|
Koku
tercihi genlerimizde
gizli
Araştırmalara
göre genetik yapımız,
koku tercihlerimizi
etkiliyor ve
karşı cinse
mesaj yolluyor
Akılları
baştan alacak bir
koku yaratmayı
hayal eden parfüm
endüstrisine kötü
haber: Yapılan
araştırmalar,
kişinin koku
zevkinin
bağışıklık
sisteminin genetik
şifrelerinde
kazılı
olduğunu ortaya
koyuyor.
İsviçre’nin
Bern Üniversitesi’nden
iki bilim adamı,
Manfred Milinski ve
Claus Wedekind,
kişilerin
duymayı tercih
ettiği
kokuların, vücutta
bir tür cinsel çekim
ve savunma mekanizmasını
yöneten ve Major
Histocompatibility
Compleks (MHC) olarak
adlandırılan
genetik yapıya
bağlı
olduğunu belirledi.
Buna göre seçilen
parfüm, kendi vücut
kokumuzu gizlemek yerine,
kokumuzun belli
özelliklerini ön plana
çıkararak
karşı cinse
mesaj yollamak
amacına hizmet
ediyor.
Erkek ve
kadınların 36
farklı kokuya
verdikleri tepkileri
ölçen Milinski ve
Wedekind, araştırmalarında
aralarında mür,
yasemin ve vanilya gibi
tanıdık ve
çok sevilen esansları
da kullandı. MHC
genlerine göre 9 gruba
ayrılan 137
katılımcıya
her bir malzemeden içeren
parfüm ve aftershave’leri
ne kadar beğendikleri
soruldu. Deneklere
ayrıca, bu
kokuları
karşı cinsi
etkilemek için nasıl
bulduklarına
ilişkin sorular da
yöneltildi.
FARKLI
GEN, FARKLI BEĞENİ
Katılanların
MHC grubu ile sevdikleri
kokular arasında görünür
bir ilişki ortaya
çıktı.
Farklı gen
yapılarının
belli bir kokuya
farklı tepkiler
vermeye neden oluyor.
Kiotech firmasında
koku biyoteknolojisi
üzerine araştırma
ve geliştirme
projelerinden sorumlu
parfüm ustası
George Dodd, doğal
kokuların kompleks
yapısına
dikkat çekerek, koku
duyusu üzerine yapılan
araştırmaların
yorumlanmasının
son derece güç olduğunu
belirtiyor. Bununla
birlikte çalışmayı,
”zorlu bir alanda
cesur bir
yaklaşım”
olarak
değerlendiriyor.
Potansiyel partnerlerde
koku tercihi modaya
bağlı
değişimler göstermiyor.
Yapılan
aratırmalar,
herkesin MHC
yapısı
kendisininkinden
farklı olan
karşı cins
bireylerine çekim duyduğunu
gösteriyor. Böyle bir
birleşmeden
doğacak olan yeni
nesil ise çok daha geniş
ve güçlü bir bağışıklık
sistemine sahip olarak
hastalıklara
karşı daha
korunaklı oluyor.
Çalışmadan çıkan
bir diğer sonuç
da, bir başkasında
beğendiğiniz
kokunun size
yakışacağı
anlamına
gelmediği.
Aynı şekilde
bir kokudan
hoşlandığınızda,
sevdiğiniz
kişinin de bu
kokuyu beğenmesi
olasılığı
bir hayli zayıf.
KADINLARLA
ERKEKLERİN
TERCİHİ FARKLI
Kadınlarla
erkeklerin koku
tercihleri de
değişiklik gösteriyor.
Böyle bir sonucu hiç
beklemediğini ve
oldukça rahatsız
edici bulduğunu söyleyen
Milinski, MHC genlerinde
cinsel ayrımlar
olmadığını
hatırlatıyor.
Uzmanlara göre farlı
beğeniler, kültürel
trendlerin etkisinden
kaynaklanıyor
olabilir. Bu fikre
destek olarak uniseks
parfümlerin son 50 yıl
içinde ortaya çıkması
gösteriliyor.
Gerçekten de
incelenecek olursa
albenili ambalajlar ve
pazarlama stratejilerine
karşın parfüm
piyasasında moda
pek değişmiyor.
Örneğin Chanel No.
5 1921
yılından beri
zirvedeki yerini koruyor.
Günümüz
parfümlerinde kullanılan
temel melzemelerin hemen
hepsi Eski
Mısırlılar
zamanından beri
kullanılmakta.
Dolayısıyla
Milinski ve Wedekind’nin
teorisi oldukça akla
yakın.
|