|
DÜŞÜNCELER
Hidayet
Kayaalp
|
|
|
h.kayaalp@web.de |
‘SÖZLERİNİZE DİKKAT EDİN’
Büyük düşünür Farabi, “Kelimeler ruhumuzun gizli
şifreleridir” demiş. Bu yüzden olmalı ki, insan
davranışlarnı inceliyenler, karşılarındaki insanı sadece
dinler ve bir-iki soru sormakla yetinirler... Çünkü,
“ağızdan çıkan her söz, kulaktan geri dönüp beyni
programlar”. İnsanın konuşurken kullandığı her kelime,
sadece onun ruh halini yansıtmakla kalmaz, bizi, geçmişte
yaptıklarından ve gelecekte yapmak istediklerinden de
haberdar eder.
Klasik psikolojinin “olumlu olma” yı zihin ve vücut sağlığı
açısıdan ele alıp, tavsiyeler de bulunduğunu hepimiz
biliriz. Ancak, Qantum fiziğinin baş döndürücü bir hızla
ilerliyen keşif ve tesbitleri üzerinde oluşan modern
psikoloji “olumlu olma” yı, daha ileri aşamalara taşıyarak,
her tür maddi ve manevi inkişafın (gelişmenin) “Olmaz sa,
olmaz”ı olarak ele almakta dır!
Mesela, çocuğunuza, evden çıkarken “kimseyle kavga etme ” mi
diyorsunuz!? Veya herhangi bir insana kendinizden
bahsederken “ben kimseye yamuk yapmam” mı diyorsunuz, vb.
“Ne var bunlar da, doğru değil mi?” denebilir. Şimdilik
,“niyet iyi, usul yanlış” demekle yetineceğim.
Ama birgün siyaset yapmak isteyip, ülke kaderi üzerine
konuşmanız icabederse bin düşünüp, bir konuşmalısınız.
“Böldürme yiz”, “parçalatma yız” “yıktırma yız” “yaktırma
yız” laflarını hiç hatırlamamak üzere beyninizden çıkartıp
atın!.
Yine “ne var bunlar da?” derseniz, benim bu konuda
söyliyeceklerim şunlar olur:
Eğer milyonları ikna edip, hep bir ağızdan “ kahrolsun” ‘
bilmemkim’ derseniz bir müddet sonra kimsenin bilmediği o
‘bilmemkim’ bilinen bir hüviyet ile ülkede arz-ı endam
etmeye başlar.
Yukarıdaki negatif söylemlerin yerine: “birlik”,
“beraberlik” “ihya etmek” “inşa etmek” “yaşatmak” gibi
kavramları yerleştirip bunlara paralel hedefler ortaya
koymak gerekir.
Bu sözleri kabullenmek biraz zor olabilir; zira, insan
bildiklerine değil, alışkanlıklarına uygun davranışlar
sergilemeye meyyaldir. Ama kötü alışkanlıkları terketmek te
insanın tekamülü için gerekli bir görevdir!
Yaşı 50’yi bulanlar iyi bilirler; 70’li yıllarda bir
kısmımız “Kahrolsun kominizim, kahrolsun Rusya” diye
bağırdık, bir kısmımız da “Kahrolsun Amerika, kahrolsun
faşizim” diye bağırdık.
Sonuca hiç dikkat ettiniz mi?
Kimler “kahroldu”?!
Her iki tarafın da bağıranları!
Amerika’nın “çocukları” ülkede öyle bir faşizm uyguladılar
ki, iki tarafta zindanlar da ezildi, “kahroldu”
Ama her iki kesimin ortak bir söylemi daha vardı,
hatırladınız mı?
“Bağımsız Türkiye”
Ülkemiz yetmiş sente muhtaç edildi ama, yine de
bağımsızlığını korudu.
Yaradan belki de, her iki kesimin “Bağımsız Türkiye”
nidalarını dua kabul etti.
Kısaca şunu demek isterim:
Kendiniz için, aileniz için, milletiniz için ve tüm insanlık
için sadece istediklerinize yoğunlaşıp, onları haykırın!
Bu tavır, asla bir “lay lay-lom” tavrı değildir.
Allah’ın, kainatın “atomaltı düzeyi” yle insan beyni
arasında kurduğu “ilişkiler yasası”nın bir gereğidir!
Mutasavvuflar, “Her sözün mana alemin de bir karşılığı
vardır” diyor.
Quantum fiziği, her söz, her düşünce kendi anlamına denk
düşen bir enerji firekansıyla “atom altı düzey”de
karşılığını bularak dünyamız da “şekle” dönüşür, diyor!
İmam-ı Rabbani, “Güzel düşünen, güzel görür” diyor!
Emerson, “Kişi gün boyu düşündüklerinden ibarettir” diyor!
Bakın bu mevzunun pozitif alanda ki en büyük ispatı M.Gandhi
ne diyor;
“Sözlerinize dikkat edin, düşüncelerinizi oluşturur!
Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınızı oluşturur!
Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınızı oluşturur!
Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınızı oluşturur!
Alışkanlıklarınıza dikkat edin, kişiliğinizi oluşturur!
Kişiliğinize dikkat edin, kaderinizi oluşturur!”
Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah : “Biz onların kaderlerini
boyunlarına astık.”
diyerek, belkide bu konuya noktayı koyuyor!
Görüyorsunuz, Din, bilim, felsefe, tasavvuf hep aynı
noktaya işaret ediyor.
Unutulmaması gereken son husus şudur:
Şeytanın varlığı, sadece, meleklerin önemine dikkat çekmek
içindir.
Rehberi melek olanın, ayrıca şeytanla uğraşmasına gerek bile
kalmaz...
27.9.2010
Hidayet Kayaalp
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
‘SÖZLERİNİZE
DİKKAT EDİN’
EVET...
EVET... EVET ARKADAŞLAR..!
“ÜSTÜNÜZÜ
GİYİNİN ÜŞÜRSÜNÜZ”
ATIB
KURULTAYI
LAMI
CİMİ YOK
OYNAMADAN
GÜLEBİLMEK
HÜSEYİNSİZLEŞEN
TOPLUM RAYDAN ÇIKAR
YİĞİTLER
YÜKSEKTE ÖLÜR...
YEN
İÇİNDEN KOKU GELİYOR
BEN
ASYA’LI BİR KÖYLÜYÜM
ADEM’İN
ŞERLİ ÇOCUKLARI
Aşk
yolunda bir soylu rehber: Yunus Emre
SÖZE
AYAR VERMEK
KÜRESEL
BÜYÜCÜLÜK
HÜSEYİN
ÜZMEZ’E AÇIK MEKTUP
İNİLTİ
BÖLÜNMÜŞ
SEVDA
Sehpaya
uygun boyacı mı aranıyor
Mumla
eriyen umutlar
Düşünmek
farzmıdır?
Demokrasinin
çişimi geliyor
Söğüt’ün
sevenleri
Kış
Raporu
Kasıntı
Kütürü
Asrın
Belasına
Çözüm...
Eşeklerin
Gizemli Dünyası
İletişim
Kavşağının İşaret Levhaları:İlgi
Kalıpları
Ertuğrul
Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Kendimizle
İletişim
Övgülerle
sövgüler arasında
Değişimin
Zihinsel Aşamaları
İletişim
kanalları ve farklı davranışlar
NLP
ve Biz
Kabaklı
köyün ahalisi ve NLP
"Değişim
mi, Gelişim mi?"
SAYFA
BASI
|