·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


FİKRİYATTA  YENİLENME

Normal sudan asitli suya (maden suyu), çaydan kahveye alışmam pek kolay olmadı. Modayı epey gecikmeli ve sınırlı olarak kabullenebiliyor, hiç görmediğim ve tadmadığım yemekleri yemede bayağı tereddüt geçiririm. İnsanın en kolay kabul edebileceği şeyler; yediği-içtiği, görüp-götürdükleridir. İlk defa tanıştığımız bir insana bile çok temkinli yaklaşırız. Bu ve benzeri özellikler insanın yaratılışında vardır.

Dünya nimetlerinden daha fazla pay alma yarışı içinde olan çağımız insanlığı hergün yeni arayışlar ve yeni buluşlar peşindedir. Küreselleşen dünyada ilimle beraber alimler de sermayenin emri ve kontrolu altına girmiş durumdadır. Her yeni icat (buluş) herşeyden önce daha fazla kazanmak için yapılmaktadır. Dünyayı tahakkûmu altında tutmak, kendisine göre yönlendirmek isteyenlerle buna karşı direnenler arasında tarihin hiçbir döneminde bu derecesine rastlanmamış bir “entellektüeller savaşı” cereyan etmektedir.

Hayattın her zerresinde, her Allah’ın günü, baş döndürücü bir hızla muhatap olduğumuz, tanıştığımız yeniliklerle karşı karşıyayız. Bildik ve tanıdık türünden tüketim mallarında illâ da başkalarıyla yarışmak mecburiyetinde değiliz. Ama kendimizden başlayarak, aile-toplum ve nihayetinde insanlığın gidişatı ile ilgili konularda, bizim de söyleyecek sözümüz vardır, gibisinden iddiamız var ise; fikir zemininde şartlara ve zamana uygun olmak kaydıyla teçhizatlanmamız da şarttır. Fikriyatta yenilikten, mevcutun tamamen kaldırılıp atılması manası çıkmamalıdır. Eğer savunduğumuz düşünce sistemi yeni oluşumlara cevap veremiyor, çağın gerisinde kalıyorsa, yerine göre değişikliğe veya takviyeye acilen ihtiyaç vardır.

Toplum psikologları, sosyologlar, felsefeciler ve ideologların tamamına (moda tabirle) “toplum mühendisleri” denilmektedir. İnşaat mühendisinin bina yapması, makina mühendisinin araba veya makina yapması gibi, yukarıda adı geçen sahalarda söz sahibi insanlar da bazen kendi toplumunu, bazen de dünyadaki insanlara yeni bir yaşama biçimi, hayat düzeni vücuda getirmekle meşgul olurlar. Batı merkezli, dünyayı büyük çapta etkisi altına almış olan böyle bir akım karşısında ciddi manada alternatif sunarak direnenlerin çıkış noktası, beslendikleri kaynak, İslam’dır. Batı’nın kendi değerleri içinde bu akıma karşı, yine kendi düşünürlerinin belli bir kısmının muhalefet ettiğini de belirtmek gerekir.

Biz; az veya çok inanan, hatta, hiç inanmasa da bu coğrafyada yaşayan insanlar/müslümanlar açısından, “Yeni Dünya Düzeni”, “Büyük Ortadoğu Projesi” gibi dayatmalarla karşımıza dikilen kolonyalist sistemler karşısında, hangi değer temellerine oturtulduğu pek berrak olmayan ve içi doldurulmamış “milliyetçilik”, “islamcılık” veya marksizmin döküntüsü “ulusçuluk”, ne tatmin edici ve ne de rekabet gücüne sahiptir. Bazıları “kendin çal, kendin oyna” türünden, sadece kendilerini tatmin için siyaset yapmaya, antika dükkânına düşmüş ideolojik saplantılarına devam edeceklerse, “iyi eylenceler!” temennisinden gayrı yapabileceğimiz bir şey yoktur. Fikirde yenilenme; herşeyden önce şüpheci, araştırmacı, tahlilci bir kafa yapısı isteyen bir iştir. Bir özgüven ve bilgi birikimi isteyen özelliktir. Tarihin kaydettiği en büyük yenilikçiler, hatta devrimciler, Allah’ın Elçileri olmuştur. (Bu bölümü yazımızın devamında ele alacağız)

Son yıllarda göğsümüz kabararak, sevinerek, şükrederek, gittikçe sayısı ve kalitesi artan müslüman entellektüelin İslam’ı (yeniden) keşfettiğini müşahade ediyoruz: Cami duvarlarının dışına taşmış, fıkıh ve dua kitaplarından kurtarılmış, cehaletin zulmünden özgürlüğüne kavuşmuş, canlı, dipdiri, hayatın içinden, düşünen beyinleri meşgul eden, düşünen beyinlere ilham kaynağı, sadece dünyayı değil, bütün kosmosu (kâinat) kucaklayan, “ilerici”lerin hayallerinin bile erişemeyeceği ilericilikte, devrimci ve dinamik bir din.

Muhafazakârların, gelenekçilerin –kendilerine göre dindar olsalar da- bu islamî seviyeyi yakalamaları şimdilik mümkün görünmüyor. Bu seviye, fikren yenilenerek yakalanabilir. Yenilenmek de, bir istek ve gayret işidir. Dünya üzerindeki monopolluğunu (tekel) ilân eden kapitalist modernite sadece biz müslümanları değil, Batı insanını da –insanlık tarihinde çok kısa sayılan üç asırdan sonra- artık felâketin eşiğine sürüklemiş durumdadır. Faşizm ve komünizmden sonra kapitalizm de kendisiyle beraber insanlığın sonunu getirmektedir. Buna alternatif, 21.asır insanlığına huzur getirebilecek olan İslam kaynaklı çıkış yolları olacaktır.

Hem kendi coğrafyasına, hem de maddi doyumsuzluğun pençesinde kıvranan Batı insanına faydalı olabilecek ve teknolojik üstünlüğün zayıf ülkeler üzerindeki kahredici baskısına dur diyebilecek çözüm, İslâm aydınları tarafından üretilecektir. Cihanşümul (dünya çapında) bir dinin münevverinin evrene bakış açısı da aynı paralellikte; kabile/mezhep, hatta millet taasubunu aşabilmiş, bütün kosmosu saran ve insanlığı “eşref-i mahlûkat” olarak nazar eden böyle engin görüşlü, kendini yenilemiş fikir adamlarının sayesinde ezilen bizlerle beraber diğer insanlar da insanlığına yeniden kavuşacaktır.

Not: Konumuza devam edeceğiz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Fikriyatta Yenilenme
Üzeyir Lokman  Çaycı
Yorgun değiliz biz türküler varken...
Sebahattin Çelebi
Sensizliğe
Şensel Aşkın
Bütün Duygularım
Dr. Nebil Bozdoğan
Burun estetiğinde modern yaklaşım
Şefik Kantar
Almanya’da Türk Adası
Yılmaz Kuzucu
Batıdan bir iç muhasebe
Hidayet Kayaalp
Ne yoksuluyuz biz?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
Fikret Ekin
Bir Konuşmaya Notlar..
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Sizden Biri
Gurbet
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Muhsin Ceylan
Temennim, haksız çıkmak!
Ali Kılıçarslan
Doğru yazalım, doğru konuşalım!
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Ayten Kılıçarslan
Azınlık Türk kadın hareketi var mı?
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili