|
İKİ
OLAY ve HASTA KAFA
Geçtiğimiz
günlerde üzücü ve iğrenç bir olay yaşandı.
Almanya’nın Telgte kasabasında üç temizlikçi
kadın bilinmeyen canilerce katledildi.
Daha sonra polis, aralarında bir Türk kadınında
bulunduğu, bu üçlü cinayeti Türk kadınının
kocasının organize ettiğini duyurdu.
Olay henüz soruşturma aşamasında.
Fakat Alman, medyası bilhassa malum gazete, Süddeutsche
Zeitung gibiler, hemen mal bulmuş magribi gibi olaya sarıldılar
ve salvo atışları başladı...
Cinayet, müslümanlarda boşanma olmadığı
için işlenmiş”(miş)...
“Başka bir sevgilisi olan Hüseyin D., İslamiyette
boşanma olmadığı için, sevgilisi ile
evlenmek gayesiyle bu cinayeti işlemiş”(miş)...
Hatta bu “hasta kafa”lılar işi o kadar ileri götürdüler
ki, bu mantığı genişlettiğimiz zaman
karşımıza
bugünkü ABD-IRAK krizindeki mantık çıkıyor...
Süddeutsche Zeitung bu olayın Almanya’da yaşayan
yabancıların (tabiki burada kasdedilen müslümanlar,
daha doğrusu Türkler) “topluma uyumunun ne kadar zor
olduğunu gösterdiğini” savunmaya devam ediyor.”Bir
müslümanın eşini öldürtmesi bir ortaçağ
zihniyetini gösteriyor. Bu cinayetin medeni bir çevrede gerçekleşmiş
olması da çok endişe verici bir durum”...
çıkça şahsi, adi bir olay bu “hasta kafalar”
tarafından, her zaman ve her yerde olduğu gibi, yine
genelleştiriliyor, İslamiyete çamur atmanın, Türkleri
suçlamanın ve uyumsuzluğu onların sırtına
yüklemenin vasıtası haline getiriliyor...
Fakat nedense bu “hasta kafalar” kendi “çağdaş,
medeni” toplumlarındaki, Avrupa Ortaçağının
dahi gerisindeki gelişmeleri görmemezlikten geliyorlar
her zaman...
Mesela Solingen’de uyuyan insanları ateşe veren
“hasta fikirdaşlarının vahşetini Alman
toplumunun uyumsuzluğu”olarak algılamıyorlar
(!) nedense...
Mesela aynı günlerde Almanyada bir başka olay yaşandı!.Yaklaşık
birbuçuk yıl önce kaybolan küçük Paskal’ın
4’ü kadın, 8’i erkek toplam 12 kişilik bir çete
tarafından ,nice benzerleri gibi kaçırılıp,
tecavüz edilerek ve fuhuşa zorlanarak öldürüldükleri
belirlendi...
Lakin ne hikmetse (!) Süddeutsche Zeitung ve benzerleri
“hasta kafalar” bu olayın içinde herhangi bir Türk
ve müslüman adı geçmediği için olsa gerektir ki,
bu olayı “Avrupa Ortaçağını” hatırlatan
bir olay, bir “uyumsuzluk” örneği olarak değil,
Almanların veya Hiristiyanların topyekün suçuymuş
gibi hiç değil, basit bir polisiye vakası olarak
ele aldılar...
Sadece bu iki olaya bakış farklılığı
dahi Batılı “hasta kafaların” gerçek
niyetlerini, ikiyüz yıldır insanlığa
zorla dayatmaya çalıştıkları “medeniyet”lerini,
her gün her yerde göre göre tiksindirmeye başlayan
şahsiyet(!)lerini anlamamız bakımından, ne
kadar da manidardır...
Sadece bu iki olaya bakış farklılığı
dahi, bu “hasta kafaların” insan hakları,
vicdan hürriyeti, adalet, hak-hürriyet gibi kavramları
nasıl ve ne manada kullandıklarını,
kullanabildiklerini anlamamız bakımdan ne kadar uyarıcı...
Sadece bu iki olaya bakışlarındaki yamukluk
dahi, ABD’nin Irak ve diğer İslam ülkeleri hakkındaki
teröristlik, demokrasi, yeni dünya düzeni gibi kavramların
arkasına saklandıkları asıl niyetlerini
ele vermeye yetiyor...
Bütün bunlara rağmen gördüğü güzel ağaçları
“noel ağaçlarına” benzeten, bulunduğu
devlet sofrasında “içki olmayışına”
isyan eden gazete yönetmenleri, yüzyıldır sanki
İslam ülkelerine müslümanlar, Türkiye’ye Türkler hükmediyormuş
gibi, bugünkü olayların sorumluluğunu İslam’a,
Türk’e yıkmaya çalışan “köşe
yazarları” (daha doğru bir ifade ile “köşesiz
yazarlar”),”batının beslemeleri” de aynı
nakaratı çalmıyorlar mı? İşte buna
dayanamıyor insan...
Ve çıkıp meydana haykırası geliyor
“kollarını makas gibi açarak”..
“Durun kalabalıklar, bu yol çıkmaz sokak”...
Veya yumup gözlerini gerçeklere, kurtulduğunu
sanmak kaçarak...
Bu vesile ile “Telgte” olayında Süddeutsche Zeitung
gibi “hasta kafalılara” gerekli tepkiyi gösteren Türk
kökenli SPD Milletvekili Leyla Akgün’e de teşekkürlerimizi
sunuyoruz, gerçeğe gözlerini yummadığı için...
Darısı diğerlerinin başına
İnşaallah...
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
İki
Olay ve Hasta kafa
İnsanlığa
Kurulan Tuzak
Bir
Bu Eksikti!
Bütün
“teferruatta” mı saklı?
Kaşınan
ve Kaşıyanlar
Dünden
Bugüne Değişen Bir Şey Yok
SAYFA
BASI
ekin@turkpartner.de
|