·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de

   
AZ  GELIŞMİŞLİĞİN  ÖZELLİKLERİ

Dünyadaki ülkeler; geri kalmış, az gelişmiş, gelişmekte olan veya gelişmiş ülkeler diye sınıflandırılmaktadırlar. Bir geri kalmış ülkede  zekâ seviyesi çok ileri düzeyde gelişmiş insan/insanlar olduğu gibi, gelişmiş herhangi bir ülkede de geri zekâlı insan/insanlar elbette vardır, olmaya da devam edecektir.
Konumuz fertlerin dışında; idareci kesim, toplumu yönlendirebilecek kadar elinde güç bulunduran, özel veya tüzel müesseseler, kuruluşlarla ilgilidir.
Gelişmiş bir ülkenin idareci kadrosu az gelişmiş bir beyin kapasitesine sahip olamaz:
Çünkü, bu işin tabiatına aykırıdır.
Gelişmekte olan, veya az gelişmiş bir ülkenin idareci kadrosunun beyin kapasitesi ise ileri seviyede, yani, gelişmiş olması beklenen, olması gereken bir özelliktir: Çünkü, ülke ancak bu beyinler sayesinde ilerleme sağlayabilir. Bu da işin tabiatı gereğidir.
Eğer, az gelişmiş bir ülkenin idareci kesimi de aynı seviyede kalmaya devam ederse, o ülke az gelişmişlikten ömrü billah kurtulamaz, gelişmiş olan ülkelerle aradaki seviyeyi mevcut kadrolarla kapatamaz.

Türkiye, malesef gelişmekte olan bir ülke kategorisindedir. Gelişmiş ülkeler seviyesine gelebilmesi için, çok gelişmiş beyinlerden oluşan idareci kadrolara ihtiyacı vardır.
Devletin kaderini tayin eden kadrolarda görünen genel manzara ise; (iyimser bir değerlendirmeyle), herşeyiyle az gelişmiş, fazla gelişmeye de niyeti olmayan, hantal ekip gerçeğini ortaya koyuyor.
Bu gerçeği, siyasi partilerimizden tutun da, devletin bütün müesselerinde, üniversitelerimiz, TRT-kurumu gibi kamu kuruluşlarında da görmek mümkündür.

Hayatımızın her zerresinde az gelişmişlik:
Devletin yapısındaki bu kronik hastalık bize de sirayet etmiş durumdadır;
a) Basında az gelişmişlik: 69 milyon nüfusa sahip ülkenin toplam gazete basımı 4 milyon civarında.
Gazeteler, resimli roman gibi. "Köşe yazarları"nın çoğunluğu, siyasi dedikodunun ötesinde okuyucuya verebileceği birşeyi yok.
b) Üniversitelerimizde az gelişmişlik: Bir "YÖK" saltanatı ilim yuvaları üzerinde terör estirmeğe devamediyor. Moda evleri gibi, öğrencilerin kılık kıyafetiyle ilmi seviyede(!) meşgul olmak asli gayeleri gibi görünüyor.
c) Siyasi partilerimizde az gelişmişlik: Lider ve çevresi herşeyi bilen, düşünen, karar verendir. Gerisi, emir kuludur. Aksisi, partiye ve "dava"ya, dolayısıyle lidere ihanettir.
d) Vatandaşta az gelişmişlik: Sırtını devlete dayayan memur, hizmet bekleyen vatandaşın karşısında aslan kesilir. Aynı memur, bir üstünün karşısında ise emir kuludur. Yukarıdan aşağıya doğru uygulanan baskıcı sistem, vatandaşın medeni cesaretini kırmış, hakkını hukukunu arayamaz seviyeye getirmiştir.
e) İnançta az gelişmişlik: Devlet yapısındaki statükoculuk, inanç alanında da ön plana çıkar. Devlet, hem laiktir; vatandaşa inanç hürriyetini vermiştir. Hem de camilerde din görevlilerinin neyi konuşup konuşamıyacağına o karar verir. Aynı  şekilde, çeşitli dini cemaatler ve onların liderleri de alışılmışın dışına çıkacak kadar ne bilgi, ne de cesaret sahibidirler.
f) Sistemdeki az gelişmişlik: Gelişmiş sistemler kendilerini hizmet, güven, şeffaflık ve halkına verdiği değer ölçüsünde kabul ettirir. Vatandaşına güvenip değer verdiği için, aynı şekilde halkından karşılık görür.

Ogunluk çağına erememiş sistemler ise, kendi şablonuna uymayan herkes ve herşeye şüpheyle bakar. Güvenmezlik özelliğinden dolayı, güvenilmez de...Cezalandırma yoluyla kendisini savunurken vatandaşıyla arasında bir  soğukluk meydana gelir.

Neticede, çaresiz kalan vatandaş, sistem içinde kendi sistemini kurar: Kendi çıkarları doğrultusunda, fırsatını yakaladığında devlete kazık atmayı artık mübah sayar.
Yüksek kapasiteli beyinler, imkânını buldukları taktirde yurtdışına göç ederler. Bürokrasiden bıkan yatırımcı, ya taş üstüne taş koymaz, veya, o da kapitalini yurtdışına kaydırır.

Ve Türkiye gibi kabına sığmayan, enerji dolu, dünyaya açılmaktan korkmayan yetişmiş insan gücüne sahip bir ülkenin önündeki en büyük engel; demode olmuş sistem ve hâlâ onu savunmaya devam eden "az gelişmiş" beyinlerdir.
SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:
Az gelişmişliğin özellikleri
Bizim savaşımız
“Muhteşem Osmanlı Çadırı“
Ortadoğu liderini  arıyor
İrticacılar yine hortluyor
Yol ayrımındaki Türkiye
Avrupa şeffaflaşıyor mu?
AB ne kadar samimi?
Karl ödülünün düşündürdükleri
Ben değişiyorum, Türkiye değişiyor
Ayak bağı olmayın!
Bu bayrak rüzgar bekliyordu
Avrupalı olmak; niçin?
Türk siyasi tarihinde yeni bir dönem
 Bir millet kurtarıcısını arıyor
Aman ehliyetsizin elinden
Bir "Vassiyetname" ve Ben
AB üyeliği çıkmaz ayın başında
Almanya siyasi hayatında Türklerin yeri
Ülküler öldü mü
Ölmesini de bilmek
Kerbela yahut Filistin
Bize benzemiyorsun
Korkak
Modern zamanların vatanseverliği
Çıplak 

Tufan'daki "Tufan"
Hayatı yaşamak
İbret
Yolun neresindesiniz?
Tadını çıkarmak
Gençlerim eyvah!
Düşmansız Yaşamak
"Enternasyonal  terörizme  karşı  savaş"
Sahipsiz Toplum
Meydan Okumak
Afganistan bombalanıyor
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Az gelişmişliğin özellikleri
Muhsin Ceylan

Menfaat karşılığı susmak

Dr. Nebil Bozdoğan
Deri kanseri çok yaygınlaştı
Sizden Biri
Sahipsiz
İsmail Altıntaş
Yılbaşı ve İç Gözlem
Üzeyir Lokman Çaycı
Gurbet Çiçekleri
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç
Şefik Kantar
Son ziyaret üzerine
Fikret Ekin
İnsanlığa Kurulan Tuzak
Ismail Tüysüz
Yeşilçamda bir emekci
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı