|
YILBAŞI
VE NOEL KUTLAMALARI HAKKINDA NELER BİLİYORUZ
Hz.
İsa `nın doğumundan 45 sene önce Julius Sezar`ın
yaptığı takvim reformlarıyla senenin başlangıcı
Mart ayından 1 Ocağa alınmış.365 gün
süren Güneş takvimine uyum sağlamak için belli günler
eklenerek dört senede bir tam gün sağlanacak zaman
ayarlanması yapılmış.
Eski Romalıların en büyük bayramı yılbaşı
olduğundan seçilen Senatörler 1 Ocakta göreve başlar,
arkadaşlarının eşliğinde Jübiter Tapınağına
yürüyerek gövde gösterisinde bulunurlarmış.Devlete
bağlılık andını bildirirlermiş.Bol
şarap ve zengin sofralarda yeyip içerler hediyeleşmeler
sel gibi akarmış. Daha sonraları Senenin son günü
Papa silvester I in ölüm yıldönümü hatırasına
Silvester denmiş.(Yüzyıllarca Avrupa da 5 başka
tarih ve 7 adet senenin başlangıcı için tarih
belirleme imkanı olmuş.)
Din dışı bu gelenekler Katolik kilisesinin gözünde
bir diken olarak kalmış. Kilise senenin başlangıç
gününü insanlara „Madig“ göstermeye çalışarak
yılbaşını oruç tutma günü olarak açıklamış.Yılbaşı
kutlamaları durdurulamadan devam etmiş ve Kilise 8.
yüzyılda direnmekten vazgeçerek yılbaşını
bayram olarak ilan etmiş.
Fakat herkezin kabul ettiği bir yılbaşı
tarihinde anlaşma sağlanamadığı gibi,
çeşitli yerlerde değişik zamanlarda senenin başlangıç
günleri olmuş. Bu karışıklıklar
Alman bölgelerinde 16. Yüzyıl Rusyada 1918 e kadar sürmüş.
Kutlamalarda ki gelenekler ve inançlar çoğunlukla günümüze
kadar gelmiş.Kim senenin başında balık
havuç veya mercimekli yemek yerse sene boyunca para sıkıntısı
çekmezmiş. Almanca da yeni yıla girmek olarak tercüme
edebileceğimiz”yeni yıla kayma“(rutsch ins neue
Jahr) veya yeni yıla atlama (sprung ins neue Jahr)
deyimleri hakkında şu bilgilerle karşılaştık.
Yılbaşı gecesi çanlar 12 yi çaldığında
ev sahibi ve misafirler birlikte masa veya sandalyelerinden
yeni yıla atlarlarmış.(Sprung ins neue Jahr)
Tavan kirişlerinin iyice bel verdiği bu olaydan
sonra dışarı çıkılır, kırbaç
şaklatılır, silahlarla ateş edilerek kötü
ruhlar kovalanır, ekin tarlalarına veya meyva bahçelerine
ateş edilerek uyuyan tabiat ve verimliliğin
bereketin uyandırılmasına inanılırmış.
Bunların dışında daha bir çok gelenek
adet senenin başlangıcında yapılarak
gelecekle ilgili fala bakılırmış.Devamlı
yeşil çam dalını yılbaşı gecesi
eline alan geleceğini ele alırmış. Çam ağacında
kötülük büyü ve sihire karşı kurtarıcı
gücünün olduğuna inanılırmış. Yılbaşı
gecesi sobanın veya sıcak küreğin üzerine
konan çam dalı yaprakları mutluluk getirirmiş.
Şayet içi su dolu bir tabağın içine konan çam
yaprakları yeşil kalırsa sağlık,
lekelenirse hastalık, siyahlaşırsa ölüm olacağına
inanılırmış. Daha bir çok inanç ve
adetin alduğunu da kaynaklar belirtmekte.Senenin ilk günü
bir erkek veya erkek çocukla karşılaşılırsa
şans mutluluk geleceğine inanılır bayan
veya dişilerle karşılaşılmamaya çalışılırmış.
Tarihi seyri içinde Almanya nın “Weichnacht” Noel
Kutlamaları bir çok değişikliğe uğramış.
Bunların içerisinde çam ağacının özel
bir yeri var.
Devamlı yeşil kalan dallar, soğuğa ve öldürücü
kışın karşısında ümit sembolü,
karanlığın korkulu güçlerine karşı
koruyucu olarak görüldüğü gibi uğursuzluklara
karşı sihir olarak tarihin en eski dönemlerinden
beri kış günlerinde yerini almış.
1856 yılında Paulus Cassel in yazdığına
göre 24 Aralık da Hz. Isa`nın doğumunu
kutlamak üzere biraraya gelen Alman Hırıstiyan aile
Noel ağacına kırmızı elmalar asarlar
ışıklandırırlarmış. Elmanın
Noel ağacı meyvası olarak rastlanması hırıstiyan
inancının Avrupada yaygınlaşmaya başladığı
yıllara kadar gittiğine inanılıyor. Ve
Hz. Isa`nın doğum gecesi Jericho`nun gülü açıldı
düşüncesiyle Noel ağacı birleştiriliyor.
Ümit ve korkulu karanlık içinde, karanlık gecede açılan
cennet ağacından bir şeyler taşıdığına
inanılıyor.
Anlatılanlar ve araştırmalar arasında çam
ağacının kolayca Almanya coğrafyasında
yetişmesi ve hiç solmayan tazelik olarak manalandırılmasıda
söz konusu. Hiç kimse tam olarak bölgede bu günkü manasıyla
kutlanan çam ağacının tarihçesini söyleyemiyor.
Süslenmiş ilk noel ağaçları 16, yüzyılın
sonunda görülmüş. Bu adet yayılarak ilk önce
varlıklı ailelerde görülmüş. Ilk
ışıklandırmalar 18 yüzyılda görülmeye
başlanmış. Daha sonraki yıllarda Thüringen
civarında Noel ağacı topları ve süsler
icad edilmiş.Günümüzde bütün dünyaya ihraç edilen
Noel ağacı kutlaması ve süsleri kültür ve
ticaret ihracının bir parçası olmuş.
Yazarın diğer yazıları:
Yılbaşı
ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Zamanı
saklamanın sihri
Yeşilçamda
bir emekci
Milli
kültürümüz de nevruz
Düşen
Ecyad kalesi ile birlikte aklıma düşenler
Türk
avcı Alman “av köpekleri” yetiştiriyor
Türkiye'nin
Orkideleri koruma altýna
alýnmalý
Dağcılık
Spor
kavga deðildir
Baþarýlý
olmak zor deðil
SAYFA
BASI
|