|
|

Erdoğan: 27 Mayıs, CHP zulmünün resmi belgesidir
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs'ın
Türkiye'nin demokrasi tarihinde kara bir leke, demokrasi mücadelesinde
acı bir yara olduğunu belirterek, ''27 Mayıs CHP zulmünün, statüko
baskısının, vesayetçi anlayışın gözü kara şekilde masum insanların
canına kıydığının resmi belgesidir'' dedi.
Erdoğan, şiddetli yağmur altında partisinin Aydın İstasyon Meydanı'ndaki
mitinginde yaptığı konuşmada, Aydın'ın Yörük Ali Efe'nin, merhum Adnan
Menderes'in, Umurbey'in, Çakabey'in şehri, Efeler diyarı olduğunu
söyledi. Bugünün önemli bir gün olduğunu kaydeden Erdoğan, konuşmasına
merhum Adnan Menderes'i ve arkadaşlarını rahmetle anarak başlamak
istediğini belirtti. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bugün Aydınlı kardeşlerimle bir muhasebeyi yaparak yola çıkmamız
lazım. Demokrasinin kırılma noktası olan 1961'i, bugün hatırlamak
durumundayız. 1960'da bir 27 Mayıs günü yapılan o meşum müdahalenin
üzerinden tam 51 yıl geçti. Aydınlı bir demokrasi kahramanını, Aydınlı
bir efeyi, Adnan Menderes'i aldılar, Yassıadada'da güya yargıladılar.
Maalesef iki arkadaşıyla birlikte idam ettiler. Burada, kendi
memleketinde Adnan Menderes'i, onun yol arkadaşları olan Hasan
Polatkan'ı, Fatin Rüştü Zorlu'yu yad etmeden bugünkü konuşmama
başlayamazdım. Allah onlardan razı olsun. İnşallah mekanları cennet
olsun. Merhum Adnan Menderes, Yassıada'dayken en çok da Aydın'ı
özlemişti. En çok da Çine çayını özlemişti. Yakınlarına şu tarihe
geçecek sözleri söylemişti. 'Hayırlısıyla şuradan bir kurtulayım,
memleketime döneceğim, Çine çayının kenarına, söğüt ağaçlarının
serinliğinin yüzümde dolanmasının bana getireceği saadetle yetineceğim'
demişti. 'Hiç bir şeye de karışmayacağım.' Buna da müsaade etmediler.
Adnan Menderes'in, Aydın'a, Çine çayının kenarına dönmesine dahi izin
vermediler. Peki ne yaptı Adnan Menderes? Suçu neydi? 14 mayıs 1950'de
'Yeter söz milletindir' diyerek iktidara geldi, CHP'nin otoriter
rejimini alt üst etti. 12 Haziran'da CHP'yi Aydın'da silmeye hazır
mıyız? Bu çok önemli. Şimdi soruyorum, neydi Adnan Menderesin suçu? Bu
ülkeyi ekonomik olarak, siyasal, sosyal, diplomatik olarak çok ileri
seviyelere taşıdı, bu mu suç? Milletin sevgisini kazandı, hizmetleriyle
milletin gönlünde hiç silinmeyecek bir iz bıraktı, bu mu suç?. Milletin
inançlarına sahip çıktı. CHP ezanı 'Tanrı uludur, Tanrı uludur'a
çevirdi, Menderes 'Allahuekber, Allahuekber'e, aslına çevirdi, bu mu
suç?''
-''CHP YİNE AYNI CHP DEĞİL Mİ?''-
Adnan Menderes'in statükoya karşı çıktığını dile getiren Başbakan
Erdoğan, şöyle devam etti:
''Çünkü CHP zulmüne karşı çıktı. Tahriklere, kışkırtmalara, istismara,
yolsuzluklara, yasaklara, seçkinci bürokrasiye, üstünlerin hukukuna
karşı çıktı. Bu milletin emeğine, sofradaki ekmeğine, tarladaki
pamuğuna, buğdayına musallat olan ama milletine tepeden bakan, milletini
aşağılayan, milleti adeta böcek gibi gören o CHP zihniyetine karşı
çıktı. Bugün değişen bir şey var mı? CHP yine aynı CHP değil mi? Aynı
zihniyet değil mi? Ne diyorlar benim milletime? 'Göbeğini kaşıyan adam'.
