|
Yeni
aile modeli
Evlenirsem
özgürlüğüm kısıtlanır
mı?
Evlenirsem özgürlüğüm
kısıtlanır
mı? Acaba mutlu
olur muyum? Ya nikahta
gerçekten keramet varsa?
Peki ya bekarlık
sultanlıksa? Acaba
ne yapmalı, ne
etmeli? Evlensem mi
yoksa evlenmesem mi?
Kafasında,
evliliğe dair bu ve
buna benzer
soruları olanlar için
şimdi yeni bir
evlilik modeli çıktı.
Bu modelin, Türkiye'de
de kimi öncüleri var.
Yeni evlilik modeli
şöyle,
evleniyorsunuz, evliliğin
tüm gereklerini de
yerine getiriyorsunuz
ancak karı-koca
ayrı evlerde
yaşıyorlar.
Yani hem evli gibi hem
değil. Bir
yakınlık,
birliktelik sözkonusu,
ama birarada değiller.
Tatilden
alışverişe,
çocukların
masrafına kadar
herşeyi bölüşüyorlar.
Paylaşmadıkları
tek şey ise evleri.
Hem de geçici ya da kısa
süreli filan değil,
bütün hayatları
boyunca evliliğe
ayrı evlerde devam
ediyorlar. Bir anlamda
bu yeni evlilik modeli,
nikahın kerameti
ile
bekarlığın
sultanlığını
birlikte sunuyor.
Gerçi Türkiye'de
durum tam tersi.
Ekonomik nedenler ve
aile baskısı
başta olmak üzere
pek çok nedenden
ötürü sevgililer
henüz hazır
olmadan evliliğe
girişiyorlar. Malum,
birlikte olamama,
ayrı evlerde
yaşama lüksüne
sahip olmama gibi
geçerli nedenler var.
Avrupa'da bu yeni model
oldukça yaygın.
Evli çiftler, başka
başka evlerde
yaşayıp
bekarlık günlerine
devam ediyor.
Yalnızlık bir
şarkıdır
Aile ve Sosyal Birimler
Anketi'nin sonuçları,
sosyologlarca "aile
sarkacı"
olarak tanımlanan
yeni bir aile modelini
ortaya çıkardı.
Müşterek
yaşama isyan eden
çiftler, birbirlerine aşık
oldukları, hatta
evlendikleri halde
ayrı evlerde
yaşamaya devam
ediyor. Böylece
romantizmi korumayı
hedefliyorlar.
Milano'daki Aile Merkezi
psikoterapistlerinden
Luisa della Rosa,
psikolojik bir
yaklaşımla bu
kişileri
yargılamanın
kolay
olmadığını
ifade ediyor.
Psikoloğa göre bu
kişilerin
bazısı bilinçli
olarak bu tercihi
yaparken, bazısı
beraber yaşama
kapasitesine sahip
olmadığı
için bu yola başvuruyor.
Kimilerinin
istikrarlı ve
durağan bir
ilişkiye
ihtiyacı varken,
kiminin ihtiyacı
tam tersine düzensiz
bir ilişki
olabiliyor.
Yalnızlığın
bir keyif
olabildiğini
hatırlatan uzmanlar,
bu
ayrılığın
sonsuza kadar sürmesinin
de şart
olmadığına
işaret ediyor. Bu
yeni birliktelik
modelinin özgür ruhlu
kahramanlarına
gelince...
Araştırmalar,
bu kişilerin
ayrı ev
tercihlerinde son derece
haklı gerekçeleri
olduğunu gösteriyor.
Bu çiftlerin yarısında
eşler kariyerleri yüzünden
farklı
şehirlerde
yaşamak zorunda
olduğu için bu
yolu tercih etmiş.
Uzun yıllar boyunca
bu hayatı sürdürmek
durumunda olan
çiftlerin yakın
arkadaşları,
eşlerden önce
hangisinin bir falso
yapacağı
üzerine bahse girmeye
bile başlamış.
Kadınlar sorunu;
aşırı
sorumluluk
Sık rastlanan bir
başka neden de,
kadınların
üzerine çok fazla yük
binmesi. Çalışmak,
çocuklarla ilgilenmek,
evde düzeni sağlamak
zorunda olan
kadınlar zaten bir
saniye boş
kalamıyor. Buna bir
de eşlerinin
sorumluluğu
eklendiğinde
üzerlerine binen yük
dayanılmaz oluyor.
Bunlardan başka bir
de genç, aşık,
ancak güvensiz kadınlar
var. Bu kadınlar
bir çocuk sahibi olmak
istedikleri halde
birlikte yaşamaya
cesaret edemiyor. Böylece
bir akşam
kadının, bir
akşam erkeğin
evinde buluşmak,
haftasonlarını
ve tatilleri birlikte geçirmek
şeklinde ilerleyen
yeni bir ilişki
modeli
yaratılıyor.
Ayrı yaşayan
evlilerin amacı
sanıldığı
gibi özgürce başkalarıyla
birlikte olmak
değil. Tersine son
derece sadık olan
bu çiftler, ayrı
kaldıklarında
birbirlerinin
değerini daha fazla
anladıklarını
söylüyor.
İşte örnekler
Gazetecinin evliliği
İlk örnek bizden.
Gazeteci Ayşe Arman
ve kocası Zafer.
Okuyanların
neredeyse bütün yaşamlarını
en ince
ayrıntısına
kadar bildikleri bu
hikayeyi bilmeyenler için
kısaca özetleyelim:
Birkaç yıl süren
sevgililik
serüvenlerinin ardından
Ayşe ve Zafer
nihayet evlenmeye karar
verdiler. Ancak bu
farklı bir modeldi
Türkiye için; çünkü
hem Ayşe hem de
Zafer
yaşantılarını
kendi evlerinde sürdürmeye
devam ettiler. Canlarını
ne zaman kimin evini
isterse onda
kaldılar, ayrı
geçirmeye karar
verdikleri günlerde karşılaşsalar
bile, diğeri hiç
yokmuş gibi
davranmaya devam ettiler.
Genç, aşık ve
özgür
Kadın 40
yaşında,
üniversitede çalışıyor
ve seyahati çok seviyor.
Erkek serbest meslek
sahibi ve ayrı
yaşamaktan ötürü
çok mutlu: "Neden
mi ayrı
yaşamaya karar
verdik? Şartlar
bunu gerektirdi.
Geleceğimiz
hakkında
kararsızlık
çekerek ayrı geçirdiğimiz
onlarca yıldan
sonra bir kriz
anında fırsat
karşımıza
çıktı.
Eşimin yan
komşusu evini
satılığa
çıkardı.
İki gün içinde
evimi sattım ve
oraya
taşındım.
Şimdi bitişik
dairelerde
yaşıyoruz; günlerce
birbirimizi görmediğimiz
de oluyor, birlikte
arkadaşlarımıza
parti verdiğimiz
de. Ama birbirimize
gelen gideni gözetlemeyeceğimize
söz vermek zorunda kaldık."
Özgürlüğü
kaybetmemek adına
Donatella ve Carlo 15
yıldır
ayrılar ve
boylarınca
çocukları var.
Evlenebilecek ya da
beraber
yaşayabilecekleri
halde 2 saatlik mesafede
yaşamayı
tercih etmişler.
"Bizim aşk
hikayemiz de
diğerlerininki gibi.
Tek farkı,
hangimizin
diğerinin
yanına
taşınacağına
bir türlü karar
vermememiş
olmamız.
İşimiz ve
ebeveynlik görevlerimizi
hiç aksatmadık,
birebirimizin çocuklarına
anne babalık ettik,
8 kişilik aileyi
tatillerde biraraya
getirebilmek için ter
döktük, ama hayat
okulunda özgürlük ve
sadakat konularında
çok başarılı
olduk. Umarım
çocuklara iyi örnek
olmuşuzdur."
Bir ayrı, bir
barışık
Kadın öğretmen,
erkek memur. İki
çocukları var.
Önce boşanmış,
ardından
barışmaya
karar vermişler.
Ama kadın,
kocasının eve
geri dönmesini istememiş.
"Şimdi biraz
tuhaf bir
yaşantımız
var, biraz orda, biraz
burda. Ama eskiden
yaptığımız
herşeyi yapmaya
devam ediyoruz. Bir
bakıma aynı
anda hem evli, hem de
nişanlı olmak
gibi birşey.
İki ayrı evde
yaşamak,
ilişkimizi her gün
gözden geçirmemizi sağlıyor.
Bu arada evli
oluşumuz da
çocuklarımız
açısından
önemli bir güven kaynağı."
Yakın ve uzak
Kadın 36
yaşında bir
gazeteci, adam 43
yaşında bir
iş adamı. 4 ve
2 yaşlarında
iki çocukları var.
"Birbirimizi
tanımadan önce bu
şekilde
yaşıyorduk.
Aşık olduktan
sonra da böyle yaşamaya
devam ettik; çocuk
sahibi olmak da birşey
değiştirmedi."
diyen çift, kararlarının
gerekçesini erkeğin
özgürlüğüne
çok düşkün olması,
kadınınsa
çocuklaırnı
kendi başına
yetiştirmeye hevsli
oluşu ile açıklıyor.
Bunun üzerine bir anlaşma
yapan çift, tatillere
beraber çıkıyor,
çocukların
masraflarını bölüşüyor,
ancak ayrı evlerde
yaşamaya devam
ediyor.
|