·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de

   
AMAN  EHİYETSİZİN  ELİNDEN

Herşeyin bir hakikisi bir de sahtesi vardır. Meselâ; isim yapmış herhangi bir (marka) - malın hakikisinin yanısıra piyasada sahtesini de görürsünüz. Bu sahte malı üreten veya piyasaya süren sahtekârdır.

Anlının teri, elinin emeğiyle para kazanmaktan ziyade, yalan-dolanla, hırsızlık-soygunculukla kazanmayı hedef seçenler de sahtekârdır.
Cadde üzerinde  el açıp insanların manevi ve vicdanı duygularını istismar ederek, gerçekten mağdur olmadıkları halde, mağduriyetlerini ön plana çıkararak dilenenler de sahtekârdır.
Dikkat ederseniz, her üç halde de sahtekârlıklar meslek haline getirilmiştir.
Yüzüne-gözüne bulaştırmadan, en ince teferruatına kadar düşünülerek yapılan bu sahtekârca faaliyetlerin erbabı kişiler, kendi sahalarında uzmanlaşmış ehil sahtekârlardır.

Doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulacaksa.......
Aile fertleri, ehil aile reislerine, toplumlar, sahasında ehil olan milletvekili, din adamı, devlet adamı gibi şahsiyetlere minnetdardır.
Bütün insanlık, insanlığa hizmette bulunmuş ilim-irfan sahiplerine minnettardır.
Onlar, doğru yoldaki ehillerdir: Neyi yapıp-yapamayacağını, neyi söyleyip-söyleyemeyeceğini ve neyi bilip-bilmediğini bilen insanlardır.
Memleketimizde yine seçimler var: Onlarca siyasi parti Türkiye´ yi bir baştan bir başa dolaşıyor; tek kelimeyle, siyasi-içtimai ve iktisadi kurtuluş reçetelerinin halka propagandasını yapıyor ve bunun karşılığında oy istiyorlar.
Her yönüyle kalkınmış ülkelerde siyasi partilerin belirli konularda uzman (ehil) adamları vardır. Meselâ: Sağlık, içişleri, dışişleri, eğitim gibi.. Bu sahalardan birisiyle ilgili konu gündeme geldiğinde, parti o uzman kişiyi devreye sokar.
Bizde öyle olmuyor: Parti başkanı her konuda uzman (!), olur-olmaz her işte ve yerde arz-ı endam eder, açar ağzını yumar gözünü. Başkanın, liderin böyle olduğu bir partinin diğer adayları da ustalarının çırakları oldukları konusunda ellerinden gelen bütün maharetlerini sergileme yarışına girerler:
Bilmedikleri, anlamadıkları konularda da ahkâm keser, vaatte bulunurlar. Yalan söylediklerinin farkındadırlar. Öyle görmüş, öyle götürmüşler: Siyasette geçerli akçe; ne kadar vaat, o kadar oy`dur. Vekil kandırmaya, halk da kanmaya alışmış, maalesef.....
Eğer bir ülkede, "doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar" deyimi "atasözü" diye kendisine yer edinmiş ise bunun aksini beklemek zaten saflık olur.
Böyle bir ülkede buna sahtekârlık derler mi, acaba?..... Bayağı karamsarım.

Vay ki vay!...
Osmanlı`nın duraklama ve gerileme devrinde padişaha kulluktan öte fazla mahareti olmayan devlet adamlarına bolca rastlamak mümkündür. Cumhuriyetin savaş sonrası döneminde Atatürk´ün çevresinde bolca ´´evet efendim, emret efendim´´ciler görülür. O´nu ilahlaştıran yazar-şair takımı, sigarasının külünü bile yere düşerttürmeyen emir kulları v.s...
Daha sonraki yıllarda ön plana çıkan siyası parti liderlerinin önünde el-pençe duran vekillerimiz.
Halka hizmeti sadakatı, bir üst´e yaranmaya tercih eden ehliyetsiz sahtekârlar.
Bunu yıllardır göremeyen, görüpte ders almayan milletim, vay vayy!......

Bir tarihte din alimi ( halen bir üniversitemizin ilahiyat fakültesinde hocalık yapıyor) bir zatın sohbetine iştirak etmiştim. İslâm tarihinin ilk çağlarındaki ihtilaflı bir  konuyla ilgili dinleyicilerden birisi soru sordu. Konuşmacı cevap vermek istemedi. İsrar üzerine kaçamak bir cevap verdi. Sohbet bitiminden sonra aynı konuyla ilgili ikili görüşmede; "Doğruyu söylersem beni camiden kovarlar" şeklinde itirafta bulundu.

Kovacak olan kim?:

Cemaat, yani ehilin ağzından doğruyu öğrenmeğe gelen halk.
Kovulacak olan kim?:
Kuran dinini insanlara anlatacak, anlatması gereken alim, imam(lider).   
Vay,.. hakikati bilip de söylemeyen alimin haline!
Vay benim dinim, vay benim müslümanım!.....          

Cumhurbaşkanımız önündeki yazılı metni okuyor:
 Kendisi yazmadığı gibi oradaki "kuş dili"ni de günlük konuşmalarında tercih etmediği belli. Çünkü, modernlik adına konuşma metninin içine serpiştirilmiş kelimeleri telâfuz ederken dili ağzında büyür gibi oluyor, uydurulmuş kelimeler cümle içerisinde sırıtıyor, ahengi bozuyor. Ben anlamakta zorlanıyorum.
Başbakanımız B. Ecevit´i zikretmeğe bilmem gerek var mı?:
Bilhasa yetmişli yılları Türkiye´sinde ilericik, devrimcilik adına Türkçe`yi yozlaştıranların başında gelir.
Çocuğumun öğretmeninden bir mektup aldım:
Çocuğumuza ilkokul seviyesin ders veren öğretmen, Türkçe´den imtihan edilse muhakkak zayıf alırdı.
"Bizim milliyetçiliğimiz ırk milliyetetçiliği değil, kültür milliyetçiliğidir.", diyenleri konuşurken bir dinleyin hele.....
Kültür arabesk, dil arabesk.
Dil´imi dilim dilim etmişler.
Vay benim anam!..vay benim dilim!....

SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Aman ehliyetsizin elinden
Bir "Vassiyetname" ve Ben
AB üyeliği çıkmaz ayın başında
Almanya siyasi hayatında Türklerin yeri
Ülküler öldü mü
Ölmesini de bilmek
Kerbela yahut Filistin
Bize benzemiyorsun
Korkak
Modern zamanların vatanseverliği
Çıplak 

Tufan'daki "Tufan"
Hayatı yaşamak
İbret
Yolun neresindesiniz?
Tadını çıkarmak
Gençlerim eyvah!
Düşmansız Yaşamak
"Enternasyonal  terörizme  karşı  savaş"
Sahipsiz Toplum
Meydan Okumak
Afganistan bombalanıyor
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar

Aman ehliyetsizin elinden

Muhsin Ceylan

Temizlikçi Erika´nın oğlu Başbakan

Sizden Biri
Bakkal Mühendis
İsmail Altıntaş
Üç Aylar ve Zamanın Kutsallığı
Şefik Kantar
Yaşasın, kurtulduk ! (mu)?
Fazlı Arabacı
AB ve din anlayışı
Fikret Ekin
Bir Bu Eksikti!
Ismail Tüysüz
Yeşilçamda bir emekci
Üzeyir Lokman Çaycı
Yargılanmışım
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Ahmet'in Hikayesi