|
YEN İÇİNDEN KOKU GELİYOR
Tuhaf
duyguların baskısı altındayım...
Hani, “meşhurlar”la yapılan röportajların sonuna doğru
çerez kabilinden “Hayatta, ‘keşke’ dediğiniz birşey oldu
mu” diye bir soru sorulur ya...
Ben de, şu an keşke birisi çıksa da, bana bir “keşke” sorusu
sorsa diye bekleme arzusu ile dolup taşıyorum.
“Meşhur olmadığın halde sana niye böyle bir soru soran olsun
ki?” yaklaşımı, sadece sıkıntımın katsayı üzerinden
artmasına sebep olabilir!
Zira, yanlışlıkla da olsa bana böyle bir soru geldiğinde
cevabım sizin bende olmadığını imaya çalıştığınız
“meşhuriyet” olgusuna yönelik olacaktır:
“Keşke ben de meşhur bir insan olabilseydim.”
Gerçi yarım asırlık ömrümde karşıma, kişyi meşhurlar alanına
taşıyacak enstürümanlar konmadı değil, ben onları çalmayı
bir türlü beceremedim;
hatta, gel bize sap ol da, şu yolları açalım diyen baltalar
bile oldu ama bir baltaya sap bile olamadım... Psikolog
dostlarıma göre bu duruma, “kişinin derin yapısındaki başarı
korkusu” denirmiş... Yüzey yapıdaki “yükseklik korkusu” gibi
bir şeymiş.
Ne olurdu ben de, her sözünde keramet arıyan müridleri olan
bir şeyh.. veya her çetin soruya rüya yoluyla cevap alan bir
abi... veya kayıtsız şartsız itaat edilmesi gerektiğine
inanılan bir başkan... hiç değilse bir kuruluşun Fetva
Komisiyonu Üyesi sıfatına haiz insanlar kadar meşhur ve
sözlerine hiçbir filitre takılmadan uyulan birisi
olabilseydim...
O zaman ne mi yapardım?
Dünya’ya dönüp:
FAİZ HARAMDIR! Derdim.
Bu sözü, “ Ekonomik Kriz”le boğuşan dünyanın, bugün her
zamankinden daha çok duymaya ihtiyacı var!
Sömürücü Kapitalist anlayışın fare yerine koyduğu
rakipleriyle yetinmeyip, kendi yavrularını yemeye başlayan
insafsız bir kediye dönüştüğünün ayan beyan ortaya çıktığı
bu günlerde, bu sözü tüm Ademoğullarının duymaya ihtiyacı
var!
Vatikan, krize karşı ‘İslam’ın Faizsiz Bankacılık’
anlayışına dikkat çekiyor! (6 Mart 2009/ Zaman Gazetesi)
Kendisi bankacılık sektöründen gelen ve “Globallaşmanın
Pezevenkleri” kitabının da yazarı bayan Loretta Napoleoni
daha ilginç bir tesbit ortaya koyuyor: “İslamın mali
sisteminde bizim çoktan beri kaybettiğimiz ahlaki bir kod
var.” (Mahmut Aşkar/www.turkpartner.de)
Bizimkiler nerede?
Kimse kusura bakmasın, onlar ‘Kutsal’ı
kirlettiler...Allah’ın apaçık sözlerine zorlama gayretlerle
başka anlamlar yüklediler. Bunu da, bağlamından kopardıkları
bazı büyük fakihlerin sözlerini dillerine dolayarak
yaptılar. Peygamber Efendimizin Veda Hutbesi’ni anlamaya hiç
yanaşmadılar!
2002 Yılında Almanya’da yayınlanan Aktuel dergisinsin
Mayıs-Haziran sayısında yazdığım yazıdan bir bülüm:
“Dilimi eğip bükmeden, sağa-sola bakmadan elimi çabuk tutup
hemen söylemeliyim ki, faiz haramdır!
Yahu bu, “Taşları yemek yasak” der gibi bir şey oldu. Bizim
kulağımıza okunan ezandan sonra duyduğumuz ilk beş-on
kelimeden biridir bu, yoksa sen yeni mi öğrendin?” gibi,
alayvari itirazlara muhatap olmayı göze alarak bir daha
söylemeliyim ki faiz haramdır!
“Bu gidişle çok değil, 5-10 yıl sonra faizin haram olduğunu
söyleyebileceğimiz platfomları (Mescit ve Camiiler dahil) ne
kadar azalacağını düşünerek şimdiden aşk ve şevk ile bir
daha diyelim ki, faiz haramdır!”
Söylenmesi gereken söylense de ortaya çıkan bir sınıf var
ki, hep onların dediği oluyor. Merhum Şeriati’nin “Dine
Karşı Din” tesbiti gerçekten insanı ürpertiyor!
Şimdi ben birkaç soru soruyorum:
1-Almanya’da yaşayıp da beş yıldan bu yana gittiğiniz
herhangi bir camide faizi yasaklayan ayetlerin okunduğuna
şahit oldunuz mu?
2- Kendilerini “İslami Kuruluş” diye adlandıran cemaatlardan
birinin, mescid veya camilerini faizsiz aldıklarına şahit
oldunuz mu?
3- Bu sorum
da siz cemaate: İlk soruya cevabınız evet, ikinci soruya da
cevabınız hayır ise, o zaman dönüp, “Bu ne perhiz, bu ne
turşu” sözünü ilgililere hatırlattınız mı?
4- Eğer hatırlattı iseniz beyzadeler celallenip, muhtemelen
“ Para vardı da biz mi böyle yaptık!” diye, Demirelvari
cevap vermiş olabilirler. Eğer öyleyse onlara Kur’an-ı
Kerim’de geçen Karzı Hasen kavramının ne anlama geldiğini
sordunuz mu?
5-Eğer bunuda yaptınız ve siz hâlâ o cematten
uzaklaştırılmadı iseniz, ne yapmayı düşünüyorsunuz?
(Tavsiyem, ayrılmayın ve onlara faizin haram olduğunu
sabırla anlatın, sizi kovmadıklarına göre hâlâ niyetleri iyi
sayılır.)
“Düşünmez misiniz?”
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimizin tekraren bize hatırlattığı bu
gerçekten uzaklaşarak neden zorlamalara başvururuz. Bir söz
veya herhangi bir iddianın eğri ve doğruluğu ortaya çıkan
sonuçlaryla anlaşılır. Bir söz veya bir ideolojinin parlak
kağıtlara yazılıp karizmatik kişilerce ifade edilmiş olması
gerçeği değiştirmez ama maalesef anlaşılmasını
geçiktirebilir!Eğer buna sebep olanlar müslümanlık iddası
taşıyan kimselerse ürpermeleri gerekir!
“Siz insanlık için çıkartılmış en hayırlı ümmetsiniz...”
Ayetini tefsir ederken merhum Seyyid Kutup, eğer dünyada
birtakım haksızlıklar yolsuzluklar katliamlar varsa,
Müslümanın sorumluluğuna dikkat çeker. Çünkü, O’nda (Kur’an)
tüm insanlık için kurtuluş iksirleri vardır.
Kur’an bir yönüyle dört Kutsal Kitabın da devamı olduğu için
Hiristiyan toplumu içinde yetişmiş bayan Lopretta Napoleoni
“İslamın mali sisteminde bizim çoktanberi kaybettiğimiz
ahlaki bir kod var” tesbitine ulaşıyor.
Dileğim, bizim cami alınmasına bile “Caizdir” fetvasını
basan “fukahamız” bu işin yanlışlığı tesbitine ulaşır da,
Müslümanlar tüm insanlığa “Faiz haramdır!” mesajını
anlatmaya yoğunlaşırlar.
Ben şimdilik “yen içinde kırılan kollar”dan sadece birine
dikkak çekmek istedim. Ama unutmamalıyız ki, İslam`ın faiz
hassasiyeti, onun toplumsal hayata uzanan en önemli
koludur; onun kırılması sözün bittiği yer olur!
Diğer kırdığınız kollara da bir göz atmanız dileğiyle...
Hidayet Kayaalp /8.Mart 2009
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
YEN
İÇİNDEN KOKU GELİYOR
BEN
ASYA’LI BİR KÖYLÜYÜM
ADEM’İN
ŞERLİ ÇOCUKLARI
Aşk
yolunda bir soylu rehber: Yunus Emre
SÖZE
AYAR VERMEK
KÜRESEL
BÜYÜCÜLÜK
HÜSEYİN
ÜZMEZ’E AÇIK MEKTUP
İNİLTİ
BÖLÜNMÜŞ
SEVDA
Sehpaya
uygun boyacı mı aranıyor
Mumla
eriyen umutlar
Düşünmek
farzmıdır?
Demokrasinin
çişimi geliyor
Söğüt’ün
sevenleri
Kış
Raporu
Kasıntı
Kütürü
Asrın
Belasına
Çözüm...
Eşeklerin
Gizemli Dünyası
İletişim
Kavşağının İşaret Levhaları:İlgi
Kalıpları
Ertuğrul
Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Kendimizle
İletişim
Övgülerle
sövgüler arasında
Değişimin
Zihinsel Aşamaları
İletişim
kanalları ve farklı davranışlar
NLP
ve Biz
Kabaklı
köyün ahalisi ve NLP
"Değişim
mi, Gelişim mi?"
SAYFA
BASI
|