·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


AVRUPA  MÜSLÜMANLARININ  TEMEL  MESELELERİ   

   Başta Türkiye, Arap dünyası, İran ve Pakistan gibi müslüman ülkelerden milyonlarca insan -ağırlıklı- Batı Avrup
a devletlerinde yaşamaktadırlar. Büyük çapta 1960'lı yıllardan itibaren Türkiye'den başlayan işçi akımının bügünkü seviyeye geleceğini, ne gönderen ve ne de kabul eden ülkeler kestirememiş, dolayısıyla hazırlıksız yakalanmıştır.


   Bugün itibariyle, sadece Almanya'da yaşayan 3,2 milyon müslümanın 2,37 milyonu Türk'tür. İlk yıllarda işçi yurtlarında barındırılan müslümanlar, en azından bir bayram namazı veya cuma namazı kılabilecek yerden mahrumdular. Bazen, gizli-saklı da olsa, yurtlardaki odalardan birini mescit olarak kullanmak mecburiyetinde kalmışlardı. Zamanla antlaşmaların süresi dolduktan sonra, oldukları yeri terk etme hürriyetine kavuşmuş, işçi getolarından kurtularak normal hayata intibak etmiş, ikamet ettikleri şehir/kasabalarda ibadethane yerleri kiralamaya başlamışlardır.

   Yabancı kültür değerlerinin hakim olduğu bir ortamda, milli/manevi duygular bilhassa Türkler arasında ön plana çıkmaya başlayınca, anavatandaki siyasi/dini kuruluşların iştahını kabartmıştır. Adı geçen kuruluşların paralelinde cami dernekleri çığ gibi büyüyerek bugünkü halini almıştır.


   Batı Avrupa müslümanlarının meselelerini ana başlıklar altında aşağıdaki gibi özetlemek mümkün:   a)  Cami dernekleri yöneticilerinin ehil ol(a)mayışı:

   Zaruri dini ihtiyaçları karşılamak için samimiyetle hizmete talip olanların, islami konularda son derece yetersiz olmaları, yaşadıkları ülkenin şartlarını gereği kadar kavrayamadıkları gerçeği, zamanla gereksiz sıkıntı ve sürtüşmelere zemin hazırlamıştır.

   Cami imamı olarak anavatandan getirtilen görevlilerin ekseriyeti Avrupa'ya mahsus gerçeklere hazırlıklı olmadıkları ve bunları öğrenmek için zaman, zemin, kapasite ve talep yetersizliğinden dolayı namaz kıldırmak ve Kuran kursu vermekten öte bir icraatları söz konusu olmamıştır.

b) Din ve dindar istismarı:

   Her devirde ve yerde olduğu gibi, maalesef Avrupa müslümanları da zaman zaman bilgisizlik ve tecrübesizliğin kurbanı olmuş, "din tacirleri", siyasiler ve dini istediği kalıba sokmak isteğen devlet görevlileri  tarafından istismar edilmişlerdir(Bu süreç hala devam etmektedir.).
   Bütün bunların yanısıra, dindarla beraber din de belli hedefler için sıçrama tahtası olarak kullanılmaya devam etmektedir.
c) Dini cemaat ve derneklerin bölünmüşlüğü:

   Dernek, tarikat, lider/şeyh, parti taasubu bölünmüşlüğün başlıca sebepleridir.
Herkes mevcuttan pay alma yarışında. Birliği istemeğenlerin sayısı, isteyenlerden daha fazladır. İslam, adına yola çıkanların hemen hemen hepsi kendine göre yorumladığı din anlayışından taviz vermeğe yanaşmıyor. Karşılıklı toleransdan kaçıyorlar. Bu durum da müslümanların yaşadığı Avrupa devletlerinin -galiba- işine geliyor. Dini konuların hayatiyeti sözkonusu olduğunda Avrupa'lı yetkilinin gerekçesi hazır:                                     Her kuruluş; "İslam'ı en iyi ben temsil ediyorum" iddiasında, biz hanginizi muhatap alalım? Kendi aranızda anlaşın, tekrar görüşelim.


d) Hıristiyan Avrupa'nın yaklaşımı: İslam'a ve müslümana peşin hükümlü
   Avrupa müslümanının 'İslamiyet'in resmi din olarak tanınması' konusunda önündeki en büyük engellerden biri de Avrupa'nın malum tutumudur. Hele avrupalı siyasiler daha fazla oy uğruna Almanya, Türk kozunu, Fransa, Fas/Cezayir kozunu kullandıkları müddetçe, çözümsüzlük ağır basacaktır.


   Çözüm nedir?
   Avrupa müslümanları meselerine anavatanı ve anavatandakileri karıştırmadan, buradaki gerçekler gözönünde bulundurularak, gayet demokratik usüllerle tabandan tavana doğru temsilcilerini seçerek, birlik oluşturmak mecburiyetindedirler.

   Avrupa Türk-İslam Birliği'nin (ATİB) bu konuda kamuoyuna sunduğu ve beklenin üzerinde ilgi gördüğü, "İslam'ın Avrupa'da Temsili" ile ilgili taslak çalışması, islami kuruluşlar arasında tartışılarak, gerekirse son şekli verilmeli ve kamuoyuna nihayet üzerinde anlaşma sağlanıldığı bir projeyle, ilgili devletlerin ve AB'nin merkezi başkenti olan Brüksel'in kapısı çalınmalıdır.


   Tarih önünde, Avrupa'da yetişen nesillerimize karşı ve öyle inanıyorum ki; Yaratan'ın huzurunda, bu mesuliyet bizlere ve sizlere aittir. Ya birleşir, "güç" olursunuz, ya da şimdiki gibi devam eder "göç" olursunuz.
SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Avrupa müslümanlarının temel meseleleri
Ağa ağalığını paşa da paşalığını...
Bu kavga bitmez
Euro-Türk’ün konumu
Nerelisiniz?
"Dava adamı"nın davası
Paşadan emir Gelmiş
Ah benim Şarklı Kafam
Heykeller Devrilirken
Beklenen Son
Coniler kerbela Topraklarında
Akılsızın akıl hocası
Neronların Savaşı
Şiddete dayalı siyaset 2
Şiddete dayalı siyaset
Gönlüm bugün sohbet ister
Davamın adamları neredesiniz?
Az gelişmişliğin özellikleri
Bizim savaşımız
“Muhteşem Osmanlı Çadırı“
Ortadoğu liderini  arıyor
İrticacılar yine hortluyor
Yol ayrımındaki Türkiye
Avrupa şeffaflaşıyor mu?
AB ne kadar samimi?
Karl ödülünün düşündürdükleri
Ben değişiyorum, Türkiye değişiyor
Ayak bağı olmayın!
Bu bayrak rüzgar bekliyordu
Avrupalı olmak; niçin?
Türk siyasi tarihinde yeni bir dönem
 Bir millet kurtarıcısını arıyor
Aman ehliyetsizin elinden
Bir "Vassiyetname" ve Ben
AB üyeliği çıkmaz ayın başında
Almanya siyasi hayatında Türklerin yeri
Ülküler öldü mü
Ölmesini de bilmek
Kerbela yahut Filistin
Bize benzemiyorsun
Korkak
Modern zamanların vatanseverliği
Çıplak 

Tufan'daki "Tufan"
Hayatı yaşamak
İbret
Yolun neresindesiniz?
Tadını çıkarmak
Gençlerim eyvah!
Düşmansız Yaşamak
"Enternasyonal  terörizme  karşı  savaş"
Sahipsiz Toplum
Meydan Okumak
Afganistan bombalanıyor
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Avrupa müslümanlarının temel meseleleri
Sizden Biri
Senin "hayat" dediğin
Ismail Tüysüz
Zamanı saklamanın sihri
Muhsin Ceylan
Değişen Almanya´ya ayak uydurmak
Üzeyir Lokman Çaycı
Savaş Dansları
Dr. Nebil Bozdoğan
Sars hastalığı ve bugünkü bilgilerimiz
İsmail Altıntaş
Akıl, Vahiy ve İslam Toplumları...
Ali Kılıçarslan
Sömürge Medeniyeti
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bağdat Bağdat
Fikret Ekin
İki Olay ve Hasta Kafa
Sizden Biri
Sahipsiz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç
Şefik Kantar
Son ziyaret üzerine
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı