A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de








Yunus M.’nin Sırtından ve Ardından

Alman baba ve Türk anadan doğma, bir öğrenci, okuduğu lisenin idaresini, namaz kılmak için yer vermediğinden dolayı daha on dört yaşındayken mahkemeye verir ve on altı yaşında da davayı kazanırsa, Almanya gibi bir ülkede ne olur?

-Yer yerinden oynar...

Veya çocuğun birisine kuyuyu gösterip oraya bir taş attırırlarsa... Sonra kırk yetişkin adam biraraya toplanır; taşı çıkarmak için değil de, taşın oraya niye atıldığına dair hararetli tartışma başlatırlar ve birbirlerine girerlerse ne olur?

-O taş kuyuda kalır! Ve o hengamede altta kalan, ezilen de taşı attıran ya da atan olur.

Yunus M.’nin mahkemeye verdiği okulun avukatı, okul binasında namaz kılma yeri talebini kastederek diyor ki: “Müslümanların burada olmaları onları tatmin etmiyor. Kendilerini görmemiz için bizi adeta zorluyorlar.”

Yunusların durumunu kendileri izah etmekten ve kavramaktan yetersiz oldukları kadar, Alman devleti ve yetkili merciler, sözsahibi kuruluşlar da kısmen gerçeği görmüyor, kısmen de görmek istemiyorlar. Hele bir kaşık suda fırtına koparan Yunus, ancak gazete manşetleri ve tv kanallarına haber konusu olmaktan dolayı tatmin olmanın ötesinde, başımıza açtığı belânın idrakinde bile değil!

Buraya kadar okuduğunuz yukarıdaki satırları bu senenin başında, yani Ocak-Şubat aylarında “Başımın Belası Yunus” başlığıyla yazmış ve o günlerde kitap hazırlığımın yoğunluğundan dolayı öylece bırakmıştım. Şimdi aynı davayla ilgili Berlin Yüksek İdari Mahkemesi, 27 Mayıs 2010 günü Yuns M.’nin, okulda namaz kılma yeri tahsis edilmesi talebini reddetti.

KRM (Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi)’nin Dönem Sözcüsü Ali Kızılkaya, mahkeme kararının ertesi günü, “Okulda İbadet Yasağı Din Hürriyetini Kısıtlar” başlığını taşıyan bir basın açıklaması yaparak, mahkeme kararından duyduğu memnuniyetsizliği kamuoyuyla paylaşmış oldu. Aynı basın açıklması ZMD’nin de internet sitesinde tam metin olarak yer aldı. IGMG (Milli Görüş) kendi internet sitesinde KRM adına yapılan basın açıklmasına yer verdiğinden bağımsız olarak, IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü adına yapılan, aynı istikamette bir başka açıklamaya daha yer vermiş. İslam Kültür Merkezleri Birliği’nin (VIKZ) internet sayfasında konuyla ilgili ne kendilerinin ne de üyesi oldukları KRM’nin açıklaması var.

Bütün bunlardan daha manidar olan ise; DİTİB’in sözkonusu mahkeme kararıyla ilgili basın açıklmasını kendi adına yapmış olmasıdır. Halbuki KRM’yi oluşturan (DİTİB, ZMD, VIKZ, İslamrat) dört müslüman çatı kuruluştan birisi ve en büyüğü DİTİB’dir.

Bu durum; “İslam Konferansı” meselesinde KRM’deki çatlağın su yüzüne çıktığı günlerde, KRM kendi kendini bitirmiştir, şeklindeki teşhisimizin teyidinden başka birşey değildir maalesef...

Bütün bunlardan bağımsız olarak, 16 yaşında bir çocuğun arkasına saklananlar kadar, onun okulda ibadet yeri talebini mahkemeye taşıyanlar ve buna doğrudan veya dolaylı destek verenler, Almanya Müslüman Azınlığı temsil noktasında çok kötü bir sınav vermişlerdir.

Buradaki müslüman azınlı
ğın öncelikle hayatî meselelerini sıralamada, 14-15 yaşındaki çocuklarımızın okulda namaz kılma talepleri acaba bu gergin ortamda bu kadar önplana çıkarılmalı mıydı? Bundan yıllar önce Öğretmen Feraşta Ludin’in başörtüsünü Alman Anayasa Mahkemesi’ne kadar taşıyanlar, başörtülülere karşı yerli halkın ve kamuoyunun önyargısından ve eyaletlerin birbiri ardına getirdikleri yasaklardan başka ne elde ettiler?...

Doğrusu yıllardan beri Türklerin şahsında Almanya’daki diğer müslümanlara da hayırlı ve kalıcı hizmetler veren çatı kuruluşlarımızın böylesi durumlarda, deyim yerindeyse, tribünlere oynamaları ve  popülist yaklaşımları, üstlendikleri misyonla bağdaşmıyor! Anadilini koruyamayacak ve okullardan birer birer kovulurken işin vehametini kavrayamayacak kadar duyarsız, basiretsiz olanların, buradaki milyonlarca Müslüman-Türkü hakkıyla, dinî konularda dahi, temsil ettiklerine inanamıyorum.

Özellikle KRM üyesi kuruluşların her birine düşen vazife; Yunus M.’yi daha işin başındayken mahkemeye başvurmaktan vazgeçirmek olmalıydı. Zaten müslümanlara karşı son derece peşinhükümlü bir kamuoyu oluşmuşken, netice vermeyecek, faydadan çok zarar getirecek ve toplumun daha da gerilmesine zemin hazırlayacak bu tür girişimlerden kaçınılması gerekirdi.

Yunus M.’nin sırtından ve Yunus M.’nin ardından dindarlık taslayanların dindarlığına ve müslümanları temsile kalkışanların temsil yeteniğine şaşarım doğrusu.

 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

Yunus M.’nin Sırtından ve Ardından
Kültürel Genetiği Değiştirilen Türk
Dinime Söven de Kalan Sağlar da Bizdendir
Su
Ya Bir Yol Bul, Ya Bir Yol Aç, Ya da...
Muhsin’in Nesli
Kendini İfade Edemeyen Müslümanın Tarifi?
İhtiyaç, İhtiras, Sapkınlık
Sen, Sana Emanet
Bu Vebal Kimin?
Vicdan Ayaklanması
Bir İnsan İnşa Etmek
İhanetlik Bizdedir
İmam Hüseyin
 

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Ya Bir Yol Bul, Ya Bir Yol Aç,
 Ya da...
Aileler, cemaatlar, kavimler veya milletler; nefislerinin, kaprislerinin ve şahsi menfaatlerinin esiri olmadan görevini ifa edenlerin omuzlarında yükselirler.Devam

Ali Kılıçarslan

“Müslümanı Avrupalılaştırmak”
Avrupa’nın mı islamlaştığını, bir başka deyişle müslümanlaşacağını öğrenmek isteyenler, özellikle Almanya Türkleri’nin geleceği hakkında fikir yürütenler, bu kitabı mutlaka okumalılar. Devam

Yakup Yurt

SUÇ TERCÜMANDA…
Sokağı kirletenler, işsizlik sigortasını meslek sanıyor ve namusuyla çalışan fikir çöpçülerine küfretmeyi marifet sanıyorlardı. Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Bürokratik Yargının Fanatikleri
Günümüzde Türkiye'nin yargı bürokrasisi arasında ortaya çıkan çatışmalar, birçok bakımdan kilisenin yaşadığı bu serüvene benzemektedir. Devam

Hidayet Kayaalp

LAMI CİMİ YOK
Çetelere sövmek, darbecileri lanetlemek belki insanı rahatlatır, ama gelecek nesillerin başına gelecek tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

Ziya Gökalp’ın İstemediği “Boşolar”...
Etrafını aydınlatan ışık olarak anlam yüklenen “ziya” insan örneğinde en güzel şekilde Ziya Gökalp’ in şahsında anlam bulmuştur.  
Devam

Yakup Tufan

ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
Bu ülke müslümanların da ülkesidir!  Bu devlet müslümanların da devletidir ve onların hak ve hukukunu korumak ve kollamakla mükelleftir! Devam

Leman Kuzu

KABUL  ETMİYORUZ!..
Ey ABD, tüm dünya biliyor ki, sen emperyalist bir güçsün. Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim
İnsan olarak en çok da sevdiklerimizden darbe alınca yaralanırız ya, bu yara kolay kolay kabuk tutmaz. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Kadın Dindarlığına Hürriyet
Neticede kadınlar, başörtüsü ve meslek hayatı arasında tercih yapmak zorunda bırakılmaktadırlar.
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat