|

İhanetlik Bizdedir
Rüyalarımız vardı; gördüğümüz rüyaları birbirimize anlatmak
için biraraya gelirdik. Şimdi birbirimize anlatacak
rüyalarımız yok; çünkü biz rüya bile göremiyoruz...
Rüya görebilmemiz için; hayâllerimizin olması gerekti...
Hayâller kurulamadan da rüyalar görülemezdi ya... Biz de
hayâllerimizi bizbize; dizdize, gözgöze paylaşmak üzre
birleşirdik.
Sevdası olmayan bedbaht neyin hayâlini kurabilir, kimin
rüyasını görebilirdi ki?...
Biz dünün sevdalıları... Biz sevdamıza ihanet ettik!
Şimdi sen, bana soruyorsun; biz niçin bizden ırak düştük
diye...
Söyler misin bana; niçin biraraya gelecekmişiz? Hangi rüya,
hangi sevda ve hangi gaye için? Herkes kendi dünyasına
dönmek için dağılmadı mı? Herkes kendi “sevda”sının peşine
takılmayacak mıydı?...
Bir sonraki “kızılelma”sına kavuşmak için yollarını ayıran,
nihayet hayatını yaşamak isteyen bizler! Yaşadığımız hayatın
yeknesaklığı yüzümüzden okunuyor: Rüya yok, hayâl yok,
sevdalanacak sevgililer de yok... Davalar sürgün biz hür
(!).
Makinalaşan bir hayat, robotlaşan bir insan... Gayeler
minimum, istekler maksimum düzeyde. Tüketim toplumunun bugün
tükettiği biz, daha dün dünyayı yeniden hizaya sokmak için
yola koyulmamış mıydık?
Bana soruyorsun; biz niye bizden kaçar olduk, diye...
Biz ne için biraraya gelelim gardaş? Biz ki sevdamıza ihanet
ettik! Biz ellerimize kınalar yakalım; davalar sürgün, biz
hürüz(!)... Ve itiraf edelim ki, aslında biz hürlüğün
tutsağıyız.
Bugünkü biz, dünkü bildiğimizden başka ne biliriz?
Bilmek mi?...
Sen de haklısın! Bilmek için ilgi lazım. İlgilenmeden
bilgilenmenin mümkün olmadığını idrak edebildik mi bari?
Bizi yalnızlığa sürükleyen; tekleştiren, fertleştiren şeyi
soruyorsun. Bir olan “biz”den, yüzler, binler, yüzbinlerce
“ben”ler türedi...
O şey ki, bizi bizden uzaklaştırdı, ortak kaderimizi
ayırıştırdı... Bizi koğuştan koparan, hücreye tıkayan şey...
Şimdi herkes o “şey”den kurtulsun, hücresinden çıksın,
yakınlaşalım diyorsun.
Kandaş, dindaş ve vatandaş olmak yetmiyormuş demek ki...
Gönül yakınlığı olmadan olmaz, ey dünkü gönüldaş!
İtiraf edelim ki; biz artık, rüya göremiyor, hayâl kuramıyor
ve sevdalanamıyoruz. İtiraf edelim ki; sadakat yeminini
bozan biziz!
Ve itiraf edelim ki; biz, “ben”imize yenik düştük; ihanetlik
bizdedir.
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
İhanetlik
Bizdedir
İmam
Hüseyin
Soğuk
Savaşın Kültürel Boyutu (2):
Korku kültürü; korkutma metodu
Soğuk
Savaşın Kültürel Boyutu
Akültürasyon
Çığlık
Anti-Müslüman
İdeoloji (2):
Toplumun Ortak Temayülleri
Anti-Müslüman
İdeoloji
Eğrisine
Doğrusuna Sarrazi
Müslümanı
İslâmîleştirmek
İslâmcı
Açılış, Milliyetçi Kapanış (3):
‘Armani Milliyetçileri’ ve ‘Cardin Müslümanları’
İslamcı
Açılış, Milliyetçi Kapanış (2)
İslâmcı
Açılış, Milliyetçi Kapanış (1)
SAYFA
BASI
|