A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  DÜNYA  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  


 




















Bakan Ergün: Krizin Türkiye ekonomisi üzerinde bir etkisi kalmadı

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye ekonomisinin önünün açık olduğunu belirterek, Türkiye ekonomisini sağlam bir zemin üzerinde ilerleyen, dünyadaki ender ekonomilerden biri olarak görmek gerektiğini söyledi.

Bakan Ergün, Kanal 7 Televizyonu'nda katıldığı programda, canlı yayında Türkiye'deki ekonomik ve güncel gelişmelerin değerlendirdi.

Türkiye ekonomisinin önünün açık olduğunu belirten Ergün, ''Çünkü Türkiye'de makro ekonomik dengeler yerine oturmuştur. Bu kadar büyük bir krizden bu kadar kısa zamanda ve sağlıklı bir şekilde çıkılmasının nedeni de budur'' dedi.

Bu konuda 2006 yılından bu yana alınan tedbirlerin hem bu krizde büyük faydalar sağladığını, hem de gelecekte büyük faydalar sağlayacağını ifade eden Ergün, önümüzdeki yıllarda da başka ekonomik dalgalanmalar olabilir diye iyi günde de kötü günler için tedbirler aldıklarını kaydetti.

Türkiye iç ve dış borç stokunun çevrilebilir bir noktaya geldiğini, faiz oranlarının makul bir seviyeye indiğini, enflasyonun tek haneli rakamlara gerilediğini ve azalma eğiliminde devam ettiğini, Türkiye'nin üretim gücü ve kapasitesinin her geçen gün arttığını belirten Ergün, Türkiye'nin 230 milyar dolar üretim yapan bir ülkeden 750 milyar dolarlık üretim yapan bir ülkeye dönüştüğünü söyledi.

Milli gelirin, ihracatın arttığını vurgulayan Ergün, ''Bütün bunlar dikkate alındığında Türkiye ekonomisi, sağlam bir zemin üzerinde ilerleyen dünyadaki ender ekonomilerden birisi olarak görmek lazım. Krizin artık Türkiye ekonomisi üzerinde bir etkisi kalmamıştır. Bunu, üretim artışından, ihracat artışından istihdam rakamlarındaki iyileşmelerden görüyoruz'' diye konuştu.

Krizin istihdam üzerindeki etkisinin ortadan kaldırılması için biraz daha zamana ihtiyaç bulunduğunu belirten Ergün, ekonomik büyümenin iş gücüne katılım oranı kadar rakamı istihdam edebildiğini, bunun üzerinde kalan rakamı istihdam edemediğini, bu nedenle Türkiye'nin büyüme hızını artırması gerektiğini ifade etti. Ergün, her yıl ortalama yüzde 7'nin üzerinde bir büyüme hızının yakalanması gerektiğini söyledi.

2010 büyüme rakamının büyüme rakamını yüzde 6,8 olarak revize ettiklerini hatırlatan Ergün, ancak büyümenin bu rakamın üzerine çıkacağını ve yüzde 8'e yakın olacağını kaydetti.

-ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER-

Elektrikli otomobiller konusunun bütün dünyada yeni bir teknoloji olduğunu belirten Ergün, önümüzdeki 50 yllık süreçte dünyada fosil yakıtların biteceğinin ve yerini alternatif yakıtların alacığının tahmin edildiğini kaydetti. Buna yönelik alternatiflerden birinin de elektrikli otomobiller olduğunu belirten Ergün, ancak daha netletmemiş sorular bulunduğunu ifade etti. Ergün, bu araçların kaç kilometre hızla gideceği, bir batarya ile kaç kilometre gidebileceği, şarj süresinin ne kadar olacağı, şarj istasyonlarının ne kadar yaygın olacağı, maliyetinin ne kadar olacağı gibi soruların cevaplarının aranmasına devam edildiğini belirtti.

Elektrikli otomobil üretiminin dünyada ve Türkiye'de başladığını vurgulayan Ergün, Renault ve Fiat'ın Türkiye'de seri üretime yakında başlayacağını kaydetti.

Söz konusu elektrikli otomobillerin trafiğe çıkmasına yönelik alt yapıyı hazırladıklarını ve trafiğe çıkan elektrikli otomobillerin bulunduğunu vurgulayan Ergün şöyle devam etti:
''Doblo henüz üretime başlamadı, Fluence'da hazirandan sonra seri üretime başlayacak. İster herhangi bir arabayı elektrikli bir arabaya dönüştürmek istesin birisi, isterse elektrikli arabayı piyasaya sunmak istesin, teknik şartnameler hazır. Piyasaya çıkabilir. Tabii ki yakıtta çok tasarruf var. Benzinli bir arabayla diyelim ki 100 kilometrede 30 lira yakıyorsanız, mazotlu bir arabaya 20 lira yakıyorsanız, elektrikli arabayla bugünkü şartlarda 2,5 lira yakıyorsunuz. Arada çok büyük fark var. Bu teknolojinin yaygınlaşması için gerekli adımlar var onları hazırlıyoruz. 10 yıl içerisinde dünyadaki araçların en fazla yüzde 10'u elektrikli araçlar olabilir. Elektrikli araçlar konusu henüz yolun başında. Daha alınacak çok mesafeler var'' diye konuştu.

Bakan Ergün, Türkiye'nin artık kendi otomobil markasını üretebilecek güç ve imkana kavuştuğunu belirterek, ''Toplumda da bu beklentiler çok yüksektir. Biz de üreticileri, özel sektörü artık Türkiye'nin kendine özgü bir marka, model ve tasarım yapması bunu iç piyasaya ve dünya pazarlarına sunması gerektiğini telkin ediyoruz, onları bu konuda teşvik ediyoruz'' dedi.

Benzin fiyatlarının yüksekliği ve benzindeki vergi oranında bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı ile ilgili Bakan Ergün, bunun, vergi tahsilatı, kamu harcamaları ve akaryakıt fiyatlarının genel ekonomi üzerindeki olumsuz etkisinin birlikte analiz edilmesiyle değerlendirilebilecek bir konu olduğunu ve ancak ekonomik dengeleri dikkate alarak bu konuda bir düzenleme yapılabileceğini söyledi.

Kamuoyunda torba yasa olarak bilinen kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasının da içinde yer aldığı yasa tasarısının, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan geçtiğini ifade eden Ergün, muhtemelen ocak ayı sonunda yasanın parlamentodan da geçmiş olacağını bildirdi.

-PROMOSYON YASAKLARI-

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, promosyon yasakları ile ilgili olarak, Tüketici Kanunu ve çeşitli kanunlardan kaynaklanan konular bulunduğunu belirterek, bunlardan birinin örtülü reklam yasağı olduğunu dile getirdi. Örtülü reklam, dergilerin ve benzin istasyonlarının promosyon yasaklarının yumuşatılmasına yönelik düzenleme yaptıklarını kaydetti.

Türkiye'nin rekabet edebilme gücünün gerilerde değil, ileride araması gerektiğini belirten Ergün, ''Türkiye, ucuz enerji, ucuz hammadde ve ucuz iş gücü kaynağı olarak rekabetçi bir ülke olamayacaktır. Zaten bunlar da Türkiye'de yok. O zaman ileride aramak lazım. İleri teknolojili ürünler, Ar-Ge ve inovasyon kabiliyeti olan girişimlikte aramak lazım. Bizde bunları teşvik ediyoruz. 500 tekno girişimciyle nisan ayında sayın Başbakanın da katıldığı büyük bir toplantıda bir araya geleceğiz.'' diye konuştu.

Bankacılık sektörünün Türkiye'de hızlı gelişen ve ekonomi için önemli olan bir sektör olduğunun altını çizen Ergün, buna karşın sektörde tüketiciyi zorda bırakan hesap işletim bedeli, kredi kartlarını kolay bir şekilde dağıtılması ve sonrasında kart ücreti talep edilmesi gibi uygulamalar bulunduğunu ifade etti. Ergün, bu uygulamaların bir kısmını Tüketici Yasasıyla yeniden bir çerçeve içerisine oturtacaklarını, bir kısımını da BDDK'nın denetim kurallarında yapılacak değişiklikle gidereceklerini söyledi. Ergün, söz konusu düzenlemenin henüz Bakanlar Kurulunda olduğunu, muhtemelen seçimden sonra parlamentoya gönderileceğini söyledi.

-TAHLİYELERDE İHMAL SONUCU-

Bakan Ergün, 102. maddeye istinaden yapılan tahliyelerde kimin suçu olduğu sorusu üzerine, 2005'ten bu yana bu konu üzerinde atılması gereken adımlar bulunduğunu ifade etti. Özellikle Yargıtay safhasında bu davaların önemine, kamu vicdanında oluşturduğu etkiye göre önem sırasına konulması gerektiğini belirten Bakan Ergün, ''10 yıllık sürenin dolmasına yakın olan kamu vicdanını yaralayıcı nitelikteki davaların sonuçlandırılmasını öncelik verilebilirdi. Burada açıkça bir ihmal olduğunu söyleyebiliriz' dedi. Ergün, özellikle Yargıtay ve yüksek yargı konusunda bir yargı reformuna ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

İçki yasağı tartışmalarıyla ilgili de Bakan Ergün, bu konuda yapılan spekülasyonların Türkiye'de muhafazakar iktidarlara karşı uygulanan klasik propaganda yöntemleri olduğunu kaydetti. İçki içilmesi ve satışıyla ilgili bir sıkıntılarının olmadığını dile getiren Ergün, şunları söyledi:
''Mesele kişilerin içmesiyle, alkolün bizati kendisinin bulunmasıyla ilgili değildir. Biz günahla mücadele edemeyiz. Devletin mücadele alanı suçla mücadeledir, günahla mücadele değildir. Ahiretin hesabının dünyada görmek gibi bir algılama olabilir mi?

Endişeli modernler diye bir ifade var. Bunların, 'acaba gün geçtikçe bunlar yasağa dönüşür mü?. Bizim yaşantımıza etki eder mi?' gibi kuruntuları var. Bunlar klasik propaganda yöntemleridir. Endişeli modernlerin endişelerini gerçekçi bulmuyorum, kurgusal buluyorum.''

Kars'taki heykel tartışmalarının ise çok büyütüldüğünü belirten Ergün, ''Orada olan şudur, bir bu heykelin yeri doğru değil, iki bu heykeli beğenmedik. İnsanlar beğenmek zorunda değiller. Yeriyle alakalı anıtlar kurulunun da 'bunun yeri doğru değil' kararı var.''

 

Mahmut Aşkar

Bu Vebal Kimin?
Bilgiye muhtacız, bilge başımızın tacı... Lâkin arınmış, durulmuş bilgi ve arındıran bilge! Devam

Yakup Yurt

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
Gül-diken bütününde esas olan güldür.
Devam

Hidayet Kayaalp

OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
„Gülelim-oynıyalım“  şeklinde deyim üreten belki de az millet bulunur yeryüzünde. Devam

Ali Kılıçarslan

TÜRKİYE GÖÇ VAKFI
Göç hareketi yarım yüzyıllık bir süreçten sonra, özellikle göç edilen ülkelerde yeni bir boyut kazanmıştır. Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Leman Kuzu

SEVGİ  ZAMANI!..
SEVGİ  İNSANLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE SEVGİDİR...   Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

İsrail'in Arapları, Ermenistan'ın Türkleri
Türkiye ile Ermenistan'ın Zürih Protokolü çerçevesinde yeni bir süreci başlatması, barış adına iyi bir gelişmedir. Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Köpekler ve İnsanlar
Hepimiz farklı zaman ve mekânlarda keşke dedik. Hem de bir defa değil binlerce kez söyledik…
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat