·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


Almanya  Kapitalizmi  Sorgularken

Herhangi bir konunun genel gidişatıyla ilgili önsezide (tahmin) bulunup da gelişmelerin sizi tasdik edercesine seyretmesi kadar insana mutluluk veren başka bir şey düşünemiyorum. Kapitalizmin bugünkü tüketim toplumunu nasıl bir kıskaca aldığını zaman zaman kaleme almış, en son yazılarımdan birinde de, Batı’da kapitalist sistemin sorgulanmaya başladığını yazmıştım.

Çok sürmeden dünyanın 3.büyük sanayi ülkesi Almanya’daki gelişmeler tahminlerimizi doğrular nitelikte patlak verdi: SPD (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) Başkanı Franz Müntefering’in “Kapitalin gücü ve herşeye hakimiyeti insanı yok sayıyor, devletin hareket kabiliyetini sorumsuzca azaltıyor ve uzun vadede demokrasiye zarar veriyor.” şeklindeki demecinin ardından rakip parti CDU’nun (Almanya Hıristiyan Demokrat Partisi) Çalışma ve Sosyal Eski Bakanı Norbert Blüm: “Müntefering haklıdır. Birçok holding meneceri borsanın şübesi gibi hareket ediyorlar. Bu neoliberal nesil, karşılıklı dayanışma zemini üzerine kurulu işveren kültürünü harap etmektedir.” 18 milyon insanın yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya (NRW) Eyaleti Başbakanı Peer Steinbrück de, 22 Mayıs’ta yapılacak eyalet seçimleri öncesinde Deutschlandfunk’a (Almanya Radyosu) verdiği demeçte, “Piyasa ekonomisi  canavarlaşan kapitalizmin bir parçası haline geldi.” diyerek, gittikçe sosyal barışı da tehdit eder duruma gelen vahşi kapitalizme başkaldıranların kervanına dahil oldu.

Sosyal demokrat felsefenin gereği, şimdiye kadar sosyal devlet geleneğini büyük çapta muhafaza edebilmiş Almanya’da doymak bilmeyen neokapitalizme başkaldırıyı anlamak, normal sayılabilecek bir tezahürdür. Helmut Kohl döneminin uzun yıllar bakanlık yapmış Norbert Blüm’ünden sonra yine aynı partinin ağır taşlarından ve yine uzun yıllar CDU Genel Sekreterliği yapmış, bu parti içindeki entelektüel bir özelliğe sahip olan Heiner Geissler’in (kendi deyimiyle) ‘Anarşo-Kapitalizmi’ gidişatına isyan bayrağını kaldırması, bizim gibi globalleşen dünya kervanına kendini büyük bir istekle dahil etmeğe can atan ülkeler için ibret ve dikkatle takip etmeğe değer bir (yeni) gelişmedir.

Avusturya’da yayımlanan ekonomi dergisi “Trend”le yaptığı röportajda, dünya çapında faaliyet gösteren firmaları anarşi kapitalizmi olarak niteleyen Geissler’in tesbitlerinden bazı bölümleri beraberce okuyalım: “Bu firmalar mafia gibi, uyuşturucu kaçakcıları ve teröristler gibi hareket edebiliyorlar. Bu kural-kaide tanımaz (anarşo) kapitalizmin ideolojisi, kapitalist sistemin ortaya çıktığı başlangıç döneminin özelliklerini taşımaktadır. Netice olarak, insan kapitalin esiri olmadan, kapitalin insana hizmet edebileceği bir felsefenin galebe çalmasını ümit ediyorum. Bugün sermayenin kârı uğruna insan hayatı feda edilmektedir. Modern kapitalizm, totaliterizmin yeni formudur. Cesetlerin üzerinden geçen ekonomik totaliterizm, devamlı çok kazanan az insana faydalı, fakat çoğunluğa zararlıdır.”

Almanya’nın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar; daha fazla kazanma gayesiyle firmaların ülke dışına gitmesi ve yine bu gayeyle devamlı işçi çıkarmalarının yanısıra, bilhassa ABD’li firmaların zor durumda olan Alman şirketlerini satın aldıktan sonra ya çalışanları minimum düzeye indirmeleri veya firmayı Almanya dışına taşımaları gibi gelişmeler, kapitalizmin doğduğu coğrafyada sorgulanmasına ortam hazırlamaktadır. Küreselleşen dünyayı ahtapotun kolları gibi saran büyük sermayenin bu istikametteki gidişi (trend) devamederken, itiraz edenler ve seçenek (alternatif) arayanların sesleri de gittikçe yükselecektir. Batı, kendi çıkış yolları üzerinde kafa patlatmaya devam ederken acaba tekrar sosyalizm ve benzeri dünya görüşleri gündeme gelir mi bilemem...  Aslında Batı, icat ederek hem kendi bünyesinde uyguladığı hem de böbürlenerek ihracatını yaptığı faşizm, sosyalizm ve komünizm gibi ideolojik sermeyasini 20.asırda tüketmiş, 21. asıra neo-kapitalizmi ile giriş yapmıştı. Öncekiler gibi maddeyi temel alan kapitalizmin, uzun vadede insanı tatmin ve mutlu etmesi mümkün değildi çünkü; sunulan hayat tarzı (sistem) insanı sadece bir tüketim aracı olarak görmektedir.

“Ermeni Meselesi”nde ve Türkiye-Avrupa Birliği münasebetlerinde olduğu gibi, Türk-İslâm Medeniyet Değerleri’yle Batı Medeniyet Değerleri’nin karşıkarşıya gelmesi neticesinde, hem kendimiz hem de dünya insanlığı için ortaya koyabileceğimiz “Medeniyet Projelerimiz”in olduğunu yeniden keşfedeceğiz. Dünyadaki gelişmelerin dışında, sadece yukarıdaki üç konu bile yeni yetişen aydınlarımızı bu yönde yeni arayışlara sürüklemeğe yeterli sebeplerdir. Gözünü maddeden yana ihtiras bürümüş, varlığını ve hakimiyetini devam ettirebilmesi için kendisinden daha güçsüzlere neredeyse hayat hakkı tanımayan “Neo-Kapitalizm”i geçersiz kılacak medeniyet projemizin ortamı ve zemini nihayet oluşmaktadır. Batı cephesini sağlıklı takip edebilenler, ne demek istediğimizi kolayca anlayabilirler.


YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Almanya  Kapitalizmi  Sorgularken
Halil Gülel
Hayal Etme Duygusu
Nuran Yelkenci
2005 Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının Yeri
Hasan Kayıhan
Türkçe üzerine
M. Ali Aladağ
Bizim  Diyalogcularımız
Mustafa Can
Çağımızın Dervişe Açık Kapıları Var mı…
Ayten Kılıçarslan
Erkekler farklı mı ölür?
Sebahattin Çelebi
İstanbul, hiçbir şeyim...
Hidayet Kayaalp
Övgülerle sövgüler arasında
Fikret Ekin
Komplo Teorisi Yok-1
Orhan Aras
Ali ile Nino hala yaşıyor
Yılmaz Kuzucu
Estetik, armoni ve renklerin dili
Şensel Aşkın
Küresel ruh krizi
Serdar Çelebi
Birlik yolunda ilk çabalar..
Betül Parlar
Sigara Bağımlılığı
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Şefik Kantar
Bir Yürüyüşün Anotomisi
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Üzeyir Lokman  Çaycı
Hanga Hunga
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Ali Kılıçarslan
Utandıran Pano
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç