·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

                   Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de

 

HASBIHAL - 2

-Selamunaleyküm...

-Aleykümselam... Hos geldin .!

-Sohbetimize kaldigimiz yerden devam edelim mi?
Önce kolundaki saatine bir göz atti , sonra gözlerimin icine bakarak biraz durakladi. Gitmekle kalmak arasinda bir kararsiz hali vardi sanki. Durumu fark ettigim icin hemen agirligimi koydum:

-Eger cok acil isin yoksa otur. Seni imtihan etme niyetim yok. Sadece sana karsi olan sorumlulugumun bir kismini "Demir tavinda dövülür " ata sözünden hareketle yerine getirmek istiyorum. Sirtimda uzun yillar düse kalka, aglaya güle, dinleye okuya ve beyin damarlarim catlarcasina düsüne düsüne biriktirdigim bir servet yükü var. Bunu azar azar sizlere vererek hafiflemek istiyorum.

-Sen buna servet mi diyorsun?

-Evet.. Bana göre bir neslin kendisinden sonra gelenlere birakabilecegi en iyi, en kalici ve en hayirli servet iste böyle bir servettir. Genc adam ikna olmusa benziyordu. Deminden beri ayakta koltugun bir kenara dayanip durmaktan vazgecerek nihayet oturuyor. Hasbihalimiz devam ediyor:

Nasreddin Hoca günün birinde cocugun eline bir testi verir ve köyün cesmesinden su doldurup getirmesini söylerken kulagini da söyle bir cekerek cocugu testigi kirmamasi icin ikaz eder. Hocanin yaninda duran komsusu bunu görünce dayanamaz, Hoca`ya biraz öfkeli bir cikis yapar : Be Mübarek Adam, cocuk daha hicbirsey yapmadi, sen nicin kulagini cektin dogrusu pek anlayamadim ?

Nasreddin Hoca: Testi kirildiktan sonra kulagini ceksem ne fayda eder? Önemli olan önceden ikaz etmektir. Benimki de biraz o hesaptir. Bilmem anlatabiliyormuyum?

-Anliyorum..

-Seni bugünlerde biraz huzursuz görüyorum. Sanki kaybettigin birseyler var da onlari bulmaya calisiyorsun. Kimseye söylüyemiyorsun cünkü kendin de neyi kaybettigini veya neyi aradigini bilmiyorsun galiba?

Gözleri biraz daha büyüdü... Yüzüme hayretle bakisindan sanki düsüncelerinin tercümani oldum gibi bir his uyandi icimden. "Bilmem ki.." derken bir caresizlik ve ayni zamanda bir yardim talebinde de bulunur gibiydi.

-Seninle her sohbet edisimizde söyledigim bir vecize sözü yine tekrarlamakta fayda görüyorum: Hayatin özü bir imtihandan ibarettir. Yolunun üzerinde engeller vardir. Bunlardan birini astiginda sevinecekj ve düzlüge ciktigini zannedeceksin fakat az veya cok zaman sonra önüne yine engel cikacaktir. Eger bunu bastan bilir ve ona göre kendini hazirlarsan hayal kirikligina ugramaz, "pes"etmez ve hayata küsmezsin. Bazen ayagin takilip düsebilirsin de. Ama kalkmasini da bileceksin. Her engel asisinda, düsüp de kalkisinda kendine biraz daha güven gelecek, kendini biraz daha güclü hissedeceksin. Kazandiklarin oldugu gibi kayiplarin da olacaktir. Yine gecen sohbetlerimizin birinde söyledigim gibi ne kazanirken ve ne de kaybederken kendini kaybetmiyeceksin.

Var olusumuz bizim irademiz disinda oldugu gibi yok olusumuz da irademiz disindadir.Bizim insan olarak görevimiz bu"var olus" la "yok olus" arasindaki zamanda insan olmaktan kaynaklanan özelliklerimizi koruyabilmek, sorumluluklarimizi idrak ederek yerine getirmektir.

-Yani Allah askina, ben mi dünyaya örnek insan olacagim?

-Nicin olmasin a benim gözüm?....Nicin olmasin?..Ama önce kendi kücük dünyanda örnek insan ol!.. Biliyorsun suya atilan tas önce kendi cevresinde bir daire cizer sonra da o daire dalga dalga büyüyerek devam eder. Okudugun kitaplarda hafizana yerlesmis isimler yokmudur? Insanliga iyi ve güzel hizmetlerde bulunmus devlet adamlari, ilim adamlari yokmudur? Onlar da bir ana ve babadan olmadilar mi? Onlari da Allah yaratmadi mi?

Ama kabul ediyorum, onlarin bir özelligi var:
Hedefi yüksek tutmus, kolayi degil de zoru secmislerdir. Hayattan zevk almayi, alarak degil de vererek, türünden kabullenmisler. Idare edilen degil de idare eden olmaya calismislar yani "cobanligi" tercih etmislerdir. Oturdugu yerden bir ileri bir geri hareketlerde bulunurken elleriyle ensesini ovalamaya basladi. Dinlediklerini hazmedebilmesi icin biraz kendi basina kalmasi gerektigine kanaat getirerek sohbetimizi simdilik noktalamayi uygun gördüm.

-Haftaya yine kaldigimiz yerden devam ederiz , diyerek kendisini düsünceleriyle basbasa birakip yanindan ayrildim.
 

Yazarın diğer yazıları:

Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Editör'den

Selam

Mahmut Aşkar
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Şefik Kantar
ABD Hamburg’ u bombalar mı?
Muhsin Ceylan
Eğitim mi dediniz, o da ne?
Ali Kılıçarslan
Uyum mu, Kıyım mı?
Ismail Tüysüz
Türkiye'nin orkideleri koruma altına alınmalı 
Euro Zerr
Fikirler Bayatlar mı?
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Toprak Ana