|
GÖNLÜM
BUGÜN SOHBET İSTER
Bugün
yine sabah erkenden kalktım. Çayımı demledim,
masaya oturup beyin cimnastiğine başladım:
-İsrail tankları yine Filistin topraklarına
girmiş: Ölüler, yaralılar, yerle bir edilen
yuvalar ve gözyaşları..
Bir müddet mukaddes topraklarda geziniyor; kin, acı,
korku, isyan ve çaresizliği yüreğimde hissediyorum.
-TBMM'de yapılan oylamada, ABD'nin Irak'a kuzeyden girme
planı rededildi: Bush'u ne kadar seviyorsam(!?), Saddam'ı
da o kadar sevmeme (!?) rağmen, milletim adına
gururlanıyorum: Amerika, bir eliyle elma şekeri, diğeriyle
sopa göstermiş; Türkiye, elma şekerine ağzı
(şimdilik daha fazla) sulanmadan ve sopadan (Mesela:
Kuzey Irak'ta bağımsız Kürt Devleti) korkmadan,
barıştan yana tavır korken, hür iradesini
ipotek altına sokmamıştır.
Bir müddet bu son gelişme üzerine kafa yorarken, çok
daha uzaklara gittiğimi sonradan farkediyorum:
Doğu Türkistan'da geçenlerde deprem oldu. TRT spikeri,
Çin'in Sincan bölgesinde meydana gelen depremde.., diye
haber verirken, halimize eyvah!, demekten kendimi alamyorum.
Almanya'nın İslam coğrafyasını iyi
bilen tecrübeli gazetecisi Peter Scholl-Latour'un "Teröre
karşı mı, İslam'a karş mı Savaş?"
başlığını taşıyan dökümantar
röportajını hatırlıyorum: Filipin'lerden
Çeçenistan'a, Keşmir'den Türkmenistan'a kadar
huzursuzluğun ve adaletsizliğin hüküm sürdüğü
bir coğrafya. Amerika'nın, Arap petrolünden sonra
Azerbaycan petrolünü, Türkmen doğalgazını
daha şimdiden hakimiyeti altına almış
olması gerçeği...
Tarihiyle, coğrafik konumuyla dünyanın çok önemli
bir yerinde bulunan Türkiye'nin vatandaşı olarak
vatanımdaki menfi gelişmelere -tabiatıyle- üzülüyor,
müsbet gelişmelere de seviniyorum. Son yılların
siyasi krizleriyle beraber gelen iktisadi bunalımlar
vatandaşımızda sosyal buhranlara sebebiyet
vermiş, aslında sabırlı olmasını
bilen insanımızın artık tahammül edecek
hali kalmamıştır. Bu hükümete büyük ümitler
bağlanmışken, bir Saddam/Bush belasıyla
karşı karşıya kaldık.
Sadece AB ülkelerinde üç milyon civarında kendi
kaderine terk edilmiş insanımız ve arkadan
gelen nesillerin kimlik çıkmazı...Her biri kendi başına
enine boyuna irdelenmesi gereken konular, bizi yakından
ilgilendiren meseleler.
Düşünüyorum. Kafam zonklarcasına düşünüyor,
yapabileceklerimin
azamisini
yapmaya çalışırken, sizinle bunları paylaşmak,
dertleşmek istiyorum.
Bu benim insan olmamın gereği, hayat felsefem, davamın
bir parçasıdır, diye düşünürken; bir gün
önce telefon muhabbeti yaptığım arkadaşıma,
"Davamın Adamları Neredesiniz" başlıklı
yazımla ilgili kanaatini sorarken söylediklerini hatırladım:
-Senin 'dava' dediğin, apış arası ve cüzdan
davasıdır artık. Hangi davadan bahsediyorsun? Güzel kardeşimin
kelimeleri süzgeçten geçirmeden konuşurken, samimi
olduğuna da inandığım için üslubuna alışkındım,
şaşırmadım. Başka bir ifade tarzıyla da olsa, düşünce ve
tesbitlerimizde paralellik vardı.
Bazı gerçekler yaralar, acıtır.Kabullenmek,
insan nefsine ağır gelir. Hangi inancın, dünya
görüşünün olursa olsun; sadık, ehil ve samimi
olanları daima azınlıktadır. Onları
tenzih ederim. Ömür bir anlıktır. Fırsatını
bulduğumda o anı değerlendirmek istiyorum. Yakın
dostlarıma, acelem var, diyorum. Acelem var, çünkü:
Nerde, ne zaman, Allah biliyor. Bana ise meçhul. Mesuliyet ve
kulluk inancından hareketle, geride bırakabileceğim
"eser": Birkaç satır yazıdan öte birşeyim
yoktur.
Beni ilgilendirmez, diyemiyorum çünkü, ilgilendiriyor. Görmemezlikten
gelemiyorum, çünkü görüyorum. Ve ilgilendiğim, gördüğüm
gelişmeler karşısındaki tepkimi de
sizlerle paylaşmak için gayret sarfediyorum.
Halletmesi gereken ağır meseleleri olan bir milletin
az çok okumuş bir ferdiyim. O'nun mesuliyetini taşıyor,
O'na hizmeti ibadet derecesinde telakki ediyorum.
SAYFA BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Gönlüm
bugün sohbet ister
Davamın
adamları neredesiniz?
Az
gelişmişliğin özellikleri
Bizim
savaşımız
“Muhteşem
Osmanlı Çadırı“
Ortadoğu
liderini arıyor
İrticacılar
yine hortluyor
Yol
ayrımındaki Türkiye
Avrupa
şeffaflaşıyor mu?
AB
ne kadar samimi?
Karl
ödülünün düşündürdükleri
Ben
değişiyorum, Türkiye değişiyor
Ayak
bağı olmayın!
Bu
bayrak rüzgar bekliyordu
Avrupalı
olmak; niçin?
Türk
siyasi tarihinde yeni bir dönem
Bir
millet kurtarıcısını arıyor
Aman
ehliyetsizin elinden
Bir
"Vassiyetname" ve Ben
AB
üyeliği çıkmaz ayın başında
Almanya
siyasi hayatında Türklerin yeri
Ülküler
öldü mü
Ölmesini
de bilmek
Kerbela
yahut Filistin
Bize
benzemiyorsun
Korkak
Modern
zamanların vatanseverliği
Çıplak
Tufan'daki
"Tufan"
Hayatı
yaşamak
İbret
Yolun
neresindesiniz?
Tadını
çıkarmak
Gençlerim
eyvah!
Düşmansız
Yaşamak
"Enternasyonal
terörizme karşı savaş"
Sahipsiz
Toplum
Meydan
Okumak
Afganistan
bombalanıyor
Medeniyetler
çatışması
veya tekerrür eden tarih
Dünyanın
gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11
eylül ve sonrası
Gönlünüz
rahat mı?
Dibe
Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU
DOĞUM" VE İNSANLIK
Dilimiz
- Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına
Özel"
Odak
Noktamızdaki İnsan
Hasbihal
- 2
Toplumun
Aynası
Hasbihal
Okuyormusunuz?
SAYFA
BASI
|