·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

                   Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


                
GÖNLÜNÜZ  RAHAT  MI?

Herhangi bir konuda yazmak istediğimde önce yazımın başlığını atıyorum. Yani, önce adını koyuyor sonra da yazmaya başlıyorum. Bazen, başlıktan hareketle konu kendiliğinden  akarak geliyor. Bazen de attığım başlık beni, ele almak istediğim konuya girişimde oldukca zorluyor.

Bu sefer de öyle oldu: Bir konuya ayıracağım zaman kadar ekranın başında giriş yapabilmek için düşündüm. Çünkü, gönül rahatlığı çok elastiki bir konu ve birçok faktöre bağlı olduğu gibi insandan insana da değişiyor.

Niyetim; bu yazıyı okuyanımıza kendi penceremden görebildiklerimi –bilhassa bu konuyla ilgili- aktarırken gönüllerin ferah tutulmasına bir nebze katkıta bulunmaktır. Gönlü ferah olmayanın iç dünyası bir yanardağ gibidir. Gönlü ferah olmayanın kafası allak-bullaktır. Huzursuz ve hırçındır.

Maddi ve nefsi doyumsuzluk insanı huzursuz kılmaktadır. Bunun önüne ancak man eviyatınızla geçebilirsiniz. Yani, inancınız. Şayet inanç yok veya zayıf ise günün birinde hayatın bir sürpriziyle karşılaştığınızda bu eksikliğiniz bir zaafiyet olarak ortaya çıkar. Bu zaafiyetiniz bazen meşru olmayan yoldan para kazanmak, kendi çıkarları için başkalarını tahakkûm altına almak, bir uyuşturucu bağımlısı haline gelmek, teselli veya huzuru alkolde aramak, evli olunduğu halde hayata başka kadınları sokmak, katil olmak, bunalıma girmek, işin özeti; meşru ve ahlâki olmayan her yolu artık bu saatten sonra kabullenmek şeklinde kendini baş gösterir.

Bu ve benzeri menfi gelişmeler sizin şahsiyetinizi zayıflattığı gibi vicdani bir huzursuzluğu da beraberinde getirir. Netice itibariyle yaptıklarınızdan dolayı gönlünüz rahat değildir. Halbuki şu üç-beş günlük dünyada daha güzel, doğru ve faydalı şeyler yapmak var iken  böyle "eften-püften" işlerle kendinizi mahvetmeğe gerek varmıdır?

Şayet, otomobiliniz yok, veya varsa daha iyisini alamıyorsanız diye, bilmem hangi marka ayakkabı veya pantolonu giyemediniz diye yahutta komşunun mobilyasından  benim niye yok, veya onun yazlık evi gibi benim de olsun diye yırtınıyor ve bunun için huzursuz iseniz, bir çok genç gibi sizin de cep telefonunuz yok diye veya varsa en son modeli alamadınız diye bu sizde bir problem haline gelmişse, bu yazı size göre değildir, sizi  geçiyorum. Her insanda kıskançlık duyguları vardır. Bunu bilerek kıskanmanın size hiçbir şey kazandırmayacağına kendinizi inanarak şartlandırın.

Herşeye sinirlenerek sağlığınızı bozmayın. Tolerans(müsamaha) gösterin, gülümseyin. Bağıran değil susan, asık surat değil, gülümseyen kazanır. En büyük "silah"ınız sevmektir. Saygı duyar, insan gibi davranır, severseniz karşılığını da görürsünüz. Doğrunun ve güzelin kaynağına inin. Var oluşu ve buna bağlı olarak hayatı kavramaya çalışın. Çevrenin "yönlendirme"sine karşı dikkatli olun. Teferruatta boğulup kalmamak için neyin "teferruat" olduğunu anlamaya ve öğrenmeğe çalışın. Yaptığınız işi aklınız ve vicdanınıza danışın. Kapasitenizi aşan girişimler sizin başarısız olmanıza sebebiyet verebilir dikkatli olun. Dostlarınız muhakkak olmalıdır. Onlarla zaman zaman görüşün ve istişarede bulunun. Kurnazlık size birşey kazandırmaz. Samimi ve açık olun. Hayat engebeli bir koşu gibidir. Engelin birini aşınca bir müddet sonra bir diğeri önünüze çıkacaktır, bunu da hesaba katın. Her "engel"i aşışınız size biraz daha güven ve rahatlık sağlayacaktır. İhtiraslarınızın esiri oldukça mevkiniz, makamınız, imkânlarınız ne kadar büyük olursa olsun, siz esaretten kurtulamazsınız. Arzularınız sizi  "eşek" gibi kullanır.
Ve artık kendinize lütfen biraz çeki-düzen verin. Rahat olun!
Hiç olmasa şimdi birazcık da olsa gönlünüz rahatladı mı?


Yazarın diğer yazıları:


Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Editör'den

Selam

Mahmut Aşkar
Meydan Okumak
Muhsin Ceylan
Göç Kanunu ve terör
Şefik Kantar
ABD Hamburg’ u bombalar mı?
Ali Kılıçarslan
Uyum mu, Kıyım mı?
Ismail Tüysüz
Türkiye'nin orkideleri koruma altına alınmalı 
Euro Zerr
Fikirler Bayatlar mı?
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Toprak Ana