·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


Günaydın Beyler! Gözünaydın Türkiye!

Not: Değerli Okuyucular, güncel gelişmelerden dolayı bir önceki yazımızın devamını bilahare yayınlayacağız.

Her şehidin arkasından, resmi ağızların terennüm ettikleri, “Kanı Yerde Kalmayacaktır”ı takip eden kitle tepkisi; “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez!” şeklinde tezahür etmektedir. Türkiye’yi bize vatan olarak miras bırakan aziz şehitlerimiz elbette ölümsüzdürler. Ama asıl ölüp ölüp dirilirken onların kemiklerini sızlatan biz sağlarız. Adeta şehit kanlarıyla yunmuş, dualarla mukaddesleşmiş bu vatanı bölmeye çalışanlar da, içimizdeki bizler değil miyiz?

O bizler ki, farklılıklarımızla bizi ve bizden olanı sahiplenmemek ve öğrenmemek için seksen seneden beridir kendimizi inkar derecesinde kendimizden kaçtık. Kendimizle tanış olmaktan, yüzleşmekten korktuk. Çare bizde olmasına rağmen, onu hep dışarılarda aradık. Bizden olanı beğenmedik, hor gördük, aşağıladık ama elden geleni toy-bayramla öpüp başımıza koyduk. 

Batı’da Türkiyenin milli menfaatlerini ciddi manada zedeleyecek her harekete karşılık koro halinde milletçe önce ayaklandık, elçilikler önüne siyah çelenkler koyduk, boykot çağrılarında bulunduk. Sonra...? Sonrası malumunuzdur! Aradan birkaç gün geçtikten sonra herşey eski seyrinde devam etti ve bugünlere geldik.

Cumhuriyet tarihinin başından beri Batı’nın Ermeni Soykırımı Düzmecesi, Türkiye’deki azınlıklar adına Alevi ve Kürt bölücülüğü, Ekümenlik dayatmaları, İslam’da Kadın Hakları, Karikatür Krizi, Papa’nın Hz. Peygamber’in şahsında İslam’ı yargılaması, Hollanda’da Türk kökenli milletvekili adayların Ermeni Meselesi’nden dolayı partilerden ihraçları ve Fransa’nın oynadığı son Ermeni kozu ve Almanya’daki Türk azınlığın şahsında uygulama safhasına geçirilmek üzere olan “Alman İslamı”... Çember gittikçe daraltılıyor.

Medeniyetler Çatışması’nı sahneleyenlerin hesaplarının ne derece tuttuğunu tarihçiler yakında kayda geçmeye başlayacaklardır. Irak ve Afganistan’da çamura saplanan Süper Güc’ün güçsüzlüğünün yanısıra, AB kapısına dayanmasına rağmen bir türlü dize getirlimeyen Türk’ün varlığı da, ayrı bir hazımsızlık konusudur. Daraltılan çemberde sıkışan Türkün yükselen sesi; meydan okumak gibi görünse de, aslında can havliyle feryattır. Bu feryat, yıllar yılı kendisine ihanetin feryadıdır! Türk olmaktan utanan, dine ise zaten hayatından yer vermeyen etkili ve yetkililerimizin, millet olarak bizi getirdikleri nokta; millet olarak karşı karşıya olduğumuz mevcut durumdur.

Yazılı ve görüntülü medyamızda kaderimizi tayin etme selahiyetini kendisinde görenleri seyrettikçe acı bir tebessümle, “Günaydın Beyler!” demekten kendimi alamıyorum. Bu filmi defalarca seyrettiğim için doğrusu bunlara inanamıyor ve ciddiye de alamıyorum. Bu Paris sevdalıları, geçmişte olduğu gibi, yine tükürdüklerini yalayarak, bizi mahcup edecekler, korkuyorum!

Ermeni Ermeniliğini, Fransız Fransızlığını, Alman da Almanlığını yapmaya devam edecektir. Bu, dün olduğu gibi bugün ve yarın da değişmeyecektir. Bunu bilenler için olağanüstü bir vaziyet sözkonusu değildir. Fakat bu millet hırpalandıkca, milli gururuyla oynandıkca hafızasını yeniden toparlayacaktır. Türk olmaktan utananlar millet gözünde alçalmaya devam ederken, öz dinamikleri üzerinde şuurlu bir yükselmenin bizler şahidi olacağız.

Bu mübarek Ramazan ayında, “....bazen sizin şer bildiklerinizde hayır vardır” mealindeki ilahi tesbite yürekten inanıyorum.   Gözlerimizdeki perde kalkmaya başladı, Gözünaydın Türkiyem!


YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Günaydın Beyler! Gözünaydın Türkiye!
Muhsin Ceylan
Öfke’ye öfkelenmemek kolay mı?
İbrahim Selamet
Uludağ Zirve notları (II)
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Hidayet Kayaalp
Söğüt’ün sevenleri
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
M. Ali Aladağ
İki Zirve Arasında
Hayrettin Çakmak
Kabuk Bağlatılmayan Zırvalar
Ozan Yusuf Polatoğlu
AMERİKA.. İSRAİL..
Yılmaz Kuzucu
Tatille yenilenmek
Nuran Yelkenci
Mutfaktaki İsraf
Haldun Çancı
Kırk Katır Mı, Yoksa, Satırları Paket Mi İstersiniz?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Nasıl bir cumhurbaşkanı
Fikret Ekin
Yine İnsan
Ali Kılıçarslan
“Almanca'yı Koruma Yasası” mı?
Ayten Kılıçarslan
Müslüman Kadınlar, Birleşin!
Yakup Yurt
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirleşme
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Orhan Aras
Bizi Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç