|
BİZİM
ÜLKÜCÜLÜĞÜMÜZ
Soyu tükenme noktasına gelen bir neslin beğenilmeyenlerinden,
kenara atılanlardanız. İyiki beğendirme ve
kabullendirme yolunu seçmemiş, buna tenezül etmemişiz.
Küsmemiş, darılmamış, ne kimseyi "hain",
ne de kimseyi "düşman" görmemişiz. Yanlışımız,
eksiğimiz, hatamızı insanoğlu olmaya bağlamış,
düzeltmek için gayret sarfetmişiz. Takdiri, mükafatı, insanlarımız ve insanlığımız
için verdiğimiz mücadelenin bedelini kuldan beklemeği
kulluğumuza yakıştıramamışız.
Şahsiyetimizi, hürriyetimizi ve samimiyetimizi kul
olmada bulmuş, kul olmada tatmışız.
Teferruattan öze doğru yol alırken putlarımızı
kendi ellerimizle yıkmış, yüreğimizi iman
terazisinde tartıya koyabilme yürekliliğini göstermişiz.
Bir fidan dikmeğe, bir gönül almaya, bir selam vermeğe
geldiğimiz dünyada, "dünya nimetleriyle imtihanlanıp"
gitmeğe gelmişiz aslında. İmtihan için
ilim niyaz etmişiz Yaradanımızdan;
Kelamullah`ta kendimizi bulmuş, irkilmiş, yere ve göğe
bakmış, ibret almışız. Önünde
şapka çıkarmışız Nizamullah`ın.
"İlmin Şehri"ne ulaşabilmek için
"İlmin Kapısı"na müracaat etmişiz.
Bazen çok uzaklara yitirdiğimiz ilmi bulmaya çıkmış,
bazen bir harf için alimin kölesi olmuşuz.
Her renk, din ve milliyetten insanı, Allah`ın
ayetlerinden olduğu için kucaklamış, tasnifi
sadece takvada yapmışız. Önce seni, sonra onu
sevmeği bilmiş, sevgimizi beşeriyata yaymışız.
Dayatmalara dayanmış, denge kurarken dengesini
kaybedenlerden olmamış, özümüze ve sözümüze
ihanet etmemişiz.
Mirasyedi olmamış, istismar etmemiş,
onunla yetinmemiş, gölgesine yatmamışız.
Çağı okumuş ve anlamış, Nemrut`u,
Firavun`u, Ebu Cehil`i ve hattaYezid`i tanımışız.
Resul`u kendimize uydurmaya değil, biz Resul`a uymaya
karar vermişiz. Hem kendimizin hem beşeriyatın
kurtuluşunu, kelimenin tam manasıyla, İslam`da
görmüşüz. Bu yaştan ve bu saatten, bunca
badireden, bunca hezimetten sonra, mabedime namahrem eli değdikten,
ocağım ateşe verildikten sonra; Yaratan`dan başka
yaranacak, O`ndan başka korkacak ve O`ndan başkasına
hesap verecek ilah tanımamışız.
Ülkü yoluna baş koymayı; Hicaz`dan Kerbela`ya doğru
yola çıkan kervanın Tevhid Bayrağı`nı
elinde tutan başkumandanı "Şehitler Şahı"ndan
öğrenmişiz.
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
SAYFA
BASI
|