A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de






Göçmen Türkün Çağdaşlık Meselesi

    Önce meselemizin adını koyalım: Bir millet kadar bir azınlık toplumu da, şayet çağdaşlaşma sürecine ayak uyduramıyor, çağdaş gelişmelere intibak sağlayamıyorsa mesele orada başlar. Aslında bu yazının başlığı, “Kendi Modernitesini Yaratamayan Batı Avrupa Türkleri” olmalıydı. “Modernite”, konuyla ilgili epeyce teknik ve biraz da akademik bir kavram olmasından dolayı onun yerine ‘çağdaşlaşma’yı tercih ettik.

Üstadımız Cemil Meriç’in, “Kelimeleri tarif etmeden girişilecek her tartışma kısır kalmağa mahkûmdur.” şeklindeki uyarısını dikkate alarak, konumuzun merkezindeki bazı kavramlardan bizim ne anladığımızı yeri geldikçe izaha çalışacağız.

Biz millet olarak muasırlaşma, çağdaşlaşma, medenileşme ve modernleşme gibi kavramları çok duyarız ve eşanlamlı kullandığımız bu ve benzeri sözcükler düşünce hayatımızdan eksik olmazlar. Bir de bunlara ilaveten, çağı yakalama, çağ atlama, çağlarüstü sıçrama söylemleri, bir gayeyi, varılması gereken bir hedefi veya telafi edilmesi şart olan bir eksiğimizi de böylece açığa çıkarmış olur. Hâlâ arkasında ağır aksak gittiğimiz çağı yakalamış olsaydık; bir hedefi tuttuturmayı, bir seviyeye varmayı çağrıştıran bu kavramlar şimdiki kadar günlük lügâtımızda olmayacaktı.

Anavatandan kıta Avrupa’sının batı yakasına, yani göçmen Türklerin yoğun olarak yaşadıkları ülkelere bir göz atalım: Başta Almanya olmak üzere, Hollanda, Avusturya, İsviçre ve Belçika gibi ülkelerde yerli halka kıyasla eğitim seviyemiz son derece düşük, işsizlik oranı yüksek, kriminel olaylarda endişe verici bir artış ve gelişmeler karşısında hazırlıksız yakalanmanın beraberinde getirdiği sosyal, kültürel ve psikolojik problemler... Göçmen Türk aile yapısında tedbiri alınmazsa, ocağı yıkacak noktaya doğru ilerleyen ürkütücü çatlaklıklar, nesillerarası diyalog kopukluğu gibi içdünyamızı meşgul eden meselelerimiz kadar, bazen kılık-kıyafetimiz, bazen hâl ve hareketimiz ve bütün bunların üstünde, kültürel farklılığımızdan dolayı dışdünyamızla olan ihtilaflarımız...

Hoşgörmek veya görmemek

Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar, “Mümtaz Turhan” adını taşıyan eserinde Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilk kuşak mümtaz ilim adamlarından olan Prof. Dr. Mümtaz Turhan’ı anlattığı kitabın sonuna doğru hocanın bir hatıratına yer vermiş: “Onyedi yıl Türkiye’de kalan bir Alman profesörünün oğlu burada tıp öğrenimi görmüş, savaştan sonra ülkesine dönmüştü. Burada kaldığı sürece ülkesini çok özlemiş ve bir an önce dönmeyi istemişti. Alman hükümeti kendisine gayet iyi bir imkân sağlamıştı ve görevinden memnundu. Fakat aradan uzun bir zaman geçmeden bir gün babasını çok düşünceli görmüş, sebebini sormuştum.
-Oğlum bütün ısrarlarıma rağmen buraya dönmek istiyor, Almanya’da yaşayamayacağını yazıyor.
Peki dedim, oğlunuzu buraya çeken ve Almanya’da bulamadığı şey nedir?
-Höşgörü dedi, hoşgörü.” (s. 159-160)

Biz de konumuza tersinden bir giriş yaparak, uzun yıllarını Almanya’da geçirmiş, hatta burada doğup büyümüş herhangi bir Türk’e, “Dünyanın en ileri sanayi ülkelerinin birinde olmana rağmen, seni burada huzursuz eden nedir, niye gözün hep Türkiye’de?” türünden bir soru sorsak, o da herhalde şu cevabı verir:’
-Hoşgörüsüzlük, hoşgörüsüzlük!..

Buna isterseniz, Almanya Türkleri arasında abartılmış bir yaygın kanaat deyin, isterseniz durum tesbiti deyin... Neresinden bakarsanız bakın; özllikle Almanya Türklerinin genel ruh hâli bu minval üzredir. Ve en azından öyle hissedilen veya algılanan şartlara rağmen Batı Avrupa Türkleri içinde bulundukları sosyal ve kültürel şartları iyi tahlil ederek kendi modernitelerini, yani asrileşme/çağdaşlaşma projelerini hayata geçirmelidirler.

Devam edecek

 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

Göçmen Türkün Çağdaşlık Meselesi
Kendi Modernitesini Gerçekleştiremeyen Toplumlar
Müslüman, Milliyetçi ve Demokrat Olmak...
Kendi Eksenine Dönüş
Dirilin Artık...
Toplumun Kemâle Ermesi
Bu Parantez Açılmalıdır
Ebuzer: Sürgündeki Ülküdaşım
 

   
SAYFA BASI
Mahmut Aşkar
Göçmen Türkün Çağdaşlık Meselesi
Yakup Yurt
SIK SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
İbrahim Selamet
İHH İnsani Yardım Vakfı
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Orhan Aras
Bir Türk Alpereni: İbrahim Bozyel
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç