|
BAKIŞ
Mahmut Aşkar
|
|
|
askar@turkpartner.de
|
KERBELA
YAHUT FİLİSTİN
Bir önceki yazımızın devamını bugün
sizin ilginize sunmayı kararlaştırmış
ve size de bu doğrultuda söz vermiştim. Günlük
siyasi gelişmelere de fazla itibar etmediğimi ve
bunun sebebini de kısaca dile getirmiştim.
"Her gün Aşûra, her yer Kerbela" konusunun -günümüze
kadar taşınmış- ikinci kısmını
talep üzerine, İranlı, Arap, Türk ve Afganistanlı
müslümanların ibadet ettikleri Almanya´daki bir camide
almanca olarak sunmuştum. Niyetimde, bu konuşma
metninin türkçe özetini sunmak vardı. Ancak, Filistin´deki
son gelişmeler karşısında kayıtsız
kalmam mümkün değildi. Zaten tasarladığımız
konuyla ilgili tarafları, ibret alınacak, ders çıkarılacak
yönleri de epeyce vardı.
Şimdi,: Kerbela´dan Filistine kadar bir köprü uzatıyoruz
İbret alınmadığı için -maalesef-
tarih, tekerrür (telkrar) etmeğe devam ediyor. İbret
alınmadığı için Kerbela ve ibret alınmadığı,
ders çıkarılmadığı için Filistin
tekerrür ediyor. Hz. Peygamber´in torunu, Hz. Ali´nin oğlu
Hz. Hüseyin, zulüme, baskıya ve Kuran dini İslâm´ın
hedefinden saptırılmasına biat etmediği için
Kerbela çölünde etrafı kuşatılarak, günlerce
-çocuk, kadın, yaşlı, hasta yakınlarıyla
beraber- aç ve susuz bırakıldıktan sonra tamamına
yakını kılıçtan geçirilerek şehit
edilirler.
Yarım yüzyıldan beri Yahudi mezalimine mahkûm
olan Filistin:
1.Dünya Harbi esnasında İngiliz´lerle işbirliği
yaparak onbinlerce Türk askerinin, "Kutsal Toprakları"
koruma savaşında şehit edilmesine katkıda
bulunanlar, para ve altın karşılığı
toprak satanlar, bugün, -biraz da- dün yaptıkları
yanlışın bedelini ödemektedirler.
Kûfe halkı, Hz. Hüseyin´e mektup yazarak, Irak`a
gelmesi halinde kendisi ve ehl-i beytine sahip çıkacaklarını,
onları İbn-i Ziyad ve Yezid zalimleri kumandasındaki
orduya karşı koruyacaklarını beyan etmiş,
söz vermişlerdi.
Netice: Dönek ve korkak çıktılar, sözlerini
tutmadılar. Kerbela, İslâm âleminde ızdırap
veren, devamlı kanayan yara, fakat fazla da ibret alınmayan
bir hadise olarak kaldı.
Dini bir, dili bir, kültürü bir, coğrafyası bir
Arap Alemi´nin körükörüne Türk düşmanlığı
ve akabinde körükörüne İngiliz, daha sonra Amerika´n
hayranlığı, onların bugünkü bölünüp
parçalanmışlıkarının ibret verici
neticesidir. 1948´lerde satılan topraklar, 1967-Harbi´nde
işgâl edilen topraklar ve şimdi de yıkılan
evler, söndürülen ocaklar, akıtılan kanlar.......
Bütün bunların karşısında kocaman (!)
bir Arap Alemi`yle beraber İslâm Düyası´nın
şimdiye kadar bir avuç (!) İsrail´e, Nazi´lerin
kendilerine uyguladığı zulümden daha beterini
Filistin halkına reva görürken, hangi tedbirleri aldıklarını,
hangi yaptırımları hayata geçirdiklerini
bilmek isterdim.
Tarih, yine tekerrür ediyor: Dün, Hz. Hüseyin
Aleyisselam´ı yanlız bırakan Kûfelilerle
Filistinlileri açlığa, susuzluğa vatansızlığa,
hürriyetsizliğe ve Yahudi zulmü karşısında
ölüme terkeden, seyirci kalanlar arasında ne fark var?
Sadece; Imam-ı Hüseyin´in düşmanları,
Kuran Dini´ne, Resulullah (S.A.S) sünnetine ve O´nun
emaneti olan Ehl-i Beyt´ine muhalif "müslüman"lar
iken, Filistinliler´in düşmanı Yahudiler´dir.
