|

CADI
AVI
Tesadüfen açtığım televizyonda, bir Alman kanalı, Avrupa’nın bir dönemine
damgasını vurmuş olan, “Cadı Avı” ile ilgili bir belgesel yayınlıyordu.
Programı
sunanın deyimiyle “Kilise ve devletin birlikte dini bir vecd ile yürüttükleri
ve hemen hemen bugünkü Avrupa kıtasının tamamını, 3-4 yüzyıl etkisi altına
alan bu avda, 500 bin ile 5 milyon insan, büyük çoğunluğu kadın olmak üzere
yakılmıştı.”
Programda söz alan kilise yetkilileri, geçmişlerinde haleflerinin büyük
bir heyecan ve vecd ile, ibadet aşkıyla işledikleri bu cinayetleri,
savunamamanın sıkıntısı yüz ifadelerinden belli olan bir biçimde, ıkına
– sıkına kınadıklarını belirtiyor ve hemen ilave ediyorlardı: “bu
cinayetler hristiyanlığa mal edilemez.”
Haklıydılar
tabii.
Ne engizisyon mahkemelerinin katliamı, ne İspanya’da Müslüman
ve Yahudilere uygulanan mezalim, ne Amerika ve Meksika’da Astek ve Mayalara
uygulanan dini baskılar, ne Avrupa’yı kasıp kavuran mezhep kavgalarındaki
vahşetler, ne de yüzyıllar sonra Papa Jaen Paul’u dil ucuylada olsa özür
dilemeye zorlayan haçlı seferlerindeki hunhar ve barbar cinayetler, ilahi
bir din olan iseviliğe, kitabi bir din olan hristiyanlığa mal edilemezdi şüphesiz..
Ama “hristiyanlık” adına bu cinayeti işleyen “hristiyanlar”
da, o devir kilise yapısı da ve onlara uyan devlet idareleri de masum sayılabilir
miydi acaba?
Bugünün dünün hristiyanlık adına sergilenen vahşeti karşısında
yutkunan sorumluları; yarınlarda bugün işlenen cinayetler karşısındaki
tavırlarınıda sorgulanmayacaklar mıydı acaba?
Dünü savunamayan ve topu tarihe atan yetkililer, kendi devirlerinde sürüp
giden “Cadı Avından” da sorumlu değiller mi dersiniz?
Bugün, bilhassa komunizmin yıkılışıyla birlikte, bilinerek ve kasıtlı
olduğu aşikar olarak başlatılan, bilhassa 1979 İran İmam Humeyni harekatından
sonra ısıtılıp, 11 Eylül olaylarından sonra alevlendirilen “İslam düşmanlığı”ndan
da aynı neticelerin çıktığını ve çıkabileceğini göremiyorlar mı
acaba?
Son günlerde başlatılan “tesettürlü” müslüman kadınlarına yönelik
tartışmaların ve sözlü, fiili saldırıların “Cadı Avı”na benzeyen
taraflarını göremiyor olabilirler belki...
Ya islam coğrafyasında hergün binlerce masum çocuk, kadın ve ihtiyarın
katledilmesini, kılını kıpırdatmadan seyredenler, bunun İspanya katliamına,
kızılderili soykırımına benzediğini de farkedemiyorlar mı dersiniz?
Cevapsız kalan ve kalacak olan yüzlerce soru...
Yüzyıl sonra, bir televizyon kanalında, bugünleri değerlendiren bir
belgeseli seyreder gibiyim: “ekranda konuşan adam 2000’li yıllarda
Avrupa’da “tesettürlü” olduğu gerekçesiyle müslüman kadına yapılan
haksızlıkları, hakları gasb edilen masum insanları anlatırken, mikrofon
tuttuğu yetkililer, yapılanlardan duydukları üzüntüyü ıkına – sıkıla
anlatmaya çalışırken, ilave ediyorlar: “fakat tüm bu vahşeti batıcılığa,
hristiyanlığa ve laikliğe mal edemezsiniz”.
Haklıdırlar tabii herzaman olduğu gibi (!)
Peki ama, bu cinayetleri olmamışta sayamayız ki!..
Hem bizim derdimiz mesul bulmakta değil ki...
Sadece bir çarpıklığa dikkat çekmek, eğer anlayacak bir vicdan ve
izan sahibi kalmışsa, bizim niyetimiz...
Ne diyordu G. W. F. Hegel yıllar öncesinde “tanrı anlayışı çarpık
olan bir toplumun devleti de, hükümeti de, kanunları da çarpık olur”.
Yani ?
Ruhi
dengesi bozuk olan bir insandan, dengeli davranışlar beklemek budalalıktır.
Aynı şekilde ruh dengesi sağlanamamış olan toplumlardan da;
dengeli, adil davranış beklenemz.
Toplumun batılı, doğulu, güneyli, kuzeyli olması fark etmez.
Devletin adınında demokrat, sosyalist, monarşik, diktatör vs. olması;
teokratik, laik, dini veya dinsiz diye adlandırılması birşey ifade
etmez...
Çünkü inanç, insanın ve dolayısıyla toplumun ruhi dengesiyle
ilgilidir.
İnancı dengeli olmayanların davranışlarında denge beklenemez...
Çünkü doğruları çıkarlarına endekslidir, inançlarına değil...
Yani
çıkarlarını tanrı edinmişlerdir, tanrılarını da çıkar vasıtası...
Çarpıklık buradadır, Hegel’in dikkat çektiği gibi..
Gerisi “kumda çöple oynamak”.
Veya
“Cadı Avı”nın modern versiyonu: “kamusal alanda tesettürlüye yer
yoktur!” (şimdilik)
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Cadı
Avı
Bizden
hatırlatması
İki
Olay ve Hasta kafa
İnsanlığa
Kurulan Tuzak
Bir
Bu Eksikti!
Bütün
“teferruatta” mı saklı?
Kaşınan
ve Kaşıyanlar
Dünden
Bugüne Değişen Bir Şey Yok
SAYFA
BASI
ekin@turkpartner.de
|