Ne diyor benim milletime bu CHP'liler, bu CHP zihniyeti, 'bidon kafalı'.
Ne diyor bunlar, 'Yüzde 60'ı aptal'. CHP zihniyeti bu. 27 Mayıs,
Türkiye'nin demokrasi tarihinde kara bir lekedir. 27 Mayıs bu milletin
demokrasi mücadelesinde acı bir yaradır. 27 Mayıs, CHP zulmünün, statüko
baskısının, vesayetçi anlayışın, nasıl gözü kara şekilde masum
insanların canına kıydığının resmi belgesidir. Açık söylüyorum, 27
Mayıs'ı biz unutmadık, millet unutmadı. Demokrasi mücadelesi adına da 27
Mayıs'ı asla unutmayacak ve unutturmayacağız. Onun için Aydınlıya önemli
bir görev düşüyor. Aydınlının, Türkiye'ye önemli bir mesajının olması
gerekiyor. CHP Aydın'da çok ciddi bir tokadı sandıkta yemelidir,
yemelidir.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yassıada'yı AK
Parti olarak ustalık dönemlerinde ''Yaslı Ada'' olmaktan çıkaracaklarını
söyledi.
Erdoğan, partisinin Aydın İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitinginde
halka seslendi.
Türkiye'de 27 Mayısların tekrar yaşanmasına müsaade etmeyeceklerini,
Adnan Menderes'in memleketinden açık yüreklilikle bunu söylediğini
belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
''Tüm Türkiye'ye açık yüreklilikle söylüyorum, bize Adnan Menderes'in
akıbetini hatırlatan CHP yönetimine sesleniyorum. Benim için diyorlar
ya, kim diyor? CHP yönetimi, 'Adnan Menderesi unutma' diyor. Bize idam
sehpasını işaret edenlere söylüyorum. Bizi Yüce Divan'la tehdit eden
MHP'nin yönetimine sesleniyorum. Gafillere sesleniyorum. Biz tıpkı Adnan
Menderes gibi bu yola beyaz gömleğimizi giyerek çıktık. Biz milletin
yoluna, hizmetin yoluna, vatanımızın yoluna canımızı koyarak çıktık.
Asla doğru yoldan vazgeçmeyiz. Bu yoldan geri adım atmayız. Ne diyor
şair, 'Ölüm ne uzak bize. Ne yakın bize ölüm. Ölümsüzlüğü tattık bize
neylesin ölüm. Bizim için ölüm yok olmak değil, ölüm bizim için yeniden
bir diriliştir. Batü badel mevt'tir ölüm bizim için.'
İnşallah o Yassıada var ya, o Yassıada'yı AK Parti olarak ustalık
dönemimizde 'Yaslı Ada' olmaktan çıkarıyoruz. Şu anda proje
çalışmalarımızın avam çalışmaları bitti. İnşallah önümüzdeki hafta
içinde İstanbul'da yapacağımız bir lansmanla İstanbul'un yeni projeleri
içerisinde Yassıada'nın yaslı ada olmaktan çıkarılışını anlatacağız,
nasıl çıkarılacağını anlatacağız. Kültür Turizm Bakanlığına burayı
devretmek suretiyle yeni bir süreç başlayacak. Ve orası artık barışa,
özgürlüklere, demokrasiye özlemi olan, düşüncesini, fikrini, inancını
sergileyenlerin el ele olacağı bir ada haline geliyor. Bunu
müjdeliyorum.''
Erdoğan, Menderes'i asanların aslında bu ülkede iş başına gelecek
hükümetlere, ''Her an ensenizdeyiz, sizi takip ediyoruz, statükoya karşı
gelmeyin'' mesajı verdiğini belirtti. 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat'ta
da bu tehditlerin devam ettiğini kaydeden Erdoğan, Adnan Menderes'in
mirası üzerinde oturduğunu iddia edenlerin, 28 Şubat müdahalesine kol
kanat gerdiğini, statükonun bekçisi olduklarını gösterdiklerini söyledi.
AK Parti'nin bu tehditlerin hiçbirine pabuç bırakmadığını, statükoya
karşı eğilmediğini, vesayete müdahaleye, çetelere asla müsaade
etmediğini vurgulayan Erdoğan, ''Biz tıpkı Adnan Menderes gibi, 'Yeter
söz de karar da milletindir' dedik'' ifadelerini kullandı.
-''STATÜKO İTTİFAK İÇİNE GİRMİŞ DURUMDA''-
12 Haziran seçimleri öncesi AK Parti'nin hedef alınmasının, bu dik
duruşun bir neticesi olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
''Görüyorsunuz, şu anda statüko ittifak içine girmiş durumda. CHP'si,
MHP'si, BDP'si kol kola girmiş, aynı hizaya geçmiş durumda. AK Parti
karşısında kenetlendiler. Batıda CHP ve MHP ittifak halinde, AK Parti'ye
çamur atmaya çalışırken, Doğu'da, Güneydoğuda AK Parti'nin seçim
büroları, il, ilçe başkanlıkları hedef alınıyor. Dün bir ilçe başkanımın
çocuğunu terör örgütü kaçırdı. 2 gün önce Silvan'da ilçe başkanımın taş
ocağını basarak, tüm iş makinelerini yaktılar. 100'ü aşkın seçim
büromuzu molotofladılar. Şimdi çıkıyor, bakıyorsun medya da buna çanak
tutuyor, BDP yetkilileri çıkıp televizyonlarda şunu söylüyorlar.
Şahsımla alakalı garip garip ifadeler. 'Siz demokrat mısınız,
özgürlükten yana mısınız? Eğer demokratsanız şu terör örgütüne
sığınmayın.' Eğer Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarına, bu kadroya inanan
halkımızı susturacağınızı sanıyorsanız, asla, asla... Kar, boran,
fırtına sükun bulacak, sana teröristler selam duracak, biz böyle yürüdük
bu yolda.
Teröristleri arasına alan, onlara dükkanlarını kapattıranlar, bu
milletin birliğine beraberliğine kastedenler, bu ülkede hiçbir zaman
kendilerine oy isteyecekleri yer bulamayacaklar. Esasında hedef AK Parti
değil, millet iradesi. Hadi gel seçime katıl. Tutturmuşlar, 'yüzde 10
barajını düşürün' diyorlar. AK Parti yüzde 10 barajıyla gelmedi. Millet
kime oy vereceğini biliyor. Kendisini kucaklayana millet oy verir. Sen
kalkıp da 'ben bir etnik unsurun partisiyim', bir tarafta da MHP gibi,
'Başka bir etnik unsurun partisiyim.' CHP gibi, 'Kumsalların, denizin
partisiyim' derseniz, bu ülkede bu millet size prim vermez. Biz 74
milyonun partisiyiz.
Türkü, Kürdü, Laz'ı, Çerkez'i, Boşnak'ıyla ne varsa, 74 milyonu
Yaradandan ötürü seviyoruz. Biz kumsalların da partisiyiz, Orta
Anadolu'nun da, Doğu, Güneydoğu'nun da buranın da partisiyiz, kuzeyin de
güneyin de partisiyiz.''
Türkiye'nin güçlenmesinden tedirgin olanların bazı senaryolar
oynadığını, Kastamonu'da konvoya saldıranların bir polisi şehit
ettiğini, Silopi'de polise saldırıldığını, 2 polisin şehit edildiğini,
dün de İstanbul'da ortalık yerde sivil halka yönelik bomba patladığını
söyleyen Erdoğan, orada da biri polis sekiz vatandaşın yaralandığını,
yaralılara Allah'tan şifa, şehitlere de Allah'tan rahmet dilediğini
ifade etti.
Erdoğan, şunları söyledi:
''Türkiye'de bir oyun oynanıyor. Türkiye'de bir tuzak kurulmak
isteniyor. Kasetler yoluyla siyaset şekillendirilmek isteniyor.
Saldırılar yoluyla millet sindirilmek isteniyor. Bir kez daha çetelere
can suyu verilmek isteniyor. Dün akşam MHP'li bir grup, hem de
giydirilmiş arabalarıyla hep birlikte bir yayın kuruluşunu bastılar,
saldırdılar, cam çerçeve indirdiler. 150, 200, 300 kişilik bir grup.
Niçin? Bunların farklı düşünceye tahammülü yok. Bunlar geçmişte de
böyleydiler, şimdi de böyleler. Genlerine işlemiş genlerine, genel
başkanlarının halini görmüyor musunuz? Sahnede konuşurken adeta, böyle,
aman yarabbim. Onun için diyorum, televizyonda sakın izlettirmeyin,
inanın, yavrularımız psikolojik travma geçirebilir, buna dikkat etmek
lazım.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin
Hakkari'de yaptığı mitinge BDP'nin destek verdiğini açıkladığını, bir
tek Türk bayrağının olmadığı mitinge MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli'nin ses çıkarmadığını belirterek, ''AK Parti'ye kaplan kesilen
sayın Bahçeli, neden CHP'ye kuzu kesiliyor? Çünkü statüko ittifak
halinde. Bunlar milletin emrinde değiller. Bunlar hep birlikte
Silivri'ye tünel kazmanın gayreti içindeler'' dedi.
Erdoğan, Aydın İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap
etti.
Başbakan Erdoğan, 3 Kasım'da, 22 Temmuz'da, 12 Eylül'de, milletin oyunu
bozduğunu, statükoyu hayal kırıklığına uğrattığını belirterek, ''Gelin
12 Haziran'da bir kez daha bu statükoyu hayal kırıklığına uğratalım''
diye konuştu. Erdoğan şöyle devam etti:
''12 Haziran'da Adnan Menderes'in hatırasına sahip çıkalım. Yeni bir
anayasayı, milletin anayasasını yapalım. Bu ülkede anayasaların
darbelerle, müdahalelerle, statüko tarafından değil, millet tarafından
yapılabileceğini gösterelim. Gelin 12 Haziran'da istikrara sahip
çıkalım.
Bakın sevgili Aydınlılar, CHP Genel Başkanı Hakkari'ye gitti. Orada
BDP'lilerle kol kola miting yaptı. Şimdi yavaş yavaş BDP yetkilileri
işbirliğini itiraf etmeye başladı. Eş genel başkanlardan bir tanesinin
yardımcısı çıktı, açıkladı, 'Evet, oraya biz partililerimizi götürdük ve
CHP'ye destek verdik' dedi. Açık açık söylediler. Biz bunu baştan
söyledik zaten. Ben şunu merak ediyorum; MHP Genel Başkanı acaba neden
susuyor? Bir tane Türk bayrağının olmadığı o CHP mitingi karşısında
neden susuyor? Sayın Kılıçdaroğlu özerklik vaatleri yaptı. Bu konuda
acaba sayın Bahçeli neden çıtını çıkarmıyor? AK Parti'ye kaplan kesilen
sayın Bahçeli, acaba neden CHP'ye kuzu kesiliyor?
Çünkü
statüko ittifak halinde. Ha CHP, ha MHP, ha BDP. Aralarında hiçbir fark
yok. Al birini vur öbürüne. Bunlar milletin hizmetinde değiller. Bunlar
milletin emrinde değiller. Bunlar hep birlikte Silivri'ye tünel kazmanın
gayreti içindeler. Aydınlı kardeşlerimin bu gerçeği görmesini istiyorum.
Ne olur, ben CHP'ye gönül veren, MHP'ye, BDP'ye gönül veren kardeşlerime
sesleniyorum. Dikkat edin, gönül veren diyorum. Futbol takımı tutar gibi
parti tutulmaz. Siyasi partiler hizmet için vardır. Biz hizmet siyaseti
yapıyoruz. Biz eser siyaseti yapıyoruz ama diğerleri istismar siyaseti
yapıyor, ideolojik siyaset yapıyor. Birileri çetelere kol kanat germenin
gayreti içerisinde, biz ise milletle kucaklaşmanın gayreti içindeyiz.''
Erdoğan, mitingin yapıldığı İstasyon Meydanı'ndaki MHP binasına asılan
pankarta dikkati çekti. Bu sırada binada bulunan ve mitingi pencereden
izleyen MHP'liler bozkurt işareti yaptı.
Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
''MHP'nin Aydın'da akıl hocaları kimdir bilemem ama bir pankart asmış.
Tabii çok çirkin bir şey. Önce şu açıklamaları dinlesinler de onun
üzerine bir araştırma yapsınlar. 1923 yılına MHP'lilerin gitmesine gerek
yok. MHP'nin kenarından köşesinden tuttuğu, üç buçuk yılın hesabını
yapalım. Sen üç buçuk yılda ne aldın ve AK Parti'ye ne devrettin?
Aslolan bu değil mi? Eğer 1923'e gidersen, bak 1923'te Türkiye'nin milli
geliri 11 milyar Türk lirası. Toplam borcu 43 milyar lira. Bire dört. O
dönem zaten bizim fakirlik dönemleri. Bir Cumhuriyet kuruluyor, fakirlik
içindeyiz. Ciddi manada sıkıntıların olduğu dönemler ama biz geliyoruz
1999'a, yani MHP'nin iktidarı devraldığı döneme gelelim. Buraya
baktığımız zaman 1999'da Türkiye'nin milli geliri 104 milyar lira.
Toplam borç 41 milyar lira. Milli gelirin yüzde 40'ı borç. Bize devrettiğinde
milli gelir 350 milyar lira, toplam borç 225 milyar lira. Oran yüzde
69.2, yani milli gelirin yüzde 69'u borç. 2010 da durum ne? Milli gelir
1 trilyon 105 milyar lira. Ey Aydın'ın MHP teşkilatı, hangi akıl
hocaları bu aklı sana verdi? Onu yaz, onu as onu. Borcu da söyleyelim
sizlere 473 milyar lira. Peki oran ne? Yüzde 43. Bunu uluslararası
literatürde söyleyelim. Borç yiğidin kamçısıdır, zafiyet içerisinde
olanın değil. Biz bu oranda alırken, değerli kardeşlerim yüzde 61 ile
aldık kamu net borç stokunu, şimdi 27-28, buradayız.''
MHP'nin 27.5 milyar dolarlık IMF borcuyla hükümeti kendilerine devrettiğini,
bu borcun 4.9 milyar dolara düştüğünü, üç buçuk yıldan bu yana IMF ile
anlaşma yapmadıklarını, yere sağlam bastıklarını ifade eden Erdoğan, ''(Milliyetçiyiz)
diyorlar. Ya sevsinler sizin gibi milliyetçiyi. Bunlar kafatası
milliyetçisi. Bunlarda öyle vatan sevmek, millet sevmek, milleti kişi
başına milli geliri artırmak gibi dert yok'' dedi.
Merkez Bankası'nın kasasında 27.5 milyar dolar varken hükümete
geldiklerini, bu rakamın şu anda 95 milyar dolar olduğunu, MHP döneminde
Türkiye'ye dünyanın borç vermediğini, dokuz ay vadeyle yüzde 63 faizle
borç alınabildiğini belirten Erdoğan, şu anda ise borçlanma faizinin
yüzde 7 olduğunu söyledi.
Erdoğan, ''Ah benim MHP'li kardeşim, ah CHP'ye gönül veren kardeşim,
başınızı iki elinizin arasına almıyor musunuz, nasıl oldu bu iş diye''
ifadesini kullanarak, enflasyonu yüzde 30 ile devraldıklarını, rakamın
yüzde 4'e düştüğünü, aradaki farkın vatandaşın cebinde kaldığını
belirtti.
Başbakan Erdoğan, ''Sayın Bahçeli, sen bunların hesabını nasıl
vereceksin ya? Bu millete nasıl vereceksin bunun hesabını? İş bilenin,
kılıç kuşananın'' diye konuştu.
-''MUHALEFETTE GELMEYEN, İKTİDARDA GELEBİLİR Mİ?''-
230 milyar dolarlık milli gelirin şu anda 740 milyar dolara çıktığını,
kişi başı gelirin 3 bin 400 liradan 10 bin liranın üzerine çıktığını
ifade eden Erdoğan, şöyle dedi:
''Şimdi geliyorsunuz, sağda solda milletimize yalan üstüne yalan
söylüyorsunuz. Doğruları saptırmaya çalışıyorsunuz. Hiçbir zaman doğrular
sapmaz ve şunu biliniz; müfterilerin iftiralarına da benim milletim
kulak asmaz, bunu böyle bilin. Bu benim sadece Başbakan olarak Aydın'a
yedinci gelişim. En son geçen yıl 10 Ekim'de Çine Adnan Menderes
Barajı'nın açılışını yaptık. Seçim yoktu, halk oylaması yoktu ama geldim
o coşkuyu sizlerle yaşadım. Peki soruyorum Allah aşkına, CHP'nin eski,
yeni genel başkanları son sekiz buçuk yılda kaç kere geldiler? MHP'nin
genel başkanı toplam kaç kere geldi buraya? Kaç kere sizin halinizi
hatırınızı sordu? Üç buçuk sene hükümette kaldıklarında bırakıp kaçtı
zaten, beş yılı tamamlayamadı. Bırakıp kaçtı, gitti. Şimdi diyor ki,
'2023.' Yav senin neyine 2023? Sen üç buçuk sene durdun, beş seneyi
tamamlayamadın. Bizim işimiz başımızdan aşkın. Bir yandan dünyada
koşturuyoruz, 81 vilayet değil sadece. Şimdi sayın Bahçeli kalkıyor
diyor ki, 'Ortadoğu'da şöyle böyle.' Sen dünyada kaç tane liderle baş
başa oturup konuştun ya? Bir onu söyle ya. Üç buçuk sene başbakan
yardımcılığı yaptın da kaç liderle konuştun, ya da kaç tane başbakan
yardımcısıyla uluslararası, gidip de toplantı yaptın? Şunu söyle de
bilelim be. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti başbakan yardımcısı olarak
nerelere gittin bir açıkla. Biz Türkiye'yi yönetiyoruz, biz devlet
yönetiyoruz, bakkal dükkanı değil. Biz Türk milletiyiz, kabile devleti
değiliz. Biz imparatorluktan gelmiş, bir imparatorluk bakiyesi üzerine
kurulmuş Türkiye'yiz. Onun için gereği neyse bunu yaptık, bunu
yapıyoruz, bunu yapmaya da devam edeceğiz. Peki onlar ne iş yapıyor?
Muhalefette Aydın'a gelemeyen, iktidarda buraya uğrayabilir mi? İşin
gücün yok, gel işte buraya. Benim Aydınlım seni burada misafir de eder.''
-''CHP GENEL BAŞKANI KOMİK İŞLER YAPIYOR''-
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çok komik, şaka, fıkra gibi
işler yaptığını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:
''Siyasette ilginç bir arkadaş. Bildiğiniz gibi geçen hafta 500 gün süre
istedi. 'İktidara geleyim 500 günde tüm vaatlerimi gerçekleştireceğim'
dedi ve aradan birkaç gün geçti, 120 güne indirdi. '120 günde vaatlerimi
yerine getireceğim' dedi. Seçime 16 gün kaldı, bu süreyi seçim gününe
kadar 30 dakikaya indirirse şaşırmayın. İndirir mi, indirir ama önceki
gün daha komik bir şey oldu. Sayın Kılıçdaroğlu bir televizyon
programında konuşuyor, verdiği sözleri yerine getiremeyince bu defa dedi
ki, 'dört ay içinde istifa ederim.' Bu arada bir şey daha söyledi. O da
çok ilginç. Şu anda hani ben diyorum ya var mısınız ey Kılıçdaroğlu, ey
Bahçeli birinci parti olamazsak, şu genel başkanlıktan çekilmeye var
mıyız? Şimdi buna cevap veremedi. Bak ben diyorum birinci parti
olamazsak ben genel başkanlıktan çekileceğim ama ben inanıyorum,
milletime inanıyorum. Ben gözlerde bunu okuyorum. İktidara inanıyoruz,
siyaset yapıyorsak buna inanacağız. Sayın Bahçeli diyorum, sen birinci
parti olamazsan çekilmeye var mısın? Şimdi ne dedi biliyor musunuz
Kılıçdaroğlu? Çok kıvrak, zeki ya. Kıvraktır biliyorsunuz. O özellikleri
de var. Dedi ki, ''Kimin oyu azalırsa o çekilsin'' diyor. Bak gene
iktidara talip değilsin. Yapma be yapma. Demek ki bunun iktidar olma
diye bir derdi yok. Kendini muhalefette kalmaya hazır görüyor ve yine
oradan o Meclisteki yaptıklarını yapmaya devam edecek ama biz
milletimizle 12 Haziran akşamında çok daha güçlü geleceğiz, buna
inanıyoruz. Bugünü saymazsak 15 gün kaldı. 15 gün kapı kapı dolaşmaya,
köy köy dolaşmaya hazır mıyız? 12 Haziran, evelallah bu iş bitmiştir.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Aydın'ın 2014
yerel seçimlerine büyükşehir olarak gireceğini söyledi.
Partisinin Aydın mitinginde halka hitap eden Erdoğan, eğitim alanında
Türkiye'de 163 bin, Aydın'da 1855 derslik yaptıklarını, bu ülkenin vaat
yerine yalan dolan söyleyen çok kişiler gördüğünü, ancak kendilerinin
yaptıklarını anlattıklarını ifade etti.
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Diyor ki sayın Bahçeli, 'Fakir çocuklar vitrinlere bakıyor, püskevit
istiyor' diyor. Yahu sayın Bahçeli, sen bu halkın arasına hiç
karışmadın, ben sana gerçeği söyleyeyim. Benim gittiğim yerlerde
çocuklar yanıma geliyor, Hakkari'de bile bana şunu söylüyor: 'Başbakan
amca bana bilgisayar verir misin' diyor. Hem de bilgisayarın da ötesine
gidiyor, 'lap top' diyor. Buraya ulaştı.
Bilişim teknolojisi sınıfları bizimle açıldı. Bilgisayar okullara
bizimle girdi, internet bizimle girdi. Kitapları ücretsiz verdik mi?
Peki Bahçeli sen niye vermedin? Niye bilgisayarları okullara sokmadın?
Senin zamanında bilgisayar yok muydu dünyada? Türkiye'de bilgisayar yok
muydu? Sayın Bahçeli, duman ettin bizi duman.''
Sosyal güvencesi olmayanlara, erkek çocuklara ilköğretimde 30 lira, kız
çocuklara 35 lira verdiklerini, ortaöğretimde erkek çocuklara 45, kız
çocuğa 55 lira verdiklerini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sayın Bahçeli siz niye vermediniz? Bunları anlatın herkese. CHP'lisine,
MHP'lisine de anlatın. Şimdi Allah aşkına ben şimdi burada konuşurken,
sayın Kılıçdaroğlu'na, Bahçeli'ye hakaret ettim mi? Sadece eksilerini
söylüyorum. Bunları bütün halkımın bilmesi lazım. Ne yapmış, ne yapmamış
bilmesi lazım. Bakınız bütün bunların yanında şimdi bir müjde, nedir o?
Artık okullardan kara tahtayı kaldırıyoruz. Akıllı tahtaya geçiyoruz.
Bilgisayar donanımlı akıllı tahta. Fakat bununla kalmıyoruz. Bütün
çocuklarımıza bir elektronik kitap veriyoruz. Dört yılda bütün
okullarımızı akıllı tahtayla donatacağız. Dört yıl içinde bütün
yavrularımıza bu elektronik kitapları vereceğiz. Fakir zengin ayrımı
yapmaksızın bütün yavrularımıza vereceğiz. Püskevit yerine bundan
veriyoruz.''
Bahçeli döneminde insanların hastanelerde rehin kaldığını ifade eden
Erdoğan, artık sağlık hizmeti almak isteyen vatandaşların çilesinin sona
erdiğini söyledi.
-''AYDIN BÜYÜKŞEHİR OLACAK''-
Yeni açılan hastaneler ve ek binaların yanında devlet hastanelerinin
makine ve ekipman bakımından modernize edildiğini kaydeden Erdoğan,
Aydın'da TOKİ'nin 1346 konut inşaatı başlattığını belirterek, ''TOKİ
daha önce kime bağlıydı? Bahçeli'ye bağlıydı. Allahaşkına şuralara
pankartı asan MHP'li kardeşlerime bir sorun; acaba sayın Bahçeli
döneminde kaç tane konut yapıldı Türkiye'de? Bir de onu oraya assınlar.
Çıkıyor diyor ki televizyonlarda, 'Yüz tane, yüz on tane', ayıptır yahu.
Sadece Aydın'da 1346. Ulaştırmaya bakın. 2002'ye kadar 114 kilometre
bölünmüş yol vardı, 202 kilometreyi sekiz yılda yaptık. 79 senede 114
kilometre, sekiz senede rakam ortada'' dedi.
Erdoğan, kendisini dinleyen partililere bir müjdesinin olduğunu
belirterek, Aydın'ın da büyükşehir olacağını söyledi.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Seçim sonrası Aydınımızı da büyükşehir illerinden bir tanesi
yapıyoruz. 2014 yerel seçimlerine Aydın, büyükşehir belediyesi olarak
giriyor. Sınırları mülki sınır olacak. Yani şu anda valiliğe bağlı mülki
sınır neyse o sınır aynı zamanda belediyenin sınırı olacak. İstanbul,
Kocaeli gibi. Aydın büyükşehir belediyesi en ücra köşeye kadar hizmetini
verecek. Artık beldeler olmayacak, ilçe belediyeleri, beldeler onların
mahallesi olacak. Tüm nazım imar planlarını büyükşehir belediyesi
yapacak. Binlik planlarıysa ilçe belediyeleri yapacak, böylece Aydın'ın
genelinde bir plan bütünlüğüne kavuşacağız. Şu anda plan bütünlüğü
olmadığı için, Aydın gibi güzel bir şehrimiz maalesef çarpık, kaçak
yapılaşmayla kendisine yakışmayan bir estetik arz ediyor.''
İzmir'de de yoğun bir çalışma içine girdiklerini, oraya çok değerli iki
bakanı aday olarak gönderdiklerini söyleyen Erdoğan, hem ulaşımda hem
kültür ve turizmde bölgeyi çok daha farklı şekilde ele almak
istediklerini, Aydın'da da büyükşehir belediyesini kazanmak suretiyle
kenti çok daha farklı bir yere taşıyacaklarını ifade etti.
Erdoğan, ''Türkiye'de AK Parti'li belediyelerle diğer belediyelerin
farkını görün. Karşınızda belediyecilikten gelen bir başbakan var. Biz
aslında çıraklığımızı orada geçirdik. Kalfalık dönemini ve çıraklık
dönemini aynı şekilde başbakanlıkta tazeledik. Şimdi 12 Haziran'da
ustalık belgesini vermeye hazır mısınız? Bundan sonraki eserler artık
inşallah böyle olacak'' diye konuştu.
Aydın'a KÖYDES kaynaklarından 73 milyon lira, tarım desteklerine 2010'da
159 milyon lira verdiklerini, 2003-2010 arasındaysa 1 milyar 31 milyon
tarımsal destek verdiklerini söyleyen Erdoğan, hayvancılıkta da 207
milyon lira verdiklerini belirtti.
Ziraat Bankası'nın Devlet Bahçeli döneminde çiftçiye yüzde 59 ile kredi
kullandırdığını, bugün bunun yüzde 5'e düştüğünü anlatan Erdoğan, ''Nereden
nereye düştü? Yahu zulüm değil miydi bu? 21 tane bankayı batırdılar.
Küresel finans krizi oldu, ABD'nin meşhur bankaları battı, Türkiye'de
bir tane banka battı mı? Allahaşkına düşünün yahu. Ziraat Bankası bizden
önce devamlı zarardaydı ama şimdi Ziraat da kazanıyor, Halk da
kazanıyor, üstüne faizi yüzde 5'e indiriyor. Ne olur bu rakamları analiz
edin. Futbol takımları tutmayalım, ülkenin istikbaline oy veriyoruz''
diye konuştu.
Erdoğan, çiftçinin üzerinde yük olan elektrik borcu konusunda ''Torba
Yasa'' ile düzenleme getirerek çözüm yarattıklarını belirterek, Aydın'da
DSİ aracılığıyla 2 milyar lira civarında yatırım yaptıklarını,
tamamlanan barajlarda 606 milyon metreküp suyun depolanmasını
sağladıklarını, 378 bin dekar araziyi sulamaya açtıklarını söyledi.
Erdoğan, konuşmasını ''Yağmurda beraber yürüdük, 12 Haziran sonrasında
da beraber yürüyeceğiz'' sözleriyle bitirdi.
Mitingi, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Çevre ve Orman
Bakanı Veysel Eroğlu, eski TBMM Başkanı Köksal Toptan, eski Kültür ve
Turizm Bakanı Atilla Koç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Reha Denemeç
de izledi.
-MİTİNGDEN NOTLAR-
Mitingin yapılacağı İstasyon Meydanı'na girişte emniyet güçleri üst
araması yaptı. Çakmak, bozuk para, kalem, pet şişe gibi eşyalarla
meydana girişe izin verilmedi.
Meydanda bulunan MHP İl Başkanlığı binasına, Başbakan Erdoğan'ın
fotoğrafı ve ''Bu Kadar Usta Yalan Görmedik'' yazısıyla ekonomiye
ilişkin çeşitli rakamların bulunduğu afiş asıldı. Miting öncesi, bu
afişi kapatacak şekilde asılan AK Parti afişi, alandaki şiddetli rüzgar
nedeniyle yırtılınca kaldırıldı. Bir süre sonra yırtılan afişin yerine
yenisi asıldı.
Öte yandan alana bakan bir binadaki CHP afişinin üzerine de Türk Bayrağı
asıldı.
|