|
Oy hakkı sözü ne oldu?
Dış Türkler'in Türkiye'deki genel seçimlerde oy kullanma
hakkı, genel seçimler yaklaştığı için yeniden gündeme geldi.
Konu, tam çeyrek asırdır tartışılıyor.
Dış Türklerin Türkiye’deki genel seçimlere katılımı, birçok
açıdan büyük önem taşıyor.
Dış Türklerin büyük bir kısmı yaşadıkları ülkelerin henüz
vatandaşı olmadıkları için her iki ülkede de seçme ve
seçilme hakkına sahip değiller. Çünkü; bir kısmı Türk
vatandaşlığından çıkmak istemediği ve bir kısmı da bulunduğu
ülkenin vatandaşlığına geçiş şartlarını yerine getiremediği
için oy hakkından mahrum kalıyor.
Her şeyden önce, Türkiye’deki genel seçimlere katılım hakkı,
Türkiye ile bağların devam etmesi açısından çok önemlidir.
Demokratik hukuk devletlerinde seçimlere katılmak sadece
vatandaşlık hakkı/görevi değil, aynı zamanda demokrasinin de
bir gereğidir. Bir başka deyişle vatandaşın seçim yoluyla
yönetime ortak olmasıdır. Vatandaşların tamamının
katılamadığı bir seçim, adil olmaz. Milletin söz sahibi
olamadığı, oy kullanamadığı bir demokrasi, tam demokrasi
sayılamaz. Kısaca; Dış Türklerin Türkiye’deki genel
seçimlere katılamaması, hem anayasaya aykırı hem de
demokrasiyle bağdaşmıyor.
Çünkü 1995 yılında, TBMM, Türkiye dışında yaşayan Türk
vatandaşlarına Türkiye’deki genel seçimlere katılım hakkı
tanıdı. Yaklaşık 12 yıldır, bu konuda laf üretmekten öteye
hiçbir adımın atılmamasının tek bir gerekçesi olabilir:
Türkiye’deki siyasetçiler, Dış Türklerin seçimlere
katılmasını istemiyorlar. Eğer istemiş olsalardı, özellikle
son 12 yılda bu sorunu çözüme kavuştururlardı. Son 25 yılda
iktidara gelen bütün hükümetler, bu sorunu sürekli
“gelecek seçime kadar çözüme kavuşturacağız” diye söz
vermelerine rağmen, bu konuda 1995 yılında alınan kararın
dışında hiçbir şey yapmamışlardır.
Türkiye dışında yaklaşık 2,5 milyon seçmen var. Dış Türkler
de Türkiye’nin genel politikasının belirlenmesinde söz
sahibi olmalıdırlar. Zira Türkiye’de geliştirilen ve
yürütülen politikalar, sadece Türkiye’de yaşayanları değil,
doğrudan yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarını da
ilgilendiriyor. Üstelik bu gerçek, sadece küreselleşen dünya
gerçekleriyle açıklanamayacak kadar geniş bir alanı
kapsıyor. Bunların başında, Türkiye’nin yurtdışındaki
vatandaşlarına bakışı, emeklilikten emlak vergisine,
kültürel ve dini eğitimden dilin muhafazasına, vize
uygulamasından ikili anlaşmalara kadar pek çok alan
Ankara’da belirlenen politikalara bağlı olarak şekilleniyor.
Politik kararlardan doğrudan etkilenen Dış Türkler, söz
konusu politikaları belirleyen bir güç haline
gelmelidirler. Bunun da yolu genel seçimlere aktif ve pasif
katılımdan geçiyor.
Yapılması gereken tek iş, bir an önce genel seçimlere
katılım hakkının sağlanmasıdır. Bunun en kolay yolu
“mektupla oy” kullanmadır. Söz gelimi; Avrupa bir seçim
bölgesi kabul edilebilir ve mektupla oy kullanılabilir.
Elbette başka çözümler de olabilir. Ancak, sonuç mümkün
olduğunca fazla katılıma imkan vermelidir.
Günümüzde, yurtdışında yaşayan Almanlar, İtalyanlar ve daha
birçok AB ülkesinin vatandaşları mektupla oy kullanarak
ülkelerindeki genel seçimlere katılabiliyorlar. Aynı şekilde
Dış Türkler de mektupla oy kullanabilirler.
Dış Türklere tam 25 yıldır verilen oy hakkı sözü, artık
yerine getirilmelidir.
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Oy
hakkı sözü ne oldu?
“Almanca'yı
Koruma Yasası” mı?
Dönüş
düşüncesi
Made
in Germany
İlk
kadın başbakan
Yeni
meclis, eski kafa
AB’nin
hutbe rahatsızlığı
Utandıran
Pano
Doğru
yazalım, doğru konuşalım!
Anti-İslam
kampanyası
Sömürge
Medeniyeti
Milletin
parasıyla
içki
içmek
40
yıl önce 40 yıl sonra
Uyum
mu, Kıyım mı?
Zihniyet
Krizi
SAYFA
BASI
|