|
NETYAZI
Ali Kılıçarslan
|
|
|
a.kilicarslan@t-online.de
|
Doğru yazalım, doğru
konuşalım!
Türkçe, dünyanın en eski ve
en zengin dillerinden biridir ve dünyada en çok konuşulan
dil sıralamasında altıncıdır. Türkçe’nin de diğer diller
gibi kendine özgü dil bilgisi kuralları vardır. Konuşurken
ve yazarken bu kurallara dikkat etmek gerekiyor. Anadilimiz
Türkçe’ye sevgi ve saygımız da bunu gerektirir.
Eğer bir
yazıda dil bilgisi kurallarına dikkat edilmezse, yazı ne
kadar güzel olursa olsun, muhtevası ne kadar önemli olursa
olsun, etkisi az olur. Çünkü, yazım kuralı hataları
okuyucunun dikkatini dağıtır.
Yazı, okunmak için yazılır; yazmak, herhangi bir konuda
duygu ve düşünceleri aktarmak ve kalıcı hale getirmek için
tercih edilen bir yoldur.
Yazının muhtevası kadar yazım (imlâ) kuralları da
önemlidir. Yazı, bir düzen içinde tutarlı olur ve yalın bir
anlatım tercih edilirse, daha kolay anlaşılabilir. Cümleler
mümkün olduğunca kısa tutulur, düz cümleler kurulur ve dil
bilgisi kurallarına uyulursa, daha etkili olur.
Esefle belirtelim ki, özellikle genel ağda (internette)
yayınlanan yazılarda yazım kurallarına pek dikkat edilmiyor.
En çok - ki bağlacı, ki aitlik eki,
mı, mi, mu, mü
soru eki, da, de ve ile bağlacı ek olarak
yanlış yazılıyor. Yanlış yazım, yazının bütün güzelliğine
gölge düşürüyor.
Halbuki yazım kurallarını öğrenmek o kadar da zor
değildir. Türk Dil Kurumu’nun genel ağında yazım kuralları
hakkında ayrıntılı bilgiler var. En çok yapılan yazım
hataları ile ilgili bölümü aktarmak istiyorum:
“-
ki
aitlik ekinin yazılışı
-
ki
aitlik eki ünlü uyumlarına uymaz: akşamki, yarınki,
duvardaki, Turgut'unki, yoldaki, ondaki, yazıdaki, onunki.
Yalnız birkaç örnekte bu ek, ünlü uyumlarına uyar:
bugünkü, dünkü, öbürkü.
Ki
bağlacının yazılışı
Ki
bağlacı ayrı yazılır: demek ki, kaldı ki, bilmem ki.
Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil,
şuurla işlensin.
(Mustafa Kemal Atatürk)
Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer.
Olmaz ki!
Böyle de yatılmaz ki!
(Orhan Veli Kanık)
Ruşen
Eşref Ünaydın'ın "Diyorlar ki" adlı eseri ne güzeldir!
Çiğ yemedim ki karnım ağrısın.
Ancak
ki bağlacı, birkaç örnekte kalıplaşmış olduğu için
bitişik yazılır: belki, çünkü, hâlbuki, mademki, meğerki,
oysaki, sanki. Bu örneklerden çünkü sözünde ek
aynı zamanda uyuma girmiştir.
Şüphe ve pekiştirme göreviyle kullanılan ki sözü de
ayrı yazılır: Babam geldi mi ki? Başbakan konuşacak mı
ki?
mı, mi, mu, mü
soru ekinin
yazılışı
mı,
mi, mu, mü
soru eki gelenekleşmiş olarak ayrı yazılır; ancak,
kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü
uyumlarına uyar ve mı, mi, mu, mü biçimlerini alır:
Kaldı mı? Sen de mi Brutus? Olur mu? İnsanlık öldü mü?
Soru ekine birtakım ekler de getirilebilir. Bu ekler
soru ekiyle bitişik yazılır: Verecek misin? Okuyor muyuz?
Çocuk muyum? Gelecek miydi? Ölür müsün, öldürür müsün?
Bu ek sorudan başka görevlerde kullanıldığı zaman da
ayrı yazılır: Güzel mi güzel! Yağmur yağdı mı dışarı
çıkamayız.
Da, de
bağlacının yazılışı
Da,
de
bağlacı ayrı yazılır; ancak, kendisinden önceki kelimenin
son ünlüsüne bağlı olarak büyük ünlü uyumuna uyar ve da,
de biçimini alır: Kızı da geldi gelini de. Orhan da
biliyor. Oğluna da bildirdi. Sen de mi kardeşim? Güç de
olsa. Konuşur da konuşur.
İmlâmız, lisanımız düzelince, lisanımız da kafamız düzelince
düzelecek, çünkü o da ancak onlar kadar bozuktur, fazla
değil!
(Yahya
Kemal Beyatlı)
UYARI :
Ayrı
yazılan da, de bağlacı hiçbir zaman ta, te
şeklinde yazılmaz.
UYARI :
Ya
sözüyle birlikte kullanılan da mutlaka ayrı yazılır (ya
da).
UYARI :
Da, de
bağlacını
kendisinden önceki kelimeden kesme ile ayırmak yanlıştır. Bu
bağlacı tamamen ayrı yazmak gerekir: Ayşe de geldi
(Ayşe'de geldi değil).
UYARI :
Bulunma hâli eki olan (ismin -de hâli) -da, -de, -ta,
-te'nin da, de bağlacı ile hiçbir ilgisi yoktur;
bulunma hâli eki getirildiği isim soylu kelimeye bitişik
yazılır: devede kulak, evde kalmak, yolda kalmak, ayakta
durmak, çantada keklik. Yeme de yanında yat.
Yurtta sulh, cihanda sulh.
(Mustafa Kemal
Atatürk)
Dilde,
fikirde, işte birlik. (İsmail
Gaspıralı)
İle
sözünün ek olarak yazılışı
1.
İle
sözü, ünlüyle biten kelimelere ek olarak getirilince
başındaki i ünlüsü düşer ve araya y ünsüzü
kaynaştırma harfi olarak girer; ek, büyük ünlü uyumuna uyar:
baltayla (balta ile), çevreyle (çevre ile), yapıyla (yapı
ile), keçiyle (keçi ile), kuzuyla (kuzu ile), sürüyle (sürü
ile).
2.
Üçüncü
kişi iyelik ekinden sonra da baştaki i ünlüsü düşer
ve araya y ünsüzü girer; ek, büyük ünlü uyumuna uyar:
arkadaşıyla (arkadaşı ile), anasıyla (anası ile),
dolayısıyla (dolayısı ile), kuyusuyla (kuyusu ile),
ölçüsüyle (ölçüsü ile), sütüyle (sütü ile).
3.
İle
sözü ünsüzle biten kelimelere ek olarak getirilince
başındaki i ünlüsü düşer ve büyük ünlü uyumuna uyar:
arkadaşla (arkadaş ile), kardeşle (kardeş ile), ayakla
(ayak ile), başla (baş ile), sütle (süt ile), gümüşle (gümüş
ile), oyunla (oyun ile).”
http://www.tdk.gov.tr/imla/
Sözün özü: “Doğru yazalım, doğru konuşalım!”
SAYFA
BASI
a.kilicarslan@turkpartner.de
Yazarın
diğer
yazıları:
Doğru
yazalım, doğru konuşalım!
Anti-İslam
kampanyası
Sömürge
Medeniyeti
Milletin
parasıyla
içki
içmek
40
yıl önce 40 yıl sonra
Uyum
mu, Kıyım mı?
Zihniyet
Krizi
SAYFA
BASI
|