|

Sessiz Çoğunluğun Sesi Thilo
Bizatihi görerek, yaşayarak ve okuyarak edindiğimiz
tecrübelerimizin ortalaması bize; (son yıllarda bazen İslâm
başlığı altında olsa da) Müslüman-Türk karşıtlığının,
Avrupa’da hep canlı ve herzaman cezbedici olduğunu
göstermektedir. Bundan birkaç yıl önce Almanya’da yapılan
bir kamuoyu araştırmasının neticesine göre; Alman televizyon
kanallarında en fazla seyirci çeken konuların başında futbol
ve hemen arkasından İslâm veya müslümanlarla ilgili haber ve
tartışmalar geliyordu. Bu durumun çok değiştiği kanaatini
taşımıyorum.
Yeknesak bir siyaset ve medya hayatından sıkılmış toplumu tv
ekranlarına çekmenin ve evirip çevirip hep benzeri konuları
işleyen kitaplara doymuş okuyucuyu kitapçı dükkanlarına
tekrar sokmanın yolu; hem müslüman, hem Türk, hem sahipsiz,
hem de göçmen ve de dilsiz azınlığı malzeme yapmaktır. Uzun
bir yaz tatilinin hemen akabinde Almanya yeni döneme aptal,
tembel, devletin sırtından geçinen, uyumsuz, evlerine
hapsettikleri kadınları habire başörtülü kız doğuran
Müslüman Türk ve Arap göçmenlerle başladı. Günlerden beri
yüksek seviyede bir siyaset, bürokrat ve yukarıdaki olumsuz
sıfatlarla diline doladığı Müslüman/Türk azınlık üzerinden
şöhretin zirvelerinde dolaşan yazar Thilo’yu Almanya
konuşuyor. Daha doğrusu, Thilo şu günlerde Almanya gibi bir
ülkenin gündemini tek başına belirliyor.
Birileri bu adamın partisinden (SPD), bazıları Federal
Merkez Bankası yönetim kurulu üyeleğinden atılmasını
isterken, bizim Türk gazeteleri ve birkısım Türk kuruluşları
da adamı habire protesto ediyorlar. Bütün bunlar neyi
değiştirir? Alman yazılı ve görüntülü basını Thilo ile
söyleşi yapmak için kuyruğa girmişken, Thilo’nun kitabı
kapış kapış satılırken ve kendi ifadesine göre Alman
halkının %90’ı Thilo’yu desteklerken... Siz, Thilo’ya
ırkçı, faşist, kışkırtıcı ve daha neler demenizle ancak
kendi kendinizi tatmin etmiş olursunuz fakat adamın
arkasındaki desteği yıkamazsınız! O destek; bize göre de
Alman halkının ezici çoğunluğunun verdiği destektir!
Ben şahsen Thilo’ya teşekkür etmek istiyorum. Onyıllardan
beri bu ülke halkıyla içiçe yaşamanın ötesinde siyasî ve
sosyal hadiseleri de mümkün olduğunca takip etmeye gayret
eden, yine bu ülkenin düşünürlerini, kanaat önderlerini
okumaya ve anlamaya çalışan herhangi bir Türk gibi ben de,
yerli halkın (tahminen %70’ler civarında) özellikle Türk
göçmenler hakkında önyargılı ve menfiliklerle dolu
düşüncelere sahip olduğunu biliyorum. Bunun için çok özel
yeteneğe de gerek yok; çünkü günlük hayatın değişik
kulvarlarında bunu size hissettiriyorlar. Zaman zaman
farklı merkezlerden yapılan kamuoyu araştırmaları da yine
Türk/Müslüman göçmenlere karşı kemikleşmiş bu önyargıyı
teyid ediyor. Thilo, yerli-çoğulcu halkta oluşan bu kanaata
sırtını dayandığı için kendisinden emindir.
İflas etmiş bir uyum politikasının, zaten Türk’e karşı var
olan önyargıyı daha da pekiştiren popülist politikacının ve
iktisadî krizlerin ortaya koyduğu netice ancak bu
olabilirdi: Eğitimden işhayatına kadar bütün olumsuzlukların
yegane sebebi Göçmen Türkler! Thilo, aslında önceden ekilmiş
olan nefret tohumlarının ürününü toplamaktan başka birşey
yapmıyor. İnternet sitelerindeki binlerce Alman okuyucu
yorumlarına baktığınızda da bunu görebilirsiniz. Bu gerçeği
dile getirdiğinden dolayı Thilo’ya teşekkür ediyorum. İyi ki
zaman zaman Thilo gibileri çıkıyor... Thilo’yu
azarlayanların çıkış noktası; ‘Almanya’nın uluslararsı
arenada imajını zedeliyor ve iktisadî zararlara sebep
oluyorsun’a dayanmaktadır. Gencecik ömürlerini bu ülkenin
kalkınmasına feda etmiş olan Birinci Nesil’e olan
vefasızlığı ve saygısızlığı kimse kendine dert edinmediği
gibi, onların torunları olan Üçüncü Nesil Akademisyen
Türklerin doğup büyüdükleri bu ülkeyi niçin terketmek
mecburiyetinde kaldıkları da kimsenin umurunda değil.
Sorumlu, yetkili ve kamuoyunda etkili isimlerin, yerli
halkta kendi ülkesinin müslüman göçmenine karşı oluşturulan
bu dışlayıcı tavırı görmemezlikten gelmesinden korkuyorum.
Asıl tehlike örtbas edilen bu zihniyettir. Thilo
meydanlarda, Thilo, ben burdayım diyor.
Bir de, Thilo ve Thiloculardan hafsalamın almadığı bir
konuyla ilgili soruma cevap istiyorum: Size göre zekâ
seviyesi düşük olan bu müslüman göçmenlerin, senin gibi
entelektüel seviyesi yüksek insanlardan müteşekkil
Almanya’yı nasıl ele geçirecekler?
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Sessiz
Çoğunluğun Sesi Thilo
Avrupa’da
Ramazanlaşmak
Nesillerin
Kimlik Dili
Müslümana
Karşı Müslüman!
Araftaki
Nesil
Yunus
M.’nin Sırtından ve Ardından
Kültürel
Genetiği Değiştirilen Türk
Dinime
Söven de Kalan Sağlar da Bizdendir
Su
Ya
Bir Yol Bul, Ya Bir Yol Aç, Ya da...
Muhsin’in
Nesli
Kendini
İfade Edemeyen Müslümanın Tarifi?
İhtiyaç,
İhtiras, Sapkınlık
Sen, Sana Emanet
Bu
Vebal Kimin?
Vicdan
Ayaklanması
Bir
İnsan İnşa Etmek
İhanetlik
Bizdedir
İmam
Hüseyin
SAYFA
BASI
|