|
BAKIŞ
Mahmut Aşkar
|
|
|
askar@turkpartner.de
|
AĞA
AĞALIĞINI,
PAŞA DA PAŞALIĞINI....
Herkes üzerine vazife olanı, sorumluluk sınırları
dahilinde olanı yapsaydı, sadece biz değil, bütün
dünya insanlığı şimdikinden çok daha iyi
bir konumda olurdu.
Akıllı
insan, kendisine saygısı olan insan; değerini
"bozuk para gibi harcamayan", bilmediği konu
hakkında hüküm verircesine görüş beyan ederek,
cehaletini ortaya koymayan insandır. Bunun tersi; akılsızlık,
hafifliktir; bilmediğini bilmemektir.
Batı
Dünyası, hıristiyanlık değerleriyle, Orta
Asya'dan Orta Doğu'ya kadar olan Şark, islami değerlerle,
Hindistan'dan Japonya'ya kadar olan Uzakdoğu coğrafyasında
ise budizm ve benzeri inançların değerleriyle hayat
bulan bir hayat tarzıyla (medeniyet) ön plana çıkmaktadırlar.
Bu beşeri/tarihi
oluşumu yok sayamaz, görmemezlikten gelemezsiniz. İnkar
derecesinde radikal bir tutum içerisine girerseniz,
cehaletinizi, hatta ihanetinizi belgelemiş olursunuz.
Bizim kültürümüzde,
"Ağa" sömüren, baskı yapan, zulmeden, değildi.
Ağa; lider, büyük, koruyan, veren, şefkat ve
merhamet sahibi, kendi çapında bir bilge kişidir. Ağa,
yerine göre kabile reisi, yerine göre de devlet büyüğüdür.
Ağa, ağalığını bilmezse, herşeyden
önce kendine yazık eder. Sonra da işgal ettiği
makama. Batı dillerine bizim kültürümüzden geçen bir
"paşa" kelimesi vardır ki, kelimeden öte
birçok değeri, manayı beraberinde taşımaktadır.
Tarihimizde, padişahtan sonra paşanın müsbet
veya menfi yönde, askeri veya siyasi gidişatı
etkilediğini görmekteyiz.
Halkımız
arasında, paşaya saygı, hürmet, hayranlık,
tarihi geleneğimizdir. Resmi ağız, "general"
derken, halk "paşa" demeye devam ediyor. "General"de
bir yabancılık, bir soğukluk varken, "Paşa"da
o kelimenin tersine bir sıcaklık, yakınlık
var. Çünkü, "Paşa" bizden,
"General" el'dendir.
Sadece kelime olarak mı?...
Ağalar
ağalıklarının, paşalar paşalıklarının
idrakinde olmadıkları günden beri halkla aralarında
giderek büyüyen bir soğukluğa şahit oluyoruz:
Generallerimiz
bazen sivil vatandaşla askeri birbirine karıştırıyor,
bazen de askeri yetkiyle sivil idarenin yetkisini saf dışı
bırakıyorlar. Generallerimizden birisi de geçenlerde,
hangi şehirlerimizde ne kadar irticai faaliyetlere (!)
karışanlarla ilgili istatistiki bilgileri açıkladı.
Şaşırdım: Avrupa'da bu gibi açıklamalar
sadece içişleri bakanlığı tarafından
yapılır.
Milli Eğitim
Bakanı: Biz, "eğitim, tahsil, ilim kadın
ve erkek için farzdır" diyen bir peygamberin öğretisine
sahip olan insanlarız, şeklindeki ifadesi hemen bazı
gazete ve "köşe" yazarlarının hücumuna
maruz kaldı. "Laik bir ülkenin referansı din
olamaz"mış. Din kadar başınıza
taş düşsün, diyeceği geliyor insanın. Çin'in
Konfiçyus'undan, Hindistan'ın Gandi'sinden, Batı'nın
Weber'inden, Fromm'undan iktibaslar (alıntı)
yapabilir, hatta Hz. İsa'dan bile aktarmalar
sunabilirsiniz. Tepki görmez, alkış toplar. Amma,
İslamiyet'ten, Allah'ın son elçisinden ilim, eğitim,
öğrenmekle ilgili bile olsa, bir hadis telafuz ederseniz
kıyametler kopar!
Bu kadar peşin
hükümlülük, bu kadar yobazlık ancak bizimkilere
mahsus, kronikleşmiş hastalıktır. Batı
aydını, inanmasa da saygı gösterir, istifade
yoluna gider. Kendi medeniyetinin temel değerleri olduğu
için sahip çıkar, yaşatır. Türkiye'nin AB üyeliğine
karşı çıkan
Avrupa, "Hıristiyan Avrupa'da müslüman Türkiye'nin
yeri yok" tarzında tavır takınmadı mı?....
Bildiğiniz, ehil olduğunuz, mesuliyetini taşıdığınız
görevlerinizi ifa ediniz ki, biz de vatandaşlık görevimizi
yerine getirerek, hak etmediğimiz bu az gelişmişlik
girdabından milletimizi kurtaralım.
SAYFA BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Ağa
ağalığını paşa paşalığını
Bu
kavga bitmez
Euro-Türk’ün
konumu
Nerelisiniz?
"Dava
adamı"nın davası
Paşadan
emir Gelmiş
Ah
benim Şarklı Kafam
Heykeller
Devrilirken
Beklenen
Son
Coniler
kerbela Topraklarında
Akılsızın
akıl hocası
Neronların
Savaşı
Şiddete
dayalı siyaset 2
Şiddete
dayalı siyaset
Gönlüm
bugün sohbet ister
Davamın
adamları neredesiniz?
Az
gelişmişliğin özellikleri
Bizim
savaşımız
“Muhteşem
Osmanlı Çadırı“
Ortadoğu
liderini arıyor
İrticacılar
yine hortluyor
Yol
ayrımındaki Türkiye
Avrupa
şeffaflaşıyor mu?
AB
ne kadar samimi?
Karl
ödülünün düşündürdükleri
Ben
değişiyorum, Türkiye değişiyor
Ayak
bağı olmayın!
Bu
bayrak rüzgar bekliyordu
Avrupalı
olmak; niçin?
Türk
siyasi tarihinde yeni bir dönem
Bir
millet kurtarıcısını arıyor
Aman
ehliyetsizin elinden
Bir
"Vassiyetname" ve Ben
AB
üyeliği çıkmaz ayın başında
Almanya
siyasi hayatında Türklerin yeri
Ülküler
öldü mü
Ölmesini
de bilmek
Kerbela
yahut Filistin
Bize
benzemiyorsun
Korkak
Modern
zamanların vatanseverliği
Çıplak
Tufan'daki
"Tufan"
Hayatı
yaşamak
İbret
Yolun
neresindesiniz?
Tadını
çıkarmak
Gençlerim
eyvah!
Düşmansız
Yaşamak
"Enternasyonal
terörizme karşı savaş"
Sahipsiz
Toplum
Meydan
Okumak
Afganistan
bombalanıyor
Medeniyetler
çatışması
veya tekerrür eden tarih
Dünyanın
gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11
eylül ve sonrası
Gönlünüz
rahat mı?
Dibe
Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU
DOĞUM" VE İNSANLIK
Dilimiz
- Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına
Özel"
Odak
Noktamızdaki İnsan
Hasbihal
- 2
Toplumun
Aynası
Hasbihal
Okuyormusunuz?
SAYFA
BASI
|