A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de




Gazze veya Kerbela

Birileri herzamanki eğlencesinden ve yeme-içmesinden kısmen feragat ederek, birileri mateme bürünerek, birileri de mersiyeler okurken sinesini döverek Hz. Hüseyin’in yakınlarıyla birlikte Hicri; 10 Muharrem 60 (Miladî; 10 Ekim 680) tarihinde şehit edilişini anarken, bu ‘Muharrem Kervanı’nın çok da gerisinde kalmak istemeyen birileri de;  ailesindeki Hasan, Hüseyin ve Ali isimlerinin çokluğundan hareketle, Kerbela’yla olan dayanışmasını göstermeğe çalışıyor.

Ve herkes ve her kesimde bir Hz. Hüseyin’i sevme yarışı başlıyor... Kesimlerin, İmam Hüseyin sevgisinde birleşeceklerini beklerken, Peygamber Evladı’nı kendilerine siper edinenlerin nasıl taraflaştıklarını hayret ve ibretle seyrediyoruz. Herkesin kendine göre bir Kerbela’sı ve Hüseyin’i olduğunu bir daha müşahade etmiş oluyoruz.

Aslında birilerini kandırdığını zannedenler, hattızatında kendilerini kandırmış olmuyorlar mı?... “Dört Hak Mezhep (!)”in dışındakiler diye başlayan bizim “dini bütün müslüman”ın, “Kızılbaş”la barıştığına hem dinim hem ülkem adına yürekten inanmak isterdim ama ben insanımı tanıyorum... Yunusca, Mevlanaca, hoşgörü-moşgörü tamam da... Lâkin asırlardan beri bastırılmış duyguların, aşağılanmış itikatın taraftarının gözünde ötekiler hep “Yezit” olarak kalmaya şimdilik devam edecek. Şimdilik diyorum çünkü; âlenen ve resmen daha yenice konuşmaya başladık. Ülkemizde 15 milyon civarında Alevi-Bektaşi vatandaşımızın yanısıra, belki ülke sınırları içindeki toplam sayıları 2-3 milyonu geçmeyecek Caferi-Şii vatandaşımız ve bu mezhebe mensup soydaşlarımızdan Irak Türklerinin yüzde altmışı, İran’daki 25-30 milyon Azeri Türklerinin tamamı ve Azerbaycan’ın kahır ekseriyeti, gelenekçi Sünniliğin kabul ettiği ve müslüman kitlelere kabul ettirdiği, “Dört Hak Mezhep”in dışında tutulan müslüman Türkler...

Özellikle Muharrem ve Kerbela münasebetiyle yüzyüze konuşacak, tartışacağız ve neticede biraz daha yakınlaşacağız. Önyargılar, husûmetlikler ve cehaletlikler üzerine kurulan din anlayışımızın yeniden yorumlanması için bu süreç elzemdir. Hz. Hüseyin’in Kerbela’sı olmasaydı, bugün tamamıyla sekülerleştirilmiş, Emevileştirilmiş bir İslâm anlayışı hâkim olacaktı. Ki, Kerbela’ya rağmen Ümeyyeoğulları’nın, saltanatın kontrolündeki din anlayışının izlerini Emevi, Abbasi, Safevi ve Osmanlı’da görmekteyiz.

Her kesim kıyısından köşesinden, işine geldiği üzre veya kendisine nakledildiği şekliyle bir Ehl-i Beyt-Kerbela-Hz. Hüseyin çizgisi takip ediyor. Bu yazı bir “Aşûra” günü kaleme alındığında, Gazze’de kundakdaki bebekler, okuldaki çocuklar, analar, babalar, yaşlılar katlediliyordu. Düşman güçleri tarafından ablukaya alınan Gazze’de feryatlar göğe yükselirken, yanıbaşlarındaki “Müslümanlar” görmemezlikten ve duymamazlıktan gelyorlardı. Hatta bugün “Aşûra” günüydü ya; bizim dini bütün müslümanlar ne kadar dindar olduklarını ispat etmek için “aşüre” tatlısı pişirmekle meşgüllerdi. Tatlı yeyip, tatlı konuşacaklardı. Gazze’de insanların çığlıkları o gün yürek parçalarken ve onlar kan kusarken ve onlara kan kusturulurken... 10 Muharrem (Aşûra) günüyle birçok mucizevi hadiseleri bağdaştıran, o güne denk gelmese de getirenler, ne hikmetse, Kerbela’yı anmak, bilmek ve duymak istemezler. Çünkü Kerbela, sadece müslümanı değil, insan olan vicdan sahibi herkesi ıskalar, silkeler. Kerbela, saltanatçıların tahtını sallar! Kerbela zulme başkaldırı! Kerbela, zalime kılıç çeker!

Yine bir “Aş
ûra” günüydü Hz. Hüseyin ve bir avuç yakınlarının etrafı sarıldığında, teker teker kılıçtan geçirildiklerinde.. Bir kısım müslümanlar; canım Hüseyin de Yezid’in halifeliğine biat etseydi, anlaşsaydılar, diyorlardı tıpkı; İsrail Gazze’yi Kerbela’ya çevirirken, bir takım müslüman ülkeler; canım onlar (Hamas) da İsrail’i tanısalar ve dediklerini kabullenselerdi başlarına bu felaket gelmezdi, diyenler gibi...

Dün Kerbela, bugün Gazze! Dün Muaviye bir taneydi. Bugün Filistin’in etrafındaki saltanat sahiplerine bir bakınız lütfen... Dün, “Dönek Kûfe” bir taneydi, bugün Kûfeler ve Kûfelilerden geçilmiyor. Dünün saltanat mirasyedisi Yezit’ten bakın etrafınıza nice Yezitler türemiş... Dünün Yezit’i Ümeyyeoğulları’ndandı, bugünün Yezitlerinden birisi İsrailoğulları’ndan... Dün sadece bir Kerbela vardı, bugün her yerde bir Kerbela...

Maalesef her Kerbela’ya bir Hüseyinimiz yok! Gördük ki, Hüseyin’i kendine benzetmek kolay iş amma, ya Hüseyin’e benzemek?...


 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

Gazze veya Kerbela
Kalabalıkların Yalnızlığı (2): Bizim Yalnızlığımız
Kalabalıkların Yalnızlığı
Hangi İnsanın Hakları?
Medeniyetin Utanç Tablosu
Dinine Değil Dindarlığına İtirazım Var (2)
Dinine Değil Dindarlığına İtirazım Var
Ana!
Batı’nın Şarklısı veya Şark’ın Batılısı
Ahlâkî Kodlarımız
“Globallaşmanın Pezevenkleri”
Modernizmle Gelen Devrimler (3)
Modernizmle Gelen Devrimler (2)
Modernizmle Gelen Devrimler
Derdimiz de var dermanımız da...
“Allahsız Komünizm” ile “Allahlı Kapitalizm” Arasında
“Türkiye sadece Türklerin değil”
Bizim Vatanseverliğimiz

 

   
SAYFA BASI
Mahmut Aşkar
Gazze veya Kerbela
Yakup Yurt
SIK SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
Orhan Aras
Kutsal Anadolu Topraklarında
İbrahim Selamet
İyilik Köprüsü SAKVA
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç