A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de








Nesillerin Kimlik Dili


“Siz kendinize inanın, başkaları da size inanacaktır” (Montaigne)

Sırılsıklam aşık olduğu kızın sadece mahallesine uğramak veya onun izini bir kilometre uzaktan takip etmekle yetinen, mutmain olan bir gençlik kuşağına mensup ben, karşımda yaşça benden epeyce  genç olan arkadaşın nişanlısının tavırları karşısında nereye bakacağımı şaşırmıştım. Arkadaşla tren yolculuğu esnasında karşılaştık. Yanında başörtülü ve gayet bakımlı genç bir hanım vardı. Nişanlısı olarak takdim etti. Zaten önceden de bir Türk kızıyla nişanlandığını duymuştum. Genç kadının nişanlısına yılışma hareketlerinden hem rahatsız olmuş, hem de başörtülü bir Türk kızı adına utanmıştım.

Bu hadiseden epey zaman sonra, yine trende giderken bir grup, tahminen 16-18 yaş arası, öğrenci önümdeki boş koltuklara oturdu. Bunlardan bir kesimi kendi aralarında Almanca konuşurken arasıra Türkçe kelimeler telafuz edişlerinden ve savurdukları küfürlerin sadece Türkçe olmasından, onların Türk olduklarını anladım. Zaten görüntüleri de kendilerini ele veriyordu. Halkımızın içinde günlük konuşma dilini maalesef küfürle kirletmişlik artık “normal”larımızdan sayıldığı bir zamanda, gençlerin de küfürlü konuşmaları bana çok “anormal” gelmemişti... Kızlı erkekli gençler karşılıklı koltuklara oturduktan sonra içlerinden bazıları öylesi güngörmemiş küfürler savuruyorlardı ki, duydukça kulaklarımın ucuna kadar hicabımdan kızarıyordum. Delikanlılar küfrün en bayağısı, iğrenci, müstehcenini birbirlerine savururken, onlarla birlikte kızlar da basıyordu kahkahayı...

Sevgili Muhsin Ceylan’ın, “Fikir Fırtınası (Kanal Avrupa)” proğramında ‘Batı Avrupa Türklerinin Kültürel Kimlik Dili’ eksenli konuyu tartışırken; farklı bir kültür ikliminde varlığını sürdüren azınlıkların davranış biçimleri, onların hangi kültür havzasından geldiklerini ele verir babından birşeyler söylemiştim. Bu konuyu kafamda derinleştirirken, yukarıya aktardığım iki olayla meseleye giriş yapmış oldum. Doğrusu kitapçının vitrininde önceden gördüğüm hâlde, satın almaya gerek görmediğim bir kitabı, bu sefer zincirin halkalarını tamamlar ümidiyle aldım ve yanılmadığımı gördüm.

Türkçe’ye “İstediğim Gibi (So wie ich will)” veya “Nasıl İstersem” olarak da tercüme edilebilecek olan kitabın altbaşlığı daha da kışkırtıcı: “Cami ile Minietek Arasındaki Hayatım (Mein Leben zwischen Moschee und Minirock)”... Zaten başka türlüsünü de doğrusu beklemiyordum. Müslüman-Türk bir aileden, gencecik bir kız olarak bu toplumda isim yapmak istiyorsanız, mutlaka işin içine İslâm ve onun tezatı birşeyler karıştırmanız lazım. Bu yolu seçenler için yeterinden fazla akıl veren, yol gösteren vardır bu ülkede...

Daha 18-19 yaşlarında kitap yazan Melda Akbaş; “Belki benim ikilemim buradadır: Almanlar için ben bir Türküm. Türkler için daha ziyade Alman! Ne ağacım, ne de kabuk...” Belki kendi kuşağını en iyi tarif eden bir söz: Ne ağaç, ne de kabuk! Peki ne?... Yayınevi çiçeği burnunda yazarının hayat hikâyesini takdim ederken; “Müslüman töresi ve Batı özgürlüğü arasındaki hayat” diyor! Sizce de çok mânidar bir tesbit değil mi... Bir tarafta törelerin tutsaklığı, diğer yanda Batı’nın alabildiğine özgürlüğü... Zaten netice itibariyle Melda Akbaş da “özgürlüğü” seçmiş. İnşallah ileride bu özgürce hayatın tutsağı olmaz. Namık Kemal’i rahmetle anıyorum: “Ne efsunkâr imişsin ah ey didar-ı hürriyet/Esir-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten”

Sözkonusu kitapla ilgili kapsamlı bir değerlendirmeyi ileriki zamanlarda yapabilmeyi ümit ediyor ve tekrar konumuza dönüyoruz. Geride bıraktığımız 2009 yılının sonlarına doğru Almanya müslüman azınlık üzerinde yapılan kapsamlı bir araştırmada, dindar olanların diğerlerine kıyasla daha höşgörülü ve uyumlu olduğu neticesine varılmışken; Aşağı Saksonya Kriminolojik Araştırmalar Enstitüsü (KFN) ise yaptığı araştırmada, dindar Türk gençlerinin şiddete daha çok meyilli oldukları sonucuna varmış. Araştırma konusuyla ilgili görüşlerine başvurulan Prof. Rauf Ceylan; “Müslümanların çoğunluğu elli yılı aşkın bir zamandan beri burada yaşamalarına rağmen, İslâm’ın hâlâ yabancıların dini olarak görülmesi ve burada doğup büyüyen üçüncü nesil gençlerin bile yabancı olarak dışlanması yüzünden yerli toplumla göçmen Türkler arasındaki uçurum giderek büyüyor” tesbitinde bulunmaktadır.

Şimdi dikkatler üçüncü nesil Türkler üzerinde: Asimile mi, uyum mu, protesto mu? Sözkonusu kuşak ne Birinci , ne de İkinci Nesil Türkler gibi (homojen) olmayacak! Yukarıya taşıdığımız karşılaşmalar kadar, bahse konu olan kitabın yazarı da, yeni nesil Türklerdendi. Mutlaka bunlara daha ilâve edebileceğimiz, Türk`den daha çok Türk, müslümandan daha çok müslüman gençlerimiz de var. Değerler temelinde, hayatı algılamada ve davranış biçimlerinde son derece heterojen olan ve geniş bir yelpazede değerlendirilmesi gereken bir nesille karşı karşyayız. İstismara, suistimale ve her türlü aşırılığa son derece müsait bir gençlik...

Farklı bir çoğulcu-yerli kültür içindeki azınlığın (kültürel) kimlik dili nedir, nasıl anlaşılır? Ülkemiz insanlarındaki davranış biçimleri ait oldukları bölge kültürüne göre değişir. Meselâ, benim yetiştiğim Doğu Anadolu’da kendi çocuğunuzu kaynana, kaynata, anne veya babanızın yanında sevmeniz, kucağınıza almanız; büyüklerinize karşı bir saygısızlık olarak görülür(dü). Herhangi bir Avrupa ülkesindeki göçmen Türkü yerli toplumdan farklı kılan şey, onun sosyal hayatttaki davranış biçimleridir. Bizim “ayıp”larımız, “mahremiyet”lerimiz, “utanmak”lığımız, namus telâkkimiz, aile bağlarımız, fedakârlığımız, “el öpme”miz, büyüklerimize saygılı olma biçimimiz farklıdır! Acılı günümüzde feryadımızı, sevinçli günde neşemizi yakın çevremiz duyar. Almanya, elinde bira şişeleri olmadan, Türklerin nasıl da zevkten dört köşe olabildiklerini hayretle gördü. Bazı uluslararası futbol müsabakalarında kazanılan başarıların ardından bayraklarıyla bugünlerde caddeleri dolduran Alman gençleri, bu alışkanlıklarını Türklere borçludurlar. Ayaklar altındaki ekmek parçasını içi sızlayarak kaldıran, bazen de öpüp başına koyduktan sonra bir kenara koyan birisini görürseniz, o mutlaka  Türktür!

Siz, “öyle bir nesil kaldı mı ki” demeden önce, ben de, “görürseniz” dedim... Bu neslin kimlik dilini anlamaya çalışacağız: Ağaç mı, kabuk mu, yoksa pıtrak mı?


 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

Nesillerin Kimlik Dili
Müslümana Karşı Müslüman!
Araftaki Nesil
Yunus M.’nin Sırtından ve Ardından
Kültürel Genetiği Değiştirilen Türk
Dinime Söven de Kalan Sağlar da Bizdendir
Su
Ya Bir Yol Bul, Ya Bir Yol Aç, Ya da...
Muhsin’in Nesli
Kendini İfade Edemeyen Müslümanın Tarifi?
İhtiyaç, İhtiras, Sapkınlık
Sen, Sana Emanet
Bu Vebal Kimin?
Vicdan Ayaklanması
Bir İnsan İnşa Etmek
İhanetlik Bizdedir
İmam Hüseyin
 

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Ya Bir Yol Bul, Ya Bir Yol Aç,
 Ya da...
Aileler, cemaatlar, kavimler veya milletler; nefislerinin, kaprislerinin ve şahsi menfaatlerinin esiri olmadan görevini ifa edenlerin omuzlarında yükselirler.Devam

Ali Kılıçarslan

“Müslümanı Avrupalılaştırmak”
Avrupa’nın mı islamlaştığını, bir başka deyişle müslümanlaşacağını öğrenmek isteyenler, özellikle Almanya Türkleri’nin geleceği hakkında fikir yürütenler, bu kitabı mutlaka okumalılar. Devam

Yakup Yurt

SUÇ TERCÜMANDA…
Sokağı kirletenler, işsizlik sigortasını meslek sanıyor ve namusuyla çalışan fikir çöpçülerine küfretmeyi marifet sanıyorlardı. Devam

Şefik Kantar

Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme düşüncesi yatıyor.
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

Bürokratik Yargının Fanatikleri
Günümüzde Türkiye'nin yargı bürokrasisi arasında ortaya çıkan çatışmalar, birçok bakımdan kilisenin yaşadığı bu serüvene benzemektedir. Devam

Hidayet Kayaalp

LAMI CİMİ YOK
Çetelere sövmek, darbecileri lanetlemek belki insanı rahatlatır, ama gelecek nesillerin başına gelecek tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Devam

Prof. Dr. Ramazan Demir

Ziya Gökalp’ın İstemediği “Boşolar”...
Etrafını aydınlatan ışık olarak anlam yüklenen “ziya” insan örneğinde en güzel şekilde Ziya Gökalp’ in şahsında anlam bulmuştur.  
Devam

Yakup Tufan

ALMANYA İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
Bu ülke müslümanların da ülkesidir!  Bu devlet müslümanların da devletidir ve onların hak ve hukukunu korumak ve kollamakla mükelleftir! Devam

Leman Kuzu

KABUL  ETMİYORUZ!..
Ey ABD, tüm dünya biliyor ki, sen emperyalist bir güçsün. Devam

Nuran Yelkenci

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli bir kadın neden ülkeyi
 yönetemesin?
Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Umut Bulut

Kalıbınıza tüküreyim
İnsan olarak en çok da sevdiklerimizden darbe alınca yaralanırız ya, bu yara kolay kolay kabuk tutmaz. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Kadın Dindarlığına Hürriyet
Neticede kadınlar, başörtüsü ve meslek hayatı arasında tercih yapmak zorunda bırakılmaktadırlar.
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat