|
Hasbihal
Gel
hele gözümün nuru. Nice zamandır arada bir
yaptığımız sohbetimize kaldığımız
yerden devam edelim. Hani selam verip koltuğun
bir köşesine sanki hemen gidecekmişsin gibi
ilişip otururdun ya... Ve ben seni ürkütüp kaçırmamak
için yavaştan yavaştan , şöyle
havadan sudan şeylerle seni irdeler, senin o
andaki halet-i ruhiyene göre asıl konuya girmeye
çalışırdım. Pratik bir zekaya
sahip olduğun için nereye varmak istediğimi hemen anlar ve
bana; Asıl konuya girmemi, hatırlatırdın.
Eğer istersen bugün yine eski günlerdeki gibi
sohbetimizi fazla dallandırıp budaklandırmadan
işin özünü konuşalım :
Yaşadığımız
çağda teknolojik gelişmelerin takibi o
kadar zorlaştıki , bazen insanoğlu
teknik aletlerin esiri olmaktan kurtulamıyor. Böyle
olunca da her gün biraz daha insanlık özelliklerimizden
değer kaybetmeye başlıyoruz. Maddenin bünyemizin
her zerresine öyle bir sirayet edişi var ki, baş
döndürücü bir hızla herşeyle yarış
halindeyiz. İşte böyle bir ortamda şahsiyetimizi,
benliğimizi yani insanlığımızı
korumak mecburiyetindeyiz.
--Peki
nasıl olacak bu iş?..
Önce
var oluş sebebimizi idrak etmemiz lazım.
Sonra "hayat"ı kavramak gibi düşünebilen
beyinlerin üzerinde bir sorumluluk var. Ha "sorumluluk"
demişken;
--Bu
ortamda hangi sorumluluktan bahsediyorsun?.. Herkes
ancak kendisinden sorumlu değilmidir?
Elbette
herkes kendisinden sorumludur amma sadece kendisinden
değil!.. Aynı zamanda mensub olduğu
ailesinden ve toplumundan, hatta bütün insanlıktan
da insan olarak sorumludur. Hatta teneffüs ettiği
havadan tut da zaman zaman içinde gezip dolaştığı
yeşilliklerden bile..
Ben
sana şimdi, sorumsuz veya eski tabirle
mesuliyetsiz desem... bu sana hakaret gibi gelmez mi?
A
benim güzelim! Sıkıcı mı olmaya
başladım yine?
Aahh...
ah... Benim babam da güzel babalardandır ama o
ancak : Bunu yap! Şunu da yapma! diyebiliyordu..
Sebebini sorma şansına sahip değildik.
--Dediğin
gibi de olsa yine de okumuş insanın sohbeti
ve konulara bakış tarzı daha güzeldir...
Bunu
aynı zamanda iltifat olarak kabul ediyor ve teşekkür
ederim. Benim sana verebileceğim, bırakabileceğim
miras, sadece uzun zaman dilimi içinde düşe
kalka biriktirdiğim bilgilerim ve tecrübelerimdir.
Vermesi benden, alması senden. Anlatması
benden, dinleme ve kabul edip etmemesi senden... Başka
bir nokta: Mümkün olduğu kadar kendinden herşeyiyle
bir adım ileride olan insanlarla arkadaşlık
yap.
--Sanki
çevremizi bilmez gibi konuşuyorsun.
Eğer
yok ise, o zaman hiç olmassa beraber olduğun
insanların sana ulaşması için bekleme..
Bırak onlar sana ulaşmak için adımlarını
hızlandırsınlar.. Hiçbir zaman kendini
övme gibi bir gaflete düşme. Eğer
övülecek,
takdir edilecek bir
yönün varsa bunun zaten yeri ve zamanı geldiğinde
meyvesini yersin. Yolun başındayken hedefini
tesbit et. Yoksa yolunu kaybetmiş yolcu gibi dağın
etrafında dolaşıp durursun ama hedefe
doğru bir türlü mesafe kat edemezsin. Dikkat
etmen gereken başka bir mesele : Hayat süprizlerle
doludur. Bazen maksimum noktasında yani zirvede,
bazen de minimum noktasında yani dipde kendini
bulabilirsin. Biliyorsun insan aniden yükseldiğinde
bir de aniden inişte başı döner,
kendini kaybedebilir. İşte böyle durumlarda
seni düzlüğe çıkaracak bir tek sermayen,
bir tek özelliğin, kendine olan güveninindir. Dünyamız
hem güzellikler hem de çirkinliklerle doludur.
Maalesef nefsimizin yenik düşeceği o kadar
çok şey varki. Ve maalesef zamana damgasını
vuran "medeniyet" daha fazla sahip olma hırsıyla
insanlığın haya perdesini delik deşik
etti.
Maneviyatın
seni bu hayasız saldırılara karşı
çelikten bir zırh gibi koruyacaktır.
Galiba sana konuşma fırsatı vermeden
herşeyi bir anda vermeye çalıştım..
Ne yapıyım öyle bir duruşun varki,
sanki hemen gidecekmişsin gibi. Sanki hemen
gideceksin ve ben seni belki de çook uzun bir zaman
hiç göremiyecekmişim gibi...
Neyse,
gözümün nuru, sohbetimize haftaya yine kaldığımız
yerden devam ederiz...
Yazarın
diğer
yazıları:
Dünyanın
gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11
eylül ve sonrası
Gönlünüz
rahat mı?
Dibe
Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU
DOĞUM" VE İNSANLIK
Dilimiz
- Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına
Özel"
Odak
Noktamızdaki İnsan
Hasbihal
- 2
Toplumun
Aynası
Hasbihal
Okuyormusunuz?
|