·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

                   Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de

 

Hasbihal                      

Gel hele gözümün nuru. Nice zamandır arada bir yaptığımız sohbetimize kaldığımız yerden devam edelim. Hani selam verip koltuğun bir köşesine sanki hemen gidecekmişsin gibi ilişip otururdun ya... Ve ben seni ürkütüp kaçırmamak için yavaştan yavaştan , şöyle havadan sudan şeylerle seni irdeler, senin o andaki halet-i ruhiyene göre asıl konuya girmeye çalışırdım. Pratik bir zekaya sahip olduğun için  nereye varmak istediğimi hemen anlar ve bana; Asıl konuya girmemi, hatırlatırdın. Eğer istersen bugün yine eski günlerdeki gibi sohbetimizi fazla dallandırıp budaklandırmadan işin özünü konuşalım :

Yaşadığımız çağda teknolojik gelişmelerin takibi o kadar zorlaştıki , bazen insanoğlu teknik aletlerin esiri olmaktan kurtulamıyor. Böyle olunca da her gün biraz daha insanlık özelliklerimizden değer kaybetmeye başlıyoruz. Maddenin bünyemizin her zerresine öyle bir sirayet edişi var ki, baş döndürücü bir hızla herşeyle yarış halindeyiz. İşte böyle bir ortamda şahsiyetimizi, benliğimizi yani insanlığımızı korumak mecburiyetindeyiz.

--Peki nasıl olacak bu iş?..

Önce var oluş sebebimizi idrak etmemiz lazım. Sonra "hayat"ı kavramak gibi düşünebilen beyinlerin üzerinde bir sorumluluk var. Ha "sorumluluk" demişken;

--Bu ortamda hangi sorumluluktan bahsediyorsun?.. Herkes ancak kendisinden sorumlu değilmidir?

Elbette herkes kendisinden sorumludur amma sadece kendisinden değil!.. Aynı zamanda mensub olduğu ailesinden ve toplumundan, hatta bütün  insanlıktan da insan olarak sorumludur. Hatta teneffüs ettiği havadan tut da zaman zaman içinde gezip dolaştığı yeşilliklerden bile..

Ben sana şimdi, sorumsuz veya eski tabirle mesuliyetsiz desem... bu sana hakaret gibi gelmez mi?

A benim güzelim! Sıkıcı mı olmaya başladım yine?

Aahh... ah... Benim babam da güzel babalardandır ama o ancak : Bunu yap! Şunu da yapma! diyebiliyordu.. Sebebini sorma şansına sahip değildik. 

--Dediğin gibi de olsa yine de okumuş insanın sohbeti ve konulara bakış tarzı daha güzeldir...

Bunu aynı zamanda iltifat olarak kabul ediyor ve teşekkür ederim. Benim sana verebileceğim, bırakabileceğim miras, sadece uzun zaman dilimi içinde düşe kalka biriktirdiğim bilgilerim ve tecrübelerimdir. Vermesi benden, alması senden. Anlatması benden, dinleme ve kabul edip etmemesi senden... Başka bir nokta: Mümkün olduğu kadar kendinden herşeyiyle bir adım ileride olan insanlarla arkadaşlık yap. 

--Sanki çevremizi bilmez gibi konuşuyorsun.

 Eğer yok ise, o zaman hiç olmassa beraber olduğun insanların sana ulaşması için bekleme.. Bırak onlar sana ulaşmak için adımlarını hızlandırsınlar.. Hiçbir zaman kendini övme gibi bir gaflete düşme. Eğer övülecek, takdir edilecek  bir yönün varsa bunun zaten yeri ve zamanı geldiğinde meyvesini yersin. Yolun başındayken hedefini tesbit et. Yoksa yolunu kaybetmiş yolcu gibi dağın etrafında dolaşıp durursun ama hedefe doğru bir türlü mesafe kat edemezsin. Dikkat etmen gereken başka bir mesele : Hayat süprizlerle doludur. Bazen maksimum noktasında yani zirvede, bazen de minimum noktasında yani dipde kendini bulabilirsin. Biliyorsun insan aniden yükseldiğinde bir de aniden inişte başı döner, kendini kaybedebilir. İşte böyle durumlarda seni düzlüğe çıkaracak bir tek sermayen, bir tek özelliğin, kendine olan güveninindir. Dünyamız hem güzellikler hem de çirkinliklerle doludur. Maalesef nefsimizin yenik düşeceği o kadar çok şey varki. Ve maalesef zamana damgasını vuran "medeniyet" daha fazla sahip olma hırsıyla insanlığın haya perdesini delik deşik etti. 

Maneviyatın seni bu hayasız saldırılara karşı çelikten bir zırh gibi koruyacaktır.

Galiba sana konuşma fırsatı vermeden herşeyi bir anda vermeye çalıştım.. Ne yapıyım öyle bir duruşun varki, sanki hemen gidecekmişsin gibi. Sanki hemen gideceksin ve ben seni belki de çook uzun bir zaman hiç göremiyecekmişim gibi...

Neyse, gözümün nuru, sohbetimize haftaya yine kaldığımız yerden devam ederiz...

 

Yazarın diğer yazıları:

Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Editör'den

Selam

Mahmut Aşkar
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Şefik Kantar
ABD Hamburg’ u bombalar mı?
Muhsin Ceylan
Eğitim mi dediniz, o da ne?
Ali Kılıçarslan
Uyum mu, Kıyım mı?
Ismail Tüysüz
Türkiye'nin orkideleri koruma altına alınmalı 
Euro Zerr
Fikirler Bayatlar mı?
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Toprak Ana