|
Dudaktan
Kalbe
Aşkın en gerçek,
en anlamlı ve en
ateşli ifadesi öpüşme.
İnsan vücudunda
mucize gibi değişimlere
neden oluyor. Hatta bağımlılık
yaratıyor. Öpüşenler
diğerlerine göre
daha sağlıklı
yaşıyor.
Reşat Nuri Güntekin’in
filmlere, dizilere konu
olmuş unutulmaz
eseri “Dudaktan
Kalbe” bir beslemenin
yaşadığı
acıklı aşk
öyküsünü anlatır.
“Kınalıyapıncak”
adı verilen besleme
ile evin küçük
beyinin aşkı
ne yazık ki mutlu
sonla bitmez.
Ama aşkta dudaktan
kalbe giden yol belki de
mutluluğun gerçek
anahtarı. Evet “öpüşme”den
söz ediyoruz. İsterseniz
önce öpüşmenin kısa
bir tarihine bakalım.
Alman davranış
bilimcisi Iraneus
Eibl-Eibesfeldt, insanın
atalarının çatal
kaşığın
henüz bilinmediği
yıllarda
yiyecekleri ağızlarında
lapa haline getirip o
şekilde bebeklerine
verdiğini
belirtiyor. Tıpkı
kuşlar gibi...
Psikanalizmin babası
Sigmund Freud’e göre
ise öpüşmeyi
bebekler içgüdüsel
olarak yapıyor.
Buna örnek olarak da
bebeklerin annelerinden
tutkuyla süt emmesini gösteriyor.
Peki öpüşme
erotik bir şekle
nasıl bürünmüş?
Bilim adamlarına göre
Bonobo türü şempanzeler,
insan benzeri dilleriyle
öpüşen tek canlılar.
Bir çok hareketini
hayvanları taklit
ederek edinen insan da
bu tarz öpüşmeyi
şempanzelerden öğrenmiş
olmalı.
Uyuşturucu ama
zararsız
Öpüşmenin dünyanın
en güzel uyuşturucusu
olduğunu söyleyenler
de var. İçten bir
şekilde yapılırsa
seksten çok daha etkili
ve tadı damakta kalıyor.
Evet, öpüşme bir
çeşit tiryakilik
yaratıyor insanda.
Nasıl yaratmasın
ki? İnsanın bütün
ruh halini, fizyolojik
durumunu tamamen değiştiriyor.
Bakın etkili bir öpüşme
insanda neler yapıyor?
Doğal sakinleştirici?
Öpüşme sırasında
harekete geçen ve
endorfin adı
verilen rahatlama
hormonu insana herşeyi
unutturuyor. Adeta bambaşka
bir dünya içinde
buluyorsunuz kendinizi.
Dış dünyadan
kopup, mutluluk içinde
yüzüyor, sevgiden görmüyor,
işitmiyorsunuz.
Cildiniz daha sağlıklı,
kaslarınız
daha güçlü hale
geliyor. Öpüşme sırasında
yüzde bulunan 34 kas
harekete geçiyor. Boyun,
omuz ve kol kaslarınızın
da öpüşmeyle
birlikte yapılan
sarılma sonucunda
harekete geçtiğini
düşünürseniz
neden kaslarınızın
daha güçlü hale geldiğini
daha rahat anlarsınız.
Üstelik Zayıflatıyor
Bu kadar kas harekete geçince
tabii vücuttaki fazla
kalorinin yakılması
için doğal bir
ortam meydana geliyor.
Bir saat öpüşen
biri tam 500 kalori yakıyor.
“Bir saat de öpüşülür
mü?” demeyin ve sizde
deneyin... Öpüşme
sırasında
organizma da canlanıyor.
Ağızda oluşması
muhtemel mantar ve
mikropları da önlüyor.
Öpüşme şoförlerde
rahatlatıcı
bir ilaç etkisi yapıyor.
Otomobil ile yolculuk
yapanlar, direksiyon başına
geçmeden evvel hayat
arkadaşlarıyla
tutkulu bir biçimde öpüşürlerse
yolculuk daha rahat ve
sakin geçiyor.
Fazlası Baş
Ağrısı
Yapar
Ancak uzmanlar uyarıyor;
öpüşmeyi fazla
abartmayın, çünkü
baş ağrısı
yapar. Tabii burada
vereceğimiz örnek
çok uç ama okumanızda
fayda var. İsrail’in
Telaviv kentinde bir çift
baş ağrısı
nedeniyle kliniğe
başvurur. Uzmanlar
fizyolojik bir neden
bulamaz. Neden sonra
anlaşılır
ki, çift, 29 saat olan
öpüşme rekorunu kırmak
için herkesin içinde
30 saat hiç durmadan öpüşmüş.
Bu da baş ağrılarına
neden olmuş.
Dünya nasıl öpüşüyor?
Öpüşme her kültürde
farklılık gösteriyor.
Örneğin Japon
dilinde öpüşmenin
karşılığı
olan kelime yıllarca
yoktu. Şimdi bile
Japonlar sadece seks sırasında
dudaktan öpüşüyor.
Soğuk bölgelerde
yaşayan Eskimolar,
Laponlar ve sıcak bölge
ülkesi Polinezyalılar
dudaktan hiç öpüşmüyor.
El öpmeyi de garip karşılıyorlar.
Bazı hallerde ise
öpüşmenin yerini
burun sürtme yer alıyor.
Burunlarını
karşılıklı
olarak birbirlerine süren
çiftler bir çeşit
koku alışverişi
yapıyor. Ancak yine
de öpüşmenin
yerini tutmadığı
kesin. Çünkü öpüşmede
vücudun salgıladığı
doğal maddelerin alışverişiyle
sevgili daha yakından
tanınıyor.
evlerde
yaşamaya devam
ediyor.
|