A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  DÜNYA  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  


 




















Bakan Atalay: Terör ve açılımda formülümüz 3S

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, terör ve Güneydoğu sorununu 3S olarak adlandırdıkları 'sabır, samimiyet ve sebatla' çözüme kavuşturacaklarını söyledi. Atalay, bu yolda mücadele verenlerin 'hainlikle' suçlanabileceği uyarısında da bulundu.

Polis Akademisi Uluslararası Terörizm ve Sınır Aşan Suçlar Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen '2. Uluslararası Terörizm ve Sınır Aşan Suçlar Sempozyumu' Antalya'da başladı. NATO, AGİT ve İnterpol'ün yanı sıra 50 üniversiteden akademisyenlerle, uygulayıcıların katıldığı sempozyum 3 gün sürecek. Sempozyum boyunca terör ve sınır aşan suçlara karşı oluşturulacak stratejiler ele alınacak.

Sempozyumun açılışında konuşan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, toplantının konusunu oluşturan terörizm, sınır aşan suçlar, göç, insan kaçakçılığı, uyuşturucu gibi konuların Türkiye'de yeni araştırılmaya, tartışılmaya ve analiz edilmeye başlandığını söyledi. En büyük şikayetlerinin Türkiye'de bu konuların akademik ortamlarda yeterince araştırılmadığını ve tartışılmaması olduğunu ifade eden Atalay, "Resmi görüş içinde tek bakış politikasıyla yürütülmesi. Hükumet ve bakanlık olarak çabamız bu konuların daha fazla araştırılması, konuşulması, iyi analiz edilmesi. Analiz edilmeyen konularda çözüm oluşturmanız mümkün değil. Toplumsal olaylarda iyi analiz ve teşhis gerekiyor. Bu teşhisin üzerine sağlam stratejiler kurabilirsiniz." diye konuştu.

Terörün insanoğlunun baş belası olduğunu, küreselleşmeyle birlikte bütün dünyayı ilgilendirir hale geldiğini vurgulayan Bakan Atalay, ülkelerin terör konusunda 'bana dokunmayan bin yaşasın' deme lüksü olmadığını ifade etti.

Terörle mücadelenin hukuk devleti içinde kalarak, özgürlüklere saygı ile yapılması gerektiğine işaret eden Atalay, ABD'de meydana gelen 11 Eylül saldırılarının ardından Türkiye'nin bu açıdan farklı bir dönem yaşadığını söyledi. Atalay, 11 Eylül'ün ardından dünyada özgürlükler kısıtlanırken, Türkiye'nin tam aksine bu alanı genişlettiğini belirtti.

Türkiye'deki sorunun iki temel boyutu olduğunu, bunlardan ilkinin terör, ikincisinin ise bu sorunu doğuran Güneydoğu meselesi olduğunu ifade eden Atalay, sorunun bu iki boyutunun ve aralarındaki ilişkinin iyi algılanması gerektiğine işaret etti. "Belki sorunlardan birisi yıllardır güvenlik paradigması içinde algılanmasıdır. Bu durum biraz da siyasi iktidarların sorunu güvenlik bürokrasisine havale etmesidir. Meselenin tek çözümü olarak güvenlik düşünülmüştür. Çin ata sözüne göre 'Elindeki alet çekiçse herkesi çivi olarak görürsün.' AK Parti olarak sorunun içinden çıkılmaz olduğunu gördük ve farklı bakış geliştirdik. Hamasetle güvenlik güçlerine havale edebilirdik. Bu siyaset daha az riskli olabilirdi. Bunun yerine zor, fakat doğru olanı tercih ettik. Bunun güvenlik mesesi olmadığını fark ettik."

Terörü tüm boyutlarıyla kavrayan ve çözmeye çalışan bir politika içinde olduklarını ifade eden Atalay, demokratik açılım adını verdikleri çalışmanın bu sorun karşısındaki çözüm politikaları olduğun kaydetti.

Çözüm politikalarının terör ve şiddeti sonlandırırken, özgürlükleri genişleterek, demokratik standardı yükseltmek olduğunu anlatan Bakan Atalay, "Ülkemiz uzun yıllarca terör belasıyla mücadele etti. Beslendiği ortamlar ortadan kaldırılmadan kesin sonuca ulaşmak mümkün değil." dedi.

Terörle mücadelenin insan odaklı, özgürlükler ve demokrasi ekseninde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Atalay, vatandaşları ve devlete güvenlerini kazanmaya çalıştıkların anlattı. Geçmişte vatandaşımızın devlete güvenini azaltıcı tutum izlendiği tespitinde bulunan Atalay, "Geçmişte ve şu anda dünyayı iyi analiz ettiğimizde, terör odaklı görüntülerde çoğulculuğun önemi ve kabullenilmesi en önemli husus olarak önümüze çıkıyor. Çok renkliliğin daha iyi yönetilmesi önümüze çıkıyor. Tabulara sığınmadan, yasaklar koymadan konuşmak gerekiyor. Vatandaşla terörist ayrımının yapılması bölücülüğü ortadan kaldıracak en önemli adımlardır." diye konuştu.

'SİLAH KONUŞTU, SIRA SÖZDE'

Bazı marjinal gruplar haricinde toplumun büyük kesiminin sorunun çözümünü istediğine değinen Atalay sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu sorun herkese kaybettiriyor ve acı veriyor. Maliyeti hepimiz ödüyoruz. Türkiye sorunundan iktidar, muhalefet ve medyanın yanı sıra toplumun tüm kesimlerinin vereceği destekle kurtulabilir. Açılım süreci aslında Türkiye'nin normalleşme sürecinin devamıdır. Türkiye bütün alanlarda normalleşen, hukuk devleti konseptini daha da derinleştiren, çağdaş, demokratik standartları yüksek ülke haline geliyor. Türkiye'nin gelişmesi buna bağlıdır. Demokratikleşerek, olağan üstü hale tevessül etmeden, normalleşmeyle yolumuza devam edeceğiz. Sessiz devrim diyeceğimiz bir süreci yaşadık. Ben bunu içinde yaşayan birisi olarak yakından gördüm. Türkiye tarihinde, faili meçhul ve işkenceyle anıldığı dönemler oldu. Özellikle 90'lı yıllarda bu konuda çok ileri suçlamalar söz konusu. Bugün artık Türkiye faili meçhul ve işkence davalarıyla anılan ülke değildir."

Türkçe dışında, yerel dil ve lehçelerde yayın yapan kamu ve özel yayın kuruluşları olduğuna işaret eden Atalay, bugün bunların tartışılmadığını, hatta 'geç kalmışız' dendiğini aktaran Atalay, Türkiye'nin bu konulara daha analizci, daha dikkatli ve çok boyutlu bakmaya başladığını ifade etti. Atalay, çalışmalarına bu yıl içinde başlayan Kamu Güvenliği Teşkilatı'nın, yapılan anayasa değişikliklerinin bu durumun sonucu olduğunu dile getirdi.

Seçime ve yeni anayasaya dönük çalışmaların devam ettiği bilgisini paylaşan Bakan Atalay, terör ve Kürt sorununun çözüme dönük planlı ve kapsamlı çalışmaların devam ettiğini de anlattı. Çözüm için 3S olarak formüle ettikleri 'samimiyet, sabır ve sebat' gerektiğini kaydeden Atalay, "İçeride ve dışarıda siyasi aktörler çözüm konusunda samimi olmalıdır. Herkesin bu konuda birbirini kandırmaması çok önemli. Terör iç ve dış siyaseti alet edilmeyecek kadar ciddi bir meseledir. İki yüzlü politikalarla ve maskeli tutumlarla terör sorunu çözülemez. Demokrasi ve barışa inanan herkesin samimiyetle çözüme odaklanması gerekiyor."

'HAİN DAMGASI YERSİNİZ'

Terörün olduğu her yerde bundan nemalananların olduğunu, terörün yeni bir statükoyu oluşturduğunu vurgulayan Atalay sözlerini şu değerlendirme ile tamamladı:
"Türkiye'de bunun ticaretini, siyasetini yapanlar ve bundan nemalananlar vardır. Terör lordları çatışmanın durmasını, huzur ve barışın hakim olmasını istemezler. Bunlar çözümden rahatsız olurlar. Tüm bu kesimler karşısında sabırla mücadele etmek gerekir. Üçüncüsü olan sebat çözüm anahtarlarından birisidir. Başlatılan demokratikleşme sürecini her türlü olumsuzluklara rağmen sonuna kadar götürmek gerekiyor. Bu konudaki toplumsal ve siyasi kararlılık her fırsatta gösterilmelidir. Bu süreçte inişler, çıkışlar, yol kazaları olur. Yürütenlerin hataları olabilir ama bu sürecin tabiatında vardır. Zordur, zorlukları bilmek ve ona göre sabırlı olmak gerekir. Eğer dayanıksızsanız bu yola çıkmamanız gerekiyor. Çok kararlı ve dayanıklı olmanız gerekir. Bunu yürüten siyasi mekanizmalar olarak çok fazla eleştiri alırsınız. Hain suçlamalarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Sabırla bu sürece yürütmeniz gerekir." diye konuştu.



 

Mahmut Aşkar

Bu Vebal Kimin?
Bilgiye muhtacız, bilge başımızın tacı... Lâkin arınmış, durulmuş bilgi ve arındıran bilge! Devam

Yakup Yurt

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
Gül-diken bütününde esas olan güldür.
Devam

Hidayet Kayaalp

OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
„Gülelim-oynıyalım“  şeklinde deyim üreten belki de az millet bulunur yeryüzünde. Devam

Ali Kılıçarslan

TÜRKİYE GÖÇ VAKFI
Göç hareketi yarım yüzyıllık bir süreçten sonra, özellikle göç edilen ülkelerde yeni bir boyut kazanmıştır. Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Leman Kuzu

SEVGİ  ZAMANI!..
SEVGİ  İNSANLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE SEVGİDİR...   Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

İsrail'in Arapları, Ermenistan'ın Türkleri
Türkiye ile Ermenistan'ın Zürih Protokolü çerçevesinde yeni bir süreci başlatması, barış adına iyi bir gelişmedir. Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Köpekler ve İnsanlar
Hepimiz farklı zaman ve mekânlarda keşke dedik. Hem de bir defa değil binlerce kez söyledik…
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat