Terörle mücadelenin insan odaklı, özgürlükler ve demokrasi ekseninde
yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Atalay, vatandaşları ve devlete
güvenlerini kazanmaya çalıştıkların anlattı. Geçmişte vatandaşımızın
devlete güvenini azaltıcı tutum izlendiği tespitinde bulunan Atalay,
"Geçmişte ve şu anda dünyayı iyi analiz ettiğimizde, terör odaklı
görüntülerde çoğulculuğun önemi ve kabullenilmesi en önemli husus olarak
önümüze çıkıyor. Çok renkliliğin daha iyi yönetilmesi önümüze çıkıyor.
Tabulara sığınmadan, yasaklar koymadan konuşmak gerekiyor. Vatandaşla
terörist ayrımının yapılması bölücülüğü ortadan kaldıracak en önemli
adımlardır." diye konuştu.
'SİLAH KONUŞTU, SIRA SÖZDE'
Bazı marjinal gruplar haricinde toplumun büyük kesiminin sorunun
çözümünü istediğine değinen Atalay sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu sorun
herkese kaybettiriyor ve acı veriyor. Maliyeti hepimiz ödüyoruz. Türkiye
sorunundan iktidar, muhalefet ve medyanın yanı sıra toplumun tüm
kesimlerinin vereceği destekle kurtulabilir. Açılım süreci aslında
Türkiye'nin normalleşme sürecinin devamıdır. Türkiye bütün alanlarda
normalleşen, hukuk devleti konseptini daha da derinleştiren, çağdaş,
demokratik standartları yüksek ülke haline geliyor. Türkiye'nin
gelişmesi buna bağlıdır. Demokratikleşerek, olağan üstü hale tevessül
etmeden, normalleşmeyle yolumuza devam edeceğiz. Sessiz devrim
diyeceğimiz bir süreci yaşadık. Ben bunu içinde yaşayan birisi olarak
yakından gördüm. Türkiye tarihinde, faili meçhul ve işkenceyle anıldığı
dönemler oldu. Özellikle 90'lı yıllarda bu konuda çok ileri suçlamalar
söz konusu. Bugün artık Türkiye faili meçhul ve işkence davalarıyla
anılan ülke değildir."
Türkçe dışında, yerel dil ve lehçelerde yayın yapan kamu ve özel yayın
kuruluşları olduğuna işaret eden Atalay, bugün bunların
tartışılmadığını, hatta 'geç kalmışız' dendiğini aktaran Atalay,
Türkiye'nin bu konulara daha analizci, daha dikkatli ve çok boyutlu
bakmaya başladığını ifade etti. Atalay, çalışmalarına bu yıl içinde
başlayan Kamu Güvenliği Teşkilatı'nın, yapılan anayasa değişikliklerinin
bu durumun sonucu olduğunu dile getirdi.
Seçime ve yeni anayasaya dönük çalışmaların devam ettiği bilgisini
paylaşan Bakan Atalay, terör ve Kürt sorununun çözüme dönük planlı ve
kapsamlı çalışmaların devam ettiğini de anlattı. Çözüm için 3S olarak
formüle ettikleri 'samimiyet, sabır ve sebat' gerektiğini kaydeden
Atalay, "İçeride ve dışarıda siyasi aktörler çözüm konusunda samimi
olmalıdır. Herkesin bu konuda birbirini kandırmaması çok önemli. Terör
iç ve dış siyaseti alet edilmeyecek kadar ciddi bir meseledir. İki yüzlü
politikalarla ve maskeli tutumlarla terör sorunu çözülemez. Demokrasi ve
barışa inanan herkesin samimiyetle çözüme odaklanması gerekiyor."
'HAİN DAMGASI YERSİNİZ'
Terörün olduğu her yerde bundan nemalananların olduğunu, terörün yeni
bir statükoyu oluşturduğunu vurgulayan Atalay sözlerini şu değerlendirme
ile tamamladı:
"Türkiye'de bunun ticaretini, siyasetini yapanlar ve bundan nemalananlar
vardır. Terör lordları çatışmanın durmasını, huzur ve barışın hakim
olmasını istemezler. Bunlar çözümden rahatsız olurlar. Tüm bu kesimler
karşısında sabırla mücadele etmek gerekir. Üçüncüsü olan sebat çözüm
anahtarlarından birisidir. Başlatılan demokratikleşme sürecini her türlü
olumsuzluklara rağmen sonuna kadar götürmek gerekiyor. Bu konudaki
toplumsal ve siyasi kararlılık her fırsatta gösterilmelidir. Bu süreçte
inişler, çıkışlar, yol kazaları olur. Yürütenlerin hataları olabilir ama
bu sürecin tabiatında vardır. Zordur, zorlukları bilmek ve ona göre
sabırlı olmak gerekir. Eğer dayanıksızsanız bu yola çıkmamanız
gerekiyor. Çok kararlı ve dayanıklı olmanız gerekir. Bunu yürüten siyasi
mekanizmalar olarak çok fazla eleştiri alırsınız. Hain suçlamalarıyla
karşı karşıya kalabilirsiniz. Sabırla bu sürece yürütmeniz gerekir."
diye konuştu.
|