·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  DÜŞÜNCE TURU

               Fikret Ekin

 

fikretekin@web.de

İnsanlığa Kurulan Tuzak

ikret Ekin

 

ABD Irak’a vuracak mı, vurmayacak mı tartışmaları yerini yavaş yavaş “ne zaman vuracak”, “nasıl vuracak” sorularına terk etti..

Hiç kimse “ABD Irak’a ne hakla ve hangi selahiyetle vurmaya yelteniyor?” sorgumalasını yeterince yapmadı, yapmıyor...

Teslimiyetçi bir kördöğüşü sürüp gidiyor..

ABD haklı olduğunu ABD’lilere dahi izah edemezken, çömezler çoktan zorbanın haklılığını ilan ettiler bile..

Oysa ortada çok ilginç ve iğrenç iddialar, hiçte yabana atılan cinsten olmayan şekliyle hem de, dolanıp duruyor..

Eski silah denetçisi, Irak’ta kimyasal ve nükleer silahın olmadığını, kalmadığını hergün haykırıyor..

Olsa bile, bunun bir ülkeye cehennem azabı çektirmeye gerekçe olmadığı, Rusya’nın, İsrail’in, Hindistan’ın bizzatihi ABD’nin bu silahlara, hemde çok fazlasıyla, sahip olmuş olmaları değil midir?

Aynı şey mi? Saddam diktatör ve zalim’ diyeceksiniz..

İran’a saldırırken, Halepçe’de Batı’nın kimyasal silahlarını onbinlerce insanın üzerinde denerken ama herkes ondan “Irak Devlet Başkanı” diye saygıyla bahsediyordu, daha 15-20 yıl önce.. Şimdi “Irak Diktatörü” diyor tüm basın kaynakları.. Saddam mı değişti, ona biçilen rol mü değişti, haydi onu sormayalım.

Ama ABD Başkanının, İsrail Başbakanının, Rus Devlet Başkanının, Saddam’dan, daha az veya daha çok, zalim olup olmadığına kararı kim verecek? Bu zalimliğin ölçüsü kime göre ve neye göre belirlenecek?

3 Milyon çocuğun sadece Irak’ta açlıktan ölümüne sebeb olan ABD; Afrikayı silah ticareti için kan gölüne çevirenler; Vietnam, Kamboçya katliamlarının sorumluları; Afganistan, Sudan katilleri, kendi insanlarını dahi gözlerini kırpmadan, ince ayarlarla öldürtebildiği bugün açıkça yazılıp, söylenenler; 3 aylık, 6 aylık bebekleri roketatarlarla öldürüp; “terörist” dediği insanların tüm ailesini, evini dahi yıkarak cezalandırmaya yeltenip, “suçun şahsiliği” gibi en basit bir kuralı dahi hiçe sayanlar; Çeçenistan’da bir milleti topyekün yok ettiği herkesçe malum olan ve bu caniane işlemi sürdürürken de ‘ortaçağ savaş kurallarının’ dahi gerisinde bir hunharlık sergilediklerini, kendi askerlerinin ağızlarından, duyduklarımızın Saddam’dan farkı nedir, nasıl anlayacağız?

Eğer Birleşmiş Milletler diye bir kurum varsa ve onun verdiği kararlar bu kadar önemliyse, Saddam hakkında verdiği kararın en az on mislisini İsrail hakkında vermemiş midir?..

usya’nın Çeçen katliamı hakkında Birleşmis Milletler kararı yok mudur? Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığı katliam hakkında karar yok mudur?..

Yok eğer belirleyici etken “güç” ise, ki öyle olduğunu sadece aptallar anlayamamıştır, o zaman bu yavelere, safsatalara ve yalanlara ne gerek var?

Yok “Birleşmiş Milletler” kararları, yok Saddam’ın nükleer silahları varmış, yok efendim Saddam Terör örgütü ile irtibatlıymış, yok daha olmadı, tutmadı ve âlem yutmadıysa, “ama Saddam Babamı öldürtecekti”, çocuklukları..

Pes doğrusu..

Dünya devleti olmak buysa bin kere pes..

Dünya siyaseti dedikleri buysa yüzbin kere pes..

İnsan Hakları, Birleşmiş Milletler, Hür Dünya öyle mi?

Vatanını savunanlara canavar; canilere, işgalcilere kör dünya öyle mi?

Bugün insanlığın hak, hukuk, adalet duygusunu dumura uğratanlar; petrol, silah ticareti, ekonomik endişelerle pis bir çamura yatanlar; yarın ‘güç’ başkasının eline geçince ‘neyin arkasına’ saklanacaklar?

Sadece bugün işledikleri cinayetlerin değil, yarın onların açtıkları bu “pis çığırda” yürüyenlerin işledikleri cinayetlerin de sorumlusu olmayacaklar mı?

Yoksa bu devren hep böyle mi döner sanıyorlar?

Eğer öyle ise, ki öyle görünüyor, çok kötü aldanıyorlar!

Hayalini yaşattıkları Bizansı zulümde belki geçebilirler, özendikleri Firavuna mutlaka benzeyebilirler ama asla Musa’ların çıkmasını engelleyemezler; Alpaslan ve Osman Gazilere mani olamazlar, çünkü tarihin çarkı zalimleri öğütmüş, mazlumları hep büyütmüştür..

Bu dün böyleydi..
Yarın da mutlaka böyle olacaktır!
Zalim akıttığı kanda boğulacaktır!
Dileğimiz ve gayretimiz daha fazla kan akıtılmadan, daha fazla acı çekilmeden; zalimsiz, zulümsüz, insanca ve hakça bir dünyaya kavuşmaktır..

Yoksa ümitsiz değiliz. Korkmuş hiç değiliz.. Boyunda eğmeyeceğiz..

Bekleyen görür! Çalışacak, sabredecek ve göreceğiz..

SAYFA BASI





Yazarın diğer yazıları:

İnsanlığa Kurulan Tuzak
Bir Bu Eksikti!
Bütün “teferruatta” mı saklı?
Kaşınan ve Kaşıyanlar
Dünden Bugüne Değişen Bir Şey Yok

   
SAYFA BASI

ekin@turkpartner.de

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Fikret Ekin
İnsanlığa Kurulan Tuzak
Mahmut Aşkar
Aman ehliyetsizin elinden
Muhsin Ceylan

Temizlikçi Erika´nın oğlu Başbakan

Sizden Biri
Bakkal Mühendis
İsmail Altıntaş
Üç Aylar ve Zamanın Kutsallığı
Şefik Kantar
Yaşasın, kurtulduk ! (mu)?
Fazlı Arabacı
AB ve din anlayışı
Ismail Tüysüz
Yeşilçamda bir emekci
Üzeyir Lokman Çaycı
Yargılanmışım
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Ahmet'in Hikayesi