Yaşamakla ölmek arasında tercih:
Siz, koltuğunuza yayılarak televizyonda ölümü
seçen Filistinlileri seyrederken ne düşünüyor,
hadiseyi nasıl yorumluyorsunuz? Merak ediyorum doğrusu.
Spikerin, "radikal", "fanatik" yakıştırmasını
kabûlleniyor mu, yoksa; canından başka
"silah"ı kalmamış, şerefi,
haysiyeti, evi-barkı ve toprakları İsrail
askerlerinin çizmeleri ve tanklarının altında
çiğnenmiş Filistinli´nin şerefli bir ölümü
seçtiği kanaatindemisiniz?
Hz. Ali (R.A) oğluları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin`e, İbni Mülcem tarafından
ağır yaralandıktan sonra yazdığı
vasiyetnamesinde (Nehc-ül Belaga, s.293-294) :
"....zalime düşman olun, mazlûma yardımcı
kesilin. Allah için, Allah için mallarınızla,
canlarınızla, dillerinizle Allah yolunda savaşın.
İyiliği buyurmayı, kötülükten nehyetmeyi
(reddetmeği) elden bırakmayın. ...Emir´ül Müminin
(Müminlerin emiri) katledildi deyip, müslümanların
kanlarına girmenizi, öç almaya kalkmanızı
istemem, sakının bundan. Benim için yanlız
beni öldüreni öldürün. ..... Sakının eziyetten,
işkenceden, öldüreceğiniz kuduz köpek bile
olsa."
Hz. Hüseyin de bu vasiyetin ruhuna uygun hareket etti: Mazlûmların
imamı (lideri), zalimlerin düşmanı olurken
Allah yolunda; iyilik buyurdu, kötülüğü reddetti, kan
davası, öç alma yolunu tercih etmeden savaştı
ve şehit düştü.
Bugün dahi birbirinin -bir hiç uğruna- kanını
akıtan müslümanların buradan alacağı
ibretler, çıkaracağı dersler vardır.
Rahmetli Mehmet Akif: "Ne gördün, şark`ı hep
gezdin?" deyip sor. Gördüğüm:
Yer
yer
.................................
Bükülmüş beller; incelmiş boyunlar; coşmayan
kanlar;
Düşünmez başlar; aldırmaz yürekler;
paslı vicdanlar;
..................................
"Gazâ" nâmıyle dindaş öldüren bîçâre
dindaşlar
Şair, bu şiiri 1918´de yayımlamış. Aradan seksendört sene geçmiş. Geçmiş de ne olmuş,
ne değişmiş?
Dün,
Kerbela´da Hz. Hüseyin`in -Hz. Peygamber`in öptüğü-
boynuna Gazâ (Allah yolunda savaş) namiyla kılıç
indirenler, bugün de hâlâ aynı iddiayla çeşitli
İslâm ülkelerinde birbirlerini boğazlamaya devam
etmiyorlar mı?
Kıtalar ötesinden "Kovbay", atın boynuna
halka atarmış gibi, İslâm Coğrafyası´nın
boynuna esaret halkasını atarken; M. Akif, seksendört
sene sonraki müslümanların düştüğü perişan
ve aşağılayıcı halini görür
gibiydi:
"Ufuklar kıpkızıl bir halkadır
boynunda İslâm´ın!
Göğüsler hırlayıp durmakta, zincirler
daralmakta"
SAYFA BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Bize
benzemiyorsun
Korkak
Modern
zamanların vatanseverliği
Çıplak
Tufan'daki
"Tufan"
Hayatı
yaşamak
İbret
Yolun
neresindesiniz?
Tadını
çıkarmak
Gençlerim
eyvah!
Düşmansız
Yaşamak
"Enternasyonal
terörizme karşı savaş"
Sahipsiz
Toplum
Meydan
Okumak
Afganistan
bombalanıyor
Medeniyetler
çatışması
veya tekerrür eden tarih
Dünyanın
gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11
eylül ve sonrası
Gönlünüz
rahat mı?
Dibe
Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU
DOĞUM" VE İNSANLIK
Dilimiz
- Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına
Özel"
Odak
Noktamızdaki İnsan
Hasbihal
- 2
Toplumun
Aynası
Hasbihal
Okuyormusunuz?
SAYFA
BASI
|