·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de

   
" MUHTEŞEM  OSMANLI  ÇADIRINA  DÖNÜŞ"

Bundan bir önceki yazımızın başlığını, "Ortadoğu liderini arıyor" şeklinde atmıştık. Bitiş cümlesi olarak da,"Tarihi misyonu gereği, Türkiye´ye bu yakışır." demiştik. Yani, Ortadoğu´nun liderliğine Türkiye soyunmalıydı.

Bugünkü yazımızın başlığını, Frankfurter Allgemeine Zeitung`un 24.1.03 tarihli, İstanbul çıkışlı bir haber/yorum´undan alıyoruz. Rainer Hermann`ın kaleme aldığı yazının ana konusu, İrak krizi ile ilgili olarak Türkiye´nin öncülüğünde İstanbul´da gerçekleştirilen toplantıdır. Bildiğiniz gibi, Suriye, İran, Lübnan, Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye´nin dışişleri bakanlarının Çırağan Sarayı´nda Irak krizine barışcı çözüm yolları bulmak için bir araya gelmişlerdi.

R.Hermann, (bildiğimiz) Türkiye/Arap dünyası diyaloğunun kopukluğundan, karşılıklı suçlamalardan bahsettikten sonra; "Türkiye, Arap komşularıyla zedelenmiş ilişkilerini yeniden kurmaya çalışırken, Avrupa´yı  ihmal edecek mi? Gelişmeler doğrultusunda, Arap aleminde stratejik bir ağırlık kazanabilir mi?....Zira, Samuel Huntington´un, medeniyetlerin çatışması, tezinden beridir, her iki kültürü birarada barındıran ve Arap dünyasına demokratikleşmede model olarak takdim edilebilecek bir Türkiye´nin gün geçtikçe önemi daha da artmaktadır."

Avrupa veya Amerika´nın, Türkiye´yi Arap dünyasına "model" olarak gösterme hedefiyle, bizim arzuladığımız arasında epey fark vardır:
Batı, kendisinin rahatlıkla at oynatabileceği, istediğini dikte ettirebileceği, işine gelirse yeşil kart, gelmezse kırmzı kart gösterebileceği bir Türkiye´yi, henüz daha devletinin milletiyle barışık olmadığı gerçeğini görmemezlikten gelindiği bir Türkiye´yi kastediyorsa, biz bu işin içinde yokuz.
Benim, inancına sadık insanlarımı bile "radikal müslüman" olarak tanımlayacak, kendi hayat tarzlarını müslüman ülkede adeta dayatarak yaşatmaya çalışanları ise "modern" olarak tanımlayacak, kabul edecekse, biz bu işin içinde yine yokuz.
ABD/AB menfaat çatışması doğrultusunda, Türkiye´yi diğer müslüman ülkelere "örnek" olarak sunarken, samimi olmadıklarına kanaat getirdiğimiz için biz, hür irademizle ve kendi gerçeklerimizi göz önünde bulundurarak, ortak değerlere sahip olduğumuz ülkelere modelimizi sunmalıyız.
Türkiye, dün sadece klasik bir şark ülkesi değildi. Bugün de değil, yarın da olmayacaktır.
Türkiye, bütün dayatmalara rağmen, sadece avrupai değil. Dün de değildi, yarın da olmayacaktır. Türkiye, kendi coğrafyasında, kendi gerçekleri ve değerleri üzerinde dururken, ancak o zaman numune olabilir, örnek olabilir, büyük olabilir, istikrar unsuru olabilir.

"Osmanlı Çadırı", bazıları için bir hedef, bir ülküdür. Bazıları için ise, bir kıskançlık, bir korkudur. Altıyüz senelik bir medeniyetin ayak sesleridir, bazıları için. Bazıları için, Türklerin tarih sahnesine yeniden dönüşleridir.

Bizim içinse; "Osmanlı Çadırı", 20.yüzyıl başlarında sömürgeci/işgalci güçlerin tarümar ettiği İslâm Dünyası`nın, 21.yüzyılın başlarında, yine işgalci/sömürgeci güçlere karşı, yeniden derlenme toparlanmak, birlik ve dirlik olmak için attıkları ilk adımdır.
SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:
“Muhteşem Osmanlı Çadırı“
Ortadoğu liderini  arıyor
İrticacılar yine hortluyor
Yol ayrımındaki Türkiye
Avrupa şeffaflaşıyor mu?
AB ne kadar samimi?
Karl ödülünün düşündürdükleri
Ben değişiyorum, Türkiye değişiyor
Ayak bağı olmayın!
Bu bayrak rüzgar bekliyordu
Avrupalı olmak; niçin?
Türk siyasi tarihinde yeni bir dönem
 Bir millet kurtarıcısını arıyor
Aman ehliyetsizin elinden
Bir "Vassiyetname" ve Ben
AB üyeliği çıkmaz ayın başında
Almanya siyasi hayatında Türklerin yeri
Ülküler öldü mü
Ölmesini de bilmek
Kerbela yahut Filistin
Bize benzemiyorsun
Korkak
Modern zamanların vatanseverliği
Çıplak 

Tufan'daki "Tufan"
Hayatı yaşamak
İbret
Yolun neresindesiniz?
Tadını çıkarmak
Gençlerim eyvah!
Düşmansız Yaşamak
"Enternasyonal  terörizme  karşı  savaş"
Sahipsiz Toplum
Meydan Okumak
Afganistan bombalanıyor
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
“Muhteşem Osmanlı Çadırı“
Muhsin Ceylan

Menfaat karşılığı susmak

Dr. Nebil Bozdoğan
Deri kanseri çok yaygınlaştı
Sizden Biri
Sahipsiz
İsmail Altıntaş
Yılbaşı ve İç Gözlem
Üzeyir Lokman Çaycı
Gurbet Çiçekleri
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç
Şefik Kantar
Son ziyaret üzerine
Fikret Ekin
İnsanlığa Kurulan Tuzak
Ismail Tüysüz
Yeşilçamda bir emekci
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı