·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


DÜŞÜNMEĞE  ZAMAN VAR MI?

İnsan düşünen/düşünebilen bir yaratıktır. Diğer canlılardan bizi ayıran en belirgin özellik de budur zaten. Kuran-ı Kerim'de Cenab-ı Allah, sık sık düşünebilenlere, ilim ve akıl sahiplerine göndermeler yapmaktadır

Dünyalık işler bizi öyle bir meşgul etmedir ki, okumaya-düşünmeye ve kafamızda oluşan sorulara cevap aramaya zamanımız kalmıyor(?). Okumaya zamanı olmayanın düşünmeğe zamanı olabilir mi? Düşünse bile, suallerine cevap bulabilir mi? Zaman mefhumunun olmadığı bir İslam coğrafyasında mı, yoksa zamanla yarış halinde olan bir Batı’da mı zaman kıtlığı çekilebilir? En çok çalışan, okuyan, araştıran, düşünce ve düşünür üreten Batı’nın mı, yoksa 
Şarklının mı „okumaya, düşünmeye zamanım yok“ deme hakkı var?

Az veya çok, her insan düşünüyor/düşünebiliyor. Ama her insan "düşünür" değildir ve olamaz da...  İnsanlık ise, "düşünür" seviyesinde olanların düşüncelerine muhtaç! Meselesi ve mesuliyeti olan insan düşünür, düşünmek mecburiyetindedir. Çünkü o insan, meseleleri(ni) hal yoluna koymak noktasından hareketle, mesuliyet (sorumluluk) sahibidir. Mesuliyet sahibi insanın kafasında meselelerin cözümü ile ilgili beliren sorulara cevap verme, cevap arama mecburiyeti hasıl olur. Yusuf Kaplan(Yeni Şafak, 29.10.2003): "Suâlimiz yoksa, mesûliyetimiz de yok; mesûliyetimiz yoksa, meselemiz de yok demektir. Veya bir meselemiz varsa, mesûliyetimiz de var, mesûliyetimiz varsa suâlimiz de var demektir.", şeklinde daha özlü bir ifadeyle konuyu izah etmiştir.

Her insanın olduğu gibi toplumların da büyük veya küçük meseleleri vardır. Meseleyi bertaraf edeyim derken,  bazen seçilen yol/metot'un kendisi karşınıza mesele (problem) olarak çıkar. İlim ve düşünceden yoksun metotlar, bazen işin içinden çıkılmaz bir hale dönüşür. Buna halk dilinde; başına belâ almak, denir. A.B.D'nin Irak'ta yaptığı gibi. Şiddeti meselenin çözümü için geçerli yol olarak seçen iki saldırgan: Saddam ve Bush!

Birinin Irak, diğerinin Amerika Birleşik Devletleri'nin başkanı olması neticeyi değiştirmiyor. Veya diğerine haklılık kazandırmıyor. İslam coğrafyasının işgali/kontrol altına alınması, muhakkakki "Neokolonist"lerin düşünce ürünüdür. Bu düşünce de, egemen güç olan A.B.D’nin ürünüdür. A.B:Devletleri’nin değerler manzumesinde Avrupa ile birleşerek, dünya egemenliğinden kaynaklanan hakimiyetini, şark entellektüeline „evrensellik“ olarak dikte ettirildi. Halbuki, „evrensel“ olan sadece İslam’dır. Dücane Cindioğlu İslamiyet adına yola çıkanlar için (Yeni Şafak,3.11.03) bunu; ‚egemen’ olanı ‚evrensel’ olanla karıştırdılar, diye tarif ediyor. Ve devamla, „…dil-düşünce-varlık üzerine kendileri düşünmek yerine egemen düşünce yapılarını inançlarına adapte etmeyi bir düşünme faaliyeti sandılar“.

Nitekim aynen öyle oldu: Düşünenlerimizi, düşünürlerimizi üretemediğimiz için birileri bizim adımıza düşünmüş ve kararı vermişti: Bize, bizimkilere düşen; egemen düşünceyi kendi inanç dünyamıza oturtmaktı. Senaryodaki rolü üstlenmekten başka zaten seçeneği yoktu bizim düşünürlerimizin(!). Çünkü, kendilerine has düşünceleri yok, düşüncelerini sahip oldukları, miras aldıkları medeniyet değerleri üzerine oturtmuş düşünürleri yoktu.

Düşünmek bilmekle alakalı bir hadisedir. Bilmek de, okumak, okuyarak araştırmakla bağlantılı bir gelişme. Bu süreç işlmeyince geriye, geri kalmış bir toplum kalır. Geri kalmış bir toplumun da üstlendiği her misyon „gericilik“ damgasını yemekten kurtulamaz.


YAZARIN DİĞER YAZILARI:


   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Düşünmeye zaman var mı?
Sizden Biri
Bu işler böyle başlar dayıoğlu
Muhsin Ceylan
Bekleyip, göreceğiz!
Üzeyir Lokman Çaycı
Acılar karla kaplanırken
Fikret Ekin
Bizden hatırlatması
Ismail Tüysüz
Zamanı saklamanın sihri
Dr. Nebil Bozdoğan
Sars hastalığı ve bugünkü bilgilerimiz
İsmail Altıntaş
Akıl, Vahiy ve İslam Toplumları...
Ali Kılıçarslan
Sömürge Medeniyeti
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bağdat Bağdat
Sizden Biri
Sahipsiz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç
Şefik Kantar
Son ziyaret üzerine
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı