|

Kültürel Genetiği
Değiştirilen Türk
Dünyanın her bir yerindeki Türkün kültürel
genleriyle oynandığı bu asır, bizim için zorlu bir süreçtir.
Genleriyle oynanmış domates, yine domestir ama aslı gibi ne
tadı var, ne de kokusu... Genleriyle oynanmış patlıcanın
eski tadı kalmadığı gibi tohum vermediğinden üretgen veya
doğurgan da değildir artık...
Kültürel genleriyle oynanmış Türk de, yine Türk olmasına
Türk ve Müslüman olmasına müslümandır fakat; o da tıpkı
genleri değiştirilmiş domates veya patlıcan gibidir: Onda ne
Türklüğün tadı, ne de İslâmiyet’in kokusu kalmıştır.
Ah o eski bayramlar diyerek hayıflandığımız gibi, bazen
kılık kıyafetine, bazen hâl ve hareketine dudak büktüğümüz
orijinal; asıl ve asil Anadolu Türkünü, yani genleriyle
oynanmış ve oynanmasına fırsat vermemiş Türkü, gün gelecek
mumla arayacağız.
Sizin de çevrenizde mutlaka genleriyle oynanmış yeni yetme
Türkler vardır. Onlar, avazlarının çıktığı kadar, sizden yüz
kat daha fazla Türk olduklarını haykırır ve göstermeğe
çalışırlar. Onlardaki kültürel genlerin manupule edildiğini,
zaten çığırtkanlıkları ve gösteriş meraklısı olmaları ele
verir. Asıl olanın asaleti ise, sükûneti ve mütevaziliğiyle
ölçülür.
Onlar, bazen sizin müslümanlığınıza dudak büker, sizi
mülayim olmakla itham ederler. Kültürel genleriyle oynanmış
Türk’ün ne millîliğinden ne de maneviliğinden haz
alamazsınız. O, dünyaya muhalif, herkesle kavgalı, kimseyi
beğenmez, mutsuz, hırçın ve bencildir. Onda, tadı
damağınızda kalacak, kokusundan mest olacağınız bir Türklük
ve Müslümanlık bulamazsınız.
Kültürel genetiği bozulmuş toplum, dıştan içe doğru farklı
katmanlardan oluşan soğan gibi öz’süz, yani çekirdeksizdir.
Ve, GDO’lu toplumun sosyal katmanları arasındaki bağlılık,
ya da dayanışma; soğan zarı kadardır.
Millî kimliğimizin yapı taşlarını yerinden oynatanlar, bu
işe yüzyıllardan beri insanîliğimizin ve İslâmîliğimizin
simgesi olmuş örf ve adetlerimizi “çağdışı” ilân ederek
hayatımızdan söküp almalarıyla başladılar. Oğuz Han’ın
töre’sini bozabilme cüretini gösteren kimler, Hac-ı Bektaşi
Veli’nin, “Eline, beline, diline sadık ol” öğüdünde
sadakatın zarını deldiler; dil de bozuldu!
İmam Ali’nin, “Kişi dilinin altında saklıdır” deyişindeki
hikmeti, kültürel genleri iğdiş edilmiş Türk konuşmaya
başlayınca anlarsın: Onun ağzından çıkan kelimelerde mazi
yok, mukaddesat yok, aşk yoktur artık... Sözcükler anlamsız,
kelimeler hafif; havaî sözler: Ne yere inen, ne de göğe
çıkan, özden, mayadan ve manâdan mahrum sözler...
Kültürel genleri aslından saptırılan Türk, tabiî kimliğinden
yatay geçişle yapay kimlik sahibi olarak, şahsiyetini kendi
değerleine göre değil, piyasanın talebine göre
biçimlendirir.
Kökkültüründen sökülen Türk, genetiğiyle oynanmış
organizmalar gibi, tohum vermez; üretken değildir! O,
varlığını ve devamlılığını başkalarına borçludur. Kendisi
olmak istese de artık olamaz...
Genetiği değiştirilen Türk; “Nasıl bir Türk arzu ederdiniz”e
göre kimlik tasarımı yapar.
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Kültürel
Genetiği Değiştirilen Türk
Dinime
Söven de Kalan Sağlar da Bizdendir
Su
Ya
Bir Yol Bul, Ya Bir Yol Aç, Ya da...
Muhsin’in
Nesli
Kendini
İfade Edemeyen Müslümanın Tarifi?
İhtiyaç,
İhtiras, Sapkınlık
Sen, Sana Emanet
Bu
Vebal Kimin?
Vicdan
Ayaklanması
Bir
İnsan İnşa Etmek
İhanetlik
Bizdedir
İmam
Hüseyin
SAYFA
BASI
|