|

Kendi Eksenine Dönüş
Dünya ve ülke çapındaki siyasî gelişmeler elbetteki ilgi
alanımız içinde olmuştur fakat fikrî bir derinlik ve muhteva
kazandırmaya çalıştığımız her yazımızı, gündelik üretilen ve
tüketilen cinsten siyasetin dışında tutmaya azamî dikkat
gösterdik. Bazen bir ülkeyi, bazen de bütün dünyayı şu veya
bu yönde derinden etkileyen, yönlendiren siyasî gelişmelerin
temeli, ya tarihe ya da belli bir dünya görüşüne
dayandırılır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasetçisi, bürokratı ve aydını,
tarihi kendine göre yorumlayan ve dünyayı kendine göre
şekillendiren güçlerin kıskacından henüz kendini
kurtarabilmiş değil. Son yıllarda bu cendereden kurtulmak
için sarfedilen gayretlerden ümitlenmiştik. Reaksiyoner,
inatçı “Ulusalcı”ların, bir de “Siyasi İslâmcı”ların
dışında, liberallerden muhafazakârlara kadar uzanan
yelpazede aydınımız; Avrupa’ya mı yoksa Amerika`ya mı daha
yakın olalım noktasında birbirleriyle cedelleşirken, kendi
gerçeklerimizle ne derece çeliştiklerinin farkında bile
değillerdi. Çünkü onlara göre kendi gerçeklerimiz ancak
bunlardan birinin yanında olmaktı.
Dünya genelinde, özellikle de İslâm âleminde itibarı
yerlerde sürünen Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı
Obama’nın Türkiye ziyareti esnasında yazar-çizer takımımızın
hatırı sayılır kesiminin öyle bir Barack Obama anlatışları,
yorumlamaları; onun her mimiğinden binbir manâ okumaları
vardı ki, mensubu olduğum Türk Milleti adına utandım!
TBMM’nde yaptığı konuşmada bize ne yapmamız gerektiği ve
biçilen rol konusunda dersini verdi ve gitti. AB’nden
ağzımızın yandığı günlerde A.B.D’nin bizi adam yerine
koymasından çok bahtiyar olmuş, hatta gurur duymuştuk:
Gördünüz mü, Türkiye çok önemli, hatta dünyanın en önemli
ülkelerinden birisi diyerek, kendimizi teselli etmiştik.
Böylece, Batı bizi gözden çıkardı diye yasa büründüğümüz bir
zamanda Barack Obama’nın Türkiye ziyaretinden milletçe
bahtiyar olmuştuk.
Sayın Obama ağzını açtığında bizim de yüreğimiz ağzımıza
geliyordu: Acaba o kelimeyi kullanacak mı? Nihayet 24 Nisan
geldi ve ABD Başkanı Obama, “Soykırım” sözcüğünü kullanmadı
ama “Büyük Felâket” diyerek bildik düşüncelerini başka
kelimelerle ifade etti. Ve neredeyse Mesih ilân etmek üzere
olduğumuz Obama’ya olan aşkımız da böylece büyük bir hâyâl
kırıklığına düçar olduktan sonra yerini dünya gerçeklerine
bıraktı.
Hem kendi hem de güneş ekseninde dönen dünyada yaşayan biz
Türkler, kendi eksenimizde dönmeği çoktan terketmiş ve
başkalarının eksenine girmişiz. Tarihin derinliklerine
yayılmış büyüklüğümüz ve kurduğumuz yüksek medeniyetler,
çağın aktörlerinin (şimdilik yörüngesinden çıkmış olan) bizi
kendi denetim ve kontrolleri altında tutmaları için asıl
sebebi teşkil etmektedir. Dünyayı kendi ekseni etrafında
sevk ve idare etmeği planlayan irade, sizde tarih ve
medeniyet büyüklüğününden ilhamını alan uyanışınızın önünü
kesebilecek tedbirleri alır. Ve her kendi eksenine dönüş
niyetlenmelerinde senin hevesini kursağında koyacak
girişimlerde bulunur.
Aynı medeniyet değerlerini paylaşmalarına rağmen, Amerika
kendi ekseninde bir dünya gayretini sürdürürken, AB de
Avrupa merkezli bir dünya tasavvurundan vazgeçmiş değil.
Rusya ise, Çarlık ve yetmiş yıllık Sovyet döneminden sonra
bugün de yine kendi ekseninden kopmadan, yeniden dünya gücü
olma ülküsüne sarılmıştır.
Ayarımızı kısmen başkalarına bakarak yaptığımız ve kısmen de
başkalarının bizi ayarladığı bu durumdan kurtulmanın yolu;
tekrar kendi yörüngemize dönmektir. Bu dönüş, dünyaya
sırtını çevirmek, içe kapanmak demek değildir. Bu dönüş; hem
kendi ekseni etrafında dönmek, hem de dünyayı kendisine
döndürmek için gayesi ve niyeti olmaktır. Şayet sizin böyle
bir niyetiniz yoksa, dünyayı kendi ekseninde döndürmeği
murat edinmişlerin yörüngesinden kurtulamazsınız.
Her sene bizi kınamaya kalkanların kursağında mazlûm
halkların gaspedilmiş hakları, ellerinde akıtılmış kanları
var. Biz bu kınayıcıların kınamasına aldırıyor, korkuyor,
taviz üstüne taviz vermeye devam ediyoruz. Biz asıl
kınanması gerekenleri kınayamıyoruz çünkü biz, biz olmaktan
çıkmışız. Başkalarına verdiğimiz değeri, duyduğumuz
hayranlığı kendimize çok görmüş, hep başkalarına benzemeğe
çalışırken, kendimiz gibi olmaktan utanmışız. Asıl
utanılması gereken de budur!
Bizim de artık kendimize göre bir dünya tasavvuru ve gayreti
bugün değilse ne zaman?
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Kendi
Eksenine Dönüş
Dirilin
Artık...
Toplumun
Kemâle Ermesi
Bu
Parantez Açılmalıdır
Ebuzer:
Sürgündeki Ülküdaşım
SAYFA
BASI
|