|

Bosna-Hersek'in
4. büyük şehri, "Hersek-Neretva" kantonunun merkezidir.
Şehrin ortasından meşhur Neretva nehri geçer. Mostar ismini
"Stari Most" (eski köprü) adlı köprüden ve iki tarafındaki
kulelerden alır.

1991'deki
nüfus sayımında şehrin merkezindeki nüfus 75.865, belediye
sınırlarındaki nüfus ise 126.066'ydı. Bunların %34.65'i
Boşnaklardan, %33.83'ü Hırvatlardan, %18.97'i Sırplardan
oluşuyordu. 2003'te şehir merkezinde yapılan sayımda nüfusun
105.448' çıktığı görüldü. Son etnik dağılım ise şu şekilde:
%48.29 Hırvat, %47.43 Boşnak, %3.45 Sırp.
Mimar
Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından tasarlanan
Mostar köprüsü , 9 yılda, 456 kesme taş kullanılarak inşa
edildi ve 1566'da tamamlandı. 4 metre genişliğinde, 30 metre
uzunluğunda ve nehirden 24 metre yüksekliğindeki köprü,
dönemi koşulları dikkate alındığında harikulade bir eserdir
ve dünya kültür mirasının önemli bir parçası olarak kabul
edilmiştir.

Osmanlı Sultanının Mimar Hayreddin'e, tahta destekler
kaldırıldığında köprü yıkılırsa onu idam edeceğini söylediği
ve mimarın o gün kendi mezarını kazmaya başladığı rivayet
edilir. Ancak köprü yıkılmamış, "429 yıl" ayakta kalmış ve
şehirde ticareti canlandırıcı bir işlev görmüştür.
Mostar
köprüsü, cesur sporcular tarafından yıllarca bir atlama
platformu olarak kullanıldı. Geleneğe göre kentin erkekleri,
nişanlılarına cesaretlerini kanıtlamak için düğün öncesinde
köprüden atlarlardı.
Şehrin
geçmişi 15.yüzyıla kadar uzanır. Osmanlı İmparatorluğu
döneminde Hersek bölgesinin en önemli şehriydi. 1878'de
Avusturya-Macaristan'ın, I. Dünya savaşı sonrasında ise
Yugoslavya'nın bir parçası oldu. Sonraki yıllarda Mostar'da
tütün, boksit, aliminyum ve şarap üretimi gelişti. Neretva
nehri üzerine hidro-elektrik amaçlı Grabovica, Salakovac ve
Mostar barajları yapıldı. Yugoslavya dönemi boyunca önemli
bir endüstri ve turizm merkezi oldu.

Bosna-Hersek'in bağımsızlığını ilan etmesinden sonra şehir
1992-1993 yıllarında JNA (Yugoslav ordusu) tarafından 9 ay
süreyle kuşatıldı. İlk olarak 3 Nisan'da bombalanan şehirde
Hersek Hırvatları 8 Nisan'da Hırvat Savunma Konseyini (HVO)
kurdular ve JNA ile mücadeleye başladılar. Buna rağmen JNA
kuvvetleri bir süre sonra Mostar'ın stratejik noktalarını
ele geçirmeye başladı ve bir çok sivili katletti.
Tarihi-kültürel varlıklara yönelik tahribatlar yapmaktan da
geri durmadılar. 12 cami, Fransiskan Manastırı, Kotolik
Katedrali ve 50.000 kitaplık bir kütüphane bombardıman
sonucu yıkıldı. Bir süre sonra Boşnak direniş grupları ve
HVO'nun karşı saldırıları sonucu Yugoslav ordusu şehirden
atıldı. JNA geri çekilirken de katliamlarını sürdürmekten
geri durmadı.
9
Mayıs 1993'te, dünya kamuoyunun Sırp katliamlarına karşı
gerekli tepkiyi göstermemesinden cesaret bulan Hırvatlar,
daha önce birlikte hareket ettikleri Müslümanlara yönelik
acımasız saldırılara başladılar. Kargaşa ortamından
yararlanarak Hersek-Bosna'nın merkezi olarak gördükleri
Mostar'ı sadece kendilerine ait bir şehir haline getirmek
harekete geçtiler. Akla gelebilecek tüm gaddarlıkları
yapmaktan geri durmadılar. Bir ara şehrin batı yakasına
tamamen hakim oldular ve doğu yakasını vahşice top ateşine
tuttular.. Binlerce sivil Müslüman yaşamını kaybetti. Dini
ve kültürel niteliği olan eserleri kasten imha ettiler.
Osmanlı döneminden kalma bir çok cami ve ev, Sırplara ait
bir Ortodoks manastırı yıkıldı.
...Ve
nihayet 9 Kasım 1993'te Hırvat topçularının peş peşe 7 atışı
sonrası şehre ismini veren, şehrin en büyük sembol değeri
olan tarihi taş köprü "Stari Most"(Mostar Köprüsü) yıkıldı.
Herhangi bir askeri ve stratejik önemi olmayan Mostar
Köprüsü Müslümanlar tarafından inşa edildiği, yüzyıllar
boyunca Bosna'da hoşgörü ve kültürel çeşitliliğin sembolü
haline geldiği için hedef seçilmişti.
Hırvatlar ele geçirdikleri bir çok Müslüman'ı insanlık dışı
şartlar altında uzun süre esir kamplarında tuttular.
Taraflar arasında 25 şubat 1994'te ateşkes imzalandı ve
şehir iki parçaya bölündü. Mostar bugün çok uluslu bir
yönetim tarafından yönetiliyor; ancak savaş döneminde
başlayan bölünmeler hala devam ediyor: Hırvatlar nehrin
batısında, Müslümanlar doğusunda yaşıyor.
Savaş
sonrasında İngiliz güçleri yıkılan Mostar köprüsünün yerine
geçici bir demir köprü yaptılar. Ancak 1997'de, UNESCO ve
Dünya Bankasının desteğiyle taş köprünün eski haline uygun
olarak yeniden inşası çalışmaları başladı. Gerekli fonu
Türkiye, ABD, İtalya, Hollanda ve Hırvatistan sağladı. Nehre
dökülen beyaz kireçtaşı kurtarılabildiği kadar kurtarıldı ve
civardaki taş ocaklarından yenileri de getirtilerek köprü
yapımında kullanıldı. Köprünün yeniden inşasını bir Türk
firması olan ER-BU gerçekleştirdi. Mostar köprüsü, 23 Temmuz
2004'te yoğun güvenlik önlemleri altında İngiliz Prensi
Charles tarafından açıldı. Mostar Köprüsü ve tarihi Mostar
kenti, 2005 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi'ne
eklenmiştir.

Son Savaşta yıkılan veya zarar gören tarihi eserler: Baba
Beşirova Cami, Derviş Paşa Bejazidagica Cami, Hadzi Balina
Cami, Hadzi Kurtova Cami, Hadzi Ahmet Aga Lakisica Cami,
Hadzi Memije Cernice Cami, Hadzi Jahja Cami, Karadjozbegova
Cami, Karadjozbegova Medresa Cejvan Cehaja Cami, Cejvan
Cehajin Mekteb (Museum), Koski Mehmet Pasina Cami, Koski
Mehmet Pasina Medresa, Koski Mehmet Paşa Sadrvan, Kotlina
Cami, Kjose Jahja Cami, Ahmeta Curcije Cami, Hadzi Lafina
Cami, Nasuh-age Vucijakovica Cami, İbrahim-age Sarica Cami,
Sevri Hasan Cami, Yavuz Sultan Selimov Mesdzid, Kujundziluk
Carsija Saat kulesi, Radobolja Nehri üzerinde bir köprü,
Roznamedzi İbrahim Efendi Cami, Etrafındaki binalarla Musala
Imam's headquarters, Birçok tarihi evin bulunduğu Biscevica
sokağı, Bjelusine konutu,
Cejvan
Cehajin Mekteb (Museum)
SAYFA
BAŞI
Yazarın diğer yazıları:
Mostar
SAYFA
BASI
|
|
|