·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


Karikatürle Başlayan Medeniyetler Savaşı

Avusturya/Macaristan İmparatorluğu’nda bir Yahudi ailesinden geçen yüzyılın başında dünyaya gelen ve daha yirmi yaşlarında gazetecelik mesleğinde ünlü Rus Yazar Maksim Gorki’nin Hanımı ile Almanya’da yaptığı röportajla tırmanışa geçtikten sonra uzun yıllar müslüman ülkelerde yaptığı araştırmalar neticesinde müslüman olan Muhammed Esed, “Mekkeye Giden Yol” adlı kitabında I. Haçlı Seferleri’ni anlatırken mealen şu tesbitlere yer veriyordu:

1095’de Papa Urban II. kutsal toprakları elinde tutan şu “lanetli kavim”e (Müslümanlar) karşı hıristiyanları savaşa çağırırken, Roma İmparatorluğu’nun döküntüsü feodal krallıklar, prensliklerden, değişik kavimlerden oluşan yüzeysel Hıristiyanlık, birden bire kıta Avrupasını bir sarhoşluk dalgası gibi kaplamıştı. Kültürel planda Avrupa imajının doğması I.Haçlı Seferleri’nden sonra başladı.

Günümüze dönüyoruz: 1989, “Berlin Duvarı”nın yıkılmasıyla komünist Doğu Bloku da çöküyor. Batı, kendisine yeni düşman olarak İslam’ı seçtiğini ilan ediyor. 11 Eylül 2001’de A.B.D’nin İkiz Kuleleri’ne uçaklarla intihar saldırıları düzenleniyor. Georg W. Bush, Haçlı Seferleri’ni başlattığını söyleyerek önce Afganistan, daha sonra Irak işgal ediliyor. Kiliselerin boşalmaya başladığı bir zamanda tıpkı I.Haçlı Seferleri’nde olduğu gibi Hıristiyan Batı, Müslüman Doğu’ya karşı tek vücut oluyor. Aradan  birkaç sene geçmeden Amerika’nın düzmece seneryoları ve yalanları ortaya çıkmaya başlayınca, Hıristiyan Birliği’nda çatlamlar başlıyor.

Bu çatlağın kapatılması için olsa gerek, Hollanda ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde müslüman azınlıkları tahrik edici, kışkırtıcı eylemler sahneleniyor ama bunların istenen neticeyi vermediği görülüyor. Yani müslümanlar akl-ı selim tavırlarıyla ajitasyona alet olmadılar.Ve derken, Danimarka’da bir gazetinin Peygamber Efendimizi karikatürize etmesinden sonra müslüman ülkelerde yer yer başgösteren protestolar birden bire yayılmaya başlayınca Avrupa’da Haçlı ruhunun yeniden dirilmeğe başladığına şahit oluyoruz. Diğer Avrupalı gazetelerin sanki bir yerlerden komut almış gibi bir ağızdan Danimarkalı meslektaşlarıyla dayanışma içine girdiklerini görüyoruz.

Sözkonusu ülkelerin bugünlerdeki gazete başlıklarına baktığınızda, “Müslümanlar Avrupalıları Tehdit Ediyor”, “Radikal Müslümanların Hıristiyan-Batı Değerlerine Saldırısı”, türünden manşetler dikkatinizi çekecektir. Kafasından ve günlük hayatından din mefhumunu uzun zanamdan beridir çıkarmış olan Avrupalı’yı tıpkı 1095’de olduğu gibi, birbirlerine kenetleyecek, aradaki çatlaklıkları kapatacak tek unsur, İslam tehdidini körüklemektir.  En azından üç asırdan beridir İslam alemine karşı üstünlük psikozuyla dünyanın tek efendisi olduklarına kendilerini inandırmış Avrupalı, Müslüman milletlerin kendilerine yapılan hakaretlere ve aşağılayıcı tavırlarına, “yeter artık!” demesini bile hazmedemiyorlar.

Medeniyetler Savaşı teorisini yazan ve uygulayan Batı’nın kendisidir. Müslüman ülkelerin Batı’ya savaş açacak ne takati ve ne de niyeti vardır; onların tek hedefi Batı boyunduruğundan, sömürgesinden, işgalinden ve zulmünden kurtulmaktır. Bu durum; kölenin efendisine isyanıdır. Filistin’de Hamas’ın seçimleri kazanması, İran’ın dayatmlara boyun eğmemesi ve nihayetinde İslam aleminde karikatürle başlayan tepkiler.

Karikatür bardağı taşıran son damladır
Batı oldum olası İslam’ı kabullenememiş, müslümanların dini değerlerine sadakatı hazmedememiş ve biz müslümanları kendilerine benzetmede başarılı olamamışlardır. Bilhassa son yüz yıldaki gelişmelere bakıldığında, gelişmeler Hıristiyan –Batı’nın menfaatlerine ters düşmektedir. Batı, ülkelerinin müslümanlar tarafından işgal edilmesinden korkmuyor; işgal ettikleri, kontrol altında tuttukları müslüman ülkelerin bağımsızlığını kazanmasından korkuyor. Müslümanları aşağılamak, islami değerlerlerle alay etmek, Batı’nın hiçbir zaman gündeminden zaten düşmemişti. En liberal, müsamahakar bildiğimiz Danimarka bile, İslam Peyamberi’ni “terörist” olarak karikatürüze ederken, Hıristiyan-Batı’nın İslam’a, dolayısıyla müslümanlara topyekün bakış açısını da ortaya koymaktaydı.

Gösterilen tepkilerin yer yer tasvip edilmeyecek ölçülere varmasına rağmen, bu tepkiyi iyi analiz etmek gerekir: Avrupa, gösterilen haklı tepkiler karşısında tekrar İslam Düşmanlığı’nı körükleyerek kendi mutlak hakimiyetini pekişterme gayreti içindedir. Diğer taraftan, asırlardan beri hor görülen, ezilen ve sömürülen, Batılı değerlerin kültür emperyalizmine maruz kalan müslümanlar, bu gidişe nihayet “dur!” diyebilmek için tepkilerini ortaya koymaktadırlar. Bu haklı tepkinin karanlık güçlerin kötü emellerine hizmet etmemesini ve dünya barışına gölge düşürmemesini temenni ediyoruz.

Bir Alman gazetesinin bize bu konuyla ilgili yönelttiği, “bu tepkileri abartılı bulmuyor musunuz?” sorusuna, “müslümanları bu noktaya getiren olayı siz doğru buluyor musunuz?” şeklinde karşı bir soruyla cevaplamaya çalışmıştım. Hz. Peygamber’in şahsında İslam’a ve tüm müslümanlara bu hiçbir düşünce hürriyeti, gazetecilik anlayışı ve medenilikle başdaştıramadığımız bakış açısı, aynı zamanda Batı’nın bize karşı açığa vurduğu ruh halinin bir yansımasıdır ve Medeniyetler Savaşı’nın denemelerinden bir parçadır.



YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Karikatürle Başlayan Medeniyetler Savaşı
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Saldırılan Polis
Yakup Yurt
Mozart Bugün 250 Yaşında
Üzeyir Lokman  Çaycı
Yolcular
M. Ali Aladağ
Çağdaş Yobazlar
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Kuş Gribi ve Bilime Verdiğimiz Önem
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Şefik Kantar
Ey Alman, Titre ve Kendine Dön !
Yılmaz Kuzucu
Hacda nefsi Kurban edebilmek 
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Enerjimizi Ulusal Sorunlarımızın Çözümüne Harcayalım
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Hidayet Kayaalp
İletişim Kavşağının İşaret Levhaları: İlgi Kalıpları
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Orhan Aras
İnsanlık öldü mü?
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Ali Kılıçarslan
Yeni meclis, eski kafa
Sebahattin Çelebi
kadıköy
Nuran Yelkenci
Bin Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç