·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  DÜŞÜNCE TURU

               Fikret Ekin

 

fikretekin@web.de


HADİ ORADAN SENDE...

Bir masal uydur!
Bir canavar yarat...
Çocukları canavarla korkut ve isteklerini yaptır bir bir...

Bilinen, bildiğimiz ve çocukluğumuzda da en az bir kez, bir şekilde yaşadığımız basit bir metod, yalın kat bir oyun...

Bu basit oyunu büyütüp globalleştirdiniz mi, masal uyduran büyükler yerine büyük güçleri; bilgisizliğinin ve korkularının kurbanı çocuklar yerine de, küçük devletleri koydunuz mu, günümüz dünyasında ne olup, ne olmadığını anlarsınız...

Hala anlamadıysanız, yardımcı olalım...

Bir zamanlar iki büyük iki ayrı masal ve iki ayrı canavar uydurdular ve çocukları bu canavarlarla korkutarak, bir bir kucaklarına çektiler.

Rusya ideal dünya düzeni komünizm masalıyla; şişko, kan emici kapitalistlerin canavarlaştırıldığı bir korku yaratarak girdi bir bir Türkistan’a, Kırgızistan’a, Polonya’ya, Macaristan’a, Ermenistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Küba... ve en son Afganistan’a

Giremediklerini de kan gölüne çevirdi, diğer masalcıyla kozlarını paylaşırken...

ABD’de bir başka masalla, son dünya düzeni, Liberalist-Kapitalist Dünya ideali ile bir komünizm canavarı uydurarak uyuttu ve kucağına çekti, Latin Amerika’yı, Orta Avrupa’yı, Afrika’yı, Mısır’ı , Türkiye’yi, Pakistan’ı....vs.

Sonra çocuklar büyüdü ve masallarla avunmaz, canavarlardan korkmaz olmaya başladılar diyecektik ki, masalcılardan biri diğerini bastırarak, rakipsiz kaldı..

Kaldı kalmasına da, masalı da canavarsız kaldı...
Masal canavarsız ve kahramansız olmazdı ki...
Öyleyse eski masal, eski bildik kahramanla, ama yeni bir canavarla devam ettirilmeliydi ki; küçükler kandırılmaya, korku ile kahramanın kucağına koşmaya ve orada uslu uslu oturmaya devam edebilsinler...

Canavar, Pentagon tarafından tasarlandı, Huntington tarafından tarif edildi, Pakistan’ın perişanlığından ve Afgan dramından beslenerek büyütüldü ve malum kurum ve kuruluşlarca sürüldü piyasaya...

Radikal İslam, İslam terörü, İslam tehlikesi...
Bu öyle bir canavardı ki, kılıktan kılığa girebiliyor, şekilden şekile geçebiliyor, dileyenin dilediği bedene oturtabileceği bir yapı özelliği taşıyordu...

Öyle ki, Rus işgaline direnirken mücahid diye adlandırılanlar, ABD işgaline direnince terörist olabiliyorlardı...

ABD’nin emir ve beslemesiyle İran’a savaş açıp, milyonlarca masumun kanını akıtan, onların verdiği kimyasal silahlarla kendi halkına kan kusturan kahraman(!) Saddam, bir anda hayatı boyunca ezdiği müslümanlara mal edilerek, islami terörist, diktatör olabiliyordu...

Aynı şekilde “made in USA”olduğu tartışma götürmez olan USA’me bin Ladin bildik masalın, bildik kahramanı(!)na karşı savaşan insanüstü bir canavar oluverdi ve tabiki ona bağlı olmakla el-Kaide canavarı dünyanın her yanında, nasıl ve hangi imkanlarla olduysa oldu şubeler açıp, değme istihbarat örgütlerinin beceremeyeceği eylemleri, hemde CIA’yı, MOSSAD’ı, İngiliz İstihbaratı’nı toptan atlatarak, gerçekleştirmeye başlayıverdi...

İstenilen olmuş, masal yeniden kahramanı ile ve öncekilere hiç benzemeyen 1 milyar 400 milyon “potansiyel ortağı” olan canavarı ile ortalığı korkuya verivermişti...

Bu öyle bir korkuydu ki, birazda çocukların menfaatine dokunan söylemler ve tarihi arka planla beslenince, istisnasız cümle çocuklar ABD’nin kucağına atlayıverdi...

Afganistan bu hengamede dünyanın desteğini alan ABD tuzağında yutulurken, çevredeki bir başka canavarın kucağından yeni kalkmış olan Türk devletleride bir bir hallediliverdi...

Arkasından aynı iştiyah ve tezgahla Irak yutulmak istendi ama, galiba biraz kılçıklı çıktı ki, ABD henüz  boğazını temizleyebilmiş görünmüyor.

Tabii Irak’ın kılçıklı çıkması, ABD’nin bu güne kadar gizli ve sessiz-sedasız yutmaya alışık olduğu için hissedilmeyen, diğer çocukların fark edemediği ameliyeyi gözler önüne seriverdi...

Masalın kahramanının elleri ve ağzı kan içinde, yutamadığı lokmalar dizinin önünde tüm dehşeti ile sırıtıyordu...

Tüm bunlar tartışılmaya başlanıp, çocuklar uyanacaktı ki, yeni saldırılar, hemde ilginç noktalardan, sökün ediverdi...

Korku yeniden dağları sarmış, çocukların dikkatleri kemik, kan ve kılçıkta; tekrar canavara çevrilmişti...

Zor olmuştu, ama olmuştu...

Suudi Arabistan’da islami terör(!), Malezya’da islam terörü(!), Türkiye ve İspanya’da islami terör(!) durumu kurtarmıştı...

Ama sorularda unutulmuş değildi...

Kafalar hala karışıktı. Bu masal akıl sahiplerine pek de inandırıcı gelmiyordu hani, bunca gayrete rağmen...

Öyle ya, madem ABD kahramandı da, dünyadaki 195 ülkeden 135 tanesinde asker bulundurmasının sebebi neydi?

Bu askerler bedavaya oralarda olmadıklarına göre, bunların masraflarını kim ve nasıl karşılıyordu?

Masal kahramanı nasıl oluyorda 135 ülkede 702 askeri üs yada tesis, enaz bir okadar da gizli istihbarat elemanı bulundurduğu halde, bunların masraflarını fazlasıyla o ülkelerden sömürdüğü halde; eti-budu belli olan bir USA’me bin Ladin ile başedemiyordu?..

Masalın canavarı el-Kaide nasıl bir canavardı ki, dünyayı avucunun içinde tutan bunca güçlü istihbarat birimlerini atlatarak, ancak dünyada CIA, MOSSAD gibi belli sayıdaki istihbarat birimlerini becerebileceği türden eylemler gerçekleştirebiliyordu?..

Bu canavar nasıl bir canavardı ki, ancak kollektif bir akıl ve saat gibi işleyen bir organizasyon  ile yapılabilecek eylemler gerçekleştirdiği halde, ancak akılsızların yapabileceği türden basit hatalar yapabiliyor ve kendine zarar verecek(!) yerlerde eylem yapabiliyordu?

Bu canavarın niyeti Türkiye’yi İsrail’e yakınlaştırmak olabilirmiydi acaba? Öyleyse neden?

Bu canavar İspanya’da seçime iki-üç gün kala, seçim dolayısıyla dünyanın kaderini değiştirebilecek bir olayı nasıl ve niçin organize etsindi?
'
Neden eylemi yaptığı iddia edilenlerle, eylemden parçayı toplayanlar farklıymış gibi görünüyordu?...

Sorular çoğaldıkça çoğalıyor cevaplar gürültü ile boğuluyordu...

Velhasıl masal bildik masal, kahraman ve canavar tanıdık mı?...

SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

Hadi oradan sende...
''Bu Ne Kafa"
''Puzzle'' ın bütününü görmek (3)
''Puzzle'' ın bütününü görmek (2)
"Puzzle'' ın bütününü görmek (1)
Berlin`deki Yargıclar izinde mi?
Ne olur, ne olmaz
Cadı Avı
Bizden hatırlatması
İki Olay ve Hasta kafa
İnsanlığa Kurulan Tuzak
Bir Bu Eksikti!
Bütün “teferruatta” mı saklı?
Kaşınan ve Kaşıyanlar
Dünden Bugüne Değişen Bir Şey Yok
   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Fikret Ekin
Hadi oradan sende...
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Muhsin Ceylan
Temennim, haksız çıkmak!
Sebahattin Çelebi
Gözlerimde ölür akşamlar...
Üzeyir Lokman Çaycı
Çağın üzerindeki karanlıklar 
Şensel Aşkın
Ölü Canlar
Mahmut Aşkar
Şiddet İmalathanesi
Yılmaz Kuzucu
Kimse sizin yerinize düşünmez
Sizden Biri
Hedef “Bir” dir
Ali Kılıçarslan
Doğru yazalım, doğru konuşalım!
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
İsmail Altıntaş
Gençlik ve Eğitim
Alperen Çelik
Ortadoğu
Şefik Kantar
Schröder’le AB trenine binmek mümkün mü?
Hidayet Kayaalp
Kabaklı köyün ahalisi ve NLP
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Ayten Kılıçarslan
Azınlık Türk kadın hareketi var mı?
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili