·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BİR DÜŞÜNCE

              Dr. İsmail Altıntaş

 

Is.Altintas@gmx.de

                       
Gençlik ve Eğitim


İnsanı insan yapan eğitimdir.

İnsan eğitimin meydana getirdiğinden başka birşey değildir
.” 
E. Kant

Bilindiği gibi F. Almanya´da ilk, orta ve mesleki okullardan üniversiteye kadar bütün eğitim ve öğretim kurumlarına devam eden yaklaşık 500.000 Türk kökenli öğrenci bulunmaktadır. 

Batı toplumlarında eğitim faaliyetinin teorik çerçevesini
belirlemede modern eğitim anlayışı önemli rol oynamaktadır. Bu anlamda günümüzde kültürel ve moral değerleri de göz ardı etmeyen eğitim sisteminin genç kuşaklar için gereği kendini hissettirmektedir. Süphesiz bu durumdan değer yargıları ve anlam dünyaları yeni şekillenen ´üçüncü ve dördüncü kuşak´ Türk göçmen çocukları da etkilenmektedir.

Son yıllardaki çabalara rağmen kırk yılı aşan göç sürecinde henüz İslam din dersleri tam anlamıyla Alman eğitim sistemi içerisinde geçerli bir ders olarak yerini alamamıştır. Eğitimle ahlakın içiçe olduğu ileri sürülebilir. Birey sadece maddi ihtiyaçları temine yönelik olarak yetiştirilmemeli, eğitimin ´kültürel ve ahlaki´ boyutlarını da dikkate almalıdır. Müslüman-Türk çocukları bu kapsamın dışında tutulmamalıdır. 

Genel kanıya göre eğitimin nihai hedefi ´iyi insan´ yetiştirmektir. Eğitim ilkesel olarak bireyi bütünüyle ve her yönüyle ele almak, onun doğasına uygun bir eğitim metodu uygulama faaliyeti olarak öngörülmüştür. Çağdaş insan bilimleri de bu yönde çaba göstermektedir.

Eğitimcilere göre sosyal hayat ve bu bağlamda insan zaman içinde değişken ve esnek bir özellik gösterir. Eğitimde eylem esas alınmıştır. Tembellik, uyuşukluk, zamanı boş geçirmek insanın doğasına aykırıdır. Hayatın devamı, gelişmesi ve yükselmesi ancak uyumlu ve dengeli eylemle mümkün olabilir. 

İnsan ruh ve bedenden oluşur. Bu oluşum, kainatı temsil eden bir özelliğe ve dünyayı etkileyecek bir güce sahiptir. Kainatın en mükemmel sentezidir insan. En güzel şekilde yaratılmıştır. Onun mayasında sevgi vardır.

Eğitim, bütün detayı ile pozitif bir bütünlük sergiler. Eğitimin anlayışında boş zaman kavramı olmamakla birlikte insan hayatında işin, iş kadar dinlenmenin ve eğlenmenin de yeri vardır. Eğitim, zamanı bedenin ve ruhun ihtiyaçlarına göre doldurmuş ve değerlendirmiştir. 

İslam eğitiminde orta yol anlayışı hakimdir. Kişinin birbirine zıt çeşitli arzularıyla sosyal istek ve idealler arasında ilgiler bulması, yetişen kuşakların, bütün devirlerle ilişki kurması, ahenk, itidal ve dengeli olmanın gereğidir. Toplum içinde birbiriyle çatışan bireyler, grup ve kuşaklar, ahenk, itidal ve denge kuralından uzaklaşmanın huzursuzluğu içinde perişan olmaya mahkumdurlar. Bu bağlamda gözlemlerimize dayalı olarak aşağıda formüle etmeye çalıştığımız maddeler günümüz gençli
ğinin hayati sorunlarla içiçe olduğunu göstermektedir. 

Şöyle ki;

·         Kişilik ve kimlik oluşumunda karşılaşılan sorunlar
·         Aidiyet duygusunun gelişiminde yaşanan ikilem
·         Sekülerleşmiş toplumda anlam dünyası kurma zorluğu
·         Hayatın anlamını kavrayamama
·         Motivasyonsuzluk
·         Amaç ve gayesizlik 
·         Karamsarlık ve kararsızlık
·         Sevgi, şefkat, doğruluk, iyilik ve iyimserlik bağışlama ve teşebbüs duygusunun eksikliği  

Genç kuşakları rastgele bir eğitim anlayışına terketmek doğru değildir. Onları çağın gereklerine göre eğitmek gerekir. Bu eylemi gerçekleştirmekte, aile okul ve çevre işbiliği ile mümkün olabilir.

İnsan, diğer canlılardan farklı olarak ve yapısı gereği her zaman eğitime muhtaçtır. İnsan ancak eğitim sayesinde iyi insan olabilir. İnsan, hayatının her safhasında öğrenmek, kendisinin ve başkasının tecrübelerinden yararlanmak durumundadır. 

Eğitim, karşılıklı iletişim ve etkileşim açısından önemlidir. Toplumsal hayatta insan, zorunlu olarak kendi hem cinsiyle ve tabiatla etkileşim içerisindedir.

Eğitimde başka bir etmenin de, kişiliği sağlam ve samimi kişilerin eğitim eylemini yapmaları gereği olduğu öne sürülebilir. 

Egitim, kendimizi, diğer insanları, çocukları daha iyi anlamak, sürekli değişen çevre koşullarına uyum sağlamak, diğer insanlarla olan ilişkilerimizde ortaya çıkan sorunları çözmeye yardım eden bir sistemler manzumesi olarak ifade edilebilir.

Eğitim insanın gelişmesine yardım eder. Farkında olmadan toplumun etkilerini taşıdığımızdan bu anlamda toplumun bizzat kendisi bir eğitimcidir. Doğuştan, örf, adet, dil vb sosyal ve kültürel kurumları hazır buluruz. 

Ayrıca, eğitimin ekonomik görevi de vardır. Kalifiye eleman yetiştirmek, eğitilmiş insan gücünü temin etmek, günümüzün ekonomik hayatı için gereklidir. Eğitim bu görevi de yapmaya çalışmalıdır. 


Eğitim, insan üzerinde bir tasarruftur. Bu tasarruf, bilinçsiz yapılmamalı ve insan fıtratı (tabiatı) üzerine bina edilmelidir. Eğitim ilkelerini de o fıtratın niteliğine göre koymak gerekir. C. Rumi´nin vurguladığı gibi: Bir insanın iyisini kötüsünü bırakıp, onun kişiliğinin aslına nüfuz etmek lazımdır ki, bakalım o kimsenin nasıl bir cevher ve özü vardır, anlaşılsın. İşte görmek ve bilmek böyle olur.” ( Mevlânâ, Fihi Ma-Fih)

İnsanın insana vereceği özelliklerin iğreti olduğunu, bu vasıfların aslî vasıflar olmadığını ileri süren Mevlânâ: “Birini iyice görmek ve her insanda iğreti olarak bulunan iyi ve kötü sıfatlardan geçerek özüne varmak ve iyiden iyiye görmek lazımdır. İnsanların birbirine verdikleri bu vasıflar onların alî vasıfları değildir.”

Genel olarak İslam insanı doğuştan iyiye yatkın olarak kabul eder.Biz, gerçekten insanı en güzel biçimde yarattık.” (Tîn - 95/4)

Birey, aile, toplum ve bütün insanlığın eğitimi, eğitimin faaliyet alanına girmektedir. 

Eğitimin gayelerinden başlıcaları şöyle sıralanabilir:

·         İnsana iç gözlem (kendini bilme- tanıma), dış gözlem yapabilme alışkanlığı kazandırmak, 

·         Sözle davranışı birleştirmeye çalışmak,
·         İyi insan yetiştirmek,  
·         Birey ve toplum hayatına evrensel ahlak ilkelerini tesis etmek. 

Sonuç olarak inancı ve milleti ne olursa olsun, bütün insanlık eğitimin bir değer olduğu gerçekliğini kabul etmektedir. Faydalanma yolları farklı olmakla birlikte eğitim, hem araç hem de amaçtır. Eğitim genellikle inanç ve fikirlerin etkisinde kalabilir ve zaman zaman onlara göre koşullanabilir. 

Şu var ki, eğitim sistemleri, insan doğasını, kalp ve nefis eğitimini, evrensel ve ahlaki değerleri de ihmal etmeden bireyin ve dolayısıyla toplumun gelişmesi yönünde çaba göstermelidir.
SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:
Gençlik ve Eğitim
Yılbaşı ve Noel Üzerine Düşünceler…
Akıl, Vahiy ve İslam Toplumları...
Veda Hutbesi ve İnsan Hakları
Yılbaşı ve İç Gözlem
Üç Aylar ve Zamanın Kutsallığı
Kurban; Aşkın Varlığa Yaklaşmak
Milli ve Manevi Değerler
Aile ve toplumsal iþlevi
Olgun Insan
Ramazan ayýnýn düþündürdükleri


SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

İsmail Altıntaş
Gençlik ve Eğitim
Yılmaz Kuzucu
Sözlerin özünden
Şensel Aşkın
Kültürel Çözülme ve Zorlanan Kişilik
Latif Çelik
Korkarım sonunda o'da olacak
Fikret Ekin
''Puzzle'' ın bütününü görmek (2)
Alperen Çelik
Ortadoğu
Sebahattin Çelebi
Bu şehir, varoşlarında 
gizlerdi seni...
Şefik Kantar
Schröder’le AB trenine binmek mümkün mü?
Muhsin Ceylan
Şikayeti seviyoruz
Mahmut Aşkar
Almanya siyasi hayatındaki yerimiz
Hidayet Kayaalp
Kabaklı köyün ahalisi ve NLP
Ozan Yusuf Polatoğlu
”Avrupa birliği”inden ”Ortadoğuda”ki karışıklığa
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Üzeyir Lokman Çaycı
Hazır mısınız çocuklar?
Ali Kılıçarslan
Anti-İslam kampanyası
Sizden Biri
Nadan elinden
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Ayten Kılıçarslan
Azınlık Türk kadın hareketi var mı?
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili