·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


BAŞÖRTÜSÜ
VE
BAŞÖRTÜLÜLER

Başörtüsünden dolayı Türkiye’de olduğu gibi, Almanya’da da başörtülülerin başı ağrımaya devam ediyor. Bir metre kumaş yüzünden  koparılan fırtınanın sebebini anlamakta artık zorlanmıyoruz, çünkü; başörtü karşıtları, bazen dolaylı, bazen satır aralarında, bazen de açıkca, gerekçeli tavırlarını ortaya koyuyorlar.


Federal Almanya Anayasa Mahkemesi, Fereshta Ludin’in başörtülü oluşu yüzünden uğradığı mağduriyeti, “kararsız bir karar”la siyasilere havale ettiği günden beri Alman Kamuoyu’nda “Başörtüsü” hararetle tartışılmaktadır. 

Demokrasi, insan hak ve hukuku, düşünce ve inanç özgürlüğü ve azınlık hakları gibi birçok konuda Türkiye’ye dersler veren, örnek olma iddiasında olan Almanya, “Başörtüsü” konusunda :

1-     Peşinhükümlü
2-     Yeterli bilgiden yoksun
3-     “Müslümanlar geliyor!” korkusuna hakim
4-     Kendisi gibi olmayanlara karşı tahammülsüz
5-     Belli siyasi partiler tarafından istismara müsait

Bütün bunlara rağmen, sadece inançtan kaynaklanan başörtüsü bağlama meselesinde, bazı eyaletler ve siyasi partilerin tutumları da taktire şayandır.


Bir metre bez üzerine koparılan fırtına:

Köy kadını, fabrika işçisi, temizlikçi veya ev kadının başörtüsü dikkat çekmez, kimseyi rahatsız etmezken, yeni nesilin başörtüsünden niçin ürkülüyor, bu bir metre bez yüzünden fırtınalar koparılıyor?


Almanya’nın haftalık gazetesi “Die Zeit” 25.9.03 tarihli nüshasında: “Başörtüsü eşittir kadına baskı eşittir İslamcılık eşittir özgürlük ve demokrasi tehdidi” bu düz formülle geçerliliğini kaybetmiştir artık. Mesele, örtüyle ilgili olmaktan ziyade, örtünün altında saklı olanla ilgilidir.”


Başörtüsünün altında saklı olan, kafadır, beyindir. Bu kafalar; okuyan, düşünen, ilim ve meslek sahibi, toplumda şahsiyeti ve fikriyatıyla kendine yer edinme, kabul görme hedefi olan hanımefendilere aittir. Bu örtü; birçok art niyetli, önyargılı ve konunun cahili olanların iddia ettiği gibi, “İslam’ın sembolü” değildir. Bu örtü; kadınlığı şehveni arzularının tatmininde kullanan ahlaksızlığın, tüketim sisteminin mal alımı ve satımında  reklam aracı olarak istismar ettiği, pazara döktürdüğü, deşifre ettirdiği kadınlık hazinesinin üzerine  çekilen ar perdesidir.


Bu örtünün öncekilerden başka bir tarafı daha var: Bu örtüde bir zerafet, asalet, estetizm ve şahsiyete bürünmüş kapasite vardır. Bir ‘öz’e dönüş, bir şuurlanma, kendini yeniden keşfetme vardır. 


“Die Zeit”ın yukarıda verdiğimiz yorumundan:”Bunun aydınlık tarafı da var, o da insan haysiyetinin ifadesidir: Kendi hür iradesiyle başörtüsü bağlayanların sayısı giderek çoğalırken, başörtüsü; hıristiyanların haç, yahudilerin takke’yle dinlerine bağlılıklarının ifade etmeleri gibi değerlendirilebilir. Çünkü, saçları kapatmak; kimliğin pekişmesini ve kendine saygının güçlenmesini teşvik ediyor.  Müslüman kadınların çoğu, başörtülü olarak yabancı mekanlarda daha özgürce hareket edebildiklerine inanıyorlar. Bu ülkedeki başörtülüler artık uzun zamandan beridir baskı altında, sindirilmiş, eve kapatılmış mahluklar değillerdir. Bunların birçoğu tahsilli, aydın, modern kadınlardırlar. Onlar, bazen bilgisayar uzmanı, bazen postane veya sigorta kurumlarında memur, bazen de, eğer müsade edilirse, öğretmendirler.

Not: Konuya devam edeceğiz. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI:


   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Başörtüsü Ve Başörtülüler
Sizden Biri
Mefkuresiz "Jenerasyon"lar
Muhsin Ceylan
Bekleyip, göreceğiz!
Üzeyir Lokman Çaycı
Acılar karla kaplanırken
Fikret Ekin
Bizden hatırlatması
Ismail Tüysüz
Zamanı saklamanın sihri
Dr. Nebil Bozdoğan
Sars hastalığı ve bugünkü bilgilerimiz
İsmail Altıntaş
Akıl, Vahiy ve İslam Toplumları...
Ali Kılıçarslan
Sömürge Medeniyeti
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bağdat Bağdat
Sizden Biri
Sahipsiz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç
Şefik Kantar
Son ziyaret üzerine
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı