|
HASBIHAL - 2
-Selamunaleyküm...
-Aleykümselam... Hos geldin .!
-Sohbetimize kaldigimiz yerden devam edelim
mi?
Önce kolundaki saatine bir göz atti , sonra
gözlerimin icine bakarak biraz durakladi. Gitmekle
kalmak arasinda bir kararsiz hali vardi sanki. Durumu
fark ettigim icin hemen agirligimi koydum:
-Eger cok acil isin yoksa
otur. Seni imtihan etme
niyetim yok. Sadece sana karsi olan sorumlulugumun bir
kismini "Demir tavinda dövülür " ata
sözünden hareketle yerine getirmek istiyorum.
Sirtimda uzun yillar düse kalka, aglaya güle,
dinleye okuya ve beyin damarlarim catlarcasina
düsüne düsüne biriktirdigim bir servet yükü var.
Bunu azar azar sizlere vererek hafiflemek istiyorum.
-Sen buna servet mi diyorsun?
-Evet.. Bana göre bir neslin kendisinden sonra
gelenlere birakabilecegi en iyi, en kalici ve en
hayirli servet iste böyle bir servettir. Genc adam
ikna olmusa benziyordu. Deminden beri ayakta koltugun
bir kenara dayanip durmaktan vazgecerek nihayet
oturuyor. Hasbihalimiz devam ediyor:
Nasreddin Hoca günün birinde cocugun eline bir
testi verir ve köyün cesmesinden su doldurup
getirmesini söylerken kulagini da söyle bir cekerek
cocugu testigi kirmamasi icin ikaz eder. Hocanin
yaninda duran komsusu bunu görünce dayanamaz,
Hoca`ya biraz öfkeli bir cikis yapar : Be Mübarek
Adam, cocuk daha hicbirsey yapmadi, sen nicin kulagini
cektin dogrusu pek anlayamadim ?
Nasreddin Hoca: Testi kirildiktan sonra kulagini
ceksem ne fayda eder? Önemli olan önceden ikaz
etmektir. Benimki de biraz o hesaptir. Bilmem
anlatabiliyormuyum?
-Anliyorum..
-Seni bugünlerde biraz huzursuz görüyorum. Sanki
kaybettigin birseyler var da onlari bulmaya
calisiyorsun. Kimseye söylüyemiyorsun cünkü kendin
de neyi kaybettigini veya neyi aradigini bilmiyorsun
galiba?
Gözleri biraz daha büyüdü... Yüzüme hayretle
bakisindan sanki düsüncelerinin tercümani oldum
gibi bir his uyandi icimden. "Bilmem ki.."
derken bir caresizlik ve ayni zamanda bir yardim
talebinde de bulunur gibiydi.
-Seninle her sohbet edisimizde söyledigim bir
vecize sözü yine tekrarlamakta fayda görüyorum:
Hayatin özü bir imtihandan ibarettir. Yolunun
üzerinde engeller vardir. Bunlardan birini astiginda
sevinecekj ve düzlüge ciktigini zannedeceksin fakat
az veya cok zaman sonra önüne yine engel cikacaktir.
Eger bunu bastan bilir ve ona göre kendini
hazirlarsan hayal kirikligina ugramaz, "pes"etmez
ve hayata küsmezsin. Bazen ayagin takilip
düsebilirsin de. Ama kalkmasini da bileceksin. Her
engel asisinda, düsüp de kalkisinda kendine biraz
daha güven gelecek, kendini biraz daha güclü
hissedeceksin. Kazandiklarin oldugu gibi kayiplarin da
olacaktir. Yine gecen sohbetlerimizin birinde
söyledigim gibi ne kazanirken ve ne de kaybederken
kendini kaybetmiyeceksin.
Var olusumuz bizim irademiz disinda oldugu gibi yok
olusumuz da irademiz disindadir.Bizim insan olarak
görevimiz bu"var olus" la "yok olus"
arasindaki zamanda insan olmaktan kaynaklanan
özelliklerimizi koruyabilmek, sorumluluklarimizi
idrak ederek yerine getirmektir.
-Yani Allah askina, ben mi dünyaya örnek insan
olacagim?
-Nicin olmasin a benim gözüm?....Nicin
olmasin?..Ama önce kendi kücük dünyanda örnek
insan ol!.. Biliyorsun suya atilan tas önce kendi
cevresinde bir daire cizer sonra da o daire dalga
dalga büyüyerek devam eder. Okudugun kitaplarda
hafizana yerlesmis isimler yokmudur? Insanliga iyi ve
güzel hizmetlerde bulunmus devlet adamlari, ilim
adamlari yokmudur? Onlar da bir ana ve babadan
olmadilar mi? Onlari da Allah yaratmadi mi?
Ama kabul ediyorum, onlarin bir özelligi var:
Hedefi yüksek tutmus, kolayi degil de zoru
secmislerdir. Hayattan zevk almayi, alarak degil de
vererek, türünden kabullenmisler. Idare edilen degil
de idare eden olmaya calismislar yani "cobanligi"
tercih etmislerdir. Oturdugu yerden bir ileri bir geri
hareketlerde bulunurken elleriyle ensesini ovalamaya
basladi. Dinlediklerini hazmedebilmesi icin biraz
kendi basina kalmasi gerektigine kanaat getirerek
sohbetimizi simdilik noktalamayi uygun gördüm.
-Haftaya yine kaldigimiz yerden devam ederiz ,
diyerek kendisini düsünceleriyle basbasa birakip
yanindan ayrildim.
Yazarın
diğer
yazıları:
Dünyanın
gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11
eylül ve sonrası
Gönlünüz
rahat mı?
Dibe
Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU
DOĞUM" VE İNSANLIK
Dilimiz
- Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına
Özel"
Odak
Noktamızdaki İnsan
Hasbihal
- 2
Toplumun
Aynası
Hasbihal
Okuyormusunuz?
|