·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  DÜŞÜNCE TURU

               Fikret Ekin

 

fikretekin@web.de

İKİ OLAY ve HASTA KAFA

Geçtiğimiz günlerde üzücü ve iğrenç bir olay yaşandı. Almanya’nın Telgte kasabasında üç temizlikçi kadın bilinmeyen canilerce katledildi.

Daha sonra polis, aralarında bir Türk kadınında bulunduğu, bu üçlü cinayeti Türk kadınının kocasının organize ettiğini duyurdu.

Olay henüz soruşturma aşamasında.

Fakat Alman, medyası bilhassa malum gazete, Süddeutsche Zeitung gibiler, hemen mal bulmuş magribi gibi olaya sarıldılar ve salvo atışları başladı...

Cinayet, müslümanlarda boşanma olmadığı için işlenmiş”(miş)...

“Başka bir sevgilisi olan Hüseyin D., İslamiyette boşanma olmadığı için, sevgilisi ile evlenmek gayesiyle bu cinayeti işlemiş”(miş)...

Hatta bu “hasta kafa”lılar işi o kadar ileri götürdüler ki, bu mantığı genişlettiğimiz zaman karşımıza  bugünkü ABD-IRAK krizindeki mantık çıkıyor...

Süddeutsche Zeitung bu olayın Almanya’da yaşayan yabancıların (tabiki burada kasdedilen müslümanlar, daha doğrusu Türkler) “topluma uyumunun ne kadar zor olduğunu gösterdiğini” savunmaya devam ediyor.”Bir müslümanın eşini öldürtmesi bir ortaçağ zihniyetini gösteriyor. Bu cinayetin medeni bir çevrede gerçekleşmiş olması da çok endişe verici bir durum”...

çıkça şahsi, adi bir olay bu “hasta kafalar” tarafından, her zaman ve her yerde olduğu gibi, yine genelleştiriliyor, İslamiyete çamur atmanın, Türkleri suçlamanın ve uyumsuzluğu onların sırtına yüklemenin vasıtası haline getiriliyor...

Fakat nedense bu “hasta kafalar” kendi “çağdaş, medeni” toplumlarındaki, Avrupa Ortaçağının dahi gerisindeki gelişmeleri görmemezlikten geliyorlar her zaman...

Mesela Solingen’de uyuyan insanları ateşe veren “hasta fikirdaşlarının vahşetini Alman toplumunun uyumsuzluğu”olarak algılamıyorlar (!) nedense...

Mesela aynı günlerde Almanyada bir başka olay yaşandı!.Yaklaşık birbuçuk yıl önce kaybolan küçük Paskal’ın 4’ü kadın, 8’i erkek toplam 12 kişilik bir çete tarafından ,nice benzerleri gibi kaçırılıp, tecavüz edilerek ve fuhuşa zorlanarak öldürüldükleri belirlendi...

Lakin ne hikmetse (!) Süddeutsche Zeitung ve benzerleri “hasta kafalar” bu olayın içinde herhangi bir Türk ve müslüman adı geçmediği için olsa gerektir ki, bu olayı “Avrupa Ortaçağını” hatırlatan bir olay, bir “uyumsuzluk” örneği olarak değil, Almanların veya Hiristiyanların topyekün suçuymuş gibi hiç değil, basit bir polisiye vakası olarak ele aldılar...

Sadece bu iki olaya bakış farklılığı dahi Batılı “hasta kafaların” gerçek niyetlerini, ikiyüz yıldır insanlığa zorla dayatmaya çalıştıkları “medeniyet”lerini, her gün her yerde göre göre tiksindirmeye başlayan şahsiyet(!)lerini anlamamız bakımından, ne kadar da manidardır...

Sadece bu iki olaya bakış farklılığı dahi, bu “hasta kafaların” insan hakları, vicdan hürriyeti, adalet, hak-hürriyet gibi kavramları nasıl ve ne manada kullandıklarını, kullanabildiklerini anlamamız bakımdan ne kadar uyarıcı...

Sadece bu iki olaya bakışlarındaki yamukluk dahi, ABD’nin Irak ve diğer İslam ülkeleri hakkındaki teröristlik, demokrasi, yeni dünya düzeni gibi kavramların arkasına saklandıkları asıl niyetlerini ele vermeye yetiyor...

Bütün bunlara rağmen gördüğü güzel ağaçları “noel ağaçlarına” benzeten, bulunduğu devlet sofrasında “içki olmayışına” isyan eden gazete yönetmenleri, yüzyıldır sanki İslam ülkelerine müslümanlar, Türkiye’ye Türkler hükmediyormuş gibi, bugünkü olayların sorumluluğunu İslam’a, Türk’e yıkmaya çalışan “köşe yazarları” (daha doğru bir ifade ile “köşesiz yazarlar”),”batının beslemeleri” de aynı nakaratı çalmıyorlar mı? İşte buna dayanamıyor insan...


                        Ve çıkıp meydana haykırası geliyor “kollarını makas gibi açarak”..

                       
“Durun kalabalıklar, bu yol çıkmaz sokak”...

                       
Veya yumup gözlerini gerçeklere, kurtulduğunu sanmak kaçarak...

Bu vesile ile “Telgte” olayında Süddeutsche Zeitung gibi “hasta kafalılara” gerekli tepkiyi gösteren Türk kökenli SPD Milletvekili Leyla Akgün’e de teşekkürlerimizi sunuyoruz, gerçeğe gözlerini yummadığı için...
                         Darısı diğerlerinin başına İnşaallah...
SAYFA BASI




Yazarın diğer yazıları:

İki Olay ve Hasta kafa
İnsanlığa Kurulan Tuzak
Bir Bu Eksikti!
Bütün “teferruatta” mı saklı?
Kaşınan ve Kaşıyanlar
Dünden Bugüne Değişen Bir Şey Yok

   
SAYFA BASI

ekin@turkpartner.de

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Fikret Ekin
İki Olay ve Hasta Kafa
Mahmut Aşkar
Şiddete dayalı siyaset
Dr. Nebil Bozdoğan
Kellik tedavisinde son nokta: saç ekimi
Sizden Biri
Evelallah Türk, elhamdülillah müslümanız
Ali Kılıçarslan
Milletin parasıyla içki içmek
Ozan Yusuf Polatoğlu
Geldi petrol diyarına Amerikalı kovboy
Muhsin Ceylan

Menfaat karşılığı susmak

İsmail Altıntaş
Yılbaşı ve İç Gözlem
Şefik Kantar
Yaşasın, kurtulduk ! (mu)?
Fazlı Arabacı
AB ve din anlayışı
Ismail Tüysüz
Yeşilçamda bir emekci
Üzeyir Lokman Çaycı
Yargılanmışım
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Ahmet'in Hikayesi