·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de

   
EURO-TÜRK'ÜN  KONUMU

Eğer AB'de yaşayan Türkler'in büyük çoğunluğu burada kalmaya kesin karar vermiş ise, ve AB de "Birleşik Avrupa Ülkesi" olmaya doğru gidiyorsa, bu "Euroland"da yerleşik olanlarımıza, "Euro-Türk" veya "Eurotürk" demenin hiçbir sakıncasını görmüyorum. Burada yapılan dönerimizin  Türkiye'dekinden biraz farklı olması gibi, Avrupa Birliği ülkelerine yerleşmiş olan insanlarımız da 'anavatan'dakilerden biraz farklı olacaklardır. Bu, sosyolojik bir süreçtir, önüne geçemeyiz. Zaten bu farklılığı "Gurbetçi"lerin ikinci ve üçüncü neslinde müşahede etmekteyiz.
"Kazak Türkü", "Azeri Türkü", "Balkan Türkü" gibi "Eurotürkü" de 21.yüzyılda karşımıza çıkan realitedir.

'Avrupa Türkü' üzerindeki sözlü ve yazılı yorumlar, araştırmalar son yıllarda biraz daha artarak devam etmektedir. Bu konuda -mesela- Almanlar'ın kalem ve kelam tüketimi bizden daha fazla ve ilmi'dir. Ne varki, bu ilmi verileri herkes çıkarları doğrultusunda yorumlamakta ve kullanmaktadır. Gerekirse bunlar lehinde veya alehinde tedbirlerini de almaktadır.

Euro-Türk'ün bir anlık fotoğrafını çekip yorumlayalım:
Sanayi amelesi olarak çağrıldı. İş bitince veya işi bitince gidecek veya gönderilecekti, olmadı! Ne kendi hesabı, ne de onun üzerine plan-program, hesap-kitap yapanlarınki tuttu. "Misafir İşçi"likten, "Göçmen Vatandaş" statüsüne terfi etti, veya ettirdiler. Meramını bazen anlatamadı, bazen de anlatacak merci bulmakta zorluk çekti. Kendi gayretiyle derneğini kurarak birliğini korumaya, ibadethanesini açarak imanını kurtarmaya çalıştı. Yiyeceğini temin etmek için bakkalını açtı. Ortaya bir varlık çıkarmıştı ki, hazırlopçular hemen harekete geçti; herkes 'pastadan payı'nı alma yarışına girdi.
Ogün bugündür, kendini bir türlü toparlayamıyor; Euro-Türk binbir parçaya bölünmüş durumda.

Avrupa Türkü, kendi neslinin dışında, herşeye yatırım yaptı. Bunun bedelini, sadece başına dizine vurarak ödeyeceğini zannediyor. Bu ağır ve nesillerin istikbalini 'öz'den uzaklaştırarak etkileyecek olan vebali, aileler kadar mesul siyasiler, devlet adamları da taşıyacaklardır. Sahipsizlik kahrediyor!

Avrupa Birliği, bünyesindeki Türk'ü asimile etmek hedefinden hiçbir zaman vazgeçmeyecektir. Bu sürecin başını da Almanya çekiyor. Avrupa'daki insanımız bu gerçeği görmesine rağmen hala bu yönde ciddi adımlar atmıyor, Türkiye de devletlerarası girişimde bulunmuyorsa, eritme politikası karşısında direnci giderek azalmaya mahkumdur.

Bu konudaki en büyük sorumluluğu, Türk kuruluşları ve Türk basını taşımaktadır. Sorumluluk taşımak ise, mesuliyet şuurundan hareketle, "bilmek" ile ilgili bir hadisedir.
Her olur-olmaz için sokağa dökülen/döktürülenler bir defa da kendileri için dökülsün/döktürülsünler!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, içerde ve dışarda, vatandaşının hizmetinde, onun hak-hukunun koruyucusu ve takipçisi olduğunu nihayet göstermelidir. Euro-Türkü'nün meselelerine Türkiye ciddi manada, kucaklayarak ve ayırım yapmayarak sahip çıkmadıkca, arzu edilen seviyeye gelmek kolay olmayacaktır.
Türkiye'nin girişiminin netice verebilmesi de, Avrupa Birliği nezdindeki konumuna bağlıdır:
Her yönü, herşeyiyle hatırı sayılır, sözü dinlenir, güçlü bir Türkiye.

SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Euro-Türk’ün konumu
Nerelisiniz?
"Dava adamı"nın davası
Paşadan emir Gelmiş
Ah benim Şarklı Kafam
Heykeller Devrilirken
Beklenen Son
Coniler kerbela Topraklarında
Akılsızın akıl hocası
Neronların Savaşı
Şiddete dayalı siyaset 2
Şiddete dayalı siyaset
Gönlüm bugün sohbet ister
Davamın adamları neredesiniz?
Az gelişmişliğin özellikleri
Bizim savaşımız
“Muhteşem Osmanlı Çadırı“
Ortadoğu liderini  arıyor
İrticacılar yine hortluyor
Yol ayrımındaki Türkiye
Avrupa şeffaflaşıyor mu?
AB ne kadar samimi?
Karl ödülünün düşündürdükleri
Ben değişiyorum, Türkiye değişiyor
Ayak bağı olmayın!
Bu bayrak rüzgar bekliyordu
Avrupalı olmak; niçin?
Türk siyasi tarihinde yeni bir dönem
 Bir millet kurtarıcısını arıyor
Aman ehliyetsizin elinden
Bir "Vassiyetname" ve Ben
AB üyeliği çıkmaz ayın başında
Almanya siyasi hayatında Türklerin yeri
Ülküler öldü mü
Ölmesini de bilmek
Kerbela yahut Filistin
Bize benzemiyorsun
Korkak
Modern zamanların vatanseverliği
Çıplak 

Tufan'daki "Tufan"
Hayatı yaşamak
İbret
Yolun neresindesiniz?
Tadını çıkarmak
Gençlerim eyvah!
Düşmansız Yaşamak
"Enternasyonal  terörizme  karşı  savaş"
Sahipsiz Toplum
Meydan Okumak
Afganistan bombalanıyor
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Euro-Türk’ün konumu
Üzeyir Lokman Çaycı
Savaş Dansları
Muhsin Ceylan
Ayaktakımı arasında
Dr. Nebil Bozdoğan
Sars hastalığı ve bugünkü bilgilerimiz
İsmail Altıntaş
Akıl, Vahiy ve İslam Toplumları...
Sizden Biri
Nur Yüzlü Adam
Ali Kılıçarslan
Sömürge Medeniyeti
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bağdat Bağdat
Fikret Ekin
İki Olay ve Hasta Kafa
Sizden Biri
Sahipsiz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç
Şefik Kantar
Son ziyaret üzerine
Ismail Tüysüz
Yeşilçamda bir emekci
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı