·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

                   Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


11 eylül ve sonrası


Amerika Birleşik Devletleri´ni  11 Eylül günü vuran terör şu anda Dünya´nın bir numaralı  gündemi durumundadır. Gazete muhabir ve yazarları harıl harıl yazarken radyo-televizyon muhabirleri de aynı konu üzerine konuşuyor ve konuşturuyorlar. Olayın meydana geldiği andan itibaren biz de büyük bir dikkatle bu faciayı basın ve yayın kuruluşlarından takip ediyoruz. Gördüklerimizi sadece iki kelimeyle özetleyebiliriz: Dehşet ve vahşet!
Yerli ve yabancı medya, Amerika´yı kalbinden vuran bu olayı birçok yönüyle mercek altına alıyorlar. Biz, ya bilgisizlik, ya peşin hükümlülük ya da husumetten kaynaklanan bir yanlış teşhisi irdelemek istiyoruz.
Bildiğiniz gibi olayın duyulmasıyla beraber tahminler de yürütülmeğe başlandı  ve bu işin arkasında Ussam Bin Ladin var ve bunu icra edenler de Arap teröristlerdir, denildi. Şu andaki gelişelmeler de bu yönde yoğunlaşmaktadır. Yani, uçaklarla yapılan intihar saldırılarını gerçekleştirenler Arap kökenliymişler. Amerika, hem büyüklüğünü (...) isbat etmek hem de itibarını kurtarmak için vurmaya hazırlanıyor.Vuracağı topraklar büyük bir ihtimalle müslüman ülkelerinin yaşadığı coğrafyada olacaktır. Ussam bin Ladin bizce ezberlenmiş bir isimden başka birşey değildir. Yani, Amerika`nın bu adamla önceden görülecek bir hesabı vardı zaten. Şimdi, onun uğrama ihtimali olan bütün ükeler Amerika´nın düşmanı durumundadır.
Ne kadar da Ortadoğu ve İslâm eksperti varmış meğer
Bilhassa Alman televizyonlarında hergün yeni bir şarkiyatçı, İslâm eksperti, Ortadoğu uzmanı takdim ediliyor. Bunların içerisinde hakikaten taşıdığı sıfata layık olanlar olduğu gibi eksik ve yanlış bilgilendirilmiş önyargılı olanları da az değil. Batı dünyası bu vesileyle bu ağızlardan İslâm`ı ve Müslümanları öğreniyor:
Bazıları, Kuran`dan ayetler tercüme ediyor, bazıları İslâmiyet adına bilmem nerede ne halt işleyenleri ekrana taşıyor: Karaçarşaflılar, eli silahlı, maskeli Filistinli gençler, Taliban, Saddam, taşlanarak linç edilen kadınlar v.s.. v.s...
Tanınmış, İslâm coğrafyasını iyi bilen, tecrübeli bir Alman muhabir-yazara İslâmiyet soruluyor. O da kendine göre "cihad"ı yorumluyor:
"Kafirlere karşı cihad edin" emrinden hareketle Newyork ve Washington`daki saldırıların çıkış noktasını veya arkasında yatan inancı vurgulamaya çalışıyor.
İslâmiyet huzur ve barış dinidir

Katilin, hırsızın, sahtekârın dini olmaz. Olsa olsa yaptıkları icraat onların dinidir. Eğer bir adam hırsız ise onun dinin adı da "hırsızlık"tır. Böyle bir yaratığa siz, müslüman hırsız veya hiristiyan hırsız diyemezsiniz. Ve eğer bir insan "terörist" ise siz ona "müslüman terörist" de diyemezsiniz. Çükü o sadece bir teröristtir. Cenab-ı Allah`ın son elçisi Hz. Muhammet (Allah`ın selâmı O´nun üzerine olsun) zamanında müslümanların iki büyük savaşı vardır. Bu savaşlar bildiğiniz gibi tamamıyla savunmaya yönelik savaşlardır. Islâmiyet: Dinde zorlama yoktur, demiş, "senin dinin sana, benim dinim bana" hükmünü de yüce Yaratan,  Elçisine tebliğ ettirmiştir. İnsanlığın bütün değerlerinin kaybolup gittiği bir zamanda ve bir coğrafyada İslâmiyet bir nur olarak zuhur etmiştir. İslâm tarihinde haçlı seferleri yoktur.
Bilenler bunları iyi bilmesine rağmen niye hâlâ "Müslüman terörist"?
Niçin "Arap terörist" değil?

1.Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında herşeyiyle yağmalanan Afrika, İngiliz sömürgesi haline gelen Hindistan, Pakistan ve Vietnam`a kadar uzanan coğrafya, kabile reislerine kurdurtulan devletçikler sayesinde paramparça edilen Arap dünyası. Şimdi ise büyük çapta A.B.D.´nin hükümran olduğu Ortadoğu:
-Talibanlar Afganistan`ın Rus işgali dönemnde Amerika``lılar tarafından eğitilmiş, silahlandırılmış ve işgalci Ruslara karşı kullanılmıştır. Hatta (Batı kaynaklarına göre) Ussam Bin Ladin de yine Amerika tarafından aynı şekilde ve aynı gayeler için o zamanlar desteklenmiştir.
-Amerika´n desteğiyle ancak ayakta durabilen bir Pakistan.
-Yıllarca kendi halkına zulüm eden bir "Şah Rejimi"i sadece Amerika´nın desteği ile tahtını koruyabildi.
-Ürdün´deki rejim Haşimi Ailesi`nin A.B.D. tarafından gördüğü destek sayesinde ayakta durmaktadır.
-Kuveyt ve diğer Emirliklerde hakimiyeti elinde tutan kabile reislerinin kendi halklarına karşı tek garantörleri A.B.D.` dir.
-Bölgenin hatırı sayılır tek devleti Mısır bile Amerika desteğiyle kendi rejimini ayakta tutuyor.
-Suud Krallığı´nı bilmem anlatmaya gerek var mı?
-Libya, Suriye, Irak gibi devletler de zaten Amerika´yla düşman.
-Ve Filistin: Yarım asırdan beridir kendi yurdundan kovulan, öz vatanında esir, İsrail´in zulmünden dolayı dünyanın dört bir yanına  çil yavrusu gibi dağıtılmış bir halk. Amerika Birleşik Devletleri´nin her türlü desteğini alarak Arap Alemi` ne, hatta dünyaya kafa tutan bir İsrail karşısında canını silah olarak kullanmaktan başka seçeneği kalmamış ve adı "terör"le çağırışım yapan bir halk.
Şimdi böyle bir coğrafyada yetişen nesillerinden, Amerika´ya dostluk beslemelerini siz onlardan  bekleyebilirmisiniz?
-Böyle bir ortamda Amerika`ya karşı savaş açan Arap´ın hangi dine mensup olduğunun bir önemi var mı? Nitekim Arafat`ın silah arkadaşlarından birisinin Georg Habbash olduğunu da unutmayınız.

Kendi yurdunu emperyalist güçlere karşı savunanlar müslüman, hıristiyan, budist olabileceği gibi dinsiz, meselâ marksist de olabilir. Amerika´sı ve Avrupası´yla beraber Batı, bildiği fakat işine gelmediği için şimdiye kadar kamuoyundan sakladığı gerçekleri kabullenmeli ve tartışmaya açmalıdır. Meselâ; Batı, sömürgeci politikasına kılıf ararken İslâm´ı kendisine karşı düşman olarak görmekten ve ilân etmekten vaz geçmelidir. Böyle bir siyaset Batı´nın da uzun vadeli çıkarlarına fayda getirmez. Küçülen dünyada bütün müslümanları töhmet altında bırakacak bir yanlış yol, dünya barışını ciddi manada tehdit eder ve neticede Avrupa´nın da Amerika´nın da -pek ciddiye almadıkları- dünyanın geri kalan kısmının da huzurunu tamamıyla kaçırır. Amerika´nın sözü dinlenen dostları, Dünya´nın "ağabeyi"liğine soyunanın adil olması gerektiğini yüksek sesle dile getirmelidirler. Giderek artan Amerika düşmanlığının altında yatan gerçeğin; A.B.D.´nin yanlış siyasetinden kaynaklandığını neticede -şimdi olduğu gibi- bu adaletsizliğin faturasını kendi vatandaşının da ödemekle karşı karşıya kalacağı anlatılmalıdır. İsrail´e verilen sonsuz destek de sadece -İsrail hariç- Amerika´ya düşman kazanmaktan öteye uzun vadede birşey getirmeyecektir. 

Büyük bir ihtimalle A.B.D.´nin Ortadoğu´yu kapsayan bir misilleme harekâtı yeni huzursuzluk ve düşmanlıkları körüklemekten ve yeniden masum insanların kanının akmasından öteye birşey geirmeyecektir.

Eğer gaye terörün kökünü kurutmak ise, yıllarca teröre binlerce insanının yanısıra ülkenin geleceğini de "kurban" vermiş bir milletin mensubu olarak, terörü meydana getiren, besleyen unsurları ortadan kaldırmak gerektiğine inanıyoruz.


Yazarın diğer yazıları:


Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Editör'den

Selam

Mahmut Aşkar
Meydan Okumak
Muhsin Ceylan
Göç Kanunu ve terör
Şefik Kantar
ABD Hamburg’ u bombalar mı?
Ali Kılıçarslan
Uyum mu, Kıyım mı?
Ismail Tüysüz
Türkiye'nin orkideleri koruma altına alınmalı 
Euro Zerr
Fikirler Bayatlar mı?
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Toprak Ana