·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


“MEDENİYET(LER)  PROJESİ”

Cumhuriyetin kuruluşundan yarım asır geçtikten sonra Türkiye insanın biraz daha ufku genişleyerek dünyayı ve dünyadaki gelişmeleri idrak ve tahlil edebilecek noktaya geldiğini söyleyebiliriz. Türk aydını ve aydın olmaya namzet, hatırı sayılır orandaki kesimi; devlet ve Batı kaynaklı ideolojilerin yönlendirmesinden sıyrılarak, at gözlüğüyle meselelere bakmaktan kurtulmuş, dar kabuğunu kırarak, kendi engellerini yine kendi gayretiyle aşmıştır. Engellerin aşılmasında, dışardan kopyalanan/ithal edilen düşünce sistemlerinin hem kendi içinde tezatları, hem de kültürel bünyemize adaptasyonunda (zorlamalara rağmen) ortaya çıkan komplikeler (karışıklıklar), bu istikamette mesafe almak isteyen aydınımıza (doğru yolu bulmada) yardımcı olmuştur.

Çoğumuz için tarihe gömülmüş zannettiğimiz medeniyet değerlerimiz, tek başına hakimiyetini ilan etmiş olan Batı Medeniyeti’nden duyduğumuz hoşnutsuzluk ve tatminsizliğimizden sonra yeniden keşfedildi. AB, (kendi tariflerine göre) Batılı Medeniyet Değerleri üzerine inşa edilmiş bir “Medeniyet Projesi”dir. Zamanla bu projenin, ABD öncülüğünde yürütülen, dünyaya hakim olma/kontrol altında tutma girişimine karşı, Avrupalıların sunduğu alternatif bir proje olduğunu anlamaya başladık.

Bilhassa 2.Dünya Savaşı’ndan sonra ve NATO’ya girmemizle beraber, Türkiye’nin ABD’den yana bir siyasi çizgiyi takip ettiğini biliyoruz. “Berlin Duvarı”nın yıkılmasından sonra Batı’da bir tarafta AB ve diğer tarafta ABD adlı iki ayrı zirvesinin ortaya çıkmasıyla beraber, Türkiye, iki arada ve bir derede mi kaldı?... Yoksa zaman içinde sadece AB’den yana ağırlık mı koyacak?... Şayet, gidişat bu istikamette olması kaçınılmaz ise; ABD, Türkiye’nin ‘AB Tam Üyeliği’ne niçin destek veriyor? Bu soruların tatmin edici cevaplarını gelişmelerin ışığında önümüzdeki yıllarda daha kolayca vermek mümkün olacaktır. (Bu ve benzeri sorular, Türk aydını ve siyasetçisini epey meşgul edeceğe b
enziyor. Konumuzun ağırlığını teşkil etmediği için sadece dokunarak geçmek istedik.)

Ülke olarak, Avrupa Birliği’ne dahil olma mücadelemizden en fazla istifade edecek; ibret alacak, kendi eksikliklerini tamamlarken Batı’yı (niyet ve zihniyet olarak) daha yakından tanıma imkânını yakalayacak olan aydınımızdır. Bu itibarla, tarihi bir fırsat iyi değerlendirilerek; “Batı Hayranı”, “Batı Düşmanı” sıfatlandırma ve sınıflandırması, suçlamalar ve önyargılardan arındırılarak, olması gereken çerçevede yerini bulmalıdır.  Türkiye’nin öncülüğünde İslâm dünyası, “17 Aralık 2004”ten itibaren yeni sürece girerek, hem kendisi, hem de Batı’yla ilgili yanlışları ve doğruları tebit etmede daha rasyonel (akılcı) bir yol izlemek mecburiyetindedir. Başka
bir ifadeyle; Müslüman Doğu ile Hıristiyan Batı münasebetinde kazanacak ve kaybede(bile)ceklerimizin hesabı nihayet doğru yapılmalıdır.

AB ve Türkiye’nin bu seviyede yakınlaşması, (denildiği ve ümit edildiği gibi) bir Medeniyet mi, yoksa Medeniyetler mi projesi olacağı hususu hem bizim, hem de Avrupa Birliği’nin tutumuyla bağlantılıdır. Şayet AB, asırlardan beri devamedegelen batılı büyüklük psikolojisinden taviz vererek, kendisi dışında bir İslâm- veya Türk-İslâm Medeniyet değerleri veya varlığını kabullenmeye yanaşırsa, ki buna çok zayıf bir ihtimâl veriyorum (inşallah yanılırım), o zaman “Medeniyetler Projesi”ne hayat hakkı tanınmış olur. Aksi taktirde,  tek yönlü dayatmalar karşısında Türkiye’nin boyun eğmesi neticesinde, sadece Batı’nın kendi medeniyet değerlerini ölçü alarak hedeflediği “Medeniyet Projesi” olacaktır ki, bu da Türkiye’nin nezdinde Müslüman Doğu’nun Hıristiyan Batı karşısında bir daha belini doğrultamayacak şidette yenilgisini tescilleyen tarihi bir belge olacaktır. 


YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Medeniyet(ler) projesi
Ayten Kılıçarslan
Hollanda’da pişti, üzerimize düştü
Muhsin Ceylan
Kin vaizleri /Hassprediger
Fikret Ekin
İman'ı Vurdular
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Mustafa Can
Irak’takiler Ağlarsa Sen Ne yaparsın...
Yılmaz Kuzucu
Aşk gibi okumak
M. Ali Aladağ
Bomba yağar başıma
Orhan Aras
Susmak mı 
bağırmak mı?
Şensel Aşkın
Avrupa Birliğinin Derin Eleştirisi
Üzeyir Lokman  Çaycı
Dar Kapı
Hidayet Kayaalp
İletişim kanalları ve farklı davranışlar
Betül Parlar
Medeniyet insanların lisanında saklıdır
Şefik Kantar
Bizi bekleyen Avrupa
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Sebahattin Çelebi
Adını bilmeyen şehirler…
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Serdar Çelebi
Mostar köprüsü açıldı
Ali Kılıçarslan
Utandıran Pano
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili