·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


İSVİÇRE´DEN MEKTUP VAR
                                                                                       Betül Parlar
 
betle@freesurf.ch


MEDENİYET İNSANLARIN LİSANINDA SAKLIDIR

Sizlerle dilimizin tarihsel gelişimini, değerlerini ve önemini paylaşmak istiyorum. Dil bir milletin en önemli ortak değerlerinin başında gelir. Dilimizin bozulmasıyla beraber, diğer değerlerimiz de bozulmaya başlar. Nesiller arasında bağlantı kopmaya yüz tutar. Kültür tarihimize malolmuş eserleri anlamakta zorluk çeker, şairimizi, yazarımızı ve onların
eserlerini hem kitaplığımızdan hem de kafamızdan çıkarır, rafa kaldırırız. Dil hazinemizden zamanla bazı kelimeler kaybolur gider. O kelimeler ki, yüzyıllar ötesinden yoğrularak gelmiştir.

Dilin bir toplum için ne kadar önemli olduğunu zamanında ünlü Çin filozofu Konficyus (*551, 479, m.ö.) bu sözlerle ifade etmiştir:
Sormuşlar Konfiçyus'a :" Seni bir devletin başına getirseler ilk önce ne yapmak istersin? - Önce o milletin dilini düzeltirim." Türkçe'nin bilinen en eski yazısı Orhun ve Yenisey yazıtlarında görülen yazılardır. Bundan sonra Uygur yazısı görülür, daha sonra da bunun yerini Arap harfleri tutmuştur. Arap harflerinin Türkler tarafindan kullanılması, İslamiyet'in kabulünden sonra başlamıştır. Fakat bu harfler hiç bir zaman Türk diline uymamıştır. Çünkü, Türkçe'de sesli harflerin çok olmasına karşılık, Arapça'da sesli harfler azdır. Bu sebeple Arap harfleriyle Türkçe kolay yazılıp okunamıyordu. Sözleri klişe halinde bellemek için uzun senelere ihtiyaç vardı.

Türk devriminin en büyük amaçlarından biri, Türk toplumunu yabancı olan kültür araçlarından kurtarmaktı. Bunun başında alfabe geliyordu. Bu nedenle üzerinde işlenmiş olan Latin alfabesini kabul etmekle aynı zamanda Batı medeniyetine daha çok yaklaşarak, ondan faydalanmak imkanını buldu. Harf Devrimine 1927' de karar verildi. Bu karar üzerine Latin harflerinden bir Türk alfabesi hazırlamak için uzmanlar komisyonu kuruldu. Atatürk, bu komisyonun çalışmalarını yakından izliyor ve ara sıra çalışmalara katılıyordu. Sonunda komisyon Latin harflerinden bir Türk alfabesi hazırladı. Atatürk Harf Devrimini halka bildirmeye karar verdi. 9 Ağustos 1928 akşamı, Halk Partisi tarafindan tertiplenmiş bir müsamereye gelen Atatürk halka Harf Devrimini müjdeledi. Bundan sonra yeni harflerin öğretilmesi için hızlı bir calışma başlatıldı. Gazeteler yeni harfleri ve yazı kurallarını yayınladıkları gibi, Dolmabahçe 'de, Parti merkezinde, okullarda ve İstanbul Radyosu'nda dersler verilmeye başlandı. Büyük Millet Meclisi yeni harflerin kabulü hakkında hazırlanmış olan kanun tasarısını 3 Kasım 1928' de kabul etti. Atatürk Türk dilini yabancı boyunduruğundan kurtarmak için, "Harf Devrimini" "Dil Devriminin" ayrılmaz bir parçası olarak görmüştür. Tarihte olduğu gibi, milli kültürün temeli olan dilde de millileşmek zaruri idi. Dil devrimi bundan önceki devrimlerin doğal bir sonucu idi. Yıkılan Osmanlı düşünüşü yerine, milliyetci bir toplum görüşü geçmişti. Türk dilinin de bu esaslara uyması lazımdı. Çünkü Osmanlı Türkçesi bu esaslara uygun değildi. Osmanlı Türkçesi, Arap ve Fars dillerinden alınan söz ve kurallarla benliğini kaybetmiş karma bir dil haline gelmişti. Halk kitlelerinin konuştuğu dil ile öğretim dili arasında büyük bir ayrılık vardı. Okumuş- cahil ile, yönetici- halk arasında dil birliği tamamen yok olmaya yüz tutmuştu. Tanzimat devrinde dilin sadeleştirilmesine doğru ilk adım atılmış oldu. Genç kalemler ve Türk Yurdu mecmuaları etrafında toplanan fikir ve yazı adamları öz Türkçe yazı yazmaya başladılar. Bunlar Türk dilini sadeleştirmek, bilhassa dilimizdeki yazı kurallarını atmak için çalışmalarda bulundular. Atatürk daha önce dilin sadeleştirilmesi için yapılan işleri yeterli görmeyerek esaslı bir Dil Devrimi yapmaya karar verdi. Dil çalışmalari ile meşgul olmak üzere 12 Temmuz 1932'de "Türk Dil Tetkik Cemiyetini" kurdu. Bugün " Türk Dil Kurumu" dediğimiz bu kurumun gayesi, Türkçe'nin sözlük, gramer ve santaksini incelemek ve Türkçe'nin dünya dilleri arasındaki yerini belirtmektir. Atatürk Dil Devriminin önemini bir nutkunda söyle izah etmiştir: " ... Türk dilinin benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için bütün devlet teşkilatımızın dikkatli, alakalı olmasını isteriz." Türkçe'mizin hangi şartlar altında günümüze yoğrularak geldiğini gördükce, dilimizi yazarken ve konuşurken mümkün olduğu kadar düzgün kullanılmasına özen gösterelim. Dil hazinemizi ünlü, Türkçe'yi güzel kullanan yazarlarımızın eserlerini okuyarak, genç nesillerimize aktararak zenginleştirelim. Dilimize sahip çıkalım, yok olmasına izin vermeyelim. O biçim Türkçe konuşan, yazan ve o biçim okuyanlar, Yunusları okuyamaz, Karacaoğlanları dinleyemez ve en güzel Türkçe ile Kuran mealini anlamakta zorluk çekerler. Çaresi, ana dilimizi düzgün öğrenerek, yaşadığımız toplumda silik bir şahsiyet olmaktan kurtulup, şahsiyet sahibi bir insan olarak, yaşadığımız topluma ve dolayısıyla dünyaya renk katarak, tek kültürlülükten çok kültürlülüğe katkıda bulunmaktır.

SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

Medeniyet insanların lisanında saklıdır




   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Ha Maraş Ha Necef
Betül Parlar
Medeniyet insanların lisanında saklıdır
Üzeyir Lokman Çaycı
Sözlerimden duman çıkıyor
Şensel Aşkın
Tehlikeli İlişkiler
Şefik Kantar
Bizi bekleyen Avrupa
M. Ali Aladağ
Gurbet düğünleri
Muhsin Ceylan
Erbakan ve partisine psikolog değerlendirmesi
Mustafa Can
Delilerle Arkadaşlık 1
Sizden Biri
Kan parası
Sebahattin Çelebi
Sensizliğe
Dr. Nebil Bozdoğan
Burun estetiğinde modern yaklaşım
Yılmaz Kuzucu
Batıdan bir iç muhasebe
Hidayet Kayaalp
Ne yoksuluyuz biz?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
Fikret Ekin
Bir Konuşmaya Notlar..
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Ali Kılıçarslan
Doğru yazalım, doğru konuşalım!
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Ayten Kılıçarslan
Azınlık Türk kadın hareketi var mı?
